MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Bediüzzaman ve Usul ül ilim Bahaeddin Sağlam 20 İndirim — Bahaeddin Sağlam

Bediüzzaman ve Usul ül ilim Bahaeddin Sağlam 20 İndirim
396,00
Diğer İnanç Kitapları

Bediüzzaman ve Usul ül ilim Bahaeddin Sağlam 20 İndirim

Bahaeddin Sağlam

Gülnar Yayınları

Haziran 2023456 sf.
16.00x24.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap AlEn ucuz

Bediüzzaman ve Usul ül ilim Bahaeddin Sağlam 20 İndirim

Bahaeddin Sağlam

Bahaeddin Sağlam tarafından kaleme alınan Bediüzzaman ve Usul ül ilim Gülnar Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Bediüzzaman ve Usul ül ilim Bahaeddin Sağlam Kitap Özeti Bir metinde gerçek mana budur demenin bir belgesi bir test edicisi olması gerekir O belgeyi ve o test edici noktayı bize gösteren dinin ana konularının dengesinden ortaya çıkan soyut güzelliktir Bir metin için bu mecazdır diyebilmek için o mecazî mananın belagat ilminin şartları çerçevesi içinde olması gerekir Bu iki prensip esas alınmazsa ve bunun sonucu olarak mecaz olan metinleri gerçek mana olarak dayatmak ve hakikat olan bilgileri mecaz diye görmek ve göstermek cehaletin hükümferma olmasına güç verir Orta yolu gösterecek ifrat ve tefriti önleyecek sadece şu dört mihenktir 1 Dinin temel konularının mantalitesi 2 Belagat ilmi 3 Mantık ilmi 4 Hikmettir fen ilimleridir Bediüzzaman Muhakemat ın 5 Mukaddimesinde bu bilgileri bize verdikten sonra aynı kitabın Birinci Makalesinin Sekizinci Meselesinde ise Mecaz için farklı karineler olabilir mesela bir metnin mecaz olduğuna dair metnin akıl yönünden muhal olması karine olabileceği gibi metin dışından başka maddi bir delil veya sıradan bir delil veya metnin bağlamı o metnin mecaz olduğuna karine olabilir Ayrıca Kur an ın başka ayetlerinde geçen bazı hakikatler de diğer ayetlerin mecaz olması için karine olabilir diye söylüyor Ve bazen de bazı ayet ve hadislerin mecaz olduğu kabul edildiği halde tercümede maksut mana esas alınmaz da meal esas alınır Dolayısıyla mecaz olan o ayet ve hadislerin mucizevî güzelliği ve belagati yine kaybolur diye dinî neşriyatın yazar ve yayıncılarını uyarıyor İkincisi İslam âleminde bugünkü bilimlere uygun olarak varlık ve hayat algısı oluşmuyor Çünkü Müslüman âlimler her bir bilim dalından sadece bir parça biliyorlar Bilimsel bir fotoğraf ortaya çıkmıyor Dolayısıyla sağlıklı bir varlık ve hayat algısı oluşmuyor Bediüzzaman bu içinden çıkılmaz sorunu Muhakemat kitabında şöyle tasvir etmiştir Nasıl ki başka âlemden bu küreye gelen tasvirci bir nakkaş farz olunsa Hâlbuki ne insanı ve ne insanın gayrisinin insandan başka canlıların tam suretini fotoğrafını görmemiş belki her birisinden bazı azasını görmekle insanın tasviri veyahut gördüğü eşyanın umumundan bir sureti tasvir etmek isterse meselâ insandan gördüğü bir el bir ayak bir göz bir kulak yarı yüz ve burun ve amame sarık gibi şeylerin terkibiyle bir insanın timsali yahut nazarına tesadüf eden atın kuyruğu devenin boynunu insanın yüzünü aslanın başı bir hayvanın sureti yapsa nasıl ki imtizaçsızlıkla kabil i hayat olmadığı için şerait ı hayat hayat şartları böyle ucubelere müsait değildir diyecekler ve nakkaşı ittiham edecekler Şimdi bu kaide fenlerde bilim dallarında aynen cereyan eder geçerlidir Çaresi odur ki Bir fenni esas tutup sair malûmatını avzen ve zenav havuz veya havuza akan arklar gibi yapmaktır Yani eğer kişi bir ilmi esas alırsa esas aldığı ilmi havuz gibi yapmalı diğer ilimleri de o havuza akan arklar gibi etmelidir Ve eğer kişi malumatını esas alırsa o malumat ve bilgileri her birisi hakikatin bir kanalı olan muhtelif ilimlerden beslenmeli Üçüncüsü İslam âlemi Orta Çağın kültürel birikimini dinî birikim sanıyor din ve varlık hakkında çağımıza uygun olarak bilim birikimini ve epistemolojisini oluşturamıyor İşte Bediüzzaman bu sorun için de şöyle bir çözüm öneriyor Geçmiş çağların derelerinde egemen olan garaz düşmanlık ve üstün gelme arzusunu doğuran faktör duygusallık arzular ve güç idi O zamanın Yayınevi Gülnar Yayınları Yazar Bahaeddin Sağlam Sayfa 456 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Haziran 2023 Barkod 9786256874190 Kategori Diğer İnanç Kitapları

Kitap Ambarı
396,00

Gülnar Yayınları

2023456 sf.
İnce Kapak16 x 24
Kitap Ambarı

Bir metinde gerçek mana budur demenin bir belgesi bir test edicisi olması gerekir O belgeyi ve o test edici noktayı bize gösteren dinin ana konularının dengesinden ortaya çıkan soyut güzelliktir Bir metin için bu mecazdır diyebilmek için o mecazî mananın belagat ilminin şartları çerçevesi içinde olması gerekir Bu iki prensip esas alınmazsa ve bunun sonucu olarak mecaz olan metinleri gerçek mana olarak dayatmak ve hakikat olan bilgileri mecaz diye görmek ve göstermek cehaletin hükümferma olmasına güç verir Orta yolu gösterecek ifrat ve tefriti önleyecek sadece şu dört mihenktir 1 Dinin temel konularının mantalitesi 2 Belagat ilmi 3 Mantık ilmi 4 Hikmettir fen ilimleridir Bediüzzaman Muhakemat ın 5 Mukaddimesinde bu bilgileri bize verdikten sonra aynı kitabın Birinci Makalesinin Sekizinci Meselesinde ise Mecaz için farklı karineler olabilir mesela bir metnin mecaz olduğuna dair metnin akıl yönünden muhal olması karine olabileceği gibi metin dışından başka maddi bir delil veya sıradan bir delil veya metnin bağlamı o metnin mecaz olduğuna karine olabilir Ayrıca Kur an ın başka ayetlerinde geçen bazı hakikatler de diğer ayetlerin mecaz olması için karine olabilir diye söylüyor Ve bazen de bazı ayet ve hadislerin mecaz olduğu kabul edildiği halde tercümede maksut mana esas alınmaz da meal esas alınır Dolayısıyla mecaz olan o ayet ve hadislerin mucizevî güzelliği ve belagati yine kaybolur diye dinî neşriyatın yazar ve yayıncılarını uyarıyor İkincisi İslam âleminde bugünkü bilimlere uygun olarak varlık ve hayat algısı oluşmuyor Çünkü Müslüman âlimler her bir bilim dalından sadece bir parça biliyorlar Bilimsel bir fotoğraf ortaya çıkmıyor Dolayısıyla sağlıklı bir varlık ve hayat algısı oluşmuyor Bediüzzaman bu içinden çıkılmaz sorunu Muhakemat kitabında şöyle tasvir etmiştir Nasıl ki başka âlemden bu küreye gelen tasvirci bir nakkaş farz olunsa Hâlbuki ne insanı ve ne insanın gayrisinin insandan başka canlıların tam suretini fotoğrafını görmemiş belki her birisinden bazı azasını görmekle insanın tasviri veyahut gördüğü eşyanın umumundan bir sureti tasvir etmek isterse meselâ insandan gördüğü bir el bir ayak bir göz bir kulak yarı yüz ve burun ve amame sarık gibi şeylerin terkibiyle bir insanın timsali yahut nazarına tesadüf eden atın kuyruğu devenin boynunu insanın yüzünü aslanın başı bir hayvanın sureti yapsa nasıl ki imtizaçsızlıkla kabil i hayat olmadığı için şerait ı hayat hayat şartları böyle ucubelere müsait değildir diyecekler ve nakkaşı ittiham edecekler Şimdi bu kaide fenlerde bilim dallarında aynen cereyan eder geçerlidir Çaresi odur ki Bir fenni esas tutup sair malûmatını avzen ve zenav havuz veya havuza akan arklar gibi yapmaktır Yani eğer kişi bir ilmi esas alırsa esas aldığı ilmi havuz gibi yapmalı diğer ilimleri de o havuza akan arklar gibi etmelidir Ve eğer kişi malumatını esas alırsa o malumat ve bilgileri her birisi hakikatin bir kanalı olan muhtelif ilimlerden beslenmeli Üçüncüsü İslam âlemi Orta Çağın kültürel birikimini dinî birikim sanıyor din ve varlık hakkında çağımıza uygun olarak bilim birikimini ve epistemolojisini oluşturamıyor İşte Bediüzzaman bu sorun için de şöyle bir çözüm öneriyor Geçmiş çağların derelerinde egemen olan garaz düşmanlık ve üstün gelme arzusunu doğuran faktör duygusallık arzular ve güç idi O zamanın insanlarını irşad için şiirsel ve duygusal hitabeler yeterli idi Çünkü duyguları okşamak insanların eğilimlerini etkilemek için vaiz ve hatip tarafından iddia edilen konuyu süslü ve parlak olarak göstermek Veya gündemdeki o konuyu korkunç göstermek veya parlak tasvirlerle hayale hoş göstermek güçlü ve açık delilin yerini tutar idi Fakat bu çağımızda burhandan akıl ve fenlerden başkası insanları tatmin eden bir şey bulunmuyor Tanıtım Bülteninden