Batı da ve Türkiye de Kuramsal Milliyetçilik — Ahmet Baran Dural

Batı da ve Türkiye de Kuramsal Milliyetçilik
Ahmet Baran DuralBilge Kültür Sanat
Batı da ve Türkiye de Kuramsal Milliyetçilik
Ahmet Baran DuralMilliyetçilik sorununu Fransız İhtilali ve Aydınlanma bağlamında tanımlamaya meyilli hakim görüşlerin yanısıra Çifte Devrimler Çağı öncesinde farklı milliyetçilik tanım ve kalıplarına rastlandığı her milliyetçilik kuramının dönemsel şartlarıyla birlikte ele alındığında anlamlı olduğu ileri sürülebilir Bu bağlamda Türklerde milliyetçiliğin kökeninin Ortaasya ya dek uzandığı varsayılabilir Ancak bu tarih halkın milliyetçilik bilincinin aksine devletin kökenleri ve yönetici kadroların ortak akıllarıyla sınırlıydı Türk devlet geleneğinin en önemli yapıtaşlarından birisini oluşturan pragmatizm faydacılık ilkesi tarih içerisinde değişik yönetici seçkinlerin bazı kuram ve ideolojilere yaslanmasına ve bunu yaparken de diğer kuram ve ideolojileri dışlamalarına neden oluyordu 1990 lı yıllarda sosyalizmin çözülmesi üçüncü kuşak milliyetçi aydınların önünü açtı Artık milliyetçilik gibi kentli laik bir akımı anlatırken milliyetçi muhafazakar kavramına itibar gösterilmiyor görece laik politika güdülüyor ve devlet gözetilmesi gerektiği oranda düşünülüyordu Hatta milliyetçi kadrolar zaman zaman devletin temel zihniyetini kıyasıya eleştirmekte sakınca da görmüyorlardı 1960 lı yıllarda hayli revaçta olan ancak pratiğin birinci elden belirleyici olmasından ötürü kitlelere yeterince anlatılamayan eski masalsı fantastik anlatılar bilimsel ayraçlarla zenginleştirilip referans kaynakları geliştiriliyordu Çalışma geneli incelendiğinde eserin kimi kısımlarında 20 yüzyıldan 21 yüzyıla dünya siyasetinde yaşanan kırılmaların hem evrensel hem Türkiye odaklı olarak irdelendiği farkedilecektir Elinizdeki çalışma milliyetçiliğin her ulusun ya da kerameti kendisinden menkul siyasetçi kuramcının siyasal gündüz düşleri ne göre tasarımladığı bölük pörçük düşünceler sisteminden ziyade toparlayıcı evrensel bir ideoloji olarak ele alınması gerektiği tezinden yola çıkarak hazırlanılmıştır Milliyetçiliğin giderek muhafazakarlaşıp muhafazakarlaşamayacağı ya da muhafazakar bir milliyetçiliğin şansı Türkiye ölçeğinde irdelenen kilit konular arasındadır

Bilge Kültür Sanat
Milliyetçilik sorununu Fransız İhtilali ve Aydınlanma bağlamında tanımlamaya meyilli hakim görüşlerin yanısıra Çifte Devrimler Çağı öncesinde farklı milliyetçilik tanım ve kalıplarına rastlandığı her milliyetçilik kuramının dönemsel şartlarıyla birlikte ele alındığında anlamlı olduğu ileri sürülebilir Bu bağlamda Türklerde milliyetçiliğin kökeninin Ortaasya ya dek uzandığı varsayılabilir Ancak bu tarih halkın milliyetçilik bilincinin aksine devletin kökenleri ve yönetici kadroların ortak akıllarıyla sınırlıydı Türk devlet geleneğinin en önemli yapıtaşlarından birisini oluşturan pragmatizm faydacılık ilkesi tarih içerisinde değişik yönetici seçkinlerin bazı kuram ve ideolojilere yaslanmasına ve bunu yaparken de diğer kuram ve ideolojileri dışlamalarına neden oluyordu 1990 lı yıllarda sosyalizmin çözülmesi üçüncü kuşak milliyetçi aydınların önünü açtı Artık milliyetçilik gibi kentli laik bir akımı anlatırken milliyetçi muhafazakar kavramına itibar gösterilmiyor görece laik politika güdülüyor ve devlet gözetilmesi gerektiği oranda düşünülüyordu Hatta milliyetçi kadrolar zaman zaman devletin temel zihniyetini kıyasıya eleştirmekte sakınca da görmüyorlardı 1960 lı yıllarda hayli revaçta olan ancak pratiğin birinci elden belirleyici olmasından ötürü kitlelere yeterince anlatılamayan eski masalsı fantastik anlatılar bilimsel ayraçlarla zenginleştirilip referans kaynakları geliştiriliyordu Çalışma geneli incelendiğinde eserin kimi kısımlarında 20 yüzyıldan 21 yüzyıla dünya siyasetinde yaşanan kırılmaların hem evrensel hem Türkiye odaklı olarak irdelendiği farkedilecektir Elinizdeki çalışma milliyetçiliğin her ulusun ya da kerameti kendisinden menkul siyasetçi kuramcının siyasal gündüz düşleri ne göre tasarımladığı bölük pörçük düşünceler sisteminden ziyade toparlayıcı evrensel bir ideoloji olarak ele alınması gerektiği tezinden yola çıkarak hazırlanılmıştır Milliyetçiliğin giderek muhafazakarlaşıp muhafazakarlaşamayacağı ya da muhafazakar bir milliyetçiliğin şansı Türkiye ölçeğinde irdelenen kilit konular arasındadır

Bilge Kültür Sanat
Milliyetçilik sorununu Fransız İhtilali ve Aydınlanma bağlamında tanımlamaya meyilli hakim görüşlerin yanısıra Çifte Devrimler Çağı öncesinde farklı milliyetçilik tanım ve kalıplarına rastlandığı her milliyetçilik kuramının dönemsel şartlarıyla birlikte ele alındığında anlamlı olduğu ileri sürülebilir Bu bağlamda Türklerde milliyetçiliğin kökeninin Ortaasya ya dek uzandığı varsayılabilir Ancak bu tarih halkın milliyetçilik bilincinin aksine devletin kökenleri ve yönetici kadroların ortak akıllarıyla sınırlıydı Türk devlet geleneğinin en önemli yapıtaşlarından birisini oluşturan pragmatizm faydacılık ilkesi tarih içerisinde değişik yönetici seçkinlerin bazı kuram ve ideolojilere yaslanmasına ve bunu yaparken de diğer kuram ve ideolojileri dışlamalarına neden oluyordu 1990 lı yıllarda sosyalizmin çözülmesi üçüncü kuşak milliyetçi aydınların önünü açtı Artık milliyetçilik gibi kentli laik bir akımı anlatırken milliyetçi muhafazakar kavramına itibar gösterilmiyor görece laik politika güdülüyor ve devlet gözetilmesi gerektiği oranda düşünülüyordu Hatta milliyetçi kadrolar zaman zaman devletin temel zihniyetini kıyasıya eleştirmekte sakınca da görmüyorlardı 1960 lı yıllarda hayli revaçta olan ancak pratiğin birinci elden belirleyici olmasından ötürü kitlelere yeterince anlatılamayan eski masalsı fantastik anlatılar bilimsel ayraçlarla zenginleştirilip referans kaynakları geliştiriliyordu Çalışma geneli incelendiğinde eserin kimi kısımlarında 20 yüzyıldan 21 yüzyıla dünya siyasetinde yaşanan kırılmaların hem evrensel hem Türkiye odaklı olarak irdelendiği farkedilecektir Elinizdeki çalışma milliyetçiliğin her ulusun ya da kerameti kendisinden menkul siyasetçi kuramcının siyasal gündüz düşleri ne göre tasarımladığı bölük pörçük düşünceler sisteminden ziyade toparlayıcı evrensel bir ideoloji olarak ele alınması gerektiği tezinden yola çıkarak hazırlanılmıştır Milliyetçiliğin giderek muhafazakarlaşıp muhafazakarlaşamayacağı ya da muhafazakar bir milliyetçiliğin şansı Türkiye ölçeğinde irdelenen kilit konular arasındadır

Bilge Kültür Sanat
Milliyetçilik sorununu Fransız İhtilali ve Aydınlanma bağlamında tanımlamaya meyilli hakim görüşlerin yanısıra Çifte Devrimler Çağı öncesinde farklı milliyetçilik tanım ve kalıplarına rastlandığı her milliyetçilik kuramının dönemsel şartlarıyla birlikte ele alındığında anlamlı olduğu ileri sürülebilir Bu bağlamda Türklerde milliyetçiliğin kökeninin Ortaasya ya dek uzandığı varsayılabilir Ancak bu tarih halkın milliyetçilik bilincinin aksine devletin kökenleri ve yönetici kadroların ortak akıllarıyla sınırlıydı Türk devlet geleneğinin en önemli yapıtaşlarından birisini oluşturan pragmatizm faydacılık ilkesi tarih içerisinde değişik yönetici seçkinlerin bazı kuram ve ideolojilere yaslanmasına ve bunu yaparken de diğer kuram ve ideolojileri dışlamalarına neden oluyordu 1990 lı yıllarda sosyalizmin çözülmesi üçüncü kuşak milliyetçi aydınların önünü açtı Artık milliyetçilik gibi kentli laik bir akımı anlatırken milliyetçi muhafazakar kavramına itibar gösterilmiyor görece laik politika güdülüyor ve devlet gözetilmesi gerektiği oranda düşünülüyordu Hatta milliyetçi kadrolar zaman zaman devletin temel zihniyetini kıyasıya eleştirmekte sakınca da görmüyorlardı 1960 lı yıllarda hayli revaçta olan ancak pratiğin birinci elden belirleyici olmasından ötürü kitlelere yeterince anlatılamayan eski masalsı fantastik anlatılar bilimsel ayraçlarla zenginleştirilip referans kaynakları geliştiriliyordu Çalışma geneli incelendiğinde eserin kimi kısımlarında 20 yüzyıldan 21 yüzyıla dünya siyasetinde yaşanan kırılmaların hem evrensel hem Türkiye odaklı olarak irdelendiği farkedilecektir Elinizdeki çalışma milliyetçiliğin her ulusun ya da kerameti kendisinden menkul siyasetçi kuramcının siyasal gündüz düşleri ne göre tasarımladığı bölük pörçük düşünceler sisteminden ziyade toparlayıcı evrensel bir ideoloji olarak ele alınması gerektiği tezinden yola çıkarak hazırlanılmıştır Milliyetçiliğin giderek muhafazakarlaşıp muhafazakarlaşamayacağı ya da muhafazakar bi

Bilge Kültür Sanat
Ahmet Baran Dural tarafından kaleme alınan Batı da ve Türkiye de Kuramsal Milliyetçilik Bilge Kültür Sanat eseri olarak okurlarla buluşuyor Batı da ve Türkiye de Kuramsal Milliyetçilik Ahmet Baran Dural Kitap Özeti Milliyetçilik sorununu Fransız İhtilali ve Aydınlanma bağlamında tanımlamaya meyilli hakim görüşlerin yanısıra Çifte Devrimler Çağı öncesinde farklı milliyetçilik tanım ve kalıplarına rastlandığı her milliyetçilik kuramının dönemsel şartlarıyla birlikte ele alındığında anlamlı olduğu ileri sürülebilir Bu bağlamda Türklerde milliyetçiliğin kökeninin Ortaasya ya dek uzandığı varsayılabilir Ancak bu tarih halkın milliyetçilik bilincinin aksine devletin kökenleri ve yönetici kadroların ortak akıllarıyla sınırlıydı Türk devlet geleneğinin en önemli yapıtaşlarından birisini oluşturan pragmatizm faydacılık ilkesi tarih içerisinde değişik yönetici seçkinlerin bazı kuram ve ideolojilere yaslanmasına ve bunu yaparken de diğer kuram ve ideolojileri dışlamalarına neden oluyordu 1990 lı yıllarda sosyalizmin çözülmesi üçüncü kuşak milliyetçi aydınların önünü açtı Artık milliyetçilik gibi kentli laik bir akımı anlatırken milliyetçi muhafazakar kavramına itibar gösterilmiyor görece laik politika güdülüyor ve devlet gözetilmesi gerektiği oranda düşünülüyordu Hatta milliyetçi kadrolar zaman zaman devletin temel zihniyetini kıyasıya eleştirmekte sakınca da görmüyorlardı 1960 lı yıllarda hayli revaçta olan ancak pratiğin birinci elden belirleyici olmasından ötürü kitlelere yeterince anlatılamayan eski masalsı fantastik anlatılar bilimsel ayraçlarla zenginleştirilip referans kaynakları geliştiriliyordu Çalışma geneli incelendiğinde eserin kimi kısımlarında 20 yüzyıldan 21 yüzyıla dünya siyasetinde yaşanan kırılmaların hem evrensel hem Türkiye odaklı olarak irdelendiği farkedilecektir Elinizdeki çalışma milliyetçiliğin her ulusun ya da kerameti kendisinden menkul siyasetçi kuramcının siyasal gündüz düşleri ne göre tasarımladığı bölük pörçük düşünceler sisteminden ziyade toparlayıcı evrensel bir ideoloji olarak ele alınması gerektiği tezinden yola çıkarak hazırlanılmıştır Milliyetçiliğin giderek muhafazakarlaşıp muhafazakarlaşamayacağı ya da muhafazakar bir milliyetçiliğin şansı Türkiye ölçeğinde irdelenen kilit konular arasındadır Yayınevi Bilge Kültür Sanat Yazar Ahmet Baran Dural Sayfa 400 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Aralık 2018 Barkod 9786059521932 Kategori Araştırma İnceleme

Bilge Kültür Sanat
Milliyetçilik sorununu Fransız İhtilali ve Aydınlanma bağlamında tanımlamaya meyilli hakim görüşlerin yanısıra Çifte Devrimler Çağı öncesinde farklı milliyetçilik tanım ve kalıplarına rastlandığı her milliyetçilik kuramının dönemsel şartlarıyla birlikte ele alındığında anlamlı olduğu ileri sürülebilir Bu bağlamda Türklerde milliyetçiliğin kökeninin Ortaasya ya dek uzandığı varsayılabilir Ancak bu tarih halkın milliyetçilik bilincinin aksine devletin kökenleri ve yönetici kadroların ortak akıllarıyla sınırlıydı Türk devlet geleneğinin en önemli yapıtaşlarından birisini oluşturan pragmatizm faydacılık ilkesi tarih içerisinde değişik yönetici seçkinlerin bazı kuram ve ideolojilere yaslanmasına ve bunu yaparken de diğer kuram ve ideolojileri dışlamalarına neden oluyordu 1990 lı yıllarda sosyalizmin çözülmesi üçüncü kuşak milliyetçi aydınların önünü açtı Artık milliyetçilik gibi kentli laik bir akımı anlatırken milliyetçi muhafazakar kavramına itibar gösterilmiyor görece laik politika güdülüyor ve devlet gözetilmesi gerektiği oranda düşünülüyordu Hatta milliyetçi kadrolar zaman zaman devletin temel zihniyetini kıyasıya eleştirmekte sakınca da görmüyorlardı 1960 lı yıllarda hayli revaçta olan ancak pratiğin birinci elden belirleyici olmasından ötürü kitlelere yeterince anlatılamayan eski masalsı fantastik anlatılar bilimsel ayraçlarla zenginleştirilip referans kaynakları geliştiriliyordu Çalışma geneli incelendiğinde eserin kimi kısımlarında 20 yüzyıldan 21 yüzyıla dünya siyasetinde yaşanan kırılmaların hem evrensel hem Türkiye odaklı olarak irdelendiği farkedilecektir Elinizdeki çalışma milliyetçiliğin her ulusun ya da kerameti kendisinden menkul siyasetçi kuramcının siyasal gündüz düşleri ne göre tasarımladığı bölük pörçük düşünceler sisteminden ziyade toparlayıcı evrensel bir ideoloji olarak ele alınması gerektiği tezinden yola çıkarak hazırlanılmıştır Milliyetçiliğin giderek muhafazakarlaşıp muhafazakarlaşamayacağı ya da muhafazakar bir milliyetçiliğin şansı Türkiye ölçeğinde irdelenen kilit konular arasındadır