MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Başkonsolos — Halim Gençoğlu

Başkonsolos
132,00
RomanROMANROMAN ÖYKÜ

Başkonsolos

Halim Gençoğlu

Kırmızı Kedi Yayınevi

2026208 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Başkonsolos

Halim Gençoğlu

1914 Nisan ında onu taşıyan gemi Ümit Burnu nu dönerken güvertede durmuş rüzgârın yüzünü yalayan tuzlu serinliğine gülümsüyordu Mehmet Remzi Bey Henüz ömrünün baharındaydı omuzunda yeni dikilmiş üniforma içinde İstanbul un hasreti yanında ilk çocuğuna hamile genç karısı ile Osmanlı nın temsil edildiği en uzak topraklara bayrağını ilk kez dikecekti Ama Büyük Savaş bir gecede her şeyi yuttu Konsolosluk kapısına kilit vuruldu eşyaları sokağa atıldı ailesi karanlık bir Johannesburg gecesine terk edildi Maaşı yatmadı Yardım gelmedi İki kış geçti Bekledi Çocuğu o hapisteyken doğdu karısının yüzündeki gençlik soldu Mehmet Remzi Bey 14 Şubat 1916 da hakka yürüdü Kırk altı yıl gururla dik tuttuğu başını yabancı topraklarda bir Müslüman mezarlığına eğdi Üzerine konan taşın bir yüzü Osmanlıca öbür yüzü İngilizceydi sanki iki dünya arasında sıkışmış ruhunun son çığlığı gibi Mehmet Remzi Bey ölmemiştir O Afrika nın bozkırında cami mihraplarında renkli Bo Kaap evlerinde her bayram okunan mevlitte her Osmanlı pasaportu hikâyesinde hâlâ vazife başındadır Çünkü o Türklerin Afrika daki son değil ebedi başkonsolosudur İşte bu kitap onun serüvenini anlatır

Kitap Ambarı
149,60

Kırmızı Kedi

2026208 sf.
İnce Kapak13 x 21
Kitap Ambarı

1914 Nisan ında onu taşıyan gemi Ümit Burnu nu dönerken güvertede durmuş rüzgârın yüzünü yalayan tuzlu serinliğine gülümsüyordu Mehmet Remzi Bey Henüz ömrünün baharındaydı omuzunda yeni dikilmiş üniforma içinde İstanbul un hasreti yanında ilk çocuğuna hamile genç karısı ile Osmanlı nın temsil edildiği en uzak topraklara bayrağını ilk kez dikecekti Ama Büyük Savaş bir gecede her şeyi yuttu Konsolosluk kapısına kilit vuruldu eşyaları sokağa atıldı ailesi karanlık bir Johannesburg gecesine terk edildi Maaşı yatmadı Yardım gelmedi İki kış geçti Bekledi Çocuğu o hapisteyken doğdu karısının yüzündeki gençlik soldu Mehmet Remzi Bey 14 Şubat 1916 da hakka yürüdü Kırk altı yıl gururla dik tuttuğu başını yabancı topraklarda bir Müslüman mezarlığına eğdi Üzerine konan taşın bir yüzü Osmanlıca öbür yüzü İngilizceydi sanki iki dünya arasında sıkışmış ruhunun son çığlığı gibi Mehmet Remzi Bey ölmemiştir O Afrika nın bozkırında cami mihraplarında renkli Bo Kaap evlerinde her bayram okunan mevlitte her Osmanlı pasaportu hikâyesinde hâlâ vazife başındadır Çünkü o Türklerin Afrika daki son değil ebedi başkonsolosudur İşte bu kitap onun serüvenini anlatır Tanıtım Bülteninden

Nobel Kitap
154,00

Kırmızı Kedi Yayınevi

2026208 sf.
Ciltsiz13x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

1914 Nisan ında onu taşıyan gemi Ümit Burnu nu dönerken güvertede durmuş rüzgârın yüzünü yalayan tuzlu serinliğine gülümsüyordu Mehmet Remzi Bey Henüz ömrünün baharındaydı omuzunda yeni dikilmiş üniforma içinde İstanbul un hasreti yanında ilk çocuğuna hamile genç karısı ile Osmanlı nın temsil edildiği en uzak topraklara bayrağını ilk kez dikecekti Ama Büyük Savaş bir gecede her şeyi yuttu Konsolosluk kapısına kilit vuruldu eşyaları sokağa atıldı ailesi karanlık bir Johannesburg gecesine terk edildi Maaşı yatmadı Yardım gelmedi İki kış geçti Bekledi Çocuğu o hapisteyken doğdu karısının yüzündeki gençlik soldu Mehmet Remzi Bey 14 Şubat 1916 da hakka yürüdü Kırk altı yıl gururla dik tuttuğu başını yabancı topraklarda bir Müslüman mezarlığına eğdi Üzerine konan taşın bir yüzü Osmanlıca öbür yüzü İngilizceydi sanki iki dünya arasında sıkışmış ruhunun son çığlığı gibi Mehmet Remzi Bey ölmemiştir O Afrika nın bozkırında cami mihraplarında renkli Bo Kaap evlerinde her bayram okunan mevlitte her Osmanlı pasaportu hikâyesinde hâlâ vazife başındadır Çünkü o Türklerin Afrika daki son değil ebedi başkonsolosudur İşte bu kitap onun serüvenini anlatır

Tamadres
154,00

Kırmızı Kedi

Ocak 2026208 sf.
Ciltsiz
Tamadres

1914 Nisan ında onu taşıyan gemi Ümit Burnu nu dönerken güvertede durmuş rüzgârın yüzünü yalayan tuzlu serinliğine gülümsüyordu Mehmet Remzi Bey Henüz ömrünün baharındaydı omuzunda yeni dikilmiş üniforma içinde İstanbul un hasreti yanında ilk çocuğuna hamile genç karısı ile Osmanlı nın temsil edildiği en uzak topraklara bayrağını ilk kez dikecekti Ama Büyük Savaş bir gecede her şeyi yuttu Konsolosluk kapısına kilit vuruldu eşyaları sokağa atıldı ailesi karanlık bir Johannesburg gecesine terk edildi Maaşı yatmadı Yardım gelmedi İki kış geçti Bekledi Çocuğu o hapisteyken doğdu karısının yüzündeki gençlik soldu Mehmet Remzi Bey 14 Şubat 1916 da hakka yürüdü Kırk altı yıl gururla dik tuttuğu başını yabancı topraklarda bir Müslüman mezarlığına eğdi Üzerine konan taşın bir yüzü Osmanlıca öbür yüzü İngilizceydi sanki iki dünya arasında sıkışmış ruhunun son çığlığı gibi Mehmet Remzi Bey ölmemiştir O Afrika nın bozkırında cami mihraplarında renkli Bo Kaap evlerinde her bayram okunan mevlitte her Osmanlı pasaportu hikâyesinde hâlâ vazife başındadır Çünkü o Türklerin Afrika daki son değil ebedi başkonsolosudur İşte bu kitap onun serüvenini anlatır

Kitapsan
165,00

KIRMIZI KEDİ

2025208 sf.
Kitapsan

1914 Nisan ında onu taşıyan gemi Ümit Burnu nu dönerken güvertede durmuş rüzgârın yüzünü yalayan tuzlu serinliğine gülümsüyordu Mehmet Remzi Bey Henüz ömrünün baharındaydı omuzunda yeni dikilmiş üniforma içinde İstanbul un hasreti yanında ilk çocuğuna hamile genç karısı ile Osmanlı nın temsil edildiği en uzak topraklara bayrağını ilk kez dikecekti Ama Büyük Savaş bir gecede her şeyi yuttu Konsolosluk kapısına kilit vuruldu eşyaları sokağa atıldı ailesi karanlık bir Johannesburg gecesine terk edildi Maaşı yatmadı Yardım gelmedi İki kış geçti Bekledi Çocuğu o hapisteyken doğdu karısının yüzündeki gençlik soldu Mehmet Remzi Bey 14 Şubat 1916 da hakka yürüdü Kırk altı yıl gururla dik tuttuğu başını yabancı topraklarda bir Müslüman mezarlığına eğdi Üzerine konan taşın bir yüzü Osmanlıca öbür yüzü İngilizceydi sanki iki dünya arasında sıkışmış ruhunun son çığlığı gibi Mehmet Remzi Bey ölmemiştir O Afrika nın bozkırında cami mihraplarında renkli Bo Kaap evlerinde her bayram okunan mevlitte her Osmanlı pasaportu hikâyesinde hâlâ vazife başındadır Çünkü o Türklerin Afrika daki son değil ebedi başkonsolosudur İşte bu kitap onun serüvenini anlatır Yayınevi KIRMIZI KEDİ Yazar HALİM GENÇOĞLU Sayfa Sayısı 208 SAYFA Yıl 2025

Ekin Kitap
169,40

Kırmızı Kedi Yayınevi

Ocak 2026208 sf.
Ekin Kitap

1914 Nisan ında onu taşıyan gemi Ümit Burnu nu dönerken güvertede durmuş rüzgârın yüzünü yalayan tuzlu serinliğine gülümsüyordu Mehmet Remzi Bey Henüz ömrünün baharındaydı omuzunda yeni dikilmiş üniforma içinde İstanbul un hasreti yanında ilk çocuğuna hamile genç karısı ile Osmanlı nın temsil edildiği en uzak topraklara bayrağını ilk kez dikecekti Ama Büyük Savaş bir gecede her şeyi yuttu Konsolosluk kapısına kilit vuruldu eşyaları sokağa atıldı ailesi karanlık bir Johannesburg gecesine terk edildi Maaşı yatmadı Yardım gelmedi İki kış geçti Bekledi Çocuğu o hapisteyken doğdu karısının yüzündeki gençlik soldu Mehmet Remzi Bey 14 Şubat 1916 da hakka yürüdü Kırk altı yıl gururla dik tuttuğu başını yabancı topraklarda bir Müslüman mezarlığına eğdi Üzerine konan taşın bir yüzü Osmanlıca öbür yüzü İngilizceydi sanki iki dünya arasında sıkışmış ruhunun son çığlığı gibi Mehmet Remzi Bey ölmemiştir O Afrika nın bozkırında cami mihraplarında renkli Bo Kaap evlerinde her bayram okunan mevlitte her Osmanlı pasaportu hikâyesinde hâlâ vazife başındadır Çünkü o Türklerin Afrika daki son değil ebedi başkonsolosudur İşte bu kitap onun serüvenini anlatır

Pandora
176,00

Kırmızı Kedi

2026208 sf.
Pandora

1914 Nisan ında onu taşıyan gemi Ümit Burnu nu dönerken güvertede durmuş rüzgârın yüzünü yalayan tuzlu serinliğine gülümsüyordu Mehmet Remzi Bey Henüz ömrünün baharındaydı omuzunda yeni dikilmiş üniforma içinde İstanbul un hasreti yanında ilk çocuğuna hamile genç karısı ile Osmanlı nın temsil edildiği en uzak topraklara bayrağını ilk kez dikecekti Ama Büyük Savaş bir gecede her şeyi yuttu Konsolosluk kapısına kilit vuruldu eşyaları sokağa atıldı ailesi karanlık bir Johannesburg gecesine terk edildi Maaşı yatmadı Yardım gelmedi İki kış geçti Bekledi Çocuğu o hapisteyken doğdu karısının yüzündeki gençlik soldu Mehmet Remzi Bey 14 Şubat 1916 da hakka yürüdü Kırk altı yıl gururla dik tuttuğu başını yabancı topraklarda bir Müslüman mezarlığına eğdi Üzerine konan taşın bir yüzü Osmanlıca öbür yüzü İngilizceydi sanki iki dünya arasında sıkışmış ruhunun son çığlığı gibi Mehmet Remzi Bey ölmemiştir O Afrika nın bozkırında cami mihraplarında renkli Bo Kaap evlerinde her bayram okunan mevlitte her Osmanlı pasaportu hikâyesinde hâlâ vazife başındadır Çünkü o Türklerin Afrika daki son değil ebedi başkonsolosudur İşte bu kitap onun serüvenini anlatır

Şehadet Kitap
176,00

Kırmızıkedi Yayınevi

2026208 sf.
Şehadet Kitap

1914 Nisan ında onu taşıyan gemi Ümit Burnu nu dönerken güvertede durmuş rüzgârın yüzünü yalayan tuzlu serinliğine gülümsüyordu Mehmet Remzi Bey Henüz ömrünün baharındaydı omuzunda yeni dikilmiş üniforma içinde İstanbul un hasreti yanında ilk çocuğuna hamile genç karısı ile Osmanlı nın temsil edildiği en uzak topraklara bayrağını ilk kez dikecekti Ama Büyük Savaş bir gecede her şeyi yuttu Konsolosluk kapısına kilit vuruldu eşyaları sokağa atıldı ailesi karanlık bir Johannesburg gecesine terk edildi Maaşı yatmadı Yardım gelmedi İki kış geçti Bekledi Çocuğu o hapisteyken doğdu karısının yüzündeki gençlik soldu Mehmet Remzi Bey 14 Şubat 1916 da hakka yürüdü Kırk altı yıl gururla dik tuttuğu başını yabancı topraklarda bir Müslüman mezarlığına eğdi Üzerine konan taşın bir yüzü Osmanlıca öbür yüzü İngilizceydi sanki iki dünya arasında sıkışmış ruhunun son çığlığı gibi Mehmet Remzi Bey ölmemiştir O Afrika nın bozkırında cami mihraplarında renkli Bo Kaap evlerinde her bayram okunan mevlitte her Osmanlı pasaportu hikâyesinde hâlâ vazife başındadır Çünkü o Türklerin Afrika daki son değil ebedi başkonsolosudur İşte bu kitap onun serüvenini anlatır

Kita Kitap
220,00

Kırmızı Kedi Yayınevi

Ocak 20261. baskı208 sf.
Ciltsiz13,00 x 21,00 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

1914 Nisan ında onu taşıyan gemi Ümit Burnu nu dönerken güvertede durmuş rüzgârın yüzünü yalayan tuzlu serinliğine gülümsüyordu Mehmet Remzi Bey Henüz ömrünün baharındaydı omuzunda yeni dikilmiş üniforma içinde İstanbul un hasreti yanında ilk çocuğuna hamile genç karısı ile Osmanlı nın temsil edildiği en uzak topraklara bayrağını ilk kez dikecekti Ama Büyük Savaş bir gecede her şeyi yuttu Konsolosluk kapısına kilit vuruldu eşyaları sokağa atıldı ailesi karanlık bir Johannesburg gecesine terk edildi Maaşı yatmadı Yardım gelmedi İki kış geçti Bekledi Çocuğu o hapisteyken doğdu karısının yüzündeki gençlik soldu Mehmet Remzi Bey 14 Şubat 1916 da hakka yürüdü Kırk altı yıl gururla dik tuttuğu başını yabancı topraklarda bir Müslüman mezarlığına eğdi Üzerine konan taşın bir yüzü Osmanlıca öbür yüzü İngilizceydi sanki iki dünya arasında sıkışmış ruhunun son çığlığı gibi Mehmet Remzi Bey ölmemiştir O Afrika nın bozkırında cami mihraplarında renkli Bo Kaap evlerinde her bayram okunan mevlitte her Osmanlı pasaportu hikâyesinde hâlâ vazife başındadır Çünkü o Türklerin Afrika daki son değil ebedi başkonsolosudur İşte bu kitap onun serüvenini anlatır