Başka Düşler Zamanı — Münire Özgencan

Başka Düşler Zamanı
Münire ÖzgencanKafe Kültür Yayıncılık
Başka Düşler Zamanı
Münire ÖzgencanBaşka Düşler Zamanı yazarın uzun zamandır yazıp biriktirdiği öykülerinden oluşan bir ilk kitap Kalemiyle hem masalsı bir atmosfer yaratmayı hem de bilip de görmediklerimizi kulağımıza fısıldamayı başaran Münire Özgencan aynı zamanda sarsıcı bir bellek yoklaması da yapıyor Kâh sakız kokulu sabahlarda kâh serin ada akşamlarında kâh sandık lekesi olmuş bir masa örtüsüne bakarken tanıdığınız karakterler hiç de yabancı değil Kitabı okuyup bitirdikten sonra çevrenize şöyle bir bakın biri otobüste yanınıza oturmuş ya da karşıdaki masada güzel bir kitaba dalmış olabilir Fatma Burçak Mezenin tadına bakmak için çatalımı uzatıyorum Bayan Dina gözlerini çiçeklerden ayırmadan O öykülerin çoğu gerçektir bir zamanlar bu adada dokuz bin kişiydik Şimdi iki yüz kişi kaldık O zamanlar şenlikler yapılırdı komşu köyde Biz yani eşimle ben şenlikte tanışmıştık Zaman çabuk geçiyor çok çabuk Şimdi burada yalnız ölüm var doğum yok Artık sadece hatıralar var bir de şarkılar Şarkılar zamanı alır bizim için saklarlar diyor Kısa bir sessizlik oluyor Sonra bir rüyadan uyanır gibi Haydi rakılarımızı tazeleyelim diyerek bardağıma rakı dolduruyor Şalı hafifçe kayıyor Omuzunda kırmızı bir leke Rüzgâr yeniden esiyor Sakız kokulu Bayan Dina Henüz öykü karakteri olacağını kendisi de bilmiyor Tanıtım Bülteninden

Kafe Kültür Yayıncılık
Başka Düşler Zamanı yazarın uzun zamandır yazıp biriktirdiği öykülerinden oluşan bir ilk kitap Kalemiyle hem masalsı bir atmosfer yaratmayı hem de bilip de görmediklerimizi kulağımıza fısıldamayı başaran Münire Özgencan aynı zamanda sarsıcı bir bellek yoklaması da yapıyor Kâh sakız kokulu sabahlarda kâh serin ada akşamlarında kâh sandık lekesi olmuş bir masa örtüsüne bakarken tanıdığınız karakterler hiç de yabancı değil Kitabı okuyup bitirdikten sonra çevrenize şöyle bir bakın biri otobüste yanınıza oturmuş ya da karşıdaki masada güzel bir kitaba dalmış olabilir Fatma BurçakMezenin tadına bakmak için çatalımı uzatıyorum Bayan Dina gözlerini çiçeklerden ayırmadan O öykülerin çoğu gerçektir bir zamanlar bu adada dokuz bin kişiydik Şimdi iki yüz kişi kaldık O zamanlar şenlikler yapılırdı komşu köyde Biz yani eşimle ben şenlikte tanışmıştık Zaman çabuk geçiyor çok çabuk Şimdi burada yalnız ölüm var doğum yok Artık sadece hatıralar var bir de şarkılar Şarkılar zamanı alır bizim için saklarlar diyor Kısa bir sessizlik oluyor Sonra bir rüyadan uyanır gibi Haydi rakılarımızı tazeleyelim diyerek bardağıma rakı dolduruyor Şalı hafifçe kayıyor Omuzunda kırmızı bir leke Rüzgâr yeniden esiyor Sakız kokulu Bayan Dina Henüz öykü karakteri olacağını kendisi de bilmiyor

Kafe Kültür Yayıncılık
Başka Düşler Zamanı yazarın uzun zamandır yazıp biriktirdiği öykülerinden oluşan bir ilk kitap Kalemiyle hem masalsı bir atmosfer yaratmayı hem de bilip de görmediklerimizi kulağımıza fısıldamayı başaran Münire Özgencan aynı zamanda sarsıcı bir bellek yoklaması da yapıyor Kâh sakız kokulu sabahlarda kâh serin ada akşamlarında kâh sandık lekesi olmuş bir masa örtüsüne bakarken tanıdığınız karakterler hiç de yabancı değil Kitabı okuyup bitirdikten sonra çevrenize şöyle bir bakın biri otobüste yanınıza oturmuş ya da karşıdaki masada güzel bir kitaba dalmış olabilir Fatma Burçak Mezenin tadına bakmak için çatalımı uzatıyorum Bayan Dina gözlerini çiçeklerden ayırmadan O öykülerin çoğu gerçektir bir zamanlar bu adada dokuz bin kişiydik Şimdi iki yüz kişi kaldık O zamanlar şenlikler yapılırdı komşu köyde Biz yani eşimle ben şenlikte tanışmıştık Zaman çabuk geçiyor çok çabuk Şimdi burada yalnız ölüm var doğum yok Artık sadece hatıralar var bir de şarkılar Şarkılar zamanı alır bizim için saklarlar diyor Kısa bir sessizlik oluyor Sonra bir rüyadan uyanır gibi Haydi rakılarımızı tazeleyelim diyerek bardağıma rakı dolduruyor Şalı hafifçe kayıyor Omuzunda kırmızı bir leke Rüzgâr yeniden esiyor Sakız kokulu Bayan Dina Henüz öykü karakteri olacağını kendisi de bilmiyor

Kafekültür Yayıncılık
Başka Düşler Zamanı yazarın uzun zamandır yazıp biriktirdiği öykülerinden oluşan bir ilk kitap Kalemiyle hem masalsı bir atmosfer yaratmayı hem de bilip de görmediklerimizi kulağımıza fısıldamayı başaran Münire Özgencan aynı zamanda sarsıcı bir bellek yoklaması da yapıyor Kâh sakız kokulu sabahlarda kâh serin ada akşamlarında kâh sandık lekesi olmuş bir masa örtüsüne bakarken tanıdığınız karakterler hiç de yabancı değil Kitabı okuyup bitirdikten sonra çevrenize şöyle bir bakın biri otobüste yanınıza oturmuş ya da karşıdaki masada güzel bir kitaba dalmış olabilir Fatma Burçak Mezenin tadına bakmak için çatalımı uzatıyorum Bayan Dina gözlerini çiçeklerden ayırmadan O öykülerin çoğu gerçektir bir zamanlar bu adada dokuz bin kişiydik Şimdi iki yüz kişi kaldık O zamanlar şenlikler yapılırdı komşu köyde Biz yani eşimle ben şenlikte tanışmıştık Zaman çabuk geçiyor çok çabuk Şimdi burada yalnız ölüm var doğum yok Artık sadece hatıralar var bir de şarkılar Şarkılar zamanı alır bizim için saklarlar diyor Kısa bir sessizlik oluyor Sonra bir rüyadan uyanır gibi Haydi rakılarımızı tazeleyelim diyerek bardağıma rakı dolduruyor Şalı hafifçe kayıyor Omuzunda kırmızı bir leke Rüzgâr yeniden esiyor Sakız kokulu Bayan Dina Henüz öykü karakteri olacağını kendisi de bilmiyor

Kafe Kültür
Başka Düşler Zamanı yazarın uzun zamandır yazıp biriktirdiği öykülerinden oluşan bir ilk kitap Kalemiyle hem masalsı bir atmosfer yaratmayı hem de bilip de görmediklerimizi kulağımıza fısıldamayı başaran Münire Özgencan aynı zamanda sarsıcı bir bellek yoklaması da yapıyor Kâh sakız kokulu sabahlarda kâh serin ada akşamlarında kâh sandık lekesi olmuş bir masa örtüsüne bakarken tanıdığınız karakterler hiç de yabancı değil Kitabı okuyup bitirdikten sonra çevrenize şöyle bir bakın biri otobüste yanınıza oturmuş ya da karşıdaki masada güzel bir kitaba dalmış olabilir Fatma Burçak Mezenin tadına bakmak için çatalımı uzatıyorum Bayan Dina gözlerini çiçeklerden ayırmadan O öykülerin çoğu gerçektir bir zamanlar bu adada dokuz bin kişiydik Şimdi iki yüz kişi kaldık O zamanlar şenlikler yapılırdı komşu köyde Biz yani eşimle ben şenlikte tanışmıştık Zaman çabuk geçiyor çok çabuk Şimdi burada yalnız ölüm var doğum yok Artık sadece hatıralar var bir de şarkılar Şarkılar zamanı alır bizim için saklarlar diyor Kısa bir sessizlik oluyor Sonra bir rüyadan uyanır gibi Haydi rakılarımızı tazeleyelim diyerek bardağıma rakı dolduruyor Şalı hafifçe kayıyor Omuzunda kırmızı bir leke Rüzgâr yeniden esiyor Sakız kokulu Bayan Dina Henüz öykü karakteri olacağını kendisi de bilmiyor