Ben Kedim Fare Melek ve Dünya — Salih Öztürk

Ben Kedim Fare Melek ve Dünya
Salih ÖztürkKekeme Yayınları
Ben Kedim Fare Melek ve Dünya
Salih ÖztürkYola düştüm Yol bana benzedi ya insan çıktığı yola benzer ya da yol çıkana benzer Kirli paslı kokuşmuş gürültülü Yol ikiye bölünmüş gelenler ve gidenler Sırtında onca yükü taşıyor Bir küfrün yüzüne tükürülmüşlüğün ağırlığı çiğnenmişliğin onursuzluğu Yolun altı lağım sidik kusmuk bok boşalttığımız her şey Acılarımız ayrılıklarımız kıskançlıklarımız kavgalarımız bunların tümünün dilimize vuran küfrü Yol yenilmiş bir kahramanın rezil direnmesi gibi onca insanın yükünü hâlâ üstünde taşıyor Müstahaktır bu sana ey yol İnsanlığın Milattan Öncesi varsa tek tek insanların da Kendinden Öncesi var Zaman akmaz biz akarız zamanın içinde der usta Ya kendi olma halinde akışın yatağında derin uyuyanlar ya da kendinden önce öykülerini rehber edip kendinden sonrasına çağıltılarla akanlarız Salih Öztürk şiirle anlatıyla öyküyle romanla Kendisinden Önce yarattığı fırtınada ustalaşan gemisiyle Kendinden Sonra sına yelken açıyor Salih Öztürk bu yolculukta kendini kendini var edenlere bölüyor ve onları yolda birleştiriyor Beraber seviniyor beraber umut ediyor beraber acı çekiyor Kimi yerde çamurlu durgun kimi yerde coşkulu akan nehrin tüm kollarını Yol da birleştiriyor Bizi anlatıyor zaman içindeki bizi parçalanmış ama bunu bilmeyen bilmediği için neden olduğunu bilmeden acı çeken ruhları Şaban Öztürk

Kekeme Yayınları
Yola düştüm Yol bana benzedi ya insan çıktığı yola benzer ya da yol çıkana benzer Kirli paslı kokuşmuş gürültülü Yol ikiye bölünmüş gelenler ve gidenler Sırtında onca yükü taşıyor Bir küfrün yüzüne tükürülmüşlüğün ağırlığı çiğnenmişliğin onursuzluğu Yolun altı lağım sidik kusmuk bok boşalttığımız her şey Acılarımız ayrılıklarımız kıskançlıklarımız kavgalarımız bunların tümünün dilimize vuran küfrü Yol yenilmiş bir kahramanın rezil direnmesi gibi onca insanın yükünü hâlâ üstünde taşıyor Müstahaktır bu sana ey yol İnsanlığın Milattan Öncesi varsa tek tek insanların da Kendinden Öncesi var Zaman akmaz biz akarız zamanın içinde der usta Ya kendi olma halinde akışın yatağında derin uyuyanlar ya da kendinden önce öykülerini rehber edip kendinden sonrasına çağıltılarla akanlarız Salih Öztürk şiirle anlatıyla öyküyle romanla Kendisinden Önce yarattığı fırtınada ustalaşan gemisiyle Kendinden Sonra sına yelken açıyor Salih Öztürk bu yolculukta kendini kendini var edenlere bölüyor ve onları yolda birleştiriyor Beraber seviniyor beraber umut ediyor beraber acı çekiyor Kimi yerde çamurlu durgun kimi yerde coşkulu akan nehrin tüm kollarını Yol da birleştiriyor Bizi anlatıyor zaman içindeki bizi parçalanmış ama bunu bilmeyen bilmediği için neden olduğunu bilmeden acı çeken ruhları Şaban Öztürk

Kekeme Yayınları
Yola düştüm Yol bana benzedi ya insan çıktığı yola benzer ya da yol çıkana benzer Kirli paslı kokuşmuş gürültülü Yol ikiye bölünmüş gelenler ve gidenler Sırtında onca yükü taşıyor Bir küfrün yüzüne tükürülmüşlüğün ağırlığı çiğnenmişliğin onursuzluğu Yolun altı lağım sidik kusmuk bok boşalttığımız her şey Acılarımız ayrılıklarımız kıskançlıklarımız kavgalarımız bunların tümünün dilimize vuran küfrü Yol yenilmiş bir kahramanın rezil direnmesi gibi onca insanın yükünü hâlâ üstünde taşıyor Müstahaktır bu sana ey yol İnsanlığın Milattan Öncesi varsa tek tek insanların da Kendinden Öncesi var Zaman akmaz biz akarız zamanın içinde der usta Ya kendi olma halinde akışın yatağında derin uyuyanlar ya da kendinden önce öykülerini rehber edip kendinden sonrasına çağıltılarla akanlarız Salih Öztürk şiirle anlatıyla öyküyle romanla Kendisinden Önce yarattığı fırtınada ustalaşan gemisiyle Kendinden Sonra sına yelken açıyor Salih Öztürk bu yolculukta kendini kendini var edenlere bölüyor ve onları yolda birleştiriyor Beraber seviniyor beraber umut ediyor beraber acı çekiyor Kimi yerde çamurlu durgun kimi yerde coşkulu akan nehrin tüm kollarını Yol da birleştiriyor Bizi anlatıyor zaman içindeki bizi parçalanmış ama bunu bilmeyen bilmediği için neden olduğunu bilmeden acı çeken ruhları Şaban Öztürk

Kekeme
Yola düştüm Yol bana benzedi ya insan çıktığı yola benzer ya da yol çıkana benzer Kirli paslı kokuşmuş gürültülü Yol ikiye bölünmüş gelenler ve gidenler Sırtında onca yükü taşıyor Bir küfrün yüzüne tükürülmüşlüğün ağırlığı çiğnenmişliğin onursuzluğu Yolun altı lağım sidik kusmuk bok boşalttığımız her şey Acılarımız ayrılıklarımız kıskançlıklarımız kavgalarımız bunların tümünün dilimize vuran küfrü Yol yenilmiş bir kahramanın rezil direnmesi gibi onca insanın yükünü hâlâ üstünde taşıyor Müstahaktır bu sana ey yol İnsanlığın Milattan Öncesi varsa tek tek insanların da Kendinden Öncesi var Zaman akmaz biz akarız zamanın içinde der usta Ya kendi olma halinde akışın yatağında derin uyuyanlar ya da kendinden önce öykülerini rehber edip kendinden sonrasına çağıltılarla akanlarız Salih Öztürk şiirle anlatıyla öyküyle romanla Kendisinden Önce yarattığı fırtınada ustalaşan gemisiyle Kendinden Sonra sına yelken açıyor Salih Öztürk bu yolculukta kendini kendini var edenlere bölüyor ve onları yolda birleştiriyor Beraber seviniyor beraber umut ediyor beraber acı çekiyor Kimi yerde çamurlu durgun kimi yerde coşkulu akan nehrin tüm kollarını Yol da birleştiriyor Bizi anlatıyor zaman içindeki bizi parçalanmış ama bunu bilmeyen bilmediği için neden olduğunu bilmeden acı çeken ruhları Şaban Öztürk