Batı ve İslam Arasında Oryantalizm — İsmail Süphandağı

Batı ve İslam Arasında Oryantalizm
İsmail SüphandağıMaarif Mektepleri
Batı ve İslam Arasında Oryantalizm
İsmail SüphandağıDoğu da Batı da Allah ındır Zaten Allah ın mülkünde olanı taksim mümkün mü Oysa Batılı düşüncenin orijinini yansıtan oryantalist bakış açısı Batılı düşünüş sistemini inşa ederken Doğu yu veya kendinden olmayanı öteki olarak tanımlamak zorundaydı Bu bağlamda Doğu hakkında söz söylenen olarak birçok öteki den sadece biridir ve Promete miti bu kurgulanmış zihniyet sisteminin temsilidir Prometeci ruhun varlığını inşâ etmede ötekine duyduğu zorunluluk onun hayatla kurduğu ilişkinin kodlarını barındırır Öznenin gözünde hayretin bir nesnesi olarak öteki kılınan şey öznenin yaşamına katılamaz öznelik iddiasında bulunamaz kendisiyle bir özneymiş gibi konuşulamaz Ötekileştirilen şey bilgiyle keşfin güç ile hizaya getirmenin ve iktidar ile de denetlemenin nesnesi olmaya yazgılıdır Çünkü özne öteki karşısında kendini Tanrı Efendi olarak konumlandırır Tek gözün evreni biçimlendirme çabası olarak oryantalizm bunu tanımlama yoluyla yapar Zira öteki sadece o dur Hakkında konuşulan ve kendisiyle yüz yüze gelinmeyendir Kendisi dışındaki her şeyi tasarımlamaya dayanan bu hegomonik ilişki bir düşünüş sistemi olarak öteki addedilen toplumlara gruplara dinlere anlayışlara evrene en nihayet öznenin yaşamını tehdit eden tüm unsurlara uygulanır Özne böylece kendine karşı muhtemel tehdit barındıran her şeyi sahip olduğu ben imgesinden hareket ederek kendine benzeyen ve benzemeyenler olarak ayırır Özneye benzemeyen olarak öteki artık aşağılanmaya yazgılanmış bir varlıktır

Maarif Mektepleri
Doğu da Batı da Allah ındır Zaten Allah ın mülkünde olanı taksim mümkün mü Oysa Batılı düşüncenin orijinini yansıtan oryantalist bakış açısı Batılı düşünüş sistemini inşa ederken Doğu yu veya kendinden olmayanı öteki olarak tanımlamak zorundaydı Bu bağlamda Doğu hakkında söz söylenen olarak birçok öteki den sadece biridir ve Promete miti bu kurgulanmış zihniyet sisteminin temsilidir Prometeci ruhun varlığını inşâ etmede ötekine duyduğu zorunluluk onun hayatla kurduğu ilişkinin kodlarını barındırır Öznenin gözünde hayretin bir nesnesi olarak öteki kılınan şey öznenin yaşamına katılamaz öznelik iddiasında bulunamaz kendisiyle bir özneymiş gibi konuşulamaz Ötekileştirilen şey bilgiyle keşfin güç ile hizaya getirmenin ve iktidar ile de denetlemenin nesnesi olmaya yazgılıdır Çünkü özne öteki karşısında kendini Tanrı Efendi olarak konumlandırır Tek gözün evreni biçimlendirme çabası olarak oryantalizm bunu tanımlama yoluyla yapar Zira öteki sadece o dur Hakkında konuşulan ve kendisiyle yüz yüze gelinmeyendir Kendisi dışındaki her şeyi tasarımlamaya dayanan bu hegomonik ilişki bir düşünüş sistemi olarak öteki addedilen toplumlara gruplara dinlere anlayışlara evrene en nihayet öznenin yaşamını tehdit eden tüm unsurlara uygulanır Özne böylece kendine karşı muhtemel tehdit barındıran her şeyi sahip olduğu ben imgesinden hareket ederek kendine benzeyen ve benzemeyenler olarak ayırır Özneye benzemeyen olarak öteki artık aşağılanmaya yazgılanmış bir varlıktır

Maarif Mektepleri
İsmail Süphandağı tarafından kaleme alınan Batı ve İslam Arasında Oryantalizm Maarif Mektepleri eseri olarak okurlarla buluşuyor Batı ve İslam Arasında Oryantalizm İsmail Süphandağı Kitap Özeti Doğu da Batı da Allah ındır Zaten Allah ın mülkünde olanı taksim mümkün mü Oysa Batılı düşüncenin orijinini yansıtan oryantalist bakış açısı Batılı düşünüş sistemini inşa ederken Doğu yu veya kendinden olmayanı öteki olarak tanımlamak zorundaydı Bu bağlamda Doğu hakkında söz söylenen olarak birçok öteki den sadece biridir ve Promete miti bu kurgulanmış zihniyet sisteminin temsilidir Prometeci ruhun varlığını inşâ etmede ötekine duyduğu zorunluluk onun hayatla kurduğu ilişkinin kodlarını barındırır Öznenin gözünde hayretin bir nesnesi olarak öteki kılınan şey öznenin yaşamına katılamaz öznelik iddiasında bulunamaz kendisiyle bir özneymiş gibi konuşulamaz Ötekileştirilen şey bilgiyle keşfin güç ile hizaya getirmenin ve iktidar ile de denetlemenin nesnesi olmaya yazgılıdır Çünkü özne öteki karşısında kendini Tanrı Efendi olarak konumlandırır Tek gözün evreni biçimlendirme çabası olarak oryantalizm bunu tanımlama yoluyla yapar Zira öteki sadece o dur Hakkında konuşulan ve kendisiyle yüz yüze gelinmeyendir Kendisi dışındaki her şeyi tasarımlamaya dayanan bu hegomonik ilişki bir düşünüş sistemi olarak öteki addedilen toplumlara gruplara dinlere anlayışlara evrene en nihayet öznenin yaşamını tehdit eden tüm unsurlara uygulanır Özne böylece kendine karşı muhtemel tehdit barındıran her şeyi sahip olduğu ben imgesinden hareket ederek kendine benzeyen ve benzemeyenler olarak ayırır Özneye benzemeyen olarak öteki artık aşağılanmaya yazgılanmış bir varlıktır Yayınevi Maarif Mektepleri Yazar İsmail Süphandağı Sayfa 192 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2018 Barkod 9786059791823 Kategori Diğer Sosyoloji Kitapları Düşünce

Maarif Mektepleri
Doğu da Batı da Allah ındır Zaten Allah ın mülkünde olanı taksim mümkün mü Oysa Batılı düşüncenin orijinini yansıtan oryantalist bakış açısı Batılı düşünüş sistemini inşa ederken Doğu yu veya kendinden olmayanı öteki olarak tanımlamak zorundaydı Bu bağlamda Doğu hakkında söz söylenen olarak birçok öteki den sadece biridir ve Promete miti bu kurgulanmış zihniyet sisteminin temsilidir Prometeci ruhun varlığını inşâ etmede ötekine duyduğu zorunluluk onun hayatla kurduğu ilişkinin kodlarını barındırır Öznenin gözünde hayretin bir nesnesi olarak öteki kılınan şey öznenin yaşamına katılamaz öznelik iddiasında bulunamaz kendisiyle bir özneymiş gibi konuşulamaz Ötekileştirilen şey bilgiyle keşfin güç ile hizaya getirmenin ve iktidar ile de denetlemenin nesnesi olmaya yazgılıdır Çünkü özne öteki karşısında kendini Tanrı Efendi olarak konumlandırır Tek gözün evreni biçimlendirme çabası olarak oryantalizm bunu tanımlama yoluyla yapar Zira öteki sadece o dur Hakkında konuşulan ve kendisiyle yüz yüze gelinmeyendir Kendisi dışındaki her şeyi tasarımlamaya dayanan bu hegomonik ilişki bir düşünüş sistemi olarak öteki addedilen toplumlara gruplara dinlere anlayışlara evrene en nihayet öznenin yaşamını tehdit eden tüm unsurlara uygulanır Özne böylece kendine karşı muhtemel tehdit barındıran her şeyi sahip olduğu ben imgesinden hareket ederek kendine benzeyen ve benzemeyenler olarak ayırır Özneye benzemeyen olarak öteki artık aşağılanmaya yazgılanmış bir varlıktır