Başkanlık Sistemi — Kolektif

Başkanlık Sistemi
Kolektif
Yason Yayıncılık
Başkanlık Sistemi
Kolektif
Montesquieu ya göre yürütme kuvveti bir monarkın elinde bulunmalıdır Yürütme kuvvetinin tek kişiye verilmesi gerektiğini düşünen Montesquieu yasama kuvvetinin bir kişi yerine birçok kişi tarafından daha iyi kullanıldığını düşünmektedir Yasama kuvveti bir kurula ait olmalıdır Bu kurul iki bölümden oluşmalıdır Birinci bölüm asillerden ikinci bölüm halkın temsilcilerinden oluşmalıdır Bunlardan her birinn diğerine karşı önleme yetkisi olmalıdır Bu sebeple bu bölümlerden her biri diğerini sınırlandıracaktır Her ikisi de yürütme erki tarafından sınırlandırılacak yürütme erkini de bunlar sınırlandıracaktır Montesquieu ya göre yargı kuvveti ise mahkemelere ait olmalıdır Yargı kuvveti ne belirli bir zümrenin ve ne de belirli bir mesleğin elinde olmalıdır Montesquieu mahkemelerde halktan seçilecek kimselerin de bulunması gerektiğini savunmaktadır Montesquieu ya göre yargı kuvveti mahiyeti gereği sınırlı bir kuvvettir Çünkü işi veya fonksiyonu kanunların uygulanmasından ibarettir Ona göre milletin yargıçları cansız birer varlıkmışlar gibi hareket ederek kanunun sözlerini ne kuvvetini ve ne de sertliğini değiştirmeden sadece telaffuz eden birer ağızdır

Hukuk Yayınları
19 yüzyıldan beri yerli ve yabancı gözlemciler Amerika kıtasındaki farklı gelişim çizgilerinin nedenlerini araştırmaktadırlar Tarihsel süreç içinde yaşanan gelişmeler ABD yi demokrasinin ve siyasi istikrarın merkezi haline getirmiştir Bugün ABD gerçek Amerika olarak kabul edilmektedir Buna karşılık Güney Amerika süreklilik arz eden bir kriz merkezi istikrarsızlığın ve otoriterizmin sembolü olarak görülmektedir Daha Thomas Jefferson ve Simón Bolívar döneminde ABD birlik ve bütünlüğünü sağlarken Latin Amerika1 siyasi açıdan parçalanmış ve sorunlu bir bölgeydi Amerika da Demokrasi isimli eserin yazarı olan Fransız siyasi düşünür ve tarihçi Alexis de Tocqueville den günümüze kadar karşılaştırmalı tarih ve siyaset bilimcileri Amerika kıtasında birbirine zıt iki ayrı gelişim çizgisinin bulunduğunu hep vurgulamışlardır 2 ABD nin hanesinde başarı Latin Amerika nın hanesinde ise başarısızlık yazılıdır Latin Amerika nın tarihsel deneyimi ABD nin başarılı modelinden farklı olarak eksiklikler listesinden farklı bir şey değilmiş gibi bir görüntü veriyor Bu eksiklikler sosyal ayaklanmalara yolsuzluğa hukuk ve devlet düzeninin bozulmasına yol açmaktadır Latin Amerika daki krizlerin sebeplerini ifade etmek üzere Morbus Latinus deyimi kullanılmaktadır Açıkça söylemek gerekirse Latin Amerika kötü tarihi nedeniyle tekrar tekrar mahkûm olurken ABD iyi tarihi nedeniyle sürekli olarak daha iyinin peşinde olmuştur Kuzey Amerika ile Güney Amerika nın siyasi sistemi mukayese edilirken öncelikle tarihsel bir perspektifle sömürgecilik mirasına ve bağımsızlık hareketlerine değinmek gerekir İkinci olarak 19 ve 20 yüzyıldaki anayasal gelişmelere anayasa değişikliklerine demokrasinin sürekliliğine ve değişimine keza demokrasi anlayışına bakmak gerekir 19 ve 20 yüzyılda Amerika kıtasındaki farklı siyasi gelişmeleri anlayabilmek için İngiltere İspanya ve Portekiz in sömürgecilik hâkimiyetine ana hatlarıyla değinmek gerekir Bu husus bağımsız cumhuriyetler için koloniyal geçmişin önemli olduğu tezini test etmek bakımından önemlidir Ayrıntılara girmeden söz konusu sömürgecilik mirasının 19 ve 20 yüzyıldaki siyasi gelişmeler üzerinde ne derece etkili olduğu sorusuna kısaca cevap vermekte fayda bulunmaktadır

Liberte Yayınları
Kendisini yönetmeye ehil ve yetkili gören bir azınlık seçkinler ulus adına toplumu yöne tir ve bunun da doğru olduğunu tüm siyasi hukuki ve eğitsel araçları kullanarak meşru laştırmaya çalışır Söylenenler bizim cumhuriyet tarihimizin kısa öyküsüdür Biriken birçok sorunu gidermek için otoriter merkeziyetçiliğin ve tekçi siyasal kültürün değişmesinin aciliyet kazandığı günümüzde demokrasiyi katılımcı ve çoğulcu esaslar doğrultusunda geliştirmek gerekiyor Kitapta farklı uygulamalarıyla başkanlık sistemi değerlendiriliyor

Ekin Basım Yayın
PARTİ SİSTEMLERİ Temsili Demokrasi Seçimler Siyasal Partiler Parti Sistemleri Parti Sistemleri İçerisinde Hâkim Parti Sistemi HÂKİM PARTİ SİSTEMİ DİNAMİKLER VE UYGULAMA Hâkim Parti Sisteminin Tanımı ve Ölçütleri Hâkim Parti Sistemi Demokratik mi Otoriter mi Hâkim Parti Sisteminin Dinamikleri HÂKİM PARTİ SİSTEMİ DÜNYADAN ÖRNEKLER VE AK PARTİ İSVEÇ SOSYAL DEMOKRAT PARTİ 1932 1976 JAPONYA LİBERAL DEMOKRATİK PARTİ 1955 1993 TÜRKİYE ADALET VE KALKINMA PARTİSİ 2002 Türkiye de Parti Sisteminin Gelişimi Hâkim Parti Adalet ve Kalkınma Partisi AK Parti AK Parti yi Hâkim Parti Konumuna Getiren Dinamikler

Akademisyen Kitabevi
Türk Kamu Personel Yönetim Sistemi gerek kamu hizmetlerinin başarıyla yürütülmesi açısından gerekse Türk kamu yönetimi alanı içindeki önemi açısından incelenmesi gereken bir yönetim sistemidir Üstelik bu sistemin ülkedeki toplam istihdamdaki oransal payı açısından da önemi büyüktür Tüm bu önemine karşın sistemin geçmişten bugüne mevzuattan kaynaklanan ve uygulamada karşılaşılan çeşitli sorunları bulunmaktadır Çünkü 1965 öncesi farklı kamu kurumları için farklı mevzuata göre çalışan kamu personel sistemleri varken 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile birleştirme ve tekleştirme yoluna gidilmiş ancak daha sonra bu kanun çerçeve olmak üzere yine bazı kamu hizmet alanları için farklı personel kanunları ve diğer mevzuat çıkarılmıştır Editörlüğümüzde kamu hizmet alanları açısından aktarmayı üstlendiğimiz bu kitapta Türk Kamu Personel Yönetim Sistemi nin çerçeve kanunu DMK da sıralanan 12 kamu hizmet alanı Genel İdare Teknik Sağlık Eğitim Avukatlık Din Emniyet Jandarma Sahil Güvenlik Yardımcı Mülki İdare ve Milli İstihbarat ile özel kanunları ve yönetmelikleri olan diğer 6 kamu hizmet alanında alfabetik sırayla Adalet Akademik Askeri Belediyeler TBMM ve Üst Kurullarda çalışan kamu personelinin yönetim sistemi ele alınıp incelenmiştir Bu incelemenin hem akademik kaynaklardan yapılması için hem de bilimsel araştırma ve yazım tekniği açsısından bölümlerin birinci yazarları ilgili alanda çalıştıkları bilinen akademisyenlerden seçilmiş ancak uygulamadaki sorunlar ile mevzuatın temel kaynak olması açısından yukarıda adı geçen 18 kamu hizmet alanında çalışan uzmanlar bürokratlar ve diğer kamu personelinin de ikinci yazar olarak bölümlere katkı yapması sağlanmıştır Kitabın bu formatına hemen bütün bölümlerde uygunluk sağlanmış olmakla birlikte Milli İstihbarat hizmet alanı bu formatın istisnasını oluşturmuştur