Batı Sürgün Hikayesi — Büşra Arslan Meçin

Batı Sürgün Hikayesi
Büşra Arslan MeçinÖnsöz Yayıncılık
Batı Sürgün Hikayesi
Büşra Arslan MeçinSühreverdî yi çalışmak öncelikle misâl âlemini ve sembolizmi çalışmak demektir İşte burada Sühreverdî adeta bir dünyalı değildir Temel İslam bilimlerini ve felsefeyi çalıştığı ilk dönemlerinde dahi bir dünyalı gibi değil belki âsumanî bir şahsiyetin parlak zekâsı ve dehâsıyla çalışmıştır Bunu erken yaşlarda yetkinleşen ve eser telif eden sergüzeştinden anlıyoruz Otuzundan sonra ise Sühreverdî neredeyse tamamen dünyalı olmaktan çıkarak misâlî bir sûrete bürünmekte ve artık dünyalıların alfabesiyle değil belki nebevî bir dil sembolik bir alfabe ve ideler dünyası sakinlerinin şivesiyle konuşmaktadır Bu yüzden Sühreverdî henüz yeryüzündeyken Allah a özenerek yaşayan O nun ahlakıyla ahlaklanan O na kavuşmanın kederiyle halkı zalim olan bu ülkeden Karye i Kayrevan dan alelacele kurtularak hiçbir zaman nâmütenâhî ruhuna eşlik edemeyen bu tensel duvarlardan ve dünyanın zindanvarî cehenneminden özgür kalmak isteyen bir mahkûm gibi yaşamıştır Henüz yeryüzündeyken haftanın altı günü oruç tutmakla Garb zindanının beden gömleğini dilediği zaman çıkararak atan ve misâl âlemine urûc eden bir melek gibi yaşayan bu âteşîn dehâ ölmeden önce ölümün ne olduğunu ölümün nasıl da bir yokluk değil aksine bir kurtuluş ve yeniden doğuş olduğunu bilen gerçek Allah dostları gibi yaşamayı başarmış bir müteellihtir Eğer gerçekten Allah ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız o halde ölümü temenni ediniz Çalışmada Sühreverdî nin Farsça kaleme aldığı kısa hacimli sembolik risalelerinden Âvâz i Per i Cibrîl Cebrâil in Kanat Sesi ve Akl ı Surh Kızıl Akı l ile Arapça yazdığı Kıssatü l ğurbeti l ğarbiyye Batı Sürgün Hikâyesi adlı üç irfanî eserlerinin tercüme ve tahlilleri yapılmıştır

Önsöz Yayıncılık
Sühreverdî yi çalışmak öncelikle misâl âlemini ve sembolizmi çalışmak demektir İşte burada Sühreverdî adeta bir dünyalı değildir Temel İslam bilimlerini ve felsefeyi çalıştığı ilk dönemlerinde dahi bir dünyalı gibi değil belki âsumanî bir şahsiyetin parlak zekâsı ve dehâsıyla çalışmıştır Bunu erken yaşlarda yetkinleşen ve eser telif eden sergüzeştinden anlıyoruz Otuzundan sonra ise Sühreverdî neredeyse tamamen dünyalı olmaktan çıkarak misâlî bir sûrete bürünmekte ve artık dünyalıların alfabesiyle değil belki nebevî bir dil sembolik bir alfabe ve ideler dünyası sakinlerinin şivesiyle konuşmaktadır Bu yüzden Sühreverdî henüz yeryüzündeyken Allah a özenerek yaşayan O nun ahlakıyla ahlaklanan O na kavuşmanın kederiyle halkı zalim olan bu ülkeden Karye i Kayrevan dan alelacele kurtularak hiçbir zaman nâmütenâhî ruhuna eşlik edemeyen bu tensel duvarlardan ve dünyanın zindanvarî cehenneminden özgür kalmak isteyen bir mahkûm gibi yaşamıştır Henüz yeryüzündeyken haftanın altı günü oruç tutmakla Garb zindanının beden gömleğini dilediği zaman çıkararak atan ve misâl âlemine urûc eden bir melek gibi yaşayan bu âteşîn dehâ ölmeden önce ölümün ne olduğunu ölümün nasıl da bir yokluk değil aksine bir kurtuluş ve yeniden doğuş olduğunu bilen gerçek Allah dostları gibi yaşamayı başarmış bir müteellihtir Eğer gerçekten Allah ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız o halde ölümü temenni ediniz Çalışmada Sühreverdî nin Farsça kaleme aldığı kısa hacimli sembolik risalelerinden Âvâz i Per i Cibrîl Cebrâil in Kanat Sesi ve Akl ı Surh Kızıl Akı l ile Arapça yazdığı Kıssatü l ğurbeti l ğarbiyye Batı Sürgün Hikâyesi adlı üç irfanî eserlerinin tercüme ve tahlilleri yapılmıştır Tanıtım Bülteninden

Önsöz Yayıncılık
Sühreverdî yi çalışmak öncelikle misâl âlemini ve sembolizmi çalışmak demektir İşte burada Sühreverdî adeta bir dünyalı değildir Temel İslam bilimlerini ve felsefeyi çalıştığı ilk dönemlerinde dahi bir dünyalı gibi değil belki âsumanî bir şahsiyetin parlak zekâsı ve dehâsıyla çalışmıştır Bunu erken yaşlarda yetkinleşen ve eser telif eden sergüzeştinden anlıyoruz Otuzundan sonra ise Sühreverdî neredeyse tamamen dünyalı olmaktan çıkarak misâlî bir sûrete bürünmekte ve artık dünyalıların alfabesiyle değil belki nebevî bir dil sembolik bir alfabe ve ideler dünyası sakinlerinin şivesiyle konuşmaktadır Bu yüzden Sühreverdî henüz yeryüzündeyken Allah a özenerek yaşayan O nun ahlakıyla ahlaklanan O na kavuşmanın kederiyle halkı zalim olan bu ülkeden Karye i Kayrevan dan alelacele kurtularak hiçbir zaman nâmütenâhî ruhuna eşlik edemeyen bu tensel duvarlardan ve dünyanın zindanvarî cehenneminden özgür kalmak isteyen bir mahkûm gibi yaşamıştır Henüz yeryüzündeyken haftanın altı günü oruç tutmakla Garb zindanının beden gömleğini dilediği zaman çıkararak atan ve misâl âlemine urûc eden bir melek gibi yaşayan bu âteşîn dehâ ölmeden önce ölümün ne olduğunu ölümün nasıl da bir yokluk değil aksine bir kurtuluş ve yeniden doğuş olduğunu bilen gerçek Allah dostları gibi yaşamayı başarmış bir müteellihtir Eğer gerçekten Allah ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız o halde ölümü temenni ediniz Çalışmada Sühreverdî nin Farsça kaleme aldığı kısa hacimli sembolik risalelerinden Âvâz i Per i Cibrîl Cebrâil in Kanat Sesi ve Akl ı Surh Kızıl Akı l ile Arapça yazdığı Kıssatü l ğurbeti l ğarbiyye Batı Sürgün Hikâyesi adlı üç irfanî eserlerinin tercüme ve tahlilleri yapılmıştır
Batı Sürgün Hikayesi
Büşra Arslan Meçin
çev. Sedat Baran
Sühreverdî yi çalışmak öncelikle misâl âlemini ve sembolizmi çalışmak demektir İşte burada Sühreverdî adeta bir dünyalı değildir Temel İslam bilimlerini ve felsefeyi çalıştığı ilk dönemlerinde dahi bir dünyalı gibi değil belki âsumanî bir şahsiyetin parlak zekâsı ve dehâsıyla çalışmıştır Bunu erken yaşlarda yetkinleşen ve eser telif eden sergüzeştinden anlıyoruz Otuzundan sonra ise Sühreverdî neredeyse tamamen dünyalı olmaktan çıkarak misâlî bir sûrete bürünmekte ve artık dünyalıların alfabesiyle değil belki nebevî bir dil sembolik bir alfabe ve ideler dünyası sakinlerinin şivesiyle konuşmaktadır Bu yüzden Sühreverdî henüz yeryüzündeyken Allah a özenerek yaşayan O nun ahlakıyla ahlaklanan O na kavuşmanın kederiyle halkı zalim olan bu ülkeden Karye i Kayrevan dan alelacele kurtularak hiçbir zaman nâmütenâhî ruhuna eşlik edemeyen bu tensel duvarlardan ve dünyanın zindanvarî cehenneminden özgür kalmak isteyen bir mahkûm gibi yaşamıştır Henüz yeryüzündeyken haftanın altı günü oruç tutmakla Garb zindanının beden gömleğini dilediği zaman çıkararak atan ve misâl âlemine urûc eden bir melek gibi yaşayan bu âteşîn dehâ ölmeden önce ölümün ne olduğunu ölümün nasıl da bir yokluk değil aksine bir kurtuluş ve yeniden doğuş olduğunu bilen gerçek Allah dostları gibi yaşamayı başarmış bir müteellihtir Eğer gerçekten Allah ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız o halde ölümü temenni ediniz Çalışmada Sühreverdî nin Farsça kaleme aldığı kısa hacimli sembolik risalelerinden Âvâz i Per i Cibrîl Cebrâil in Kanat Sesi ve Akl ı Surh Kızıl Akı l ile Arapça yazdığı Kıssatü l ğurbeti l ğarbiyye Batı Sürgün Hikâyesi adlı üç irfanî eserlerinin tercüme ve tahlilleri yapılmıştır Yazar Büşra Arslan Meçin Sayfa Sayısı 256 Çeviri Sedat Baran Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Haziran 2025 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Önsöz Yayıncılık
Büşra Arslan Meçin tarafından kaleme alınan Batı Sürgün Hikayesi Önsöz Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Batı Sürgün Hikayesi Büşra Arslan Meçin Kitap Özeti Sühreverdî yi çalışmak öncelikle misâl âlemini ve sembolizmi çalışmak demektir İşte burada Sühreverdî adeta bir dünyalı değildir Temel İslam bilimlerini ve felsefeyi çalıştığı ilk dönemlerinde dahi bir dünyalı gibi değil belki âsumanî bir şahsiyetin parlak zekâsı ve dehâsıyla çalışmıştır Bunu erken yaşlarda yetkinleşen ve eser telif eden sergüzeştinden anlıyoruz Otuzundan sonra ise Sühreverdî neredeyse tamamen dünyalı olmaktan çıkarak misâlî bir sûrete bürünmekte ve artık dünyalıların alfabesiyle değil belki nebevî bir dil sembolik bir alfabe ve ideler dünyası sakinlerinin şivesiyle konuşmaktadır Bu yüzden Sühreverdî henüz yeryüzündeyken Allah a özenerek yaşayan O nun ahlakıyla ahlaklanan O na kavuşmanın kederiyle halkı zalim olan bu ülkeden Karye i Kayrevan dan alelacele kurtularak hiçbir zaman nâmütenâhî ruhuna eşlik edemeyen bu tensel duvarlardan ve dünyanın zindanvarî cehenneminden özgür kalmak isteyen bir mahkûm gibi yaşamıştır Henüz yeryüzündeyken haftanın altı günü oruç tutmakla Garb zindanının beden gömleğini dilediği zaman çıkararak atan ve misâl âlemine urûc eden bir melek gibi yaşayan bu âteşîn dehâ ölmeden önce ölümün ne olduğunu ölümün nasıl da bir yokluk değil aksine bir kurtuluş ve yeniden doğuş olduğunu bilen gerçek Allah dostları gibi yaşamayı başarmış bir müteellihtir Eğer gerçekten Allah ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız o halde ölümü temenni ediniz Çalışmada Sühreverdî nin Farsça kaleme aldığı kısa hacimli sembolik risalelerinden Âvâz i Per i Cibrîl Cebrâil in Kanat Sesi ve Akl ı Surh Kızıl Akı l ile Arapça yazdığı Kıssatü l ğurbeti l ğarbiyye Batı Sürgün Hikâyesi adlı üç irfanî eserlerinin tercüme ve tahlilleri yapılmıştır Yayınevi Önsöz Yayıncılık Yazar Büşra Arslan Meçin Sayfa 256 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Haziran 2025 Barkod 9786259610313 Kategori Öykü Roman Tarihsel Romanlar

Önsöz Yayıncılık
Sühreverdî yi çalışmak öncelikle misâl âlemini ve sembolizmi çalışmak demektir İşte burada Sühreverdî adeta bir dünyalı değildir Temel İslam bilimlerini ve felsefeyi çalıştığı ilk dönemlerinde dahi bir dünyalı gibi değil belki âsumanî bir şahsiyetin parlak zekâsı ve dehâsıyla çalışmıştır Bunu erken yaşlarda yetkinleşen ve eser telif eden sergüzeştinden anlıyoruz Otuzundan sonra ise Sühreverdî neredeyse tamamen dünyalı olmaktan çıkarak misâlî bir sûrete bürünmekte ve artık dünyalıların alfabesiyle değil belki nebevî bir dil sembolik bir alfabe ve ideler dünyası sakinlerinin şivesiyle konuşmaktadır Bu yüzden Sühreverdî henüz yeryüzündeyken Allah a özenerek yaşayan O nun ahlakıyla ahlaklanan O na kavuşmanın kederiyle halkı zalim olan bu ülkeden Karye i Kayrevan dan alelacele kurtularak hiçbir zaman nâmütenâhî ruhuna eşlik edemeyen bu tensel duvarlardan ve dünyanın zindanvarî cehenneminden özgür kalmak isteyen bir mahkûm gibi yaşamıştır Henüz yeryüzündeyken haftanın altı günü oruç tutmakla Garb zindanının beden gömleğini dilediği zaman çıkararak atan ve misâl âlemine urûc eden bir melek gibi yaşayan bu âteşîn dehâ ölmeden önce ölümün ne olduğunu ölümün nasıl da bir yokluk değil aksine bir kurtuluş ve yeniden doğuş olduğunu bilen gerçek Allah dostları gibi yaşamayı başarmış bir müteellihtir Eğer gerçekten Allah ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız o halde ölümü temenni ediniz Çalışmada Sühreverdî nin Farsça kaleme aldığı kısa hacimli sembolik risalelerinden Âvâz i Per i Cibrîl Cebrâil in Kanat Sesi ve Akl ı Surh Kızıl Akı l ile Arapça yazdığı Kıssatü l ğurbeti l ğarbiyye Batı Sürgün Hikâyesi adlı üç irfanî eserlerinin tercüme ve tahlilleri yapılmıştır

Önsöz
Sühreverdî yi çalışmak öncelikle misâl âlemini ve sembolizmi çalışmak demektir İşte burada Sühreverdî adeta bir dünyalı değildir Temel İslam bilimlerini ve felsefeyi çalıştığı ilk dönemlerinde dahi bir dünyalı gibi değil belki âsumanî bir şahsiyetin parlak zekâsı ve dehâsıyla çalışmıştır Bunu erken yaşlarda yetkinleşen ve eser telif eden sergüzeştinden anlıyoruz Otuzundan sonra ise Sühreverdî neredeyse tamamen dünyalı olmaktan çıkarak misâlî bir sûrete bürünmekte ve artık dünyalıların alfabesiyle değil belki nebevî bir dil sembolik bir alfabe ve ideler dünyası sakinlerinin şivesiyle konuşmaktadır Bu yüzden Sühreverdî henüz yeryüzündeyken Allah a özenerek yaşayan O nun ahlakıyla ahlaklanan O na kavuşmanın kederiyle halkı zalim olan bu ülkeden Karye i Kayrevan dan alelacele kurtularak hiçbir zaman nâmütenâhî ruhuna eşlik edemeyen bu tensel duvarlardan ve dünyanın zindanvarî cehenneminden özgür kalmak isteyen bir mahkûm gibi yaşamıştır Henüz yeryüzündeyken haftanın altı günü oruç tutmakla Garb zindanının beden gömleğini dilediği zaman çıkararak atan ve misâl âlemine urûc eden bir melek gibi yaşayan bu âteşîn dehâ ölmeden önce ölümün ne olduğunu ölümün nasıl da bir yokluk değil aksine bir kurtuluş ve yeniden doğuş olduğunu bilen gerçek Allah dostları gibi yaşamayı başarmış bir müteellihtir Eğer gerçekten Allah ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız o halde ölümü temenni ediniz Çalışmada Sühreverdî nin Farsça kaleme aldığı kısa hacimli sembolik risalelerinden Âvâz i Per i Cibrîl Cebrâil in Kanat Sesi ve Akl ı Surh Kızıl Akı l ile Arapça yazdığı Kıssatü l ğurbeti l ğarbiyye Batı Sürgün Hikâyesi adlı üç irfanî eserlerinin tercüme ve tahlilleri yapılmıştır

Önsöz Yayıncılık
Sühreverdî yi çalışmak öncelikle misâl âlemini ve sembolizmi çalışmak demektir İşte burada Sühreverdî adeta bir dünyalı değildir Temel İslam bilimlerini ve felsefeyi çalıştığı ilk dönemlerinde dahi bir dünyalı gibi değil belki âsumanî bir şahsiyetin parlak zekâsı ve dehâsıyla çalışmıştır Bunu erken yaşlarda yetkinleşen ve eser telif eden sergüzeştinden anlıyoruz Otuzundan sonra ise Sühreverdî neredeyse tamamen dünyalı olmaktan çıkarak misâlî bir sûrete bürünmekte ve artık dünyalıların alfabesiyle değil belki nebevî bir dil sembolik bir alfabe ve ideler dünyası sakinlerinin şivesiyle konuşmaktadır Bu yüzden Sühreverdî henüz yeryüzündeyken Allah a özenerek yaşayan O nun ahlakıyla ahlaklanan O na kavuşmanın kederiyle halkı zalim olan bu ülkeden Karye i Kayrevan dan alelacele kurtularak hiçbir zaman nâmütenâhî ruhuna eşlik edemeyen bu tensel duvarlardan ve dünyanın zindanvarî cehenneminden özgür kalmak isteyen bir mahkûm gibi yaşamıştır Henüz yeryüzündeyken haftanın altı günü oruç tutmakla Garb zindanının beden gömleğini dilediği zaman çıkararak atan ve misâl âlemine urûc eden bir melek gibi yaşayan bu âteşîn dehâ ölmeden önce ölümün ne olduğunu ölümün nasıl da bir yokluk değil aksine bir kurtuluş ve yeniden doğuş olduğunu bilen gerçek Allah dostları gibi yaşamayı başarmış bir müteellihtir Eğer gerçekten Allah ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız o halde ölümü temenni ediniz Çalışmada Sühreverdî nin Farsça kaleme aldığı kısa hacimli sembolik risalelerinden Âvâz i Per i Cibrîl Cebrâil in Kanat Sesi ve Akl ı Surh Kızıl Akı l ile Arapça yazdığı Kıssatü l ğurbeti l ğarbiyye Batı Sürgün Hikâyesi adlı üç irfanî eserlerinin tercüme ve tahlilleri yapılmıştır Tanıtım Bülteninden