MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Ben Bermal — Deniz Faruk Zeren

Ben Bermal
61,20
RomanROMAN ÖYKÜRoman Çağdaş Türk Edebiyatı

Ben Bermal

Deniz Faruk Zeren

Dipnot Yayınları

2023132 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Ben Bermal

Deniz Faruk Zeren

Şimdi gidip gömecektik onları ve bir daha göremeyecektik duyamayacaktık belki unutulup gideceklerdi bir zaman sonra Hiç yaşamamışlar gibi Ölüm de vardı olmasaydı hiç olmasaydı dövüşseydik ama kimse ölmeseydi herkes görebilseydi istediği günleri olmazdı Olmazdı Madem öyle kalkıp cenazelerimizi götüreceğiz toprağa vereceğiz Deniz Faruk Zeren in bu öyküsü kırılmış hayallerimizin yamacına çağırıyor bizi Saman balyalarının çürük elma ve marul yapraklarının arasında oturup kurduğumuz hayallerin yanına Kendimizi bir an savrulan bir sonbahar yaprağı gibi duyuyoruz güzel bir avluya düşmeyi umut ediyoruz Hemen yandaki evin enikli tahta kapısını ittirip içeri giriyoruz Avlunun ortasındaki büyük kolları ta dama uzanmış geniş yeşil taze yaprakları toplanmayı bekleyen güzel asmanın altında oturup çay içiyoruz sonra Aşağıda sessiz kayaların arasından azalıp çoğalarak akan bir dere var Ovanın derin bir kavisle incelip büküldüğü içeri dönüp yükselerek uzadığı küçüklü büyüklü tümseklerin tepelerin yamaçların gözlere tuzaklar kurup onları yanılttığı derin bir yerlerinde toprak kıpırdıyor

Şehadet Kitap
129,20

Dipnot Yayınları

2023132 sf.
Şehadet Kitap

Şimdi gidip gömecektik onları ve bir daha göremeyecektik duyamayacaktık belki unutulup gideceklerdi bir zaman sonra Hiç yaşamamışlar gibi Ölüm de vardı olmasaydı hiç olmasaydı dövüşseydik ama kimse ölmeseydi herkes görebilseydi istediği günleri olmazdı Olmazdı Madem öyle kalkıp cenazelerimizi götüreceğiz toprağa vereceğiz Deniz Faruk Zeren bu romanında kırılmış hayallerimizin yamacına çağırıyor bizi Saman balyalarının çürük elma ve marul yapraklarının arasında oturup kurduğumuz hayallerin yanına Kendimizi bir an savrulan bir sonbahar yaprağı gibi duyuyoruz güzel bir avluya düşmeyi umut ediyoruz Hemen yandaki evin enikli tahta kapısını ittirip içeri giriyoruz Avlunun ortasındaki büyük kolları ta dama uzanmış geniş yeşil taze yaprakları toplanmayı bekleyen güzel asmanın altında oturup çay içiyoruz sonra Aşağıda sessiz kayaların arasından azalıp çoğalarak akan bir dere var Ovanın derin bir kavisle incelip büküldüğü içeri dönüp yükselerek uzadığı küçüklü büyüklü tümseklerin tepelerin yamaçların gözlere tuzaklar kurup onları yanılttığı derin bir yerlerinde toprak kıpırdıyor

Kitap Ambarı
138,70

Dipnot

2023132 sf.
İnce Kapak13 x 19,5
Kitap Ambarı

Şimdi gidip gömecektik onları ve bir daha göremeyecektik duyamayacaktık belki unutulup gideceklerdi bir zaman sonra Hiç yaşamamışlar gibi Ölüm de vardı olmasaydı hiç olmasaydı dövüşseydik ama kimse ölmeseydi herkes görebilseydi istediği günleri olmazdı Olmazdı Madem öyle kalkıp cenazelerimizi götüreceğiz toprağa vereceğiz Deniz Faruk Zeren in bu öyküsü kırılmış hayallerimizin yamacına çağırıyor bizi Saman balyalarının çürük elma ve marul yapraklarının arasında oturup kurduğumuz hayallerin yanına Kendimizi bir an savrulan bir sonbahar yaprağı gibi duyuyoruz güzel bir avluya düşmeyi umut ediyoruz Hemen yandaki evin enikli tahta kapısını ittirip içeri giriyoruz Avlunun ortasındaki büyük kolları ta dama uzanmış geniş yeşil taze yaprakları toplanmayı bekleyen güzel asmanın altında oturup çay içiyoruz sonra Aşağıda sessiz kayaların arasından azalıp çoğalarak akan bir dere var Ovanın derin bir kavisle incelip büküldüğü içeri dönüp yükselerek uzadığı küçüklü büyüklü tümseklerin tepelerin yamaçların gözlere tuzaklar kurup onları yanılttığı derin bir yerlerinde toprak kıpırdıyor Tanıtım Bülteninden

Yaykoop
142,50

Dipnot Yayınları

20231. baskı132 sf.
Karton Kapak13,5 cm x 19,5 cmKitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Şimdi gidip gömecektik onları ve bir daha göremeyecektik duyamayacaktık belki unutulup gideceklerdi bir zaman sonra Hiç yaşamamışlar gibi Ölüm de vardı olmasaydı hiç olmasaydı dövüşseydik ama kimse ölmeseydi herkes görebilseydi istediği günleri olmazdı Olmazdı Madem öyle kalkıp cenazelerimizi götüreceğiz toprağa vereceğiz Deniz Faruk Zeren bu romanında kırılmış hayallerimizin yamacına çağırıyor bizi Saman balyalarının çürük elma ve marul yapraklarının arasında oturup kurduğumuz hayallerin yanına Kendimizi bir an savrulan bir sonbahar yaprağı gibi duyuyoruz güzel bir avluya düşmeyi umut ediyoruz Hemen yandaki evin enikli tahta kapısını ittirip içeri giriyoruz Avlunun ortasındaki büyük kolları ta dama uzanmış geniş yeşil taze yaprakları toplanmayı bekleyen güzel asmanın altında oturup çay içiyoruz sonra Aşağıda sessiz kayaların arasından azalıp çoğalarak akan bir dere var Ovanın derin bir kavisle incelip büküldüğü içeri dönüp yükselerek uzadığı küçüklü büyüklü tümseklerin tepelerin yamaçların gözlere tuzaklar kurup onları yanılttığı derin bir yerlerinde toprak kıpırdıyor

İdefix
143,64
20231. baskı132 sf.
Ciltsiz2. HamurTürkçe
İdefix

Şimdi gidip gömecektik onları ve bir daha göremeyecektik duyamayacaktık belki unutulup gideceklerdi bir zaman sonra Hiç yaşamamışlar gibi Ölüm de vardı olmasaydı hiç olmasaydı dövüşseydik ama kimse ölmeseydi herkes görebilseydi istediği günleri olmazdı Olmazdı Madem öyle kalkıp cenazelerimizi götüreceğiz toprağa vereceğiz

Ekin Kitap
146,30

Dipnot Yayınları

2023132 sf.
Ekin Kitap

Şimdi gidip gömecektik onları ve bir daha göremeyecektik duyamayacaktık belki unutulup gideceklerdi bir zaman sonra Hiç yaşamamışlar gibi Ölüm de vardı olmasaydı hiç olmasaydı dövüşseydik ama kimse ölmeseydi herkes görebilseydi istediği günleri olmazdı Olmazdı Madem öyle kalkıp cenazelerimizi götüreceğiz toprağa vereceğiz Deniz Faruk Zeren in bu öyküsü kırılmış hayallerimizin yamacına çağırıyor bizi Saman balyalarının çürük elma ve marul yapraklarının arasında oturup kurduğumuz hayallerin yanına Kendimizi bir an savrulan bir sonbahar yaprağı gibi duyuyoruz güzel bir avluya düşmeyi umut ediyoruz Hemen yandaki evin enikli tahta kapısını ittirip içeri giriyoruz Avlunun ortasındaki büyük kolları ta dama uzanmış geniş yeşil taze yaprakları toplanmayı bekleyen güzel asmanın altında oturup çay içiyoruz sonra Aşağıda sessiz kayaların arasından azalıp çoğalarak akan bir dere var Ovanın derin bir kavisle incelip büküldüğü içeri dönüp yükselerek uzadığı küçüklü büyüklü tümseklerin tepelerin yamaçların gözlere tuzaklar kurup onları yanılttığı derin bir yerlerinde toprak kıpırdıyor

Pandora
148,20

Dipnot

2023132 sf.
Pandora

Şimdi gidip gömecektik onları ve bir daha göremeyecektik duyamayacaktık belki unutulup gideceklerdi bir zaman sonra Hiç yaşamamışlar gibi Ölüm de vardı olmasaydı hiç olmasaydı dövüşseydik ama kimse ölmeseydi herkes görebilseydi istediği günleri olmazdı Olmazdı Madem öyle kalkıp cenazelerimizi götüreceğiz toprağa vereceğiz Deniz Faruk Zeren in bu öyküsü kırılmış hayallerimizin yamacına çağırıyor bizi Saman balyalarının çürük elma ve marul yapraklarının arasında oturup kurduğumuz hayallerin yanına Kendimizi bir an savrulan bir sonbahar yaprağı gibi duyuyoruz güzel bir avluya düşmeyi umut ediyoruz Hemen yandaki evin enikli tahta kapısını ittirip içeri giriyoruz Avlunun ortasındaki büyük kolları ta dama uzanmış geniş yeşil taze yaprakları toplanmayı bekleyen güzel asmanın altında oturup çay içiyoruz sonra Aşağıda sessiz kayaların arasından azalıp çoğalarak akan bir dere var Ovanın derin bir kavisle incelip büküldüğü içeri dönüp yükselerek uzadığı küçüklü büyüklü tümseklerin tepelerin yamaçların gözlere tuzaklar kurup onları yanılttığı derin bir yerlerinde toprak kıpırdıyor

Kitap Sepeti
157,70

Dipnot Yayınları

2023132 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Şimdi gidip gömecektik onları ve bir daha göremeyecektik duyamayacaktık belki unutulup gideceklerdi bir zaman sonra Hiç yaşamamışlar gibi Ölüm de vardı olmasaydı hiç olmasaydı dövüşseydik ama kimse ölmeseydi herkes görebilseydi istediği günleri olmazdı Olmazdı Madem öyle kalkıp cenazelerimizi götüreceğiz toprağa vereceğiz Deniz Faruk Zeren in bu öyküsü kırılmış hayallerimizin yamacına çağırıyor bizi Saman balyalarının çürük elma ve marul yapraklarının arasında oturup kurduğumuz hayallerin yanına Kendimizi bir an savrulan bir sonbahar yaprağı gibi duyuyoruz güzel bir avluya düşmeyi umut ediyoruz Hemen yandaki evin enikli tahta kapısını ittirip içeri giriyoruz Avlunun ortasındaki büyük kolları ta dama uzanmış geniş yeşil taze yaprakları toplanmayı bekleyen güzel asmanın altında oturup çay içiyoruz sonra Aşağıda sessiz kayaların arasından azalıp çoğalarak akan bir dere var Ovanın derin bir kavisle incelip büküldüğü içeri dönüp yükselerek uzadığı küçüklü büyüklü tümseklerin tepelerin yamaçların gözlere tuzaklar kurup onları yanılttığı derin bir yerlerinde toprak kıpırdıyor

Nobel Kitap
176,70

Dipnot Yayınları

2023132 sf.
Ciltsiz13x19.5 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Şimdi gidip gömecektik onları ve bir daha göremeyecektik duyamayacaktık belki unutulup gideceklerdi bir zaman sonra Hiç yaşamamışlar gibi Ölüm de vardı olmasaydı hiç olmasaydı dövüşseydik ama kimse ölmeseydi herkes görebilseydi istediği günleri olmazdı Olmazdı Madem öyle kalkıp cenazelerimizi götüreceğiz toprağa vereceğiz Deniz Faruk Zeren in bu öyküsü kırılmış hayallerimizin yamacına çağırıyor bizi Saman balyalarının çürük elma ve marul yapraklarının arasında oturup kurduğumuz hayallerin yanına Kendimizi bir an savrulan bir sonbahar yaprağı gibi duyuyoruz güzel bir avluya düşmeyi umut ediyoruz Hemen yandaki evin enikli tahta kapısını ittirip içeri giriyoruz Avlunun ortasındaki büyük kolları ta dama uzanmış geniş yeşil taze yaprakları toplanmayı bekleyen güzel asmanın altında oturup çay içiyoruz sonra Aşağıda sessiz kayaların arasından azalıp çoğalarak akan bir dere var Ovanın derin bir kavisle incelip büküldüğü içeri dönüp yükselerek uzadığı küçüklü büyüklü tümseklerin tepelerin yamaçların gözlere tuzaklar kurup onları yanılttığı derin bir yerlerinde toprak kıpırdıyor

Kita Kitap
190,00

Dipnot Yayınları

Ekim 20231. baskı132 sf.
Ciltsiz13,00 x 19,50 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Şimdi gidip gömecektik onları ve bir daha göremeyecektik duyamayacaktık belki unutulup gideceklerdi bir zaman sonra Hiç yaşamamışlar gibi Ölüm de vardı olmasaydı hiç olmasaydı dövüşseydik ama kimse ölmeseydi herkes görebilseydi istediği günleri olmazdı Olmazdı Madem öyle kalkıp cenazelerimizi götüreceğiz toprağa vereceğiz Deniz Faruk Zeren in bu öyküsü kırılmış hayallerimizin yamacına çağırıyor bizi Saman balyalarının çürük elma ve marul yapraklarının arasında oturup kurduğumuz hayallerin yanına Kendimizi bir an savrulan bir sonbahar yaprağı gibi duyuyoruz güzel bir avluya düşmeyi umut ediyoruz Hemen yandaki evin enikli tahta kapısını ittirip içeri giriyoruz Avlunun ortasındaki büyük kolları ta dama uzanmış geniş yeşil taze yaprakları toplanmayı bekleyen güzel asmanın altında oturup çay içiyoruz sonra Aşağıda sessiz kayaların arasından azalıp çoğalarak akan bir dere var Ovanın derin bir kavisle incelip büküldüğü içeri dönüp yükselerek uzadığı küçüklü büyüklü tümseklerin tepelerin yamaçların gözlere tuzaklar kurup onları yanılttığı derin bir yerlerinde toprak kıpırdıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img