Ben in Yüzleri — Zeynep Şekercan Duman

Ben in Yüzleri
Zeynep Şekercan DumanKriter Yayınları
Ben in Yüzleri
Zeynep Şekercan DumanÖteki ben kavramının genel bir kabulün sonucu insandaki ruh beden ikiliğinin yanı sıra benzerlik ve karşıtlıklardan doğan ikiliklere duyulan merak ve onları açıklığa kavuşturma ihtiyacı üzerinden temellendirildiği söylenebilir İlkel toplumlardaki mitler destanlar hikâyeler ekseninde ruh inancı düşünüldüğünde öteki ben kavramının tarihsel süreç ile değişen ve gelişen toplumsal yapı içerisindeki insan sorgulanan ve keşfedilmeye çalışılan ben doğrultusunda edebî ifadesini de bulduğu anlaşılıyor Bu konunun odağında Bask yazar Anjel Lertxundi nin Otto Pette ile İhsan Oktay Anar ın Puslu Kıtalar Atlası romanları kitabın kalbine yerleştiriliyor Söz konusu eserlerdeki öteki ben lerin aslında roman kişilerinde belirgin bir şekilde var olduğu anlaşılan güç istenci ve yaşama istemi dolayısıyla ortaya çıktığı üzerinde durularak ben in kendini keşfetme yolculuğunda öteki bir ben e duyduğu ihtiyaç ve onunla geliştirdiği ilişki karşılaştırmalı olarak inceleniyor Ruhun dünyevi kabuğu insan bedeni ne kadar ulaşılabilir ölçülebilir ve sınırlı görünse de ruhun kendisinin bir o kadar sınırsız olduğu ve içerisinde sayısız gizemi barındırdığı fark ediliyor Lewis Carroll Bir adın mutlaka bir anlamı mı olmalı diye soruyor peki ya bir ben in mutlaka bir yüzü mü olmalı

Kriter Yayınları
Zeynep Şekercan Duman tarafından kaleme alınan Benin Yüzleri Kriter Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Benin Yüzleri Zeynep Şekercan Duman Kitap Özeti Öteki ben kavramının genel bir kabulün sonucu insandaki ruh beden ikiliğinin yanı sıra benzerlik ve karşıtlıklardan doğan ikiliklere duyulan merak ve onları açıklığa kavuşturma ihtiyacı üzerinden temellendirildiği söylenebilir İlkel toplumlardaki mitler destanlar hikâyeler ekseninde ruh inancı düşünüldüğünde öteki ben kavramının tarihsel süreç ile değişen ve gelişen toplumsal yapı içerisindeki insan sorgulanan ve keşfedilmeye çalışılan ben doğrultusunda edebî ifadesini de bulduğu anlaşılıyor Bu konunun odağında Bask yazar Anjel Lertxundi nin Otto Pette ile İhsan Oktay Anar ın Puslu Kıtalar Atlası romanları kitabın kalbine yerleştiriliyor Söz konusu eserlerdeki öteki ben lerin aslında roman kişilerinde belirgin bir şekilde var olduğu anlaşılan güç istenci ve yaşama istemi dolayısıyla ortaya çıktığı üzerinde durularak ben in kendini keşfetme yolculuğunda öteki bir ben e duyduğu ihtiyaç ve onunla geliştirdiği ilişki karşılaştırmalı olarak inceleniyor Ruhun dünyevi kabuğu insan bedeni ne kadar ulaşılabilir ölçülebilir ve sınırlı görünse de ruhun kendisinin bir o kadar sınırsız olduğu ve içerisinde sayısız gizemi barındırdığı fark ediliyor Lewis Carroll Bir adın mutlaka bir anlamı mı olmalı diye soruyor peki ya bir ben in mutlaka bir yüzü mü olmalı Yayınevi Kriter Yayınları Yazar Zeynep Şekercan Duman Sayfa 288 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Haziran 2022 Barkod 9786258373134 Kategori Edebiyat Kitapları Araştırma İnceleme Referans

Kriter Yayınları
Öteki ben kavramının genel bir kabulün sonucu insandaki ruh beden ikiliğinin yanı sıra benzerlik ve karşıtlıklardan doğan ikiliklere duyulan merak ve onları açıklığa kavuşturma ihtiyacı üzerinden temellendirildiği söylenebilir İlkel toplumlardaki mitler destanlar hikâyeler ekseninde ruh inancı düşünüldüğünde öteki ben kavramının tarihsel süreç ile değişen ve gelişen toplumsal yapı içerisindeki insan sorgulanan ve keşfedilmeye çalışılan ben doğrultusunda edebî ifadesini de bulduğu anlaşılıyor Bu konunun odağında Bask yazar Anjel Lertxundi nin Otto Pette ile İhsan Oktay Anar ın Puslu Kıtalar Atlası romanları kitabın kalbine yerleştiriliyor Söz konusu eserlerdeki öteki ben lerin aslında roman kişilerinde belirgin bir şekilde var olduğu anlaşılan güç istenci ve yaşama istemi dolayısıyla ortaya çıktığı üzerinde durularak ben in kendini keşfetme yolculuğunda öteki bir ben e duyduğu ihtiyaç ve onunla geliştirdiği ilişki karşılaştırmalı olarak inceleniyor Ruhun dünyevi kabuğu insan bedeni ne kadar ulaşılabilir ölçülebilir ve sınırlı görünse de ruhun kendisinin bir o kadar sınırsız olduğu ve içerisinde sayısız gizemi barındırdığı fark ediliyor Lewis Carroll Bir adın mutlaka bir anlamı mı olmalı diye soruyor peki ya bir ben in mutlaka bir yüzü mü olmalı

Kriter Yayınları
Öteki ben kavramının genel bir kabulün sonucu insandaki ruh beden ikiliğinin yanı sıra benzerlik ve karşıtlıklardan doğan ikiliklere duyulan merak ve onları açıklığa kavuşturma ihtiyacı üzerinden temellendirildiği söylenebilir İlkel toplumlardaki mitler destanlar hikâyeler ekseninde ruh inancı düşünüldüğünde öteki ben kavramının tarihsel süreç ile değişen ve gelişen toplumsal yapı içerisindeki insan sorgulanan ve keşfedilmeye çalışılan ben doğrultusunda edebî ifadesini de bulduğu anlaşılıyor Bu konunun odağında Bask yazar Anjel Lertxundi nin Otto Pette ile İhsan Oktay Anar ın Puslu Kıtalar Atlası romanları kitabın kalbine yerleştiriliyor Söz konusu eserlerdeki öteki ben lerin aslında roman kişilerinde belirgin bir şekilde var olduğu anlaşılan güç istenci ve yaşama istemi dolayısıyla ortaya çıktığı üzerinde durularak ben in kendini keşfetme yolculuğunda öteki bir ben e duyduğu ihtiyaç ve onunla geliştirdiği ilişki karşılaştırmalı olarak inceleniyor Ruhun dünyevi kabuğu insan bedeni ne kadar ulaşılabilir ölçülebilir ve sınırlı görünse de ruhun kendisinin bir o kadar sınırsız olduğu ve içerisinde sayısız gizemi barındırdığı fark ediliyor Lewis Carroll Bir adın mutlaka bir anlamı mı olmalı diye soruyor peki ya bir ben in mutlaka bir yüzü mü olmalı

KRİTER BASIM YAYIN DAĞITIM
Öteki ben kavramının genel bir kabulün sonucu insandaki ruh beden ikiliğinin yanı sıra benzerlik ve karşıtlıklardan doğan ikiliklere duyulan merak ve onları açıklığa kavuşturma ihtiyacı üzerinden temellendirildiği söylenebilir İlkel toplumlardaki mitler destanlar hikâyeler ekseninde ruh inancı düşünüldüğünde öteki ben kavramının tarihsel süreç ile değişen ve gelişen toplumsal yapı içerisindeki insan sorgulanan ve keşfedilmeye çalışılan ben doğrultusunda edebî ifadesini de bulduğu anlaşılıyor Bu konunun odağında Bask yazar Anjel Lertxundi nin Otto Pette ile İhsan Oktay Anar ın Puslu Kıtalar Atlası romanları kitabın kalbine yerleştiriliyor Söz konusu eserlerdeki öteki ben lerin aslında roman kişilerinde belirgin bir şekilde var olduğu anlaşılan güç istenci ve yaşama istemi dolayısıyla ortaya çıktığı üzerinde durularak ben in kendini keşfetme yolculuğunda öteki bir ben e duyduğu ihtiyaç ve onunla geliştirdiği ilişki karşılaştırmalı olarak inceleniyor Ruhun dünyevi kabuğu insan bedeni ne kadar ulaşılabilir ölçülebilir ve sınırlı görünse de ruhun kendisinin bir o kadar sınırsız olduğu ve içerisinde sayısız gizemi barındırdığı fark ediliyor Lewis Carroll Bir adın mutlaka bir anlamı mı olmalı diye soruyor peki ya bir ben in mutlaka bir yüzü mü olmalı

Kriter Yayınları
Öteki ben kavramının genel bir kabulün sonucu insandaki ruh beden ikiliğinin yanı sıra benzerlik ve karşıtlıklardan doğan ikiliklere duyulan merak ve onları açıklığa kavuşturma ihtiyacı üzerinden temellendirildiği söylenebilir İlkel toplumlardaki mitler destanlar hikâyeler ekseninde ruh inancı düşünüldüğünde öteki ben kavramının tarihsel süreç ile değişen ve gelişen toplumsal yapı içerisindeki insan sorgulanan ve keşfedilmeye çalışılan ben doğrultusunda edebî ifadesini de bulduğu anlaşılıyor Bu konunun odağında Bask yazar Anjel Lertxundi nin Otto Pette ile İhsan Oktay Anar ın Puslu Kıtalar Atlası romanları kitabın kalbine yerleştiriliyor Söz konusu eserlerdeki öteki ben lerin aslında roman kişilerinde belirgin bir şekilde var olduğu anlaşılan güç istenci ve yaşama istemi dolayısıyla ortaya çıktığı üzerinde durularak ben in kendini keşfetme yolculuğunda öteki bir ben e duyduğu ihtiyaç ve onunla geliştirdiği ilişki karşılaştırmalı olarak inceleniyor Ruhun dünyevi kabuğu insan bedeni ne kadar ulaşılabilir ölçülebilir ve sınırlı görünse de ruhun kendisinin bir o kadar sınırsız olduğu ve içerisinde sayısız gizemi barındırdığı fark ediliyor Lewis Carroll Bir adın mutlaka bir anlamı mı olmalı diye soruyor peki ya bir ben in mutlaka bir yüzü mü olmalı

Kriter Yayınevi
Öteki ben kavramının genel bir kabulün sonucu insandaki ruh beden ikiliğinin yanı sıra benzerlik ve karşıtlıklardan doğan ikiliklere duyulan merak ve onları açıklığa kavuşturma ihtiyacı üzerinden temellendirildiği söylenebilir İlkel toplumlardaki mitler destanlar hikâyeler ekseninde ruh inancı düşünüldüğünde öteki ben kavramının tarihsel süreç ile değişen ve gelişen toplumsal yapı içerisindeki insan sorgulanan ve keşfedilmeye çalışılan ben doğrultusunda edebî ifadesini de bulduğu anlaşılıyor Bu konunun odağında Bask yazar Anjel Lertxundi nin Otto Pette ile İhsan Oktay Anar ın Puslu Kıtalar Atlası romanları kitabın kalbine yerleştiriliyor Söz konusu eserlerdeki öteki ben lerin aslında roman kişilerinde belirgin bir şekilde var olduğu anlaşılan güç istenci ve yaşama istemi dolayısıyla ortaya çıktığı üzerinde durularak ben in kendini keşfetme yolculuğunda öteki bir ben e duyduğu ihtiyaç ve onunla geliştirdiği ilişki karşılaştırmalı olarak inceleniyor Ruhun dünyevi kabuğu insan bedeni ne kadar ulaşılabilir ölçülebilir ve sınırlı görünse de ruhun kendisinin bir o kadar sınırsız olduğu ve içerisinde sayısız gizemi barındırdığı fark ediliyor Lewis Carroll Bir adın mutlaka bir anlamı mı olmalı diye soruyor peki ya bir ben in mutlaka bir yüzü mü olmalı

Kriter
Öteki ben kavramının genel bir kabulün sonucu insandaki ruh beden ikiliğinin yanı sıra benzerlik ve karşıtlıklardan doğan ikiliklere duyulan merak ve onları açıklığa kavuşturma ihtiyacı üzerinden temellendirildiği söylenebilir İlkel toplumlardaki mitler destanlar hikâyeler ekseninde ruh inancı düşünüldüğünde öteki ben kavramının tarihsel süreç ile değişen ve gelişen toplumsal yapı içerisindeki insan sorgulanan ve keşfedilmeye çalışılan ben doğrultusunda edebî ifadesini de bulduğu anlaşılıyor Bu konunun odağında Bask yazar Anjel Lertxundi nin Otto Pette ile İhsan Oktay Anar ın Puslu Kıtalar Atlası romanları kitabın kalbine yerleştiriliyor Söz konusu eserlerdeki öteki ben lerin aslında roman kişilerinde belirgin bir şekilde var olduğu anlaşılan güç istenci ve yaşama istemi dolayısıyla ortaya çıktığı üzerinde durularak ben in kendini keşfetme yolculuğunda öteki bir ben e duyduğu ihtiyaç ve onunla geliştirdiği ilişki karşılaştırmalı olarak inceleniyor Ruhun dünyevi kabuğu insan bedeni ne kadar ulaşılabilir ölçülebilir ve sınırlı görünse de ruhun kendisinin bir o kadar sınırsız olduğu ve içerisinde sayısız gizemi barındırdığı fark ediliyor Lewis Carroll Bir adın mutlaka bir anlamı mı olmalı diye soruyor peki ya bir ben in mutlaka bir yüzü mü olmalı