Batı Haçlı Seferlerinden Avrupa Birliğine — Berna Türkdoğan Uysal

Batı Haçlı Seferlerinden Avrupa Birliğine
Berna Türkdoğan UysalIQ Kültür Sanat Yayıncılık
Batı Haçlı Seferlerinden Avrupa Birliğine
Berna Türkdoğan UysalAB bütünleşme sürecinde egemenlik hakkının Türk halkından alınarak Avrupa Parlamentosu na devredilmek istenmesi Atatürk ün halkçılık ve devletçilik anlayışlarına terstir O halde nasıl olurda Atatürk ün çağdaşlaşma hedefinin Avrupa Birliği olduğunu iddia edebiliriz Mustafa Kemal e göre çağdaşlaşma bilimsel teknolojik gelişmelerin alınarak kendi öz değerlerimizle kaynaştırılmasıdır Küreselleşme kavramı ise aynı zamanda uygarlıklar arasında felsefi anlamda bir çatışma da doğurmuştur Bunun yansıması da maalesef son dönemlerde yaşanan karikatür krizinde kendini göstermiştir Bu durumu düşünce özgürlüğü olarak tanımlayan Batının çifte standartlı yaklaşımı çeşitlilik içinde birlik ülküsünü de zedelemektedir Bu ülküyü benimseyen Avrupa Birliği nin Türkiye ye gelince farklı dini ve kültürel yapıyı yansıtmasından dolayı hayır demesi bizim kendi dış politikamızı çizerken düşünmemiz gereken bir olgudur Oysa unutulmamalıdır ki bu toprakların tarihi yazılırken canlarını veren şehitlerimiz sayesinde yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti nde geçilen laik düzende bu farklılıklarla birlikte yaşamak teminat altına alınmıştır Bugünkü şartlar açısından baktığımızda 1919 Türkiye si ile 2006 Türkiye si benzer koşullardadır O gün silahla elde edilmek istenen topraklar bugün parlamentolarda diplomatik kulislerde kaybedilmektedir Yol gösterecek olan ise Türk milletinin kendi içindedir İstanbul dan yola çıkarak 19 Mayıs da Samsun da kurtuluş hareketini başlatması ve Anadolu ya geçerek inkılapları gerçekleştirmesi kurtuluş yolunun yine Anadolu da olduğunu hatırlatan İstanbul Saray burnu ndaki heykeldir Sayfa Sayısı 224 Baskı Yılı 2006 Dili Türkçe Yayınevi IQ Kültür Sanat Yayıncılık

IQ Kültür Sanat Yayıncılık
AB bütünleşme sürecinde egemenlik hakkının Türk halkından alınarak Avrupa Parlamentosu na devredilmek istenmesi Atatürk ün halkçılık ve devletçilik anlayışlarına terstir O halde nasıl olur da Atatürk ün çağdaşlaşma hedefinin Avrupa Birliği olduğunu iddia edebiliriz Mustafa Kemal a göre çağdaşlaşma bilimsel teknolojik gelişmelerin alınarak kendi öz değerlerimizle kaynaştırılmasıdır Küreselleşme kavramı ise aynı zamanda uygarlıklar arasında felsefi anlamda bir çatışma da doğurmuştur Bunun yansıması da maalesef son dönemlerde yaşanan karikatür krizinde kendini göstermiştir Bu durumu düşünce özgürlüğü olarak tanımlayan Batının çifte standartlı yaklaşımı çeşitlilik içinde birlik ülküsünü de zedelemektedir Bu ülküyü benimseyen Avrupa Birliği nin Türkiye ye gelince farklı dini ve kültürel yapıyı yansıtmasından dolayı hayır demesi bizim kendi iç politikamızı çizerken düşünmemiz gereken bir olgudur Oysa unutulmamalıdır ki bu toprakların tarihi yazılırken canlarını veren şehitlerimiz sayesinde yeni kurulan Türkiye Cumhuriyet nde geçilen laik düzende bu farklılıklarla birlikte yaşamak teminat altına alınmıştır Bugünkü şartlar açısından baktığımızda 1919 Türkiyesi ile 2006 Türkiyesi benzer koşullardadır O gün silahla elde edilmek istenen topraklar bugün parlamentolarda diplomatik kulislerde kaybedilmektedir Yol gösterecek olan ise Türk milletinin kendi içindedir İstanbul dan yola çıkarak 19 Mayıs da Samsun da kurtuluş hareketini başlatması ve Anadolu ya geçerek inkılapları gerçekleştirmesi kurtuluş yolunun yine Anadolu da olduğunu hatırlatan İstanbul Sarayburnu ndaki heykeldir Atatürk ün İstanbul Sarayburnu nda duran ve sırtı Avrupa ya dönük kendi Anadolu ya bakan heykeli bu millete bir şeyler anlatmıyor mu dersiniz

IQ Kültür Sanat Yayıncılık
AB bütünleşme sürecinde egemenlik hakkının Türk halkından alınarak Avrupa Parlamentosu na devredilmek istenmesi Atatürk ün halkçılık ve devletçilik anlayışlarına terstir O halde nasıl olur da Atatürk ün çağdaşlaşma hedefinin Avrupa Birliği olduğunu iddia edebiliriz Mustafa Kemal a göre çağdaşlaşma bilimsel teknolojik gelişmelerin alınarak kendi öz değerlerimizle kaynaştırılmasıdır Küreselleşme kavramı ise aynı zamanda uygarlıklar arasında felsefi anlamda bir çatışma da doğurmuştur Bunun yansıması da maalesef son dönemlerde yaşanan karikatür krizinde kendini göstermiştir Bu durumu düşünce özgürlüğü olarak tanımlayan Batının çifte standartlı yaklaşımı çeşitlilik içinde birlik ülküsünü de zedelemektedir Bu ülküyü benimseyen Avrupa Birliği nin Türkiye ye gelince farklı dini ve kültürel yapıyı yansıtmasından dolayı hayır demesi bizim kendi iç politikamızı çizerken düşünmemiz gereken bir olgudur Oysa unutulmamalıdır ki bu toprakların tarihi yazılırken canlarını veren şehitlerimiz sayesinde yeni kurulan Türkiye Cumhuriyet nde geçilen laik düzende bu farklılıklarla birlikte yaşamak teminat altına alınmıştır Bugünkü şartlar açısından baktığımızda 1919 Türkiyesi ile 2006 Türkiyesi benzer koşullardadır O gün silahla elde edilmek istenen topraklar bugün parlamentolarda diplomatik kulislerde kaybedilmektedir Yol gösterecek olan ise Türk milletinin kendi içindedir İstanbul dan yola çıkarak 19 Mayıs da Samsun da kurtuluş hareketini başlatması ve Anadolu ya geçerek inkılapları gerçekleştirmesi kurtuluş yolunun yine Anadolu da olduğunu hatırlatan İstanbul Sarayburnu ndaki heykeldir Atatürk ün İstanbul Sarayburnu nda duran ve sırtı Avrupa ya dönük kendi Anadolu ya bakan heykeli bu millete bir şeyler anlatmıyor mu dersiniz

IQ Kültür Sanat Yayıncılık
AB bütünleşme sürecinde egemenlik hakkının Türk halkından alınarak Avrupa Parlamentosu na devredilmek istenmesi Atatürk ün halkçılık ve devletçilik anlayışlarına terstir O halde nasıl olurda Atatürk ün çağdaşlaşma hedefinin Avrupa Birliği olduğunu iddia edebiliriz Mustafa Kemal e göre çağdaşlaşma bilimsel teknolojik gelişmelerin alınarak kendi öz değerlerimizle kaynaştırılmasıdır Küreselleşme kavramı ise aynı zamanda uygarlıklar arasında felsefi anlamda bir çatışma da doğurmuştur Bunun yansıması da maalesef son dönemlerde yaşanan karikatür krizinde kendini göstermiştir Bu durumu düşünce özgürlüğü olarak tanımlayan Batının çifte standartlı yaklaşımı çeşitlilik içinde birlik ülküsünü de zedelemektedir Bu ülküyü benimseyen Avrupa Birliği nin Türkiye ye gelince farklı dini ve kültürel yapıyı yansıtmasından dolayı hayır demesi bizim kendi dış politikamızı çizerken düşünmemiz gereken bir olgudur Oysa unutulmamalıdır ki bu toprakların tarihi yazılırken canlarını veren şehitlerimiz sayesinde yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti nde geçilen laik düzende bu farklılıklarla birlikte yaşamak teminat altına alınmıştır Bugünkü şartlar açısından baktığımızda 1919 Türkiye si ile 2006 Türkiye si benzer koşullardadır O gün silahla elde edilmek istenen topraklar bugün parlamentolarda diplomatik kulislerde kaybedilmektedir Yol gösterecek olan ise Türk milletinin kendi içindedir İstanbul dan yola çıkarak 19 Mayıs da Samsun da kurtuluş hareketini başlatması ve Anadolu ya geçerek inkılapları gerçekleştirmesi kurtuluş yolunun yine Anadolu da olduğunu hatırlatan İstanbul Saray burnu ndaki heykeldir Sayfa Sayısı 224Baskı Yılı 2006Dili TürkçeYayınevi IQ Kültür Sanat Yayıncılık
Batı Haçlı Seferlerinden Avrupa Birliğine
Berna Türkdoğan Uysal
IQ Kültür Sanat
AB bütünleşme sürecinde egemenlik hakkının Türk halkından alınarak Avrupa Parlamentosu na devredilmek istenmesi Atatürk ün halkçılık ve devletçilik anlayışlarına terstir O halde nasıl olur da Atatürk ün çağdaşlaşma hedefinin Avrupa Birliği olduğunu iddia edebiliriz Mustafa Kemal e göre çağdaşlaşma bilimsel teknolojik gelişmelerin alınarak kendi öz değerlerimizle kaynaştırılmasıdır Küreselleşme kavramıysa aynı zamanda uygarlıklar arasında felsefi anlamda bir çatışma da doğurmuştur Bunun yansıması da maalesef son dönemlerde yaşanan karikatür krizinde kendini göstermiştir Bu durumu düşünce özgürlüğü olarak tanımlayan Batı nın çifte standartlı yaklaşımı çeşitlilik içinde birlik ülküsünü de zedelemektedir Bu ülküyü benimseyen Avrupa Birliği nin Türkiye ye gelince farklı dini ve kültürel yapıyı yansıtmasından dolayı hayır demesi bizim kendi iç politikamızı çizerken düşünmemiz gereken bir olgudur Oysa unutulmamalıdır ki bu toprakların tarihi yazılırken canlarını veren şehitlerimiz sayesinde yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti nde geçilen laik düzende bu farklılıklarla birlikte yaşamak teminat altına alınmıştır Bugünkü şartlar açısından baktığımızda 1919 Türkiyesi ile 2006 Türkiyesi benzer koşullardadır O gün silahla elde edilmek istenen topraklar bugün parlamentolarda diplomatik kulislerde kaybedilmektedir Yol gösterecek olansa Türk milletinin kendi içindedir İstanbul dan yola çıkarak 19 Mayıs ta Samsun da kurtuluş hareketini başlatması ve Anadolu ya geçerek inkılâpları gerçekleştirmesi kurtuluş yolunun yine Anadolu da olduğunu hatırlatan İstanbul Sarayburnu ndaki heykeldir Atatürk ün İstanbul Sarayburnu nda duran ve sırtı Avrupa ya dönük kendi Anadolu ya bakan heykeli bu millete bir şeyler anlatmıyor mu dersiniz