Başkası Olduğun Yer — Leyla İpekçi

Başkası Olduğun Yer
Leyla İpekçiTimaş Yayınları
Başkası Olduğun Yer
Leyla İpekçiYa Rabbi Konuşmak istemiyorum İstemiyorum izzet tacımı kaptırmak Bir şeyler beklemek ondan bundan Oyalanmak Kendimi anmak istemiyorum her duyduğum hikâyede Ne de dünyayı içine alan her acıyı dışlayarak bakmak aynaya Tornavidalar oysun gerekirse gözümü çekiç darbeleriyle yaralansın yüzüm ihanet ve intikamla örülsün her saç telim bükülüp esneyebileyim bir keman teli gibi avcıların kapanı üzerinden atlayarak elektrik tellerinden havalanarak çöl sessizliğinde en uzun molamı verebileyim Hayret ve hayranlığa varayım en çaresiz anlarımda

Timaş Yayınları
çev. Sakine Korkmaz
Ya Rabbi Konuşmak istemiyorum İstemiyorum izzet tacımı kaptırmak Bir şeyler beklemek ondan bundan Oyalanmak Kendimi anmak istemiyorum her duyduğum hikâyede Ne de dünyayı içine alan her acıyı dışlayarak bakmak aynaya Tornavidalar oysun gerekirse gözümü çekiç darbeleriyle yaralansın yüzüm ihanet ve intikamla örülsün her saç telim bükülüp esneyebileyim bir keman teli gibi avcıların kapanı üzerinden atlayarak elektrik tellerinden havalanarak çöl sessizliğinde en uzun molamı verebileyim Hayret ve hayranlığa varayım en çaresiz anlarımda img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

H Yayınları
Yaşadığı çevrede tek başına İslam ın kalbine yaklaşmakta olan kahramanımın gündelik hayatında gezdirmeyi istedim okuru Yorganın altında rüyalarda iddialı bir kuaför salonunda kalabalık teras partisinde ıssız ağaç kovuğunda giderek başka birinin sesi yankılamaktadır Ölmek üzere olan bir babaannenin sonsuzluğa bakan yüzünde zaman ve mekandan bağımsız bir zaman aralamaya çalıştım okur için Ayın hilalden dolunaya ve tekrar hilale dönüşünü günbegün izleyerek açık uçlu bir yolculuğa çıktım okurla birlikte Ama hiç aynı çizginin üzerine değmeden içeriye doğru sonsuz halkalarla Döne döne Bazen mutfaktan Şam ın arka sokaklarına İbn Arabi nin türbesine çağlar öncesine atladık bazen irmiğin gözyaşına karıştık tencerede Neredeyse billur kaselerde yankılayacak kadar içerde teflon tavada payreks kaplarda çınlayan bir şiir oldu bu ses bazen Eşyalarını tasfiye ettiği babaannenin evinden seslendi bazen kahramanım okura bir kurbanın bağlanan ayaklarından bazen frigorifik tırlardan elektronik marketlerden Bazen de elinde bir megafonla ağaca tırmanıp gürledi inledi nara attı İstedim ki okura başkası da benim dedirtene dek hiç nefes aldırmasın Bak bana bozkır ıssız bak rüzgârlarla Sana yalın şeyler söylemeyi isterdim Ölümden önce yaşamdan sonra Tanıtım Bülteninden

H Yayınları
Yaşadığı çevrede tek başına İslam ın kalbine yaklaşmakta olan kahramanımın gündelik hayatında gezdirmeyi istedim okuru Yorganın altında rüyalarda iddialı bir kuaför salonunda kalabalık teras partisinde ıssız ağaç kovuğunda giderek başka birinin sesi yankılamaktadır Ölmek üzere olan bir babaannenin sonsuzluğa bakan yüzünde zaman ve mekandan bağımsız bir zaman aralamaya çalıştım okur için Ayın hilalden dolunaya ve tekrar hilale dönüşünü günbegün izleyerek açık uçlu bir yolculuğa çıktım okurla birlikte Ama hiç aynı çizginin üzerine değmeden içeriye doğru sonsuz halkalarla Döne döne Bazen mutfaktan Şam ın arka sokaklarına İbn Arabi nin türbesine çağlar öncesine atladık bazen irmiğin gözyaşına karıştık tencerede Neredeyse billur kaselerde yankılayacak kadar içerde teflon tavada payreks kaplarda çınlayan bir şiir oldu bu ses bazen Eşyalarını tasfiye ettiği babaannenin evinden seslendi bazen kahramanım okura bir kurbanın bağlanan ayaklarından bazen frigorifik tırlardan elektronik marketlerden Bazen de elinde bir megafonla ağaca tırmanıp gürledi inledi nara attı İstedim ki okura başkası da benim dedirtene dek hiç nefes aldırmasın Bak bana bozkır ıssız bak rüzgârlarla Sana yalın şeyler söylemeyi isterdim Ölümden önce yaşamdan sonra

H Yayınları
Yaşadığı çevrede tek başına İslam ın kalbine yaklaşmakta olan kahramanımın gündelik hayatında gezdirmeyi istedim okuru Yorganın altında rüyalarda iddialı bir kuaför salonunda kalabalık teras partisinde ıssız ağaç kovuğunda giderek başka birinin sesi yankılamaktadır Ölmek üzere olan bir babaannenin sonsuzluğa bakan yüzünde zaman ve mekandan bağımsız bir zaman aralamaya çalıştım okur için Ayın hilalden dolunaya ve tekrar hilale dönüşünü günbegün izleyerek açık uçlu bir yolculuğa çıktım okurla birlikte Ama hiç aynı çizginin üzerine değmeden içeriye doğru sonsuz halkalarla Döne döne Bazen mutfaktan Şam ın arka sokaklarına İbn Arabi nin türbesine çağlar öncesine atladık bazen irmiğin gözyaşına karıştık tencerede Neredeyse billur kaselerde yankılayacak kadar içerde teflon tavada payreks kaplarda çınlayan bir şiir oldu bu ses bazen Eşyalarını tasfiye ettiği babaannenin evinden seslendi bazen kahramanım okura bir kurbanın bağlanan ayaklarından bazen frigorifik tırlardan elektronik marketlerden Bazen de elinde bir megafonla ağaca tırmanıp gürledi inledi nara attı İstedim ki okura başkası da benim dedirtene dek hiç nefes aldırmasın Bak bana bozkır ıssız bak rüzgârlarlaSana yalın şeyler söylemeyi isterdimÖlümden önce yaşamdan sonra

H Yayınları
Yaşadığı çevrede tek başına İslam ın kalbine yaklaşmakta olan kahramanımın gündelik hayatında gezdirmeyi istedim okuru Yorganın altında rüyalarda iddialı bir kuaför salonunda kalabalık teras partisinde ıssız ağaç kovuğunda giderek başka birinin sesi yankılamaktadır Ölmek üzere olan bir babaannenin sonsuzluğa bakan yüzünde zaman ve mekandan bağımsız bir zaman aralamaya çalıştım okur için Ayın hilalden dolunaya ve tekrar hilale dönüşünü günbegün izleyerek açık uçlu bir yolculuğa çıktım okurla birlikte Ama hiç aynı çizginin üzerine değmeden içeriye doğru sonsuz halkalarla Döne döne Bazen mutfaktan Şam ın arka sokaklarına İbn Arabi nin türbesine çağlar öncesine atladık bazen irmiğin gözyaşına karıştık tencerede Neredeyse billur kaselerde yankılayacak kadar içerde teflon tavada payreks kaplarda çınlayan bir şiir oldu bu ses bazen Eşyalarını tasfiye ettiği babaannenin evinden seslendi bazen kahramanım okura bir kurbanın bağlanan ayaklarından bazen frigorifik tırlardan elektronik marketlerden Bazen de elinde bir megafonla ağaca tırmanıp gürledi inledi nara attı İstedim ki okura başkası da benim dedirtene dek hiç nefes aldırmasın Bak bana bozkır ıssız bak rüzgârlarla Sana yalın şeyler söylemeyi isterdim Ölümden önce yaşamdan sonra

H YAYINLARI
Sen hızla sen olmaktan çıkmıştın Bir başkası hızla sen olmuştu ya da Dilediğin herkese dönüşebilir onların âlemini istediğin gibi kendi kelimelerinde kurabilirdin yeniden Sabah uyandığında kocanı selamlayacak mısın hiçbir şey olmamış gibi Yaşadığı ortamda kimsenin haberi olmaksızın iç dünyasına doğru bir yolculuğa çıkan kahramanın hayatı görünürde aynıdır Ölmek üzere olan babaannesinin eceline bakan yüzünde bir başka zamanı aralamaya başlamıştır Evdeki eşyaları tasviye ederken mutfaktaki baharat kavanozlarını çekmecelerdeki kadim yemek tariflerini toplarken ölümsüzlük çabalarının kaçınılmazlığını fark eder Okur ya da kahramanla birlikte her bölümde hilalden dolunaya ve yeniden hilale anın sonsuzluğunda kendi iç dünyasına dalacaktır

H Yayınları
Yaşadığı çevrede tek başına İslam ın kalbine yaklaşmakta olan kahramanımın gündelik hayatında gezdirmeyi istedim okuru Yorganın altında rüyalarda iddialı bir kuaför salonunda kalabalık teras partisinde ıssız ağaç kovuğunda giderek başka birinin sesi yankılamaktadır Ölmek üzere olan bir babaannenin sonsuzluğa bakan yüzünde zaman ve mekandan bağımsız bir zaman aralamaya çalıştım okur için Ayın hilalden dolunaya ve tekrar hilale dönüşünü günbegün izleyerek açık uçlu bir yolculuğa çıktım okurla birlikte Ama hiç aynı çizginin üzerine değmeden içeriye doğru sonsuz halkalarla Döne döne Bazen mutfaktan Şam ın arka sokaklarına İbn Arabi nin türbesine çağlar öncesine atladık bazen irmiğin gözyaşına karıştık tencerede Neredeyse billur kaselerde yankılayacak kadar içerde teflon tavada payreks kaplarda çınlayan bir şiir oldu bu ses bazen Eşyalarını tasfiye ettiği babaannenin evinden seslendi bazen kahramanım okura bir kurbanın bağlanan ayaklarından bazen frigorifik tırlardan elektronik marketlerden Bazen de elinde bir megafonla ağaca tırmanıp gürledi inledi nara attı İstedim ki okura başkası da benim dedirtene dek hiç nefes aldırmasın Bak bana bozkır ıssız bak rüzgârlarlaSana yalın şeyler söylemeyi isterdimÖlümden önce yaşamdan sonra

H Yayınları
Yaşadığı çevrede tek başına İslam ın kalbine yaklaşmakta olan kahramanımın gündelik hayatında gezdirmeyi istedim okuru Yorganın altında rüyalarda iddialı bir kuaför salonunda kalabalık teras partisinde ıssız ağaç kovuğunda giderek başka birinin sesi yankılamaktadır Ölmek üzere olan bir babaannenin sonsuzluğa bakan yüzünde zaman ve mekandan bağımsız bir zaman aralamaya çalıştım okur için Ayın hilalden dolunaya ve tekrar hilale dönüşünü günbegün izleyerek açık uçlu bir yolculuğa çıktım okurla birlikte Ama hiç aynı çizginin üzerine değmeden içeriye doğru sonsuz halkalarla Döne döne Bazen mutfaktan Şam ın arka sokaklarına İbn Arabi nin türbesine çağlar öncesine atladık bazen irmiğin gözyaşına karıştık tencerede Neredeyse billur kaselerde yankılayacak kadar içerde teflon tavada payreks kaplarda çınlayan bir şiir oldu bu ses bazen Eşyalarını tasfiye ettiği babaannenin evinden seslendi bazen kahramanım okura bir kurbanın bağlanan ayaklarından bazen frigorifik tırlardan elektronik marketlerden Bazen de elinde bir megafonla ağaca tırmanıp gürledi inledi nara attı İstedim ki okura başkası da benim dedirtene dek hiç nefes aldırmasın Bak bana bozkır ıssız bak rüzgârlarla Sana yalın şeyler söylemeyi isterdim Ölümden önce yaşamdan sonra

KANAT KİTAP
Leylâ İpekçi Başkası Olduğun Yer de büyük bir iç dönüşümün serüvenini anlatıyor bize Camiye ilk girişimdi Yıllardır pencereden görünen avludaki ihtiyar çınarların camiden bakılınca neye benzediğini öte taraftan bakışlarımı nasıl aşındıracağını merak ediyordum Çocukluğumdan beri doğduğu köylerden kasabalardan büyük şehre gelerek yaşama pençelerini geçirme gayretinde olanların anılarındaki o kalabalık evi o top koşturdukları mahalleyi ilk adım atmaya başladıklarında elma çaldıkları o komşu bahçeleri o tel örgülerden atlayarak düşmeyi öğrenmelerini biraz haylazlıkla bolca coşkuyla ve hepsinden önemlisi sağlıklı bir olağanlıkla anlatışlarını izlerken ilk yıllarını uzun uzun belki de hayatlarının en güzel devresi olarak gururla ve büyük bir özgüvenle anlatışlarına imrenirken çocukluğumun özlemle ve tutkuyla anılacak ne bir mekânı ne de bir dönemi olduğunu bir kez daha idrak eder başından beri büyükler dünyasına ait masumiyetten uzak çocukluk anılarımı kendime saklardım her defasında Alışageldiğimiz öyküleme biçimlerinden kronolojik anlatımdan alabildiğine uzak yer yer denemeye kimi zaman da şiire yaklaşan bir üslup Billur kâselerde yapacaksın yalnızlığını Zıpkın ile mızrak arasında yufkayı bilen ellerin beyaz yalanlar öğütüyor Avludan göğe yükselen sözlerde binlerce melek anıyor seni Durmadan kesip yapıştırdıkların yıllarca üzerinde oynadıkların silip yeniden yazdıkların Babaannenin yokluğunu fısıldayacaklar durmadan Ya da sendeki yokluğunda devam edişini onun Pencerende Ellerin hamarat ve aşina bütün harflere Özetlenmesi hikâye edilmesi imkânsız bir metin Başkası Olduğun Yer Romanın her şeyden önce ruhsal bir gelişimin panoraması olduğunu hatırlatan bir anlatı Dön bir kez daha bak istersen babaannenin son yüzüne Hep Marmara denizine bakan balkonunda gördüğün gelmiş geçmiş bütün insan yüzlerini kendininkine dahil etmiş son yüzüne İstiklâl harbinde şekillenen elmacık kemiklerini harf devriminde belirginleşen çene hatlarını çocuklarını göme göme ikinci cihan harbinden beri tenine yapışmış acısını gör Peşinden gittiği şeyin karşılığını bulacağı o güne dek sırlarını toprağa emanet ediyor babaannen İpekçi nin kahramanı bir yandan dünyaya yeni bir gözle bakmaya çalışırken bir yandan da bitip tükenmek bilmeyen bir iç hesaplaşmaya girişir Sağırdı evet dünya dilsizdi aklı tutulmuş kör olmuştu Dev ırk Anokları Refaları Amonileri görmüştü dünya belki görmemişti Günahkâr torunların kovulmuş meleklerin Belki yalnızca hayalini kurmuştu Nuh tufandan sonra kendi bağının üzümleriyle sarhoş olmuş Yecüc ile Mecüc ün önüne set çeken peygamber unutulmuş Kâbil in Hâbil i gömdüğü mağaranın kanı henüz turizme açılmamıştı Başkası Olduğun Yer ruhsal bir dönüşümün sarsıcı öyküsü

TİMAŞ YAYINLARI
Ya Rabbi Konuşmak istemiyorum İstemiyorum izzet tacımı kaptırmak Bir şeyler beklemek ondan bundan Oyalanmak Kendimi anmak istemiyorum her duyduğum hikâyede Ne de dünyayı içine alan her acıyı dışlayarak bakmak aynaya Tornavidalar oysun gerekirse gözümü çekiç darbeleriyle yaralansın yüzüm ihanet ve intikamla örülsün her saç telim bükülüp esneyebileyim bir keman teli gibi avcıların kapanı üzerinden atlayarak elektrik tellerinden havalanarak çöl sessizliğinde en uzun molamı verebileyim Hayret ve hayranlığa varayım en çaresiz anlarımda