MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Batınilik ve Akademi — Wouter J Hanegraaff

Batınilik ve Akademi
264,00
Türk Tarihi AraştırmalarıTarih Araştırma ve İnceleme KitaplarıDin

Batınilik ve Akademi

Wouter J Hanegraaff

Vakıfbank Kültür Yayınları

2022464 sf.
Ciltsiz
BKM KitapEn ucuz

Batınilik ve Akademi

Wouter J Hanegraaff

Bâtınilik ya da okült hakkındaki algılarımız kendimize dair nasıl düşündüğümüzle ayrılmaz biçimde iç içedir Neredeyse hiçbir zaman bu olgunun bilincinde olmasak da entelektüeller ya da akademisyenler olarak kimliğimizin bizatihi kendisi o kimliğin ters ayna imgesinin zımni reddine dayanır İşte bu yüzdendir ki Batı bâtıniliği sahası bir bütün olarak akademik araştırma için potansiyel anlamda patlayıcı içerimler taşımaktadır Ona ilişkin miras aldığımız varsayımların tarihsel kaydın ön yargısız soruşturulmasından ziyade ideolojik inşaların ve basmakalıp yargıların yansıması oldukları için yetersiz kaldıkları ortaya çıkarsa o zaman bizatihi kendi kimliğimizin temellerini yeniden düşünmek zorunda kalacağımız kesindir Bâtıni ya da okült ötekiliğe ilişkin muhayyel inşalarımız aynı zamanda bizatihi kendiliğimizin inşasıdır ve bu yüzden de onların farklı olduğu ortaya çıkarsa eldeki soru bunun bizim için ne ima ettiğidir Akademisyenler bâtıni okült ya da büyülü inançlara küçümseyerek bakmaya meyyaldir ancak genelde bu terimlerle anlatılan dinî ve felsefi gelenekler ya da bunların entelektüel tarih için önemi konusunda cahildirler Wouter J Hanegraaff entelektüellerin İncil dini ve Antik Yunan aklının temellerine meydan okumuş Geç Antik Dönem den kalma bir dizi pagan fikirle Rönesans tan beri nasıl hesaplaşmaya çalıştıklarının göz ardı edilmiş hikâyesini anlatıyor Protestan ve Aydınlanma polemikleri temelinde akademiden sürgün edilmiş bu gelenekler öteki olarak algılanır hâle gelmiş akademisyenler de günümüze değin kimliklerini bu öteki üzerinden tanımlamışlardır Hanegraaff Bâtınilik ve Akademi deki irdelemesini birincil ve ikincil kaynaklar üzerine titiz bir çalışmayla temellendirerek okuru 15 yüzyıldan günümüze uzanan heyecan verici bir entelektüel yolculuğa çıkarıyor ve dışlanmanın bu unutulmuş tarihinin din felsefe ve bilimin müesses klasik anlatılarına dair ne gibi içerimler taşıdığını sorguluyor

Teklif Kitap
264,00

Vakıfbank Kültür Yayınları

2022-12-081. baskı464 sf.
Karton155-240-Kitap KağıdıTürkçe
Teklif Kitap

Bâtınilik ya da okült hakkındaki algılarımız kendimize dair nasıl düşündüğümüzle ayrılmaz biçimde iç içedir Neredeyse hiçbir zaman bu olgunun bilincinde olmasak da entelektüeller ya da akademisyenler olarak kimliğimizin bizatihi kendisi o kimliğin ters ayna imgesinin zımni reddine dayanır İşte bu yüzdendir ki Batı bâtıniliği sahası bir bütün olarak akademik araştırma için potansiyel anlamda patlayıcı içerimler taşımaktadır Ona ilişkin miras aldığımız varsayımların tarihsel kaydın ön yargısız soruşturulmasından ziyade ideolojik inşaların ve basmakalıp yargıların yansıması oldukları için yetersiz kaldıkları ortaya çıkarsa o zaman bizatihi kendi kimliğimizin temellerini yeniden düşünmek zorunda kalacağımız kesindir Bâtıni ya da okült ötekiliğe ilişkin muhayyel inşalarımız aynı zamanda bizatihi kendiliğimizin inşasıdır ve bu yüzden de onların farklı olduğu ortaya çıkarsa eldeki soru bunun bizim için ne ima ettiğidir Akademisyenler bâtıni okült ya da büyülü inançlara küçümseyerek bakmaya meyyaldir ancak genelde bu terimlerle anlatılan dinî ve felsefi gelenekler ya da bunların entelektüel tarih için önemi konusunda cahildirler Wouter J Hanegraaff entelektüellerin İncil dini ve Antik Yunan aklının temellerine meydan okumuş Geç Antik Dönem den kalma bir dizi pagan fikirle Rönesans tan beri nasıl hesaplaşmaya çalıştıklarının göz ardı edilmiş hikâyesini anlatıyor Protestan ve Aydınlanma polemikleri temelinde akademiden sürgün edilmiş bu gelenekler öteki olarak algılanır hâle gelmiş akademisyenler de günümüze değin kimliklerini bu öteki üzerinden tanımlamışlardır Hanegraaff Bâtınilik ve Akademi deki irdelemesini birincil ve ikincil kaynaklar üzerine titiz bir çalışmayla temellendirerek okuru 15 yüzyıldan günümüze uzanan heyecan verici bir entelektüel yolculuğa çıkarıyor ve dışlanmanın bu unutulmuş tarihinin din felsefe ve bilimin müesses klasik anlatılarına dair ne gibi içerimler taşıdığını sorguluyor

Şehadet Kitap
283,20

Vakıfbank Kültür Yayınları

2022464 sf.
Şehadet Kitap

Bâtınilik ya da okült hakkındaki algılarımız kendimize dair nasıl düşündüğümüzle ayrılmaz biçimde iç içedir Neredeyse hiçbir zaman bu olgunun bilincinde olmasak da entelektüeller ya da akademisyenler olarak kimliğimizin bizatihi kendisi o kimliğin ters ayna imgesinin zımni reddine dayanır İşte bu yüzdendir ki Batı bâtıniliği sahası bir bütün olarak akademik araştırma için potansiyel anlamda patlayıcı içerimler taşımaktadır Ona ilişkin miras aldığımız varsayımların tarihsel kaydın ön yargısız soruşturulmasından ziyade ideolojik inşaların ve basmakalıp yargıların yansıması oldukları için yetersiz kaldıkları ortaya çıkarsa o zaman bizatihi kendi kimliğimizin temellerini yeniden düşünmek zorunda kalacağımız kesindir Bâtıni ya da okült ötekiliğe ilişkin muhayyel inşalarımız aynı zamanda bizatihi kendiliğimizin inşasıdır ve bu yüzden de onların farklı olduğu ortaya çıkarsa eldeki soru bunun bizim için ne ima ettiğidir Akademisyenler bâtıni okült ya da büyülü inançlara küçümseyerek bakmaya meyyaldir ancak genelde bu terimlerle anlatılan dinî ve felsefi gelenekler ya da bunların entelektüel tarih için önemi konusunda cahildirler Wouter J Hanegraaff entelektüellerin İncil dini ve Antik Yunan aklının temellerine meydan okumuş Geç Antik Dönem den kalma bir dizi pagan fikirle Rönesans tan beri nasıl hesaplaşmaya çalıştıklarının göz ardı edilmiş hikâyesini anlatıyor Protestan ve Aydınlanma polemikleri temelinde akademiden sürgün edilmiş bu gelenekler öteki olarak algılanır hâle gelmiş akademisyenler de günümüze değin kimliklerini bu öteki üzerinden tanımlamışlardır Hanegraaff Bâtınilik ve Akademi deki irdelemesini birincil ve ikincil kaynaklar üzerine titiz bir çalışmayla temellendirerek okuru 15 yüzyıldan günümüze uzanan heyecan verici bir entelektüel yolculuğa çıkarıyor ve dışlanmanın bu unutulmuş tarihinin din felsefe ve bilimin müesses klasik anlatılarına dair ne gibi içerimler taşıdığını sorguluyor

Kitap Ekspres
302,40
Kitap Ekspres

Bâtınilik ya da okült hakkındaki algılarımız kendimize dair nasıl düşündüğümüzle ayrılmaz biçimde iç içedir Neredeyse hiçbir zaman bu olgunun bilincinde olmasak da entelektüeller ya da akademisyenler olarak kimliğimizin bizatihi kendisi o kimliğin ters ayna imgesinin zımni reddine dayanır İşte bu yüzdendir ki Batı bâtıniliği sahası bir bütün olarak akademik araştırma için potansiyel anlamda patlayıcı içerimler taşımaktadır Ona ilişkin miras aldığımız varsayımların tarihsel kaydın ön yargısız soruşturulmasından ziyade ideolojik inşaların ve basmakalıp yargıların yansıması oldukları için yetersiz kaldıkları ortaya çıkarsa o zaman bizatihi kendi kimliğimizin temellerini yeniden düşünmek zorunda kalacağımız kesindir Bâtıni ya da okült ötekiliğe ilişkin muhayyel inşalarımız aynı zamanda bizatihi kendiliğimizin inşasıdır ve bu yüzden de onların farklı olduğu ortaya çıkarsa eldeki soru bunun bizim için ne ima ettiğidir Akademisyenler bâtıni okült ya da büyülü inançlara küçümseyerek bakmaya meyyaldir ancak genelde bu terimlerle anlatılan dinî ve felsefi gelenekler ya da bunların entelektüel tarih için önemi konusunda cahildirler Wouter J Hanegraaff entelektüellerin İncil dini ve Antik Yunan aklının temellerine meydan okumuş Geç Antik Dönem den kalma bir dizi pagan fikirle Rönesans tan beri nasıl hesaplaşmaya çalıştıklarının göz ardı edilmiş hikâyesini anlatıyor Protestan ve Aydınlanma polemikleri temelinde akademiden sürgün edilmiş bu gelenekler öteki olarak algılanır hâle gelmiş akademisyenler de günümüze değin kimliklerini bu öteki üzerinden tanımlamışlardır Hanegraaff Bâtınilik ve Akademi deki irdelemesini birincil ve ikincil kaynaklar üzerine titiz bir çalışmayla temellendirerek okuru 15 yüzyıldan günümüze uzanan heyecan verici bir entelektüel yolculuğa çıkarıyor ve dışlanmanın bu unutulmuş tarihinin din felsefe ve bilimin müesses klasik anlatılarına dair ne gibi içerimler taşıdığını sorguluyor Kredi Kartı Tek Çekim 302 40

Kitap Ambarı
302,40

VakıfBank Kültür Yayınları

2022464 sf.
İnce Kapak15,.5 x 24
Kitap Ambarı

Bâtınilik ya da okült hakkındaki algılarımız kendimize dair nasıl düşündüğümüzle ayrılmaz biçimde iç içedir Neredeyse hiçbir zaman bu olgunun bilincinde olmasak da entelektüeller ya da akademisyenler olarak kimliğimizin bizatihi kendisi o kimliğin ters ayna imgesinin zımni reddine dayanır İşte bu yüzdendir ki Batı bâtıniliği sahası bir bütün olarak akademik araştırma için potansiyel anlamda patlayıcı içerimler taşımaktadır Ona ilişkin miras aldığımız varsayımların tarihsel kaydın ön yargısız soruşturulmasından ziyade ideolojik inşaların ve basmakalıp yargıların yansıması oldukları için yetersiz kaldıkları ortaya çıkarsa o zaman bizatihi kendi kimliğimizin temellerini yeniden düşünmek zorunda kalacağımız kesindir Bâtıni ya da okült ötekiliğe ilişkin muhayyel inşalarımız aynı zamanda bizatihi kendiliğimizin inşasıdır ve bu yüzden de onların farklı olduğu ortaya çıkarsa eldeki soru bunun bizim için ne ima ettiğidir Akademisyenler bâtıni okült ya da büyülü inançlara küçümseyerek bakmaya meyyaldir ancak genelde bu terimlerle anlatılan dinî ve felsefi gelenekler ya da bunların entelektüel tarih için önemi konusunda cahildirler Wouter J Hanegraaff entelektüellerin İncil dini ve Antik Yunan aklının temellerine meydan okumuş Geç Antik Dönem den kalma bir dizi pagan fikirle Rönesans tan beri nasıl hesaplaşmaya çalıştıklarının göz ardı edilmiş hikâyesini anlatıyor Protestan ve Aydınlanma polemikleri temelinde akademiden sürgün edilmiş bu gelenekler öteki olarak algılanır hâle gelmiş akademisyenler de günümüze değin kimliklerini bu öteki üzerinden tanımlamışlardır Hanegraaff Bâtınilik ve Akademi deki irdelemesini birincil ve ikincil kaynaklar üzerine titiz bir çalışmayla temellendirerek okuru 15 yüzyıldan günümüze uzanan heyecan verici bir entelektüel yolculuğa çıkarıyor ve dışlanmanın bu unutulmuş tarihinin din felsefe ve bilimin müesses klasik anlatılarına dair ne gibi içerimler taşıdığını sorguluyor Tanıtım Bülteninden

Kitap Sepeti
336,00

Vakıfbank Kültür Yayınları

2026464 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Bâtınilik ya da okült hakkındaki algılarımız kendimize dair nasıl düşündüğümüzle ayrılmaz biçimde iç içedir Neredeyse hiçbir zaman bu olgunun bilincinde olmasak da entelektüeller ya da akademisyenler olarak kimliğimizin bizatihi kendisi o kimliğin ters ayna imgesinin zımni reddine dayanır İşte bu yüzdendir ki Batı bâtıniliği sahası bir bütün olarak akademik araştırma için potansiyel anlamda patlayıcı içerimler taşımaktadır Ona ilişkin miras aldığımız varsayımların tarihsel kaydın ön yargısız soruşturulmasından ziyade ideolojik inşaların ve basmakalıp yargıların yansıması oldukları için yetersiz kaldıkları ortaya çıkarsa o zaman bizatihi kendi kimliğimizin temellerini yeniden düşünmek zorunda kalacağımız kesindir Bâtıni ya da okült ötekiliğe ilişkin muhayyel inşalarımız aynı zamanda bizatihi kendiliğimizin inşasıdır ve bu yüzden de onların farklı olduğu ortaya çıkarsa eldeki soru bunun bizim için ne ima ettiğidir Akademisyenler bâtıni okült ya da büyülü inançlara küçümseyerek bakmaya meyyaldir ancak genelde bu terimlerle anlatılan dinî ve felsefi gelenekler ya da bunların entelektüel tarih için önemi konusunda cahildirler Wouter J Hanegraaff entelektüellerin İncil dini ve Antik Yunan aklının temellerine meydan okumuş Geç Antik Dönem den kalma bir dizi pagan fikirle Rönesans tan beri nasıl hesaplaşmaya çalıştıklarının göz ardı edilmiş hikâyesini anlatıyor Protestan ve Aydınlanma polemikleri temelinde akademiden sürgün edilmiş bu gelenekler öteki olarak algılanır hâle gelmiş akademisyenler de günümüze değin kimliklerini bu öteki üzerinden tanımlamışlardır Hanegraaff Bâtınilik ve Akademi deki irdelemesini birincil ve ikincil kaynaklar üzerine titiz bir çalışmayla temellendirerek okuru 15 yüzyıldan günümüze uzanan heyecan verici bir entelektüel yolculuğa çıkarıyor ve dışlanmanın bu unutulmuş tarihinin din felsefe ve bilimin müesses klasik anlatılarına dair ne gibi içerimler taşıdığını sorguluyor

Pandora
360,00

Vakıfbank Kültür

2022464 sf.

çev. Saraçoğlu, Emrah

Pandora

Bâtınilik ya da okült hakkındaki algılarımız kendimize dair nasıl düşündüğümüzle ayrılmaz biçimde iç içedir Neredeyse hiçbir zaman bu olgunun bilincinde olmasak da entelektüeller ya da akademisyenler olarak kimliğimizin bizatihi kendisi o kimliğin ters ayna imgesinin zımni reddine dayanır İşte bu yüzdendir ki Batı bâtıniliği sahası bir bütün olarak akademik araştırma için potansiyel anlamda patlayıcı içerimler taşımaktadır Ona ilişkin miras aldığımız varsayımların tarihsel kaydın ön yargısız soruşturulmasından ziyade ideolojik inşaların ve basmakalıp yargıların yansıması oldukları için yetersiz kaldıkları ortaya çıkarsa o zaman bizatihi kendi kimliğimizin temellerini yeniden düşünmek zorunda kalacağımız kesindir Bâtıni ya da okült ötekiliğe ilişkin muhayyel inşalarımız aynı zamanda bizatihi kendiliğimizin inşasıdır ve bu yüzden de onların farklı olduğu ortaya çıkarsa eldeki soru bunun bizim için ne ima ettiğidir Akademisyenler bâtıni okült ya da büyülü inançlara küçümseyerek bakmaya meyyaldir ancak genelde bu terimlerle anlatılan dinî ve felsefi gelenekler ya da bunların entelektüel tarih için önemi konusunda cahildirler Wouter J Hanegraaff entelektüellerin İncil dini ve Antik Yunan aklının temellerine meydan okumuş Geç Antik Dönem den kalma bir dizi pagan fikirle Rönesans tan beri nasıl hesaplaşmaya çalıştıklarının göz ardı edilmiş hikâyesini anlatıyor Protestan ve Aydınlanma polemikleri temelinde akademiden sürgün edilmiş bu gelenekler öteki olarak algılanır hâle gelmiş akademisyenler de günümüze değin kimliklerini bu öteki üzerinden tanımlamışlardır Hanegraaff Bâtınilik ve Akademi deki irdelemesini birincil ve ikincil kaynaklar üzerine titiz bir çalışmayla temellendirerek okuru 15 yüzyıldan günümüze uzanan heyecan verici bir entelektüel yolculuğa çıkarıyor ve dışlanmanın bu unutulmuş tarihinin din felsefe ve bilimin müesses klasik anlatılarına dair ne gibi içerimler taşıdığını sorguluyor

D&R
369,12

VakıfBank Kültür Yayınları

20221. baskı464 sf.
15,.5 x 242. HamurTürkçe
D&R

Bâtınilik ya da okült hakkındaki algılarımız kendimize dair nasıl düşündüğümüzle ayrılmaz biçimde iç içedir Neredeyse hiçbir zaman bu olgunun bilincinde olmasak da entelektüeller ya da akademisyenler olarak kimliğimizin bizatihi kendisi o kimliğin ters ayna imgesinin zımni reddine dayanır İşte bu yüzdendir ki Batı bâtıniliği sahası bir bütün olarak akademik araştırma için potansiyel anlamda patlayıcı içerimler taşımaktadır Ona ilişkin miras aldığımız varsayımların tarihsel kaydın ön yargısız soruşturulmasından ziyade ideolojik inşaların ve basmakalıp yargıların yansıması oldukları için yetersiz kaldıkları ortaya çıkarsa o zaman bizatihi kendi kimliğimizin temellerini yeniden düşünmek zorunda kalacağımız kesindir Bâtıni ya da okült ötekiliğe ilişkin muhayyel inşalarımız aynı zamanda bizatihi kendiliğimizin inşasıdır ve bu yüzden de onların farklı olduğu ortaya çıkarsa eldeki soru bunun bizim için ne ima ettiğidir Akademisyenler bâtıni okült ya da büyülü inançlara küçümseyerek bakmaya meyyaldir ancak genelde bu terimlerle anlatılan dinî ve felsefi gelenekler ya da bunların entelektüel tarih için önemi konusunda cahildirler Wouter J Hanegraaff entelektüellerin İncil dini ve Antik Yunan aklının temellerine meydan okumuş Geç Antik Dönem den kalma bir dizi pagan fikirle Rönesans tan beri nasıl hesaplaşmaya çalıştıklarının göz ardı edilmiş hikâyesini anlatıyor Protestan ve Aydınlanma polemikleri temelinde akademiden sürgün edilmiş bu gelenekler öteki olarak algılanır hâle gelmiş akademisyenler de günümüze değin kimliklerini bu öteki üzerinden tanımlamışlardır Hanegraaff Bâtınilik ve Akademi deki irdelemesini birincil ve ikincil kaynaklar üzerine titiz bir çalışmayla temellendirerek okuru 15 yüzyıldan günümüze uzanan heyecan verici bir entelektüel yolculuğa çıkarıyor ve dışlanmanın bu unutulmuş tarihinin din felsefe ve bilimin müesses klasik anlatılarına dair ne gibi içerimler taşıdığını sorguluyor Tanıtım Bülteninden

Benli Kitap
384,00

Vakıfbank Kültür Yayınları

2022-12-082. baskı464 sf.
Karton155-240-Kitap KağıdıTürkçe

çev. Emrah Saraçoğlu

Benli Kitap

Bâtınilik ya da okült hakkındaki algılarımız kendimize dair nasıl düşündüğümüzle ayrılmaz biçimde iç içedir Neredeyse hiçbir zaman bu olgunun bilincinde olmasak da entelektüeller ya da akademisyenler olarak kimliğimizin bizatihi kendisi o kimliğin ters ayna imgesinin zımni reddine dayanır İşte bu yüzdendir ki Batı bâtıniliği sahası bir bütün olarak akademik araştırma için potansiyel anlamda patlayıcı içerimler taşımaktadır Ona ilişkin miras aldığımız varsayımların tarihsel kaydın ön yargısız soruşturulmasından ziyade ideolojik inşaların ve basmakalıp yargıların yansıması oldukları için yetersiz kaldıkları ortaya çıkarsa o zaman bizatihi kendi kimliğimizin temellerini yeniden düşünmek zorunda kalacağımız kesindir Bâtıni ya da okült ötekiliğe ilişkin muhayyel inşalarımız aynı zamanda bizatihi kendiliğimizin inşasıdır ve bu yüzden de onların farklı olduğu ortaya çıkarsa eldeki soru bunun bizim için ne ima ettiğidir Akademisyenler bâtıni okült ya da büyülü inançlara küçümseyerek bakmaya meyyaldir ancak genelde bu terimlerle anlatılan dinî ve felsefi gelenekler ya da bunların entelektüel tarih için önemi konusunda cahildirler Wouter J Hanegraaff entelektüellerin İncil dini ve Antik Yunan aklının temellerine meydan okumuş Geç Antik Dönem den kalma bir dizi pagan fikirle Rönesans tan beri nasıl hesaplaşmaya çalıştıklarının göz ardı edilmiş hikâyesini anlatıyor Protestan ve Aydınlanma polemikleri temelinde akademiden sürgün edilmiş bu gelenekler öteki olarak algılanır hâle gelmiş akademisyenler de günümüze değin kimliklerini bu öteki üzerinden tanımlamışlardır Hanegraaff Bâtınilik ve Akademi deki irdelemesini birincil ve ikincil kaynaklar üzerine titiz bir çalışmayla temellendirerek okuru 15 yüzyıldan günümüze uzanan heyecan verici bir entelektüel yolculuğa çıkarıyor ve dışlanmanın bu unutulmuş tarihinin din felsefe ve bilimin müesses klasik anlatılarına dair ne gibi içerimler taşıdığını sorguluyor

Pelikan Kitabevi
384,00

VakıfBank Kültür Yayınları

464 sf.
16x24
Pelikan Kitabevi

Arka kapak yazısı Bâtınilik ya da okült hakkındaki algılarımız kendimize dair nasıl düşündüğümüzle ayrılmaz biçimde iç içedir Neredeyse hiçbir zaman bu olgunun bilincinde olmasak da entelektüeller ya da akademisyenler olarak kimliğimizin bizatihi kendisi o kimliğin ters ayna imgesinin zımni reddine dayanır İşte bu yüzdendir ki Batı bâtıniliği sahası bir bütün olarak akademik araştırma için potansiyel anlamda patlayıcı içerimler taşımaktadır Ona ilişkin miras aldığımız varsayımların tarihsel kaydın ön yargısız soruşturulmasından ziyade ideolojik inşaların ve basmakalıp yargıların yansıması oldukları için yetersiz kaldıkları ortaya çıkarsa o zaman bizatihi kendi kimliğimizin temellerini yeniden düşünmek zorunda kalacağımız kesindir Bâtıni ya da okült ötekiliğe ilişkin muhayyel inşalarımız aynı zamanda bizatihi kendiliğimizin inşasıdır ve bu yüzden de onların farklı olduğu ortaya çıkarsa eldeki soru bunun bizim için ne ima ettiğidir Akademisyenler bâtıni okült ya da büyülü inançlara küçümseyerek bakmaya meyyaldir ancak genelde bu terimlerle anlatılan dinî ve felsefi gelenekler ya da bunların entelektüel tarih için önemi konusunda cahildirler Wouter J Hanegraaff entelektüellerin İncil dini ve Antik Yunan aklının temellerine meydan okumuş Geç Antik Dönem den kalma bir dizi pagan fikirle Rönesans tan beri nasıl hesaplaşmaya çalıştıklarının göz ardı edilmiş hikâyesini anlatıyor Protestan ve Aydınlanma polemikleri temelinde akademiden sürgün edilmiş bu gelenekler öteki olarak algılanır hâle gelmiş akademisyenler de günümüze değin kimliklerini bu öteki üzerinden tanımlamışlardır Hanegraaff Bâtınilik ve Akademi deki irdelemesini birincil ve ikincil kaynaklar üzerine titiz bir çalışmayla temellendirerek okuru 15 yüzyıldan günümüze uzanan heyecan verici bir entelektüel yolculuğa çıkarıyor ve dışlanmanın bu unutulmuş tarihinin din felsefe ve bilimin müesses klasik anlatılarına dair ne gibi içerimler taşıdığını sorguluyor

Nobel Kitap
408,00

Vakıfbank Kültür Yayınları

2022464 sf.
Ciltsiz15.5x24 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Bâtınilik ya da okült hakkındaki algılarımız kendimize dair nasıl düşündüğümüzle ayrılmaz biçimde iç içedir Neredeyse hiçbir zaman bu olgunun bilincinde olmasak da entelektüeller ya da akademisyenler olarak kimliğimizin bizatihi kendisi o kimliğin ters ayna imgesinin zımni reddine dayanır İşte bu yüzdendir ki Batı bâtıniliği sahası bir bütün olarak akademik araştırma için potansiyel anlamda patlayıcı içerimler taşımaktadır Ona ilişkin miras aldığımız varsayımların tarihsel kaydın ön yargısız soruşturulmasından ziyade ideolojik inşaların ve basmakalıp yargıların yansıması oldukları için yetersiz kaldıkları ortaya çıkarsa o zaman bizatihi kendi kimliğimizin temellerini yeniden düşünmek zorunda kalacağımız kesindir Bâtıni ya da okült ötekiliğe ilişkin muhayyel inşalarımız aynı zamanda bizatihi kendiliğimizin inşasıdır ve bu yüzden de onların farklı olduğu ortaya çıkarsa eldeki soru bunun bizim için ne ima ettiğidir Akademisyenler bâtıni okült ya da büyülü inançlara küçümseyerek bakmaya meyyaldir ancak genelde bu terimlerle anlatılan dinî ve felsefi gelenekler ya da bunların entelektüel tarih için önemi konusunda cahildirler Wouter J Hanegraaff entelektüellerin İncil dini ve Antik Yunan aklının temellerine meydan okumuş Geç Antik Dönem den kalma bir dizi pagan fikirle Rönesans tan beri nasıl hesaplaşmaya çalıştıklarının göz ardı edilmiş hikâyesini anlatıyor Protestan ve Aydınlanma polemikleri temelinde akademiden sürgün edilmiş bu gelenekler öteki olarak algılanır hâle gelmiş akademisyenler de günümüze değin kimliklerini bu öteki üzerinden tanımlamışlardır Hanegraaff Bâtınilik ve Akademi deki irdelemesini birincil ve ikincil kaynaklar üzerine titiz bir çalışmayla temellendirerek okuru 15 yüzyıldan günümüze uzanan heyecan verici bir entelektüel yolculuğa çıkarıyor ve dışlanmanın bu unutulmuş tarihinin din felsefe ve bilimin müesses klasik anlatılarına dair ne gibi içerimler taşıdığını sorguluyor