Bedel — Hamdi Ülker

Bedel
Hamdi ÜlkerRavza Yayınları
Bedel
Hamdi ÜlkerTren az sonra hareket etmiş ve adeta öfkeli bir boğa gibi gecenin karanlığını bölercesine ilerlemeye başBAıştı Hızlandıkça çam ağaçları da bir bir geride kalı Hardı Kar öylesine fazlaydı ki adeta dere tepe yokmuşçasına her taraf yumurta gibi dümdüz görünüyordu Sadece çam ağaçları bütün heybetleri ile adeta yıllar önce vatanları uğruna bu amansız soğuğa direnen askerleri andırırcasına gökyüzüne doğru uzayıp gidiyorlardı Gecenin karanlığında Sarıkamış tan Kars a doğru ilerlerken kompartımandaki yalnızlık hüzünle karışmış ve dedesinin acı hatıraları gözünün önünden bir bir geçmeye başlamıştı Ufuktaki mor bulutlar onun için umudu temsil etse de belki de Sarıkamış için ölümü çaresizliği kanı temsil ediyordu Zor yıllarmış o vıllarüdedi kısık ve hüzünlü sesi ile

Ravza Yayınları
Tren az sonra hareket etmiş ve adeta öfkeli bir boğa gibi gecenin karanlığını bölercesine ilerlemeye başBAıştı Hızlandıkça çam ağaçları da bir bir geride kalı Hardı Kar öylesine fazlaydı ki adeta dere tepe yokmuşçasına her taraf yumurta gibi dümdüz görünüyordu Sadece çam ağaçları bütün heybetleri ile adeta yıllar önce vatanları uğruna bu amansız soğuğa direnen askerleri andırırcasına gökyüzüne doğru uzayıp gidiyorlardı Gecenin karanlığında Sarıkamış tan Kars a doğru ilerlerken kompartımandaki yalnızlık hüzünle karışmış ve dedesinin acı hatıraları gözünün önünden bir bir geçmeye başlamıştı Ufuktaki mor bulutlar onun için umudu temsil etse de belki de Sarıkamış için ölümü çaresizliği kanı temsil ediyordu Zor yıllarmış o vıllarüdedi kısık ve hüzünlü sesi ile

Ravza Yayınları
Tren az sonra hareket etmiş ve adeta öfkeli bir boğa gibi gecenin karanlığını bölercesine ilerlemeye başlamıştı Hızlandıkça çam ağaçları da bir bir geride kalıyorlardı Kar öylesine fazlasıydı ki adeta dere tepe yokmuşçasına her taraf yumurta gibi dümdüz görünüyordu Sadece çam ağaçları bütün heybetleri ile adeta yıllar önce vatanları uğruna bu amansız soğuğa direnen askerleri andırırcasına gökyüzüne doğru uzanıp gidiyorlardı Gecenin karanlığında Sarıkamış tan Kars a doğru ilerlerken kompartımandaki yalnızlık hüzünle karışmış ve dedesinin acı hatıraları gözünün önünden bir bir geçmeye başlamıştı Ufuktaki mor bulutlar onun için umudu temsil etse de belki de Sarıkamış için ölümü çaresizliği kanı temsil ediyordu Zor yıllarmış o yıllar dedi kısık ve hzüünlü sesi ile

RAVZA YAYINLARI

Ravza Yayınları
Tren az sonra hareket etmiş ve adeta öfkeli bir boğa gibi gecenin karanlığını bölercesine ilerlemeye başlamıştı Hızlandıkça çam ağaçları da bir bir geride kalıyorlardı Kar öylesine fazlasıydı ki adeta dere tepe yokmuşçasına her taraf yumurta gibi dümdüz görünüyordu Sadece çam ağaçları bütün heybetleri ile adeta yıllar önce vatanları uğruna bu amansız soğuğa direnen askerleri andırırcasına gökyüzüne doğru uzanıp gidiyorlardı Gecenin karanlığında Sarıkamış tan Kars a doğru ilerlerken kompartımandaki yalnızlık hüzünle karışmış ve dedesinin acı hatıraları gözünün önünden bir bir geçmeye başlamıştı Ufuktaki mor bulutlar onun için umudu temsil etse de belki de Sarıkamış için ölümü çaresizliği kanı temsil ediyordu Zor yıllarmış o yıllar dedi kısık ve hzüünlü sesi ile