Ben Xinjiang dan Geldim — Kurbancan Samat

Ben Xinjiang dan Geldim
Kurbancan SamatCanut Yayınevi
Ben Xinjiang dan Geldim
Kurbancan SamatElinizdeki bu kitap Xinjiang ın Hotan kentinden değerli bir fotoğraf ve görsel belgesel sanatçısı olan Kurbancan Samat ın hazırlamış olduğu fotoğraflarla bezenmiş ve serbest röportaj tarzıyla hazırlanmış bir kitap Kurbancan kitaba dâhil ettikleri Xinjianglılara hiçbir özel bir soru yöneltmemiş onların Xinjiang ve memleketleri hakkında besledikleri duygu ve düşünceleri özgürce dile getirmelerini istemiş Kitapta Xinjiang ın çeşitli bölgelerinde doğmuş ve yaşamış olan Uygur Han Çinli Hui Müslümanları Kazak Rus Özbek Tacik Moğol ve adını duyup bilmediğimiz çeşitli milliyetlerden insanların içten duygu ve düşüncelerini görüyoruz Bu insanların ortak kaygısı Xinjiang ın daha güçlü bir kalkınma ve modernleşme içine girmesi bu topraklarda güçlü bir barış kardeşlik ve karşılıklı anlayış ortamının bulunması Diğer yandan Xinjiang ın 1300 milyonluk Çin halkı içinde daha olumlu bir imge ile temsil edilmesi saygın bir kabul görmesi eşit fırsatlara sahip olması Xinjiang da meydana gelen kanlı olaylar saldırılar ve nefret söylemleri bu insanların en fazla üzüldükleri konuların başında geliyor Kitapta birçok Müslüman din adamı ve farklı inançlardan dindar insan inançların insanları vicdan muhasebesine yönelten olumlu niteliğinden ve kendilerini iyilik ve güzellik peşinde koşmaya adamalarına katkısından söz ediyor ben de buna katılıyorum 100 röportajcı arasında çok farklı meslek ve yaş gruplarından kadın ve erkekler bulunuyor her biri onları yaşama bağlayan ideallerinden ve hayallerinden söz ediyor Bir bölümü şu anda Çin in diğer kentlerinde yaşadıkları için Pekin e 6 saat uçuş mesafesindeki memleketlerinin büyüklerinin ve yakın arkadaşlarının özlemi ile yaşıyorlar Xinjianglılar bulundukları her çevrede memleketlerini inanç ve kültürlerini en iyi bir biçimde temsil ederek diğer insanların kalbini kazanmayı ve önyargıları yıkmaya çalışıyorlar En fazla dikkatimi çeken şey Xinjianglıların eğitim ve öğrenime verdikleri değer bunun için büyük çaba verdiklerine inandım Kanımca eğitim öncelikle insanlar arasında karşılıklı hoşgörüyü ve kabulü teşvik etmelidir

İpekyolu Kültür Edebiyat
Dört yıl sonra Uygurlu yazar Kurbancan Samat ın ikinci kitabını yayınlamaya karar verdik Yazarın birinci kitabı Ben Şincan dan Geldim Türkiye okurundan büyük ilgi gördü ve neredeyse ikinci baskısı tükenmek üzere Onun yazdığı kitaplar ve filmleri Çin de büyük yankı uyandırmış televizyon ve radyo programlarında en çok izlenen saatlerde yayınlanmış ve birçok ödüle layık görülmüştür Yazarın kitapları İngilizce ve Arapça dahil birçok dile çevrilmiştir Kurbancan kitaplarında Çin de yaşayan Uygurlar arasından seçtiği tipik figürlerin yaşam hikayeleri aracılığı ile bize özerk bir politik statüye sahip olan Uygur azınlık milliyetinden bireylerin yaşadığı sorunları dile getiriyor Kurbancan Samat Çin halkı arasında son 10 yıl içinde Uygurlara karşı gelişen ötekileştirmeyi ve kuşkucu önyargıları dağıtmayı kendine görev edinmiş kararlı bir eylemci haline gelmiştir Örneğin Uygurlar kendi anadillerinde eğitim gördükleri gibi bölgedeki üniversiteler de Uygurca eğitim yapıyorlar Çin ekonomisi ve toplumsal yaşamı hızla modernleşiyor Gelişmede daha avantajlı bölgeler çok daha hızlı bir biçimde gelişerek daha önce dışa kapalı bir bölge olan Şincan Uygur bölgesini güçlü bir şekilde dışa açılmaya zorluyor Çok sayıda daha yüksek bir gelir ve yaşam düzeyi elde etmek için Çin in diğer bölgelerine akın ediyor Uygurlu iş insanları sanat ve kültür insanları daha büyük iş fırsatları için Çin in diğer bölgeleri ile daha yoğun ilişkiye geçiyorlar Toplumsal modernleşme Uygurlu bireylerin meslek tercihlerini çeşitlendiriyor geleneksel meslekler değersizleşiyor on binlerce genç bu meslekleri edinmek için Doğu Çin in tanınmış üniversitelerine hücum ediyor Uygurlu öğrencilere üniversite girişlerinde pozitif ayrımcılık uygulanıyor Tüm bu gelişmeler öncelikle 94 oranında konuşulan Çin dilini öğrenmeyi ve asimile olmadan çoğunluk kültürü ile uzlaşmayı gerekli kılıyor Bunun zorluklarını herkes bilemez Kurbancan ın Birey İnsan Merkezli Yaklaşımı Marx en fazla okunan eserinde geleceğin ideal toplumunu insanın özgür ve yeteneklerinin çok yönlü gelişimini sağlayacak toplum olarak tanımlamıştı Marx a göre toplumun özgürlüğünün koşulu tek tek insanların özgürlüğü olmalıydı K Manifesto Kurbancan a göre Uygur insanı günümüz dünyasının moda görüşü olan kimlik politikası nın çeşitli tuzaklarına karşı uyanık olmalıdır İnsanın kolektif milli dini inanç kültürel ve yerel kimliklerini sahiplenmesi onun özgür ve çok yönlü gelişimine ayak bağı haline gelmemelidir Görüldüğü gibi bu yaklaşım asimilasyonu reddeden bir görüştür Onun eserlerinde yer alan insanlar bu açmazı çözmede ve uygun dengeyi sağlamada başarılı olan Uygurlardır Bunlar arasında her türlü meslekten insanlar ve sanat insanları bulunuyor Kurbancan onların kimliklerini ön plana çıkarmıyor aksine onların bireysel yaşam serüvenlerine odaklanıyor Bugünkü dünya kamusal bir dünyadır bu kamusal dünya tüm bireylerin ortaklaşa sahip oldukları bir dünyadır Hanna Arendt Şincan Uygur Bölgesinde Milli ve İslam Kimliğinin Canlanması Şincan Uygur bölgesinde milli ve İslam kimliğinin canlanması Çin in son 30 yıldır uyguladığı sosyalizm inşa modelinin önemli sonuçlarından biridir bu modelde bireysel özgürlükler bireysel ve toplumsal inisiyatif sürekli bir biçimde genişletilmektedir Üstyapının toplumsal bilinç ve düşünceler alanı din ve kültür alanı hatta politik düşünceler alanı çoğulcu bir yapıya kavuşturulmuştur Örneğin tüm Çin genelinde dini inanca sahip olanların ve ibadet edenlerin sayısı büyük artışlar göstermiştir Benzer bir şekilde Uygurlar arasında da dindarların sayısı büyük artış göstermiştir Farklı milliyetler arasında evlilikler azalmıştır Tabii ki burada bardağın boş kısmını vurguluyoruz Bölgede kimlik temelli çelişmeler keskinleşmiştir Bu çelişmeler çeşitli aşırı akımlar için verimli bir toprak yaratmaktadır Bu aşırıcı akımlar Çin in başarılı gelişmesinden ve dünyada prestijinin artmasından tedirgin olan Batılı güçlerden aktif destek görmekte ve el üstün

Canut Yayınevi
Elinizdeki bu kitap Xinjiang ın Hotan kentinden değerli bir fotoğraf ve görsel belgesel sanatçısı olan Kurbancan Samat ın hazırlamış olduğu fotoğraflarla bezenmiş ve serbest röportaj tarzıyla hazırlanmış bir kitap Kurbancan kitaba dâhil ettikleri Xinjianglılara hiç bir özel bir soru yöneltmemiş onların Xinjiang ve memleketleri hakkında besledikleri duygu ve düşünceleri özgürce dile getirmelerini istemiş Kitapta Xinjiang ın çeşitli bölgelerinde doğmuş ve yaşamış olan Uygur Han Çinli Hui Müslümanları Kazak Rus Özbek Tacik Moğol ve adını duyup bilmediğimiz çeşitli milliyetlerden insanların içten duygu ve düşüncelerini görüyoruz Bu insanların ortak kaygısı Xinjiang ın daha güçlü bir kalkınma ve modernleşme içine girmesi bu topraklarda güçlü bir barış kardeşlik ve karşılıklı anlayış ortamının bulunması Diğer yandan Xinjiang ın 1300 milyonluk Çin halkı içinde daha olumlu bir imge ile temsil edilmesi saygın bir kabul görmesi eşit fırsatlara sahip olması Xinjiang da meydana gelen kanlı olaylar saldırılar ve nefret söylemleri bu insanların en fazla üzüldükleri konuların başında geliyor Kitapta birçok Müslüman din adamı ve farklı inançlardan dindar insan inançların insanları vicdan muhasebesine yönelten olumlu niteliğinden ve kendilerini iyilik ve güzellik peşinde koşmaya adamalarına katkısından söz ediyor ben de buna katılıyorum 100 röportajcı arasında çok farklı meslek ve yaş gruplarından kadın ve erkekler bulunuyor her biri onları yaşama bağlayan ideallerinden ve hayallerinden söz ediyor Bir bölümü şu anda Çin in diğer kentlerinde yaşadıkları için Pekin e 6 saat uçuş mesafesindeki memleketlerinin büyüklerinin ve yakın arkadaşlarının özlemi ile yaşıyorlar Xinjianglılar bulundukları her çevrede memleketlerini inanç ve kültürlerini en iyi bir biçimde temsil ederek diğer insanların kalbini kazanmayı ve önyargıları yıkmaya çalışıyorlar En fazla dikkatimi çeken şey Xinjianglıların eğitim ve öğrenime verdikleri değer bunun için büyük çaba verdiklerine inandım Kanımca eğitim öncelikle insanlar arasında karşılıklı hoşgörüyü ve kabulü teşvik etmelidir

Canut Yayınları
Kurbancan Samat tarafından kaleme alınan Ben Xinjiangdan Geldim Canut Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Ben Xinjiangdan Geldim Kurbancan Samat Kitap Özeti Elinizdeki bu kitap Xinjiang ın Hotan kentinden değerli bir fotoğraf ve görsel belgesel sanatçısı olan Kurbancan Samat ın hazırlamış olduğu fotoğraflarla bezenmiş ve serbest röportaj tarzıyla hazırlanmış bir kitap Kurbancan kitaba dâhil ettikleri Xinjianglılara hiç bir özel bir soru yöneltmemiş onların Xinjiang ve memleketleri hakkında besledikleri duygu ve düşünceleri özgürce dile getirmelerini istemiş Kitapta Xinjiang ın çeşitli bölgelerinde doğmuş ve yaşamış olan Uygur Han Çinli Hui Müslümanları Kazak Rus Özbek Tacik Moğol ve adını duyup bilmediğimiz çeşitli milliyetlerden insanların içten duygu ve düşüncelerini görüyoruz Bu insanların ortak kaygısı Xinjiang ın daha güçlü bir kalkınma ve modernleşme içine girmesi bu topraklarda güçlü bir barış kardeşlik ve karşılıklı anlayış ortamının bulunması Diğer yandan Xinjiang ın 1300 milyonluk Çin halkı içinde daha olumlu bir imge ile temsil edilmesi saygın bir kabul görmesi eşit fırsatlara sahip olması Xinjiang da meydana gelen kanlı olaylar saldırılar ve nefret söylemleri bu insanların en fazla üzüldükleri konuların başında geliyor Kitapta birçok Müslüman din adamı ve farklı inançlardan dindar insan inançların insanları vicdan muhasebesine yönelten olumlu niteliğinden ve kendilerini iyilik ve güzellik peşinde koşmaya adamalarına katkısından söz ediyor ben de buna katılıyorum 100 röportajcı arasında çok farklı meslek ve yaş gruplarından kadın ve erkekler bulunuyor her biri onları yaşama bağlayan ideallerinden ve hayallerinden söz ediyor Bir bölümü şu anda Çin in diğer kentlerinde yaşadıkları için Pekin e 6 saat uçuş mesafesindeki memleketlerinin büyüklerinin ve yakın arkadaşlarının özlemi ile yaşıyorlar Xinjianglılar bulundukları her çevrede memleketlerini inanç ve kültürlerini en iyi bir biçimde temsil ederek diğer insanların kalbini kazanmayı ve önyargıları yıkmaya çalışıyorlar En fazla dikkatimi çeken şey Xinjianglıların eğitim ve öğrenime verdikleri değer bunun için büyük çaba verdiklerine inandım Kanımca eğitim öncelikle insanlar arasında karşılıklı hoşgörüyü ve kabulü teşvik etmelidir Yayınevi Canut Yayınları Yazar Kurbancan Samat Sayfa 390 Sayfa Kağıt Kuşe Boyut 16 50x23 50 cm Basım Yılı Kasım 2015 Barkod 9786059914222 Kategori Gezi Rehberi Ülke Rehberleri

Canut Yayınevi
Elinizdeki bu kitap Xinjiang ın Hotan kentinden değerli bir fotoğraf ve görsel belgesel sanatçısı olan Kurbancan Samat ın hazırlamış olduğu fotoğraflarla bezenmiş ve serbest röportaj tarzıyla hazırlanmış bir kitap Kurbancan kitaba dâhil ettikleri Xinjianglılara hiç bir özel bir soru yöneltmemiş onların Xinjiang ve memleketleri hakkında besledikleri duygu ve düşünceleri özgürce dile getirmelerini istemiş Kitapta Xinjiang ın çeşitli bölgelerinde doğmuş ve yaşamış olan Uygur Han Çinli Hui Müslümanları Kazak Rus Özbek Tacik Moğol ve adını duyup bilmediğimiz çeşitli milliyetlerden insanların içten duygu ve düşüncelerini görüyoruz Bu insanların ortak kaygısı Xinjiang ın daha güçlü bir kalkınma ve modernleşme içine girmesi bu topraklarda güçlü bir barış kardeşlik ve karşılıklı anlayış ortamının bulunması Diğer yandan Xinjiang ın 1300 milyonluk Çin halkı içinde daha olumlu bir imge ile temsil edilmesi saygın bir kabul görmesi eşit fırsatlara sahip olması Xinjiang da meydana gelen kanlı olaylar saldırılar ve nefret söylemleri bu insanların en fazla üzüldükleri konuların başında geliyor Kitapta birçok Müslüman din adamı ve farklı inançlardan dindar insan inançların insanları vicdan muhasebesine yönelten olumlu niteliğinden ve kendilerini iyilik ve güzellik peşinde koşmaya adamalarına katkısından söz ediyor ben de buna katılıyorum 100 röportajcı arasında çok farklı meslek ve yaş gruplarından kadın ve erkekler bulunuyor her biri onları yaşama bağlayan ideallerinden ve hayallerinden söz ediyor Bir bölümü şu anda Çin in diğer kentlerinde yaşadıkları için Pekin e 6 saat uçuş mesafesindeki memleketlerinin büyüklerinin ve yakın arkadaşlarının özlemi ile yaşıyorlar Xinjianglılar bulundukları her çevrede memleketlerini inanç ve kültürlerini en iyi bir biçimde temsil ederek diğer insanların kalbini kazanmayı ve önyargıları yıkmaya çalışıyorlar En fazla dikkatimi çeken şey Xinjianglıların eğitim ve öğrenime verdikleri değer bunun için büyük çaba verdiklerine inandım Kanımca eğitim öncelikle insanlar arasında karşılıklı hoşgörüyü ve kabulü teşvik etmelidir

Canut Yayınevi
çev. Gizem Kayan
Dört yıl sonra Uygurlu yazar Kurbancan Samat ın ikinci kitabını yayınlamaya karar verdik Yazarın birinci kitabı Ben Şincan dan Geldim Türkiye okurundan büyük ilgi gördü ve neredeyse ikinci baskısı tükenmek üzere Onun yazdığı kitaplar ve filmleri Çin de büyük yankı uyandırmış televizyon ve radyo programlarında en çok izlenen saatlerde yayınlanmış ve birçok ödüle layık görülmüştür Yazarın kitapları İngilizce ve Arapça dahil birçok dile çevrilmiştir Kurbancan kitaplarında Çin de yaşayan Uygurlar arasından seçtiği tipik figürlerin yaşam hikayeleri aracılığı ile bize özerk bir politik statüye sahip olan Uygur azınlık milliyetinden bireylerin yaşadığı sorunları dile getiriyor Kurbancan Samat Çin halkı arasında son 10 yıl içinde Uygurlara karşı gelişen ötekileştirmeyi ve kuşkucu önyargıları dağıtmayı kendine görev edinmiş kararlı bir eylemci haline gelmiştir Örneğin Uygurlar kendi anadillerinde eğitim gördükleri gibi bölgedeki üniversiteler de Uygurca eğitim yapıyorlar Çin ekonomisi ve toplumsal yaşamı hızla modernleşiyor Gelişmede daha avantajlı bölgeler çok daha hızlı bir biçimde gelişerek daha önce dışa kapalı bir bölge olan Şincan Uygur bölgesini güçlü bir şekilde dışa açılmaya zorluyor Çok sayıda daha yüksek bir gelir ve yaşam düzeyi elde etmek için Çin in diğer bölgelerine akın ediyor Uygurlu iş insanları sanat ve kültür insanları daha büyük iş fırsatları için Çin in diğer bölgeleri ile daha yoğun ilişkiye geçiyorlar Toplumsal modernleşme Uygurlu bireylerin meslek tercihlerini çeşitlendiriyor geleneksel meslekler değersizleşiyor on binlerce genç bu meslekleri edinmek için Doğu Çin in tanınmış üniversitelerine hücum ediyor Uygurlu öğrencilere üniversite girişlerinde pozitif ayrımcılık uygulanıyor Tüm bu gelişmeler öncelikle 94 oranında konuşulan Çin dilini öğrenmeyi ve asimile olmadan çoğunluk kültürü ile uzlaşmayı gerekli kılıyor Bunun zorluklarını herkes bilemez Kurbancan ın Birey İnsan Merkezli Yaklaşımı Marx en fazla okunan eserinde geleceğin ideal toplumunu insanın özgür ve yeteneklerinin çok yönlü gelişimini sağlayacak toplum olarak tanımlamıştı Marx a göre toplumun özgürlüğünün koşulu tek tek insanların özgürlüğü olmalıydı K Manifesto Kurbancan a göre Uygur insanı günümüz dünyasının moda görüşü olan kimlik politikası nın çeşitli tuzaklarına karşı uyanık olmalıdır İnsanın kolektif milli dini inanç kültürel ve yerel kimliklerini sahiplenmesi onun özgür ve çok yönlü gelişimine ayak bağı haline gelmemelidir Görüldüğü gibi bu yaklaşım asimilasyonu reddeden bir görüştür Onun eserlerinde yer alan insanlar bu açmazı çözmede ve uygun dengeyi sağlamada başarılı olan Uygurlardır Bunlar arasında her türlü meslekten insanlar ve sanat insanları bulunuyor Kurbancan onların kimliklerini ön plana çıkarmıyor aksine onların bireysel yaşam serüvenlerine odaklanıyor Bugünkü dünya kamusal bir dünyadır bu kamusal dünya tüm bireylerin ortaklaşa sahip oldukları bir dünyadır Hanna Arendt Şincan Uygur Bölgesinde Milli ve İslam Kimliğinin Canlanması Şincan Uygur bölgesinde milli ve İslam kimliğinin canlanması Çin in son 30 yıldır uyguladığı sosyalizm inşa modelinin önemli sonuçlarından biridir bu modelde bireysel özgürlükler bireysel ve toplumsal inisiyatif sürekli bir biçimde genişletilmektedir Üstyapının toplumsal bilinç ve düşünceler alanı din ve kültür alanı hatta politik düşünceler alanı çoğulcu bir yapıya kavuşturulmuştur Örneğin tüm Çin genelinde dini inanca sahip olanların ve ibadet edenlerin sayısı büyük artışlar göstermiştir Benzer bir şekilde Uygurlar arasında da dindarların sayısı büyük artış göstermiştir Farklı milliyetler arasında evlilikler azalmıştır Tabii ki burada bardağın boş kısmını vurguluyoruz Bölgede kimlik temelli çelişmeler keskinleşmiştir Bu çelişmeler çeşitli aşırı akımlar için verimli bir toprak yaratmaktadır Bu aşırıcı akımlar Çin in başarılı gelişmesinden ve dünyada prestijinin artmasından tedirgin olan Batılı güçlerden aktif destek görmekte ve el üstünde tu

İpekyolu Kültür ve Edebiyat
Dört yıl sonra Uygurlu yazar Kurbancan Samat ın ikinci kitabını yayınlamaya karar verdik Yazarın birinci kitabı Ben Şincan dan Geldim Türkiye okurundan büyük ilgi gördü ve neredeyse ikinci baskısı tükenmek üzere Onun yazdığı kitaplar ve filmleri Çin de büyük yankı uyandırmış televizyon ve radyo programlarında en çok izlenen saatlerde yayınlanmış ve birçok ödüle layık görülmüştür Yazarın kitapları İngilizce ve Arapça dahil birçok dile çevrilmiştir Kurbancan kitaplarında Çin de yaşayan Uygurlar arasından seçtiği tipik figürlerin yaşam hikayeleri aracılığı ile bize özerk bir politik statüye sahip olan Uygur azınlık milliyetinden bireylerin yaşadığı sorunları dile getiriyor Kurbancan Samat Çin halkı arasında son 10 yıl içinde Uygurlara karşı gelişen ötekileştirmeyi ve kuşkucu önyargıları dağıtmayı kendine görev edinmiş kararlı bir eylemci haline gelmiştir Örneğin Uygurlar kendi anadillerinde eğitim gördükleri gibi bölgedeki üniversiteler de Uygurca eğitim yapıyorlar Çin ekonomisi ve toplumsal yaşamı hızla modernleşiyor Gelişmede daha avantajlı bölgeler çok daha hızlı bir biçimde gelişerek daha önce dışa kapalı bir bölge olan Şincan Uygur bölgesini güçlü bir şekilde dışa açılmaya zorluyor Çok sayıda daha yüksek bir gelir ve yaşam düzeyi elde etmek için Çin in diğer bölgelerine akın ediyor Uygurlu iş insanları sanat ve kültür insanları daha büyük iş fırsatları için Çin in diğer bölgeleri ile daha yoğun ilişkiye geçiyorlar Toplumsal modernleşme Uygurlu bireylerin meslek tercihlerini çeşitlendiriyor geleneksel meslekler değersizleşiyor on binlerce genç bu meslekleri edinmek için Doğu Çin in tanınmış üniversitelerine hücum ediyor Uygurlu öğrencilere üniversite girişlerinde pozitif ayrımcılık uygulanıyor Tüm bu gelişmeler öncelikle 94 oranında konuşulan Çin dilini öğrenmeyi ve asimile olmadan çoğunluk kültürü ile uzlaşmayı gerekli kılıyor Bunun zorluklarını herkes bilemez Kurbancan ın Birey İnsan Merkezli Yaklaşımı Marx en fazla okunan eserinde geleceğin ideal toplumunu insanın özgür ve yeteneklerinin çok yönlü gelişimini sağlayacak toplum olarak tanımlamıştı Marx a göre toplumun özgürlüğünün koşulu tek tek insanların özgürlüğü olmalıydı K Manifesto Kurbancan a göre Uygur insanı günümüz dünyasının moda görüşü olan kimlik politikası nın çeşitli tuzaklarına karşı uyanık olmalıdır İnsanın kolektif milli dini inanç kültürel ve yerel kimliklerini sahiplenmesi onun özgür ve çok yönlü gelişimine ayak bağı haline gelmemelidir Görüldüğü gibi bu yaklaşım asimilasyonu reddeden bir görüştür Onun eserlerinde yer alan insanlar bu açmazı çözmede ve uygun dengeyi sağlamada başarılı olan Uygurlardır Bunlar arasında her türlü meslekten insanlar ve sanat insanları bulunuyor Kurbancan onların kimliklerini ön plana çıkarmıyor aksine onların bireysel yaşam serüvenlerine odaklanıyor Bugünkü dünya kamusal bir dünyadır bu kamusal dünya tüm bireylerin ortaklaşa sahip oldukları bir dünyadır Hanna Arendt Şincan Uygur Bölgesinde Milli ve İslam Kimliğinin Canlanması Şincan Uygur bölgesinde milli ve İslam kimliğinin canlanması Çin in son 30 yıldır uyguladığı sosyalizm inşa modelinin önemli sonuçlarından biridir bu modelde bireysel özgürlükler bireysel ve toplumsal inisiyatif sürekli bir biçimde genişletilmektedir Üstyapının toplumsal bilinç ve düşünceler alanı din ve kültür alanı hatta politik düşünceler alanı çoğulcu bir yapıya kavuşturulmuştur Örneğin tüm Çin genelinde dini inanca sahip olanların ve ibadet edenlerin sayısı büyük artışlar göstermiştir Benzer bir şekilde Uygurlar arasında da dindarların sayısı büyük artış göstermiştir Farklı milliyetler arasında evlilikler azalmıştır Tabii ki burada bardağın boş kısmını vurguluyoruz Bölgede kimlik temelli çelişmeler keskinleşmiştir Bu çelişmeler çeşitli aşırı akımlar için verimli bir toprak yaratmaktadır Bu aşırıcı akımlar Çin in başarılı gelişmesinden ve dünyada prestijinin artmasından tedirgin olan Bat

İPEKYOLU KÜLTÜR ve EDEBİYAT
çev. Gizem Kayan
Dört yıl sonra Uygurlu yazar Kurbancan Samat ın ikinci kitabını yayınlamaya karar verdik Yazarın birinci kitabı Ben Şincan dan Geldim Türkiye okurundan büyük ilgi gördü ve neredeyse ikinci baskısı tükenmek üzere Onun yazdığı kitaplar ve filmleri Çin de büyük yankı uyandırmış televizyon ve radyo programlarında en çok izlenen saatlerde yayınlanmış ve birçok ödüle layık görülmüştür Yazarın kitapları İngilizce ve Arapça dahil birçok dile çevrilmiştir Kurbancan kitaplarında Çin de yaşayan Uygurlar arasından seçtiği tipik figürlerin yaşam hikayeleri aracılığı ile bize özerk bir politik statüye sahip olan Uygur azınlık milliyetinden bireylerin yaşadığı sorunları dile getiriyor Kurbancan Samat Çin halkı arasında son 10 yıl içinde Uygurlara karşı gelişen ötekileştirmeyi ve kuşkucu önyargıları dağıtmayı kendine görev edinmiş kararlı bir eylemci haline gelmiştir Örneğin Uygurlar kendi anadillerinde eğitim gördükleri gibi bölgedeki üniversiteler de Uygurca eğitim yapıyorlar Çin ekonomisi ve toplumsal yaşamı hızla modernleşiyor Gelişmede daha avantajlı bölgeler çok daha hızlı bir biçimde gelişerek daha önce dışa kapalı bir bölge olan Şincan Uygur bölgesini güçlü bir şekilde dışa açılmaya zorluyor Çok sayıda daha yüksek bir gelir ve yaşam düzeyi elde etmek için Çin in diğer bölgelerine akın ediyor Uygurlu iş insanları sanat ve kültür insanları daha büyük iş fırsatları için Çin in diğer bölgeleri ile daha yoğun ilişkiye geçiyorlar Toplumsal modernleşme Uygurlu bireylerin meslek tercihlerini çeşitlendiriyor geleneksel meslekler değersizleşiyor on binlerce genç bu meslekleri edinmek için Doğu Çin in tanınmış üniversitelerine hücum ediyor Uygurlu öğrencilere üniversite girişlerinde pozitif ayrımcılık uygulanıyor Tüm bu gelişmeler öncelikle 94 oranında konuşulan Çin dilini öğrenmeyi ve asimile olmadan çoğunluk kültürü ile uzlaşmayı gerekli kılıyor Bunun zorluklarını herkes bilemez Kurbancan ın Birey İnsan Merkezli Yaklaşımı Marx en fazla okunan eserinde geleceğin ideal toplumunu insanın özgür ve yeteneklerinin çok yönlü gelişimini sağlayacak toplum olarak tanımlamıştı Marx a göre toplumun özgürlüğünün koşulu tek tek insanların özgürlüğü olmalıydı K Manifesto Kurbancan a göre Uygur insanı günümüz dünyasının moda görüşü olan kimlik politikası nın çeşitli tuzaklarına karşı uyanık olmalıdır İnsanın kolektif milli dini inanç kültürel ve yerel kimliklerini sahiplenmesi onun özgür ve çok yönlü gelişimine ayak bağı haline gelmemelidir Görüldüğü gibi bu yaklaşım asimilasyonu reddeden bir görüştür Onun eserlerinde yer alan insanlar bu açmazı çözmede ve uygun dengeyi sağlamada başarılı olan Uygurlardır Bunlar arasında her türlü meslekten insanlar ve sanat insanları bulunuyor Kurbancan onların kimliklerini ön plana çıkarmıyor aksine onların bireysel yaşam serüvenlerine odaklanıyor Bugünkü dünya kamusal bir dünyadır bu kamusal dünya tüm bireylerin ortaklaşa sahip oldukları bir dünyadır Hanna Arendt Şincan Uygur Bölgesinde Milli ve İslam Kimliğinin Canlanması Şincan Uygur bölgesinde milli ve İslam kimliğinin canlanması Çin in son 30 yıldır uyguladığı sosyalizm inşa modelinin önemli sonuçlarından biridir bu modelde bireysel özgürlükler bireysel ve toplumsal inisiyatif sürekli bir biçimde genişletilmektedir Üstyapının toplumsal bilinç ve düşünceler alanı din ve kültür alanı hatta politik düşünceler alanı çoğulcu bir yapıya kavuşturulmuştur Örneğin tüm Çin genelinde dini inanca sahip olanların ve ibadet edenlerin sayısı büyük artışlar göstermiştir Benzer bir şekilde Uygurlar arasında da dindarların sayısı büyük artış göstermiştir Farklı milliyetler arasında evlilikler azalmıştır Tabii ki burada bardağın boş kısmını vurguluyoruz Bölgede kimlik temelli çelişmeler keskinleşmiştir Bu çelişmeler çeşitli aşırı akımlar için verimli bir toprak yaratmaktadır Bu aşırıcı akımlar Çin in başarılı gelişmesinden ve dünyada prestijinin artmasından tedirgin olan Batılı güçlerden aktif destek görmekte ve el üstünde tutulmaktadır Amerika bir ay önce bölgede faaliyet gösteren terör örgütlerini terörist örgütler listesinden çıkarmıştır Batılıların özel bir amacı da Çin ile Arap ve İslam dünyası arasında gelişen ilişkileri baltalamaktır Kurbancan ın bu kitabının önsözlerini yazanlar arasında Uygur aşığı olan yaşamının en canlı dönemini bölgede geçiren Çin in eski kültür bakanı Wang Meng ve Çin in etnik kimlikler konusunda dünya çapında en saygın akademisyenlerinden olan Wang Huyi bulunmaktadır Türkiye yi çok seven Kurbancan a Türkiye gezisinde eşlik ettim tercümanlığını yaptım ve arkadaş oldum Buradan onun bu eserini tekrar kutluyorum Okuyucularımız bu kitapta gerçek Uygur insanlarının duygu ve düşüncelerini öğrenebilecekler

İpekyolu Kültür Edebiyat
Elinizdeki bu kitap Xinjiang ın Hotan kentinden değerli bir fotoğraf ve görsel belgesel sanatçısı olan Kurbancan Samat ın hazırlamış olduğu fotoğraflarla bezenmiş ve serbest röportaj tarzıyla hazırlanmış bir kitap Kurbancan kitaba dâhil ettikleri Xinjianglılara hiç bir özel bir soru yöneltmemiş onların Xinjiang ve memleketleri hakkında besledikleri duygu ve düşünceleri özgürce dile getirmelerini istemiş Kitapta Xinjiang ın çeşitli bölgelerinde doğmuş ve yaşamış olan Uygur Han Çinli Hui Müslümanları Kazak Rus Özbek Tacik Moğol ve adını duyup bilmediğimiz çeşitli milliyetlerden insanların içten duygu ve düşüncelerini görüyoruz Bu insanların ortak kaygısı Xinjiang ın daha güçlü bir kalkınma ve modernleşme içine girmesi bu topraklarda güçlü bir barış kardeşlik ve karşılıklı anlayış ortamının bulunması Diğer yandan Xinjiang ın 1300 milyonluk Çin halkı içinde daha olumlu bir imge ile temsil edilmesi saygın bir kabul görmesi eşit fırsatlara sahip olması Xinjiang da meydana gelen kanlı olaylar saldırılar ve nefret söylemleri bu insanların en fazla üzüldükleri konuların başında geliyor Kitapta birçok Müslüman din adamı ve farklı inançlardan dindar insan inançların insanları vicdan muhasebesine yönelten olumlu niteliğinden ve kendilerini iyilik ve güzellik peşinde koşmaya adamalarına katkısından söz ediyor ben de buna katılıyorum 100 röportajcı arasında çok farklı meslek ve yaş gruplarından kadın ve erkekler bulunuyor her biri onları yaşama bağlayan ideallerinden ve hayallerinden söz ediyor Bir bölümü şu anda Çin in diğer kentlerinde yaşadıkları için Pekin e 6 saat uçuş mesafesindeki memleketlerinin büyüklerinin ve yakın arkadaşlarının özlemi ile yaşıyorlar Xinjianglılar bulundukları her çevrede memleketlerini inanç ve kültürlerini en iyi bir biçimde temsil ederek diğer insanların kalbini kazanmayı ve önyargıları yıkmaya çalışıyorlar En fazla dikkatimi çeken şey Xinjianglıların eğitim ve öğrenime verdikleri değer bunun için büyük çaba verdiklerine inandım Kanımca eğitim öncelikle insanlar arasında karşılıklı hoşgörüyü ve kabulü teşvik etmelidir

İpekyolu Kültür Edebiyat
Elinizdeki bu kitap Xinjiang ın Hotan kentinden değerli bir fotoğraf ve görsel belgesel sanatçısı olan Kurbancan Samat ın hazırlamış olduğu fotoğraflarla bezenmiş ve serbest röportaj tarzıyla hazırlanmış bir kitap Kurbancan kitaba dâhil ettikleri Xinjianglılara hiç bir özel bir soru yöneltmemiş onların Xinjiang ve memleketleri hakkında besledikleri duygu ve düşünceleri özgürce dile getirmelerini istemiş Kitapta Xinjiang ın çeşitli bölgelerinde doğmuş ve yaşamış olan Uygur Han Çinli Hui Müslümanları Kazak Rus Özbek Tacik Moğol ve adını duyup bilmediğimiz çeşitli milliyetlerden insanların içten duygu ve düşüncelerini görüyoruz Bu insanların ortak kaygısı Xinjiang ın daha güçlü bir kalkınma ve modernleşme içine girmesi bu topraklarda güçlü bir barış kardeşlik ve karşılıklı anlayış ortamının bulunması Diğer yandan Xinjiang ın 1300 milyonluk Çin halkı içinde daha olumlu bir imge ile temsil edilmesi saygın bir kabul görmesi eşit fırsatlara sahip olması Xinjiang da meydana gelen kanlı olaylar saldırılar ve nefret söylemleri bu insanların en fazla üzüldükleri konuların başında geliyor Kitapta birçok Müslüman din adamı ve farklı inançlardan dindar insan inançların insanları vicdan muhasebesine yönelten olumlu niteliğinden ve kendilerini iyilik ve güzellik peşinde koşmaya adamalarına katkısından söz ediyor ben de buna katılıyorum 100 röportajcı arasında çok farklı meslek ve yaş gruplarından kadın ve erkekler bulunuyor her biri onları yaşama bağlayan ideallerinden ve hayallerinden söz ediyor Bir bölümü şu anda Çin in diğer kentlerinde yaşadıkları için Pekin e 6 saat uçuş mesafesindeki memleketlerinin büyüklerinin ve yakın arkadaşlarının özlemi ile yaşıyorlar Xinjianglılar bulundukları her çevrede memleketlerini inanç ve kültürlerini en iyi bir biçimde temsil ederek diğer insanların kalbini kazanmayı ve önyargıları yıkmaya çalışıyorlar En fazla dikkatimi çeken şey Xinjianglıların eğitim ve öğrenime verdikleri değer bunun için büyük çaba verdiklerine inandım Kanımca eğitim öncelikle insanlar arasında karşılıklı hoşgörüyü ve kabulü teşvik etmelidir

İpekyolu Kültür ve Edebiyat
Elinizdeki bu kitap Xinjiang ın Hotan kentinden değerli bir fotoğraf ve görsel belgesel sanatçısı olan Kurbancan Samat ın hazırlamış olduğu fotoğraflarla bezenmiş ve serbest röportaj tarzıyla hazırlanmış bir kitap Kurbancan kitaba dâhil ettikleri Xinjianglılara hiç bir özel bir soru yöneltmemiş onların Xinjiang ve memleketleri hakkında besledikleri duygu ve düşünceleri özgürce dile getirmelerini istemiş Kitapta Xinjiang ın çeşitli bölgelerinde doğmuş ve yaşamış olan Uygur Han Çinli Hui Müslümanları Kazak Rus Özbek Tacik Moğol ve adını duyup bilmediğimiz çeşitli milliyetlerden insanların içten duygu ve düşüncelerini görüyoruz Bu insanların ortak kaygısı Xinjiang ın daha güçlü bir kalkınma ve modernleşme içine girmesi bu topraklarda güçlü bir barış kardeşlik ve karşılıklı anlayış ortamının bulunması Diğer yandan Xinjiang ın 1300 milyonluk Çin halkı içinde daha olumlu bir imge ile temsil edilmesi saygın bir kabul görmesi eşit fırsatlara sahip olması Xinjiang da meydana gelen kanlı olaylar saldırılar ve nefret söylemleri bu insanların en fazla üzüldükleri konuların başında geliyor Kitapta birçok Müslüman din adamı ve farklı inançlardan dindar insan inançların insanları vicdan muhasebesine yönelten olumlu niteliğinden ve kendilerini iyilik ve güzellik peşinde koşmaya adamalarına katkısından söz ediyor ben de buna katılıyorum 100 röportajcı arasında çok farklı meslek ve yaş gruplarından kadın ve erkekler bulunuyor her biri onları yaşama bağlayan ideallerinden ve hayallerinden söz ediyor Bir bölümü şu anda Çin in diğer kentlerinde yaşadıkları için Pekin e 6 saat uçuş mesafesindeki memleketlerinin büyüklerinin ve yakın arkadaşlarının özlemi ile yaşıyorlar Xinjianglılar bulundukları her çevrede memleketlerini inanç ve kültürlerini en iyi bir biçimde temsil ederek diğer insanların kalbini kazanmayı ve önyargıları yıkmaya çalışıyorlar En fazla dikkatimi çeken şey Xinjianglıların eğitim ve öğrenime verdikleri değer bunun için büyük çaba verdiklerine inandım Kanımca eğitim öncelikle insanlar arasında karşılıklı hoşgörüyü ve kabulü teşvik etmelidir Tanıtım Bülteninden İnce Kapak Sayfa Sayısı 390 Baskı Yılı 2015 Ciltli Sayfa Sayısı 390 Baskı Yılı 2015 Dili Türkçe Yayınevi Canut Yayınevi

İpekyolu Kültür ve Edebiyat
Dört yıl sonra Uygurlu yazar Kurbancan Samat ın ikinci kitabını yayınlamaya karar verdik Yazarın birinci kitabı Ben Şincan dan Geldim Türkiye okurundan büyük ilgi gördü ve neredeyse ikinci baskısı tükenmek üzere Onun yazdığı kitaplar ve filmleri Çin de büyük yankı uyandırmış televizyon ve radyo programlarında en çok izlenen saatlerde yayınlanmış ve birçok ödüle layık görülmüştür Yazarın kitapları İngilizce ve Arapça dahil birçok dile çevrilmiştir Kurbancan kitaplarında Çin de yaşayan Uygurlar arasından seçtiği tipik figürlerin yaşam hikayeleri aracılığı ile bize özerk bir politik statüye sahip olan Uygur azınlık milliyetinden bireylerin yaşadığı sorunları dile getiriyor Kurbancan Samat Çin halkı arasında son 10 yıl içinde Uygurlara karşı gelişen ötekileştirmeyi ve kuşkucu önyargıları dağıtmayı kendine görev edinmiş kararlı bir eylemci haline gelmiştir Örneğin Uygurlar kendi anadillerinde eğitim gördükleri gibi bölgedeki üniversiteler de Uygurca eğitim yapıyorlar Çin ekonomisi ve toplumsal yaşamı hızla modernleşiyor Gelişmede daha avantajlı bölgeler çok daha hızlı bir biçimde gelişerek daha önce dışa kapalı bir bölge olan Şincan Uygur bölgesini güçlü bir şekilde dışa açılmaya zorluyor Çok sayıda daha yüksek bir gelir ve yaşam düzeyi elde etmek için Çin in diğer bölgelerine akın ediyor Uygurlu iş insanları sanat ve kültür insanları daha büyük iş fırsatları için Çin in diğer bölgeleri ile daha yoğun ilişkiye geçiyorlar Toplumsal modernleşme Uygurlu bireylerin meslek tercihlerini çeşitlendiriyor geleneksel meslekler değersizleşiyor on binlerce genç bu meslekleri edinmek için Doğu Çin in tanınmış üniversitelerine hücum ediyor Uygurlu öğrencilere üniversite girişlerinde pozitif ayrımcılık uygulanıyor Tüm bu gelişmeler öncelikle 94 oranında konuşulan Çin dilini öğrenmeyi ve asimile olmadan çoğunluk kültürü ile uzlaşmayı gerekli kılıyor Bunun zorluklarını herkes bilemez Kurbancan ın Birey İnsan Merkezli Yaklaşımı Marx en fazla okunan eserinde geleceğin ideal toplumunu insanın özgür ve yeteneklerinin çok yönlü gelişimini sağlayacak toplum olarak tanımlamıştı Marx a göre toplumun özgürlüğünün koşulu tek tek insanların özgürlüğü olmalıydı K Manifesto Kurbancan a göre Uygur insanı günümüz dünyasının moda görüşü olan kimlik politikası nın çeşitli tuzaklarına karşı uyanık olmalıdır İnsanın kolektif milli dini inanç kültürel ve yerel kimliklerini sahiplenmesi onun özgür ve çok yönlü gelişimine ayak bağı haline gelmemelidir Görüldüğü gibi bu yaklaşım asimilasyonu reddeden bir görüştür Onun eserlerinde yer alan insanlar bu açmazı çözmede ve uygun dengeyi sağlamada başarılı olan Uygurlardır Bunlar arasında her türlü meslekten insanlar ve sanat insanları bulunuyor Kurbancan onların kimliklerini ön plana çıkarmıyor aksine onların bireysel yaşam serüvenlerine odaklanıyor Bugünkü dünya kamusal bir dünyadır bu kamusal dünya tüm bireylerin ortaklaşa sahip oldukları bir dünyadır Hanna Arendt Şincan Uygur Bölgesinde Milli ve İslam Kimliğinin Canlanması Şincan Uygur bölgesinde milli ve İslam kimliğinin canlanması Çin in son 30 yıldır uyguladığı sosyalizm inşa modelinin önemli sonuçlarından biridir bu modelde bireysel özgürlükler bireysel ve toplumsal inisiyatif sürekli bir biçimde genişletilmektedir Üstyapının toplumsal bilinç ve düşünceler alanı din ve kültür alanı hatta politik düşünceler alanı çoğulcu bir yapıya kavuşturulmuştur Örneğin tüm Çin genelinde dini inanca sahip olanların ve ibadet edenlerin sayısı büyük artışlar göstermiştir Benzer bir şekilde Uygurlar arasında da dindarların sayısı büyük artış göstermiştir Farklı milliyetler arasında evlilikler azalmıştır Tabii ki burada bardağın boş kısmını vurguluyoruz Bölgede kimlik temelli çelişmeler keskinleşmiştir Bu çelişmeler çeşitli aşırı akımlar için verimli bir toprak yaratmaktadır Bu aşırıcı akımlar Çin in başarılı gelişmesinden ve dünyada prestijinin artmasından tedirgin olan Batılı güçlerden aktif destek görmekte ve el üstünde tutulmaktadır Amerika bir ay önce bölgede faaliyet gösteren terör örgütlerini terörist örgütler listesinden çıkarmıştır Batılıların özel bir amacı da Çin ile Arap ve İslam dünyası arasında gelişen ilişkileri baltalamaktır Kurbancan ın bu kitabının önsözlerini yazanlar arasında Uygur aşığı olan yaşamının en canlı dönemini bölgede geçiren Çin in eski kültür bakanı Wang Meng ve Çin in etnik kimlikler konusunda dünya çapında en saygın akademisyenlerinden olan Wang Huyi bulunmaktadır Türkiye yi çok seven Kurbancan a Türkiye gezisinde eşlik ettim tercümanlığını yaptım ve arkadaş oldum Buradan onun bu eserini tekrar kutluyorum Okuyucularımız bu kitapta gerçek Uygur insanlarının duygu ve düşüncelerini öğrenebilecekler

İpekyolu Kültür ve Edebiyat
Dört yıl sonra Uygurlu yazar Kurbancan Samat ın ikinci kitabını yayınlamaya karar verdik Yazarın birinci kitabı Ben Şincan dan Geldim Türkiye okurundan büyük ilgi gördü ve neredeyse ikinci baskısı tükenmek üzere Onun yazdığı kitaplar ve filmleri Çin de büyük yankı uyandırmış televizyon ve radyo programlarında en çok izlenen saatlerde yayınlanmış ve birçok ödüle layık görülmüştür Yazarın kitapları İngilizce ve Arapça dahil birçok dile çevrilmiştir Kurbancan kitaplarında Çin de yaşayan Uygurlar arasından seçtiği tipik figürlerin yaşam hikayeleri aracılığı ile bize özerk bir politik statüye sahip olan Uygur azınlık milliyetinden bireylerin yaşadığı sorunları dile getiriyor Kurbancan Samat Çin halkı arasında son 10 yıl içinde Uygurlara karşı gelişen ötekileştirmeyi ve kuşkucu önyargıları dağıtmayı kendine görev edinmiş kararlı bir eylemci haline gelmiştir Örneğin Uygurlar kendi anadillerinde eğitim gördükleri gibi bölgedeki üniversiteler de Uygurca eğitim yapıyorlar Çin ekonomisi ve toplumsal yaşamı hızla modernleşiyor Gelişmede daha avantajlı bölgeler çok daha hızlı bir biçimde gelişerek daha önce dışa kapalı bir bölge olan Şincan Uygur bölgesini güçlü bir şekilde dışa açılmaya zorluyor Çok sayıda daha yüksek bir gelir ve yaşam düzeyi elde etmek için Çin in diğer bölgelerine akın ediyor Uygurlu iş insanları sanat ve kültür insanları daha büyük iş fırsatları için Çin in diğer bölgeleri ile daha yoğun ilişkiye geçiyorlar Toplumsal modernleşme Uygurlu bireylerin meslek tercihlerini çeşitlendiriyor geleneksel meslekler değersizleşiyor on binlerce genç bu meslekleri edinmek için Doğu Çin in tanınmış üniversitelerine hücum ediyor Uygurlu öğrencilere üniversite girişlerinde pozitif ayrımcılık uygulanıyor Tüm bu gelişmeler öncelikle 94 oranında konuşulan Çin dilini öğrenmeyi ve asimile olmadan çoğunluk kültürü ile uzlaşmayı gerekli kılıyor Bunun zorluklarını herkes bilemez Kurbancan ın Birey İnsan Merkezli Yaklaşımı Marx en fazla okunan eserinde geleceğin ideal toplumunu insanın özgür ve yeteneklerinin çok yönlü gelişimini sağlayacak toplum olarak tanımlamıştı Marx a göre toplumun özgürlüğünün koşulu tek tek insanların özgürlüğü olmalıydı K Manifesto Kurbancan a göre Uygur insanı günümüz dünyasının moda görüşü olan kimlik politikası nın çeşitli tuzaklarına karşı uyanık olmalıdır İnsanın kolektif milli dini inanç kültürel ve yerel kimliklerini sahiplenmesi onun özgür ve çok yönlü gelişimine ayak bağı haline gelmemelidir Görüldüğü gibi bu yaklaşım asimilasyonu reddeden bir görüştür Onun eserlerinde yer alan insanlar bu açmazı çözmede ve uygun dengeyi sağlamada başarılı olan Uygurlardır Bunlar arasında her türlü meslekten insanlar ve sanat insanları bulunuyor Kurbancan onların kimliklerini ön plana çıkarmıyor aksine onların bireysel yaşam serüvenlerine odaklanıyor Bugünkü dünya kamusal bir dünyadır bu kamusal dünya tüm bireylerin ortaklaşa sahip oldukları bir dünyadır Hanna Arendt Şincan Uygur Bölgesinde Milli ve İslam Kimliğinin Canlanması Şincan Uygur bölgesinde milli ve İslam kimliğinin canlanması Çin in son 30 yıldır uyguladığı sosyalizm inşa modelinin önemli sonuçlarından biridir bu modelde bireysel özgürlükler bireysel ve toplumsal inisiyatif sürekli bir biçimde genişletilmektedir Üstyapının toplumsal bilinç ve düşünceler alanı din ve kültür alanı hatta politik düşünceler alanı çoğulcu bir yapıya kavuşturulmuştur Örneğin tüm Çin genelinde dini inanca sahip olanların ve ibadet edenlerin sayısı büyük artışlar göstermiştir Benzer bir şekilde Uygurlar arasında da dindarların sayısı büyük artış göstermiştir Farklı milliyetler arasında evlilikler azalmıştır Tabii ki burada bardağın boş kısmını vurguluyoruz Bölgede kimlik temelli çelişmeler keskinleşmiştir Bu çelişmeler çeşitli aşırı akımlar için verimli bir toprak yaratmaktadır Bu aşırıcı akımlar Çin in başarılı gelişmesinden ve dünyada prestijinin artmasından tedirgin olan Batılı güçlerden aktif destek görmekte ve el üstünde tutulmaktadır Amerika bir ay önce bölgede faaliyet gösteren terör örgütlerini terörist örgütler listesinden çıkarmıştır Batılıların özel bir amacı da Çin ile Arap ve İslam dünyası arasında gelişen ilişkileri baltalamaktır Kurbancan ın bu kitabının önsözlerini yazanlar arasında Uygur aşığı olan yaşamının en canlı dönemini bölgede geçiren Çin in eski kültür bakanı Wang Meng ve Çin in etnik kimlikler konusunda dünya çapında en saygın akademisyenlerinden olan Wang Huyi bulunmaktadır Türkiye yi çok seven Kurbancan a Türkiye gezisinde eşlik ettim tercümanlığını yaptım ve arkadaş oldum Buradan onun bu eserini tekrar kutluyorum Okuyucularımız bu kitapta gerçek Uygur insanlarının duygu ve düşüncelerini öğrenebilecekler Tanıtım Bülteninden

İpekyolu Kültür ve Edebiyat
Elinizdeki bu kitap Xinjiang ın Hotan kentinden değerli bir fotoğraf ve görsel belgesel sanatçısı olan Kurbancan Samat ın hazırlamış olduğu fotoğraflarla bezenmiş ve serbest röportaj tarzıyla hazırlanmış bir kitap Kurbancan kitaba dâhil ettikleri Xinjianglılara hiç bir özel bir soru yöneltmemiş onların Xinjiang ve memleketleri hakkında besledikleri duygu ve düşünceleri özgürce dile getirmelerini istemiş Kitapta Xinjiang ın çeşitli bölgelerinde doğmuş ve yaşamış olan Uygur Han Çinli Hui Müslümanları Kazak Rus Özbek Tacik Moğol ve adını duyup bilmediğimiz çeşitli milliyetlerden insanların içten duygu ve düşüncelerini görüyoruz Bu insanların ortak kaygısı Xinjiang ın daha güçlü bir kalkınma ve modernleşme içine girmesi bu topraklarda güçlü bir barış kardeşlik ve karşılıklı anlayış ortamının bulunması Diğer yandan Xinjiang ın 1300 milyonluk Çin halkı içinde daha olumlu bir imge ile temsil edilmesi saygın bir kabul görmesi eşit fırsatlara sahip olması Xinjiang da meydana gelen kanlı olaylar saldırılar ve nefret söylemleri bu insanların en fazla üzüldükleri konuların başında geliyor Kitapta birçok Müslüman din adamı ve farklı inançlardan dindar insan inançların insanları vicdan muhasebesine yönelten olumlu niteliğinden ve kendilerini iyilik ve güzellik peşinde koşmaya adamalarına katkısından söz ediyor ben de buna katılıyorum 100 röportajcı arasında çok farklı meslek ve yaş gruplarından kadın ve erkekler bulunuyor her biri onları yaşama bağlayan ideallerinden ve hayallerinden söz ediyor Bir bölümü şu anda Çin in diğer kentlerinde yaşadıkları için Pekin e 6 saat uçuş mesafesindeki memleketlerinin büyüklerinin ve yakın arkadaşlarının özlemi ile yaşıyorlar Xinjianglılar bulundukları her çevrede memleketlerini inanç ve kültürlerini en iyi bir biçimde temsil ederek diğer insanların kalbini kazanmayı ve önyargıları yıkmaya çalışıyorlar En fazla dikkatimi çeken şey Xinjianglıların eğitim ve öğrenime verdikleri değer bunun için büyük çaba verdiklerine inandım Kanımca eğitim öncelikle insanlar arasında karşılıklı hoşgörüyü ve kabulü teşvik etmelidir

İpekyolu Kültür Edebiyat
Elinizdeki bu kitap Xinjiang ın Hotan kentinden değerli bir fotoğraf ve görsel belgesel sanatçısı olan Kurbancan Samat ın hazırlamış olduğu fotoğraflarla bezenmiş ve serbest röportaj tarzıyla hazırlanmış bir kitap Kurbancan kitaba dâhil ettikleri Xinjianglılara hiç bir özel bir soru yöneltmemiş onların Xinjiang ve memleketleri hakkında besledikleri duygu ve düşünceleri özgürce dile getirmelerini istemiş Kitapta Xinjiang ın çeşitli bölgelerinde doğmuş ve yaşamış olan Uygur Han Çinli Hui Müslümanları Kazak Rus Özbek Tacik Moğol ve adını duyup bilmediğimiz çeşitli milliyetlerden insanların içten duygu ve düşüncelerini görüyoruz Bu insanların ortak kaygısı Xinjiang ın daha güçlü bir kalkınma ve modernleşme içine girmesi bu topraklarda güçlü bir barış kardeşlik ve karşılıklı anlayış ortamının bulunması Diğer yandan Xinjiang ın 1300 milyonluk Çin halkı içinde daha olumlu bir imge ile temsil edilmesi saygın bir kabul görmesi eşit fırsatlara sahip olması Xinjiang da meydana gelen kanlı olaylar saldırılar ve nefret söylemleri bu insanların en fazla üzüldükleri konuların başında geliyor Kitapta birçok Müslüman din adamı ve farklı inançlardan dindar insan inançların insanları vicdan muhasebesine yönelten olumlu niteliğinden ve kendilerini iyilik ve güzellik peşinde koşmaya adamalarına katkısından söz ediyor ben de buna katılıyorum 100 röportajcı arasında çok farklı meslek ve yaş gruplarından kadın ve erkekler bulunuyor her biri onları yaşama bağlayan ideallerinden ve hayallerinden söz ediyor Bir bölümü şu anda Çin in diğer kentlerinde yaşadıkları için Pekin e 6 saat uçuş mesafesindeki memleketlerinin büyüklerinin ve yakın arkadaşlarının özlemi ile yaşıyorlar Xinjianglılar bulundukları her çevrede memleketlerini inanç ve kültürlerini en iyi bir biçimde temsil ederek diğer insanların kalbini kazanmayı ve önyargıları yıkmaya çalışıyorlar En fazla dikkatimi çeken şey Xinjianglıların eğitim ve öğrenime verdikleri değer bunun için büyük çaba verdiklerine inandım Kanımca eğitim öncelikle insanlar arasında karşılıklı hoşgörüyü ve kabulü teşvik etmelidir

İpekyolu Kültür Edebiyat
Elinizdeki bu kitap Xinjiang ın Hotan kentinden değerli bir fotoğraf ve görsel belgesel sanatçısı olan Kurbancan Samat ın hazırlamış olduğu fotoğraflarla bezenmiş ve serbest röportaj tarzıyla hazırlanmış bir kitap Kurbancan kitaba dâhil ettikleri Xinjianglılara hiç bir özel bir soru yöneltmemiş onların Xinjiang ve memleketleri hakkında besledikleri duygu ve düşünceleri özgürce dile getirmelerini istemiş Kitapta Xinjiang ın çeşitli bölgelerinde doğmuş ve yaşamış olan Uygur Han Çinli Hui Müslümanları Kazak Rus Özbek Tacik Moğol ve adını duyup bilmediğimiz çeşitli milliyetlerden insanların içten duygu ve düşüncelerini görüyoruz Bu insanların ortak kaygısı Xinjiang ın daha güçlü bir kalkınma ve modernleşme içine girmesi bu topraklarda güçlü bir barış kardeşlik ve karşılıklı anlayış ortamının bulunması Diğer yandan Xinjiang ın 1300 milyonluk Çin halkı içinde daha olumlu bir imge ile temsil edilmesi saygın bir kabul görmesi eşit fırsatlara sahip olması Xinjiang da meydana gelen kanlı olaylar saldırılar ve nefret söylemleri bu insanların en fazla üzüldükleri konuların başında geliyor Kitapta birçok Müslüman din adamı ve farklı inançlardan dindar insan inançların insanları vicdan muhasebesine yönelten olumlu niteliğinden ve kendilerini iyilik ve güzellik peşinde koşmaya adamalarına katkısından söz ediyor ben de buna katılıyorum 100 röportajcı arasında çok farklı meslek ve yaş gruplarından kadın ve erkekler bulunuyor her biri onları yaşama bağlayan ideallerinden ve hayallerinden söz ediyor Bir bölümü şu anda Çin in diğer kentlerinde yaşadıkları için Pekin e 6 saat uçuş mesafesindeki memleketlerinin büyüklerinin ve yakın arkadaşlarının özlemi ile yaşıyorlar Xinjianglılar bulundukları her çevrede memleketlerini inanç ve kültürlerini en iyi bir biçimde temsil ederek diğer insanların kalbini kazanmayı ve önyargıları yıkmaya çalışıyorlar En fazla dikkatimi çeken şey Xinjianglıların eğitim ve öğrenime verdikleri değer bunun için büyük çaba verdiklerine inandım Kanımca eğitim öncelikle insanlar arasında karşılıklı hoşgörüyü ve kabulü teşvik etmelidir

Canut Yayınları
Elinizdeki bu kitap Xinjiang ın Hotan kentinden değerli bir fotoğraf ve görsel belgesel sanatçısı olan Kurbancan Samat ın hazırlamış olduğu fotoğraflarla bezenmiş ve serbest röportaj tarzıyla hazırlanmış bir kitap Kurbancan kitaba dâhil ettikleri Xinjianglılara hiç bir özel bir soru yöneltmemiş onların Xinjiang ve memleketleri hakkında besledikleri duygu ve düşünceleri özgürce dile getirmelerini istemiş Kitapta Xinjiang ın çeşitli bölgelerinde doğmuş ve yaşamış olan Uygur Han Çinli Hui Müslümanları Kazak Rus Özbek Tacik Moğol ve adını duyup bilmediğimiz çeşitli milliyetlerden insanların içten duygu ve düşüncelerini görüyoruz Bu insanların ortak kaygısı Xinjiang ın daha güçlü bir kalkınma ve modernleşme içine girmesi bu topraklarda güçlü bir barış kardeşlik ve karşılıklı anlayış ortamının bulunması Diğer yandan Xinjiang ın 1300 milyonluk Çin halkı içinde daha olumlu bir imge ile temsil edilmesi saygın bir kabul görmesi eşit fırsatlara sahip olması Xinjiang da meydana gelen kanlı olaylar saldırılar ve nefret söylemleri bu insanların en fazla üzüldükleri konuların başında geliyor Kitapta birçok Müslüman din adamı ve farklı inançlardan dindar insan inançların insanları vicdan muhasebesine yönelten olumlu niteliğinden ve kendilerini iyilik ve güzellik peşinde koşmaya adamalarına katkısından söz ediyor ben de buna katılıyorum 100 röportajcı arasında çok farklı meslek ve yaş gruplarından kadın ve erkekler bulunuyor her biri onları yaşama bağlayan ideallerinden ve hayallerinden söz ediyor Bir bölümü şu anda Çin in diğer kentlerinde yaşadıkları için Pekin e 6 saat uçuş mesafesindeki memleketlerinin büyüklerinin ve yakın arkadaşlarının özlemi ile yaşıyorlar Xinjianglılar bulundukları her çevrede memleketlerini inanç ve kültürlerini en iyi bir biçimde temsil ederek diğer insanların kalbini kazanmayı ve önyargıları yıkmaya çalışıyorlar En fazla dikkatimi çeken şey Xinjianglıların eğitim ve öğrenime verdikleri değer bunun için büyük çaba verdiklerine inandım Kanımca eğitim öncelikle insanlar arasında karşılıklı hoşgörüyü ve kabulü teşvik etmelidir Editör

İpekyolu Kültür ve Edebiyat
çev. Kayan, Gizem
Elinizdeki bu kitap Xinjiang ın Hotan kentinden değerli bir fotoğraf ve görsel belgesel sanatçısı olan Kurbancan Samat ın hazırlamış olduğu fotoğraflarla bezenmiş ve serbest röportaj tarzıyla hazırlanmış bir kitap Kurbancan kitaba dâhil ettikleri Xinjianglılara hiç bir özel bir soru yöneltmemiş onların Xinjiang ve memleketleri hakkında besledikleri duygu ve düşünceleri özgürce dile getirmelerini istemiş Kitapta Xinjiang ın çeşitli bölgelerinde doğmuş ve yaşamış olan Uygur Han Çinli Hui Müslümanları Kazak Rus Özbek Tacik Moğol ve adını duyup bilmediğimiz çeşitli milliyetlerden insanların içten duygu ve düşüncelerini görüyoruz Bu insanların ortak kaygısı Xinjiang ın daha güçlü bir kalkınma ve modernleşme içine girmesi bu topraklarda güçlü bir barış kardeşlik ve karşılıklı anlayış ortamının bulunması Diğer yandan Xinjiang ın 1300 milyonluk Çin halkı içinde daha olumlu bir imge ile temsil edilmesi saygın bir kabul görmesi eşit fırsatlara sahip olması Xinjiang da meydana gelen kanlı olaylar saldırılar ve nefret söylemleri bu insanların en fazla üzüldükleri konuların başında geliyor Kitapta birçok Müslüman din adamı ve farklı inançlardan dindar insan inançların insanları vicdan muhasebesine yönelten olumlu niteliğinden ve kendilerini iyilik ve güzellik peşinde koşmaya adamalarına katkısından söz ediyor ben de buna katılıyorum 100 röportajcı arasında çok farklı meslek ve yaş gruplarından kadın ve erkekler bulunuyor her biri onları yaşama bağlayan ideallerinden ve hayallerinden söz ediyor Bir bölümü şu anda Çin in diğer kentlerinde yaşadıkları için Pekin e 6 saat uçuş mesafesindeki memleketlerinin büyüklerinin ve yakın arkadaşlarının özlemi ile yaşıyorlar Xinjianglılar bulundukları her çevrede memleketlerini inanç ve kültürlerini en iyi bir biçimde temsil ederek diğer insanların kalbini kazanmayı ve önyargıları yıkmaya çalışıyorlar En fazla dikkatimi çeken şey Xinjianglıların eğitim ve öğrenime verdikleri değer bunun için büyük çaba verdiklerine inandım Kanımca eğitim öncelikle insanlar arasında karşılıklı hoşgörüyü ve kabulü teşvik etmelidir

İpekyolu Kültür ve Edebiyat
çev. Gizem Kayan
Elinizdeki bu kitap Xinjiang ın Hotan kentinden değerli bir fotoğraf ve görsel belgesel sanatçısı olan Kurbancan Samat ın hazırlamış olduğu fotoğraflarla bezenmiş ve serbest röportaj tarzıyla hazırlanmış bir kitap Kurbancan kitaba dâhil ettikleri Xinjianglılara hiç bir özel bir soru yöneltmemiş onların Xinjiang ve memleketleri hakkında besledikleri duygu ve düşünceleri özgürce dile getirmelerini istemiş Kitapta Xinjiang ın çeşitli bölgelerinde doğmuş ve yaşamış olan Uygur Han Çinli Hui Müslümanları Kazak Rus Özbek Tacik Moğol ve adını duyup bilmediğimiz çeşitli milliyetlerden insanların içten duygu ve düşüncelerini görüyoruz Bu insanların ortak kaygısı Xinjiang ın daha güçlü bir kalkınma ve modernleşme içine girmesi bu topraklarda güçlü bir barış kardeşlik ve karşılıklı anlayış ortamının bulunması Diğer yandan Xinjiang ın 1300 milyonluk Çin halkı içinde daha olumlu bir imge ile temsil edilmesi saygın bir kabul görmesi eşit fırsatlara sahip olması Xinjiang da meydana gelen kanlı olaylar saldırılar ve nefret söylemleri bu insanların en fazla üzüldükleri konuların başında geliyor Kitapta birçok Müslüman din adamı ve farklı inançlardan dindar insan inançların insanları vicdan muhasebesine yönelten olumlu niteliğinden ve kendilerini iyilik ve güzellik peşinde koşmaya adamalarına katkısından söz ediyor ben de buna katılıyorum 100 röportajcı arasında çok farklı meslek ve yaş gruplarından kadın ve erkekler bulunuyor her biri onları yaşama bağlayan ideallerinden ve hayallerinden söz ediyor Bir bölümü şu anda Çin in diğer kentlerinde yaşadıkları için Pekin e 6 saat uçuş mesafesindeki memleketlerinin büyüklerinin ve yakın arkadaşlarının özlemi ile yaşıyorlar Xinjianglılar bulundukları her çevrede memleketlerini inanç ve kültürlerini en iyi bir biçimde temsil ederek diğer insanların kalbini kazanmayı ve önyargıları yıkmaya çalışıyorlar En fazla dikkatimi çeken şey Xinjianglıların eğitim ve öğrenime verdikleri değer bunun için büyük çaba verdiklerine inandım Kanımca eğitim öncelikle insanlar arasında karşılıklı hoşgörüyü ve kabulü teşvik etmelidir Tanıtım Bülteninden İnce Kapak Sayfa Sayısı 390Baskı Yılı 2015Ciltli Sayfa Sayısı 390Baskı Yılı 2015Dili TürkçeYayınevi Canut Yayınevi

Canut Yayınları
çev. Gizem Kayan
Elinizdeki bu kitap Xinjiang ın Hotan kentinden değerli bir fotoğraf ve görsel belgesel sanatçısı olan Kurbancan Samat ın hazırlamış olduğu fotoğraflarla bezenmiş ve serbest röportaj tarzıyla hazırlanmış bir kitap Kurbancan kitaba dâhil ettikleri Xinjianglılara hiç bir özel bir soru yöneltmemiş onların Xinjiang ve memleketleri hakkında besledikleri duygu ve düşünceleri özgürce dile getirmelerini istemiş Kitapta Xinjiang ın çeşitli bölgelerinde doğmuş ve yaşamış olan Uygur Han Çinli Hui Müslümanları Kazak Rus Özbek Tacik Moğol ve adını duyup bilmediğimiz çeşitli milliyetlerden insanların içten duygu ve düşüncelerini görüyoruz Bu insanların ortak kaygısı Xinjiang ın daha güçlü bir kalkınma ve modernleşme içine girmesi bu topraklarda güçlü bir barış kardeşlik ve karşılıklı anlayış ortamının bulunması Diğer yandan Xinjiang ın 1300 milyonluk Çin halkı içinde daha olumlu bir imge ile temsil edilmesi saygın bir kabul görmesi eşit fırsatlara sahip olması Xinjiang da meydana gelen kanlı olaylar saldırılar ve nefret söylemleri bu insanların en fazla üzüldükleri konuların başında geliyor Kitapta birçok Müslüman din adamı ve farklı inançlardan dindar insan inançların insanları vicdan muhasebesine yönelten olumlu niteliğinden ve kendilerini iyilik ve güzellik peşinde koşmaya adamalarına katkısından söz ediyor ben de buna katılıyorum 100 röportajcı arasında çok farklı meslek ve yaş gruplarından kadın ve erkekler bulunuyor her biri onları yaşama bağlayan ideallerinden ve hayallerinden söz ediyor Bir bölümü şu anda Çin in diğer kentlerinde yaşadıkları için Pekin e 6 saat uçuş mesafesindeki memleketlerinin büyüklerinin ve yakın arkadaşlarının özlemi ile yaşıyorlar Xinjianglılar bulundukları her çevrede memleketlerini inanç ve kültürlerini en iyi bir biçimde temsil ederek diğer insanların kalbini kazanmayı ve önyargıları yıkmaya çalışıyorlar En fazla dikkatimi çeken şey Xinjianglıların eğitim ve öğrenime verdikleri değer bunun için büyük çaba verdiklerine inandım Kanımca eğitim öncelikle insanlar arasında karşılıklı hoşgörüyü ve kabulü teşvik etmelidir