Beng ü Bade — Fuzuli

Beng ü Bade
FuzuliKalender Yayınevi
Beng ü Bade
FuzuliBeng ü Bâde büyük ozan ve bilgin Fuzûlî nin yazdığı küçük bir mesnevidir Kitabı 1508 yılında Irak ı fetheden Safevî hükümdarı Şah İsmail Hataî ye ithaf etmiştir Simgesel bir dille kaleme alınmıştır İrfan Aşk ehlinin anlatımlarında kullandığı bütün nesneleri kendisine araç olarak kullanarak halkı uyandırma amacı taşımaktadır Kitap Osmanlı dönemi Türkçesinden günümüz Türkçesine uyarlanmış ve Fuzûlî nin anlayışı çerçevesinde şerhedilmiş açıklama yapılmıştır Fuzûlî nin gençlik döneminde yazdığını bildiğimiz Beng ü Bâde yani Esrar ve Şarab ile asıl anlatmak istediğini Fuzûlî kitabında açıkça anlatmıştır Bu dizeler kitabın hangi konuda ve ne amaçla kaleme alındığını göstermektedir Sen ki dünyada içki ehliysen Eğlence makamının sakiniysen Keyifle içtiğin saf Mey dir Kevser ummak sana insaf değildir Mey den geç garezin Kevser ise Yoksa al nakdi hiç isteme nisye veresiye Budur hüner ki sana açıkladım Kavrayış ehline sor ki ben ne yaptım Tanıtım Bülteninden

Kalender Yayınevi
Beng ü Bâde büyük ozan ve bilgin Fuzûlî nin yazdığı küçük bir mesnevidir Kitabı 1508 yılında Irak ı fetheden Safevî hükümdarı Şah İsmail Hataî ye ithaf etmiştir Simgesel bir dille kaleme alınmıştır İrfan Aşk ehlinin anlatımlarında kullandığı bütün nesneleri kendisine araç olarak kullanarak halkı uyandırma amacı taşımaktadır Kitap Osmanlı dönemi Türkçesinden günümüz Türkçesine uyarlanmış ve Fuzûlî nin anlayışı çerçevesinde şerhedilmiş açıklama yapılmıştır Fuzûlî nin gençlik döneminde yazdığını bildiğimiz Beng ü Bâde yani Esrar ve Şarab ile asıl anlatmak istediğini Fuzûlî kitabında açıkça anlatmıştır Bu dizeler kitabın hangi konuda ve ne amaçla kaleme alındığını göstermektedir Sen ki dünyada içki ehliysen Eğlence makamının sakiniysen Keyifle içtiğin saf Mey dir Kevser ummak sana insaf değildir Mey den geç garezin Kevser ise Yoksa al nakdi hiç isteme nisye veresiye Budur hüner ki sana açıkladım Kavrayış ehline sor ki ben ne yaptım

Kalender Yayınevi
Beng ü Bâde büyük ozan ve bilgin Fuzûlî nin yazdığı küçük bir mesnevidir Kitabı 1508 yılında Irak ı fetheden Safevî hükümdarı Şah İsmail Hataî ye ithaf etmiştir Simgesel bir dille kaleme alınmıştır İrfan Aşk ehlinin anlatımlarında kullandığı bütün nesneleri kendisine araç olarak kullanarak halkı uyandırma amacı taşımaktadır Kitap Osmanlı dönemi Türkçesinden günümüz Türkçesine uyarlanmış ve Fuzûlî nin anlayışı çerçevesinde şerhedilmiş açıklama yapılmıştır Fuzûlî nin gençlik döneminde yazdığını bildiğimiz Beng ü Bâde yani Esrar ve Şarab ile asıl anlatmak istediğini Fuzûlî kitabında açıkça anlatmıştır Bu dizeler kitabın hangi konuda ve ne amaçla kaleme alındığını göstermektedir Sen ki dünyada içki ehliysenEğlence makamının sakiniysenKeyifle içtiğin saf Mey dir Kevser ummak sana insaf değildir Mey den geç garezin Kevser ise Yoksa al nakdi hiç isteme nisye veresiye Budur hüner ki sana açıkladımKavrayış ehline sor ki ben ne yaptım

Kalender Yayınevi
Beng ü Bâde büyük ozan ve bilgin Fuzûlî nin yazdığı küçük bir mesnevidir Kitabı 1508 yılında Irak ı fetheden Safevî hükümdarı Şah İsmail Hataî ye ithaf etmiştir Simgesel bir dille kaleme alınmıştır İrfan Aşk ehlinin anlatımlarında kullandığı bütün nesneleri kendisine araç olarak kullanarak halkı uyandırma amacı taşımaktadır Kitap Osmanlı dönemi Türkçesinden günümüz Türkçesine uyarlanmış ve Fuzûlî nin anlayışı çerçevesinde şerhedilmiş açıklama yapılmıştır Fuzûlî nin gençlik döneminde yazdığını bildiğimiz Beng ü Bâde yani Esrar ve Şarab ile asıl anlatmak istediğini Fuzûlî kitabında açıkça anlatmıştır Bu dizeler kitabın hangi konuda ve ne amaçla kaleme alındığını göstermektedir Sen ki dünyada içki ehliysen Eğlence makamının sakiniysen Keyifle içtiğin saf Mey dir Kevser ummak sana insaf değildir Mey den geç garezin Kevser ise Yoksa al nakdi hiç isteme nisye veresiye Budur hüner ki sana açıkladım Kavrayış ehline sor ki ben ne yaptım

Kalender Yayınevi
Fuzuli tarafından kaleme alınan Beng ü Bade Kalender Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Beng ü Bade Fuzuli Kitap Özeti Beng ü Bâde büyük ozan ve bilgin Fuzûlî nin yazdığı küçük bir mesnevidir Kitabı 1508 yılında Irak ı fetheden Safevî hükümdarı Şah İsmail Hataî ye ithaf etmiştir Simgesel bir dille kaleme alınmıştır İrfan Aşk ehlinin anlatımlarında kullandığı bütün nesneleri kendisine araç olarak kullanarak halkı uyandırma amacı taşımaktadır Kitap Osmanlı dönemi Türkçesinden günümüz Türkçesine uyarlanmış ve Fuzûlî nin anlayışı çerçevesinde şerhedilmiş açıklama yapılmıştır Fuzûlî nin gençlik döneminde yazdığını bildiğimiz Beng ü Bâde yani Esrar ve Şarab ile asıl anlatmak istediğini Fuzûlî kitabında açıkça anlatmıştır Bu dizeler kitabın hangi konuda ve ne amaçla kaleme alındığını göstermektedir Sen ki dünyada içki ehliysen Eğlence makamının sakiniysen Keyifle içtiğin saf Mey dir Kevser ummak sana insaf değildir Mey den geç garezin Kevser ise Yoksa al nakdi hiç isteme nisye veresiye Budur hüner ki sana açıkladım Kavrayış ehline sor ki ben ne yaptım Yayınevi Kalender Yayınevi Yazar Fuzuli Sayfa 184 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ocak 2017 Barkod 9786059080200 Kategori Divan Edebiyatı Halk Edebiyatı Türk Edebiyatı

Ötüken Neşriyat
Beng ü Bade Fuzuli nin 444 beyitlik bir kısa mesnevisi Mesne vi sözünden umumiyetle Mevlana nın eseri akla gelmekle beraber esasen mesnevi doğu edebiyat mecrasının nazım türlerinden biri Fuzuli nin Beng i Esrar ve Bade yi Şarap kişileştirerek kendileri ve birbirleri hakkında konuşturduğu bu küçük mesnevisini daha önce Bal Kaşığım kitabıyla tefekkür alemine yelken açan Murat Kaymaz Dresden nüshasından hazırladı Okuyucu Beng ü Bade de bu ikisi dışında pek çok mücerret karakterin gayet müşahhas maceralarında onlara yarenlik edecek Şarabın hizmetinden asla geri durmayan Meze yi kahır ateşinde ya nan Kebab ı ve daha nicelerini tanıyacak Onları tanırken de belki sık sık evet Şarap tam da kendinden bekleneni yaptı yahut vay hain Boza zaten mayasının bozukluğundan belliydi diyerek sırla ra vakıf olacak Ve bütün bunları ancak şairin dehasıyla bizim için başka bir alemden şiirin ülkesinden devşirmesiyle bilece ğiz Gidip de toplayana aşk olsun ama gidemeyen için de çerçinin küfesinde taşıdığı yemiş helal olsun

Ötüken Neşriyat
Beng ü Bâde Fuzûlî nin 444 beyitlik bir kısa mesnevisi Mesne vi sözünden umumiyetle Mevlâna nın eseri akla gelmekle beraber esasen mesnevi doğu edebiyat mecrâsının nazım türlerinden biri Fuzûlî nin Beng i Esrar ve Bâde yi Şarap kişileştirerek kendileri ve birbirleri hakkında konu şturduğu bu küçük mesnevisini daha önce Bal Kaşığım kitabıyla tefekkür âlemine yelken açan Murat Kaymaz Dresden nüshasından hazırladı Okuyucu Beng ü Bâde de bu ikisi dışında pek çok mücerret karakterin gayet müşahhas maceralarında onlara yârenlik edecek Şarabın hizmetinden asla geri durmayan Meze yi kahır ateşinde ya nan Kebab ı ve daha nicelerini tanıyacak Onları tanırken de belki sık sık evet Şarap tam da kendinden bekleneni yaptı yahut vay hain Boza zaten mayasının bozukluğundan belliydi diyerek sırla ra vakıf olacak Ve bütün bunları ancak şairin dehasıyla bizim için başka bir âlemden şiirin ülkesinden devşirmesiyle bilece ğiz Gidip de toplayana aşk olsun ama gidemeyen için de çerçinin küfesinde taşıdığı yemiş helâl olsun

Büyüyen Ay Yayınları
Kemâl Edîb Kürkçüoğlu Beng ü Bâde yi ilk yayımlayan araştırmacıdır 1956 yılında Maarif Vekaleti nce yayımlanan bu eserin takdiminde şunları söylemektedir Tarih boyunca büyük çapta insanlar yetiştirmekte her milletten daha verimli olan Türk ün şairlik alanında en ileri safta gelenlerinden biri de şüphe yok ki Fuzûlî dir Kuşku götürmez bir gerçek olarak denilebilir ki bütün ruh inceliği duyuş derinliği ve kültür genişliği ile Türk sanat dehâsı kemalini en çok onda bulmuştur Yazıcılar vardır yazıları daha kendileri sağken unutulmuştur Yazılar vardır ancak yazarlarının yaşadığı illerde duyulmuştur Fuzûlî eserlerinin çağlar boyunca artan ünü doğduğu ve durduğu dar ülkenin sınırını aşmış Türk ün vardığı Türkçe nin yayıldığı diyarlara ulaşmış bahtiyar fânîlerdendir Sinân Usta nın Kâsım Usta nın taştan tuğladan kurup yükselttikleri âbidelerin benzerlerini o sözün özünden ve özün sözünden mısralar dizisi veya mensûreler yığını hâlinde gittikçe genişleyen bir geleceğe emânet etmiştir Fuzûlî nin eskiden beri bilinen eserlerinden biri de Beng ü Bâde dir Bu eser de öbürleri gibi birçok bakımdan üzerinde durulacak bir ehemmiyet taşımaktadır Rind ü Zâhid inde rind le zâhid i Sıhhat ü Maraz ında sağlık la sayruluğ u ihtimal ki Şâh ü Gedâ sında padişah la yoksul u karşılaştıran Fuzûlî Beng ü Bâde sinde de beng ile bâde yi dile getirmiştir Fuzûlî nin henüz dehâ doruğuna ulaşmadan yazdığı Beng ü Bâde nin bu gösterişsiz görünüşü arkasında gelişme vâdeden bir tebliğ gücü özlü bir didikleme tahlil ustalığı şumûllü bir ifade birliği ve teselsüllü bir mantık sağlamlığı göze çarpar İfâde esprilidir kelimeler ustalıklıdır tâbirler yerli yerindedir

Ötüken Neşriyat
Beng ü Bâde Fuzûlî nin 444 beyitlik bir kısa mesnevisi Mesne vi sözünden umumiyetle Mevlâna nın eseri akla gelmekle beraber esasen mesnevi doğu edebiyat mecrâsının nazım türlerinden biri Fuzûlî nin Beng i Esrar ve Bâde yi Şarap kişileştirerek kendileri ve birbirleri hakkında konu şturduğu bu küçük mesnevisini daha önce Bal Kaşığım kitabıyla tefekkür âlemine yelken açan Murat Kaymaz Dresden nüshasından hazırladı Okuyucu Beng ü Bâde de bu ikisi dışında pek çok mücerret karakterin gayet müşahhas maceralarında onlara yârenlik edecek Şarabın hizmetinden asla geri durmayan Meze yi kahır ateşinde ya nan Kebab ı ve daha nicelerini tanıyacak Onları tanırken de belki sık sık evet Şarap tam da kendinden bekleneni yaptı yahut vay hain Boza zaten mayasının bozukluğundan belliydi diyerek sırla ra vakıf olacak Ve bütün bunları ancak şairin dehasıyla bizim için başka bir âlemden şiirin ülkesinden devşirmesiyle bilece ğiz Gidip de toplayana aşk olsun ama gidemeyen için de çerçinin küfesinde taşıdığı yemiş helâl olsun

Ötüken Neşriyat
Beng ü Bâde Fuzûlî nin 444 beyitlik bir kısa mesnevisi Mesne vi sözünden umumiyetle Mevlâna nın eseri akla gelmekle beraber esasen mesnevi doğu edebiyat mecrâsının nazım türlerinden biri Fuzûlî nin Beng i Esrar ve Bâde yi Şarap kişileştirerek kendileri ve birbirleri hakkında konu şturduğu bu küçük mesnevisini daha önce Bal Kaşığım kitabıyla tefekkür âlemine yelken açan Murat Kaymaz Dresden nüshasından hazırladı Okuyucu Beng ü Bâde de bu ikisi dışında pek çok mücerret karakterin gayet müşahhas maceralarında onlara yârenlik edecek Şarabın hizmetinden asla geri durmayan Meze yi kahır ateşinde ya nan Kebab ı ve daha nicelerini tanıyacak Onları tanırken de belki sık sık evet Şarap tam da kendinden bekleneni yaptı yahut vay hain Boza zaten mayasının bozukluğundan belliydi diyerek sırla ra vakıf olacak Ve bütün bunları ancak şairin dehasıyla bizim için başka bir âlemden şiirin ülkesinden devşirmesiyle bilece ğiz Gidip de toplayana aşk olsun ama gidemeyen için de çerçinin küfesinde taşıdığı yemiş helâl olsun

Kalender Yayınevi
Beng ü Bâde büyük ozan ve bilgin Fuzûlî nin yazdığı küçük bir mesnevidir Kitabı 1508 yılında Irak ı fetheden Safevî hükümdarı Şah İsmail Hataî ye ithaf etmiştir Simgesel bir dille kaleme alınmıştır İrfan Aşk ehlinin anlatımlarında kullandığı bütün nesneleri kendisine araç olarak kullanarak halkı uyandırma amacı taşımaktadır Kitap Osmanlı dönemi Türkçesinden günümüz Türkçesine uyarlanmış ve Fuzûlî nin anlayışı çerçevesinde şerhedilmiş açıklama yapılmıştır Fuzûlî nin gençlik döneminde yazdığını bildiğimiz Beng ü Bâde yani Esrar ve Şarab ile asıl anlatmak istediğini Fuzûlî kitabında açıkça anlatmıştır Bu dizeler kitabın hangi konuda ve ne amaçla kaleme alındığını göstermektedir Sen ki dünyada içki ehliysen Eğlence makamının sakiniysen Keyifle içtiğin saf Mey dir Kevser ummak sana insaf değildir Mey den geç garezin Kevser ise Yoksa al nakdi hiç isteme nisye veresiye Budur hüner ki sana açıkladım Kavrayış ehline sor ki ben ne yaptım

Büyüyenay Yayınları
Kemâl Edîb Kürkçüoğlu Beng ü Bâde yi ilk yayımlayan araştırmacıdır 1956 yılında Maarif Vekaleti nce yayımlanan bu eserin takdiminde şunları söylemektedir Tarih boyunca büyük çapta insanlar yetiştirmekte her milletten daha verimli olan Türk ün şairlik alanında en ileri safta gelenlerinden biri de şüphe yok ki Fuzûlî dir Kuşku götürmez bir gerçek olarak denilebilir ki bütün ruh inceliği duyuş derinliği ve kültür genişliği ile Türk sanat dehâsı kemalini en çok onda bulmuştur Yazıcılar vardır yazıları daha kendileri sağken unutulmuştur Yazılar vardır ancak yazarlarının yaşadığı illerde duyulmuştur Fuzûlî eserlerinin çağlar boyunca artan ünü doğduğu ve durduğu dar ülkenin sınırını aşmış Türk ün vardığı Türkçe nin yayıldığı diyarlara ulaşmış bahtiyar fânîlerdendir Sinân Usta nın Kâsım Usta nın taştan tuğladan kurup yükselttikleri âbidelerin benzerlerini o sözün özünden ve özün sözünden mısralar dizisi veya mensûreler yığını hâlinde gittikçe genişleyen bir geleceğe emânet etmiştir Fuzûlî nin eskiden beri bilinen eserlerinden biri de Beng ü Bâde dir Bu eser de öbürleri gibi birçok bakımdan üzerinde durulacak bir ehemmiyet taşımaktadır Rind ü Zâhid inde rind le zâhid i Sıhhat ü Maraz ında sağlık la sayruluğ u ihtimal ki Şâh ü Gedâ sında padişah la yoksul u karşılaştıran Fuzûlî Beng ü Bâde sinde de beng ile bâde yi dile getirmiştir Fuzûlî nin henüz dehâ doruğuna ulaşmadan yazdığı Beng ü Bâde nin bu gösterişsiz görünüşü arkasında gelişme vâdeden bir tebliğ gücü özlü bir didikleme tahlil ustalığı şumûllü bir ifade birliği ve teselsüllü bir mantık sağlamlığı göze çarpar İfâde esprilidir kelimeler ustalıklıdır tâbirler yerli yerindedir Tanıtım Bülteninden

Büyüyen Ay Yayınları
Kemâl Edîb Kürkçüoğlu Beng ü Bâde yi ilk yayımlayan araştırmacıdır 1956 yılında Maarif Vekaleti nce yayımlanan bu eserin takdiminde şunları söylemektedir Tarih boyunca büyük çapta insanlar yetiştirmekte her milletten daha verimli olan Türk ün şairlik alanında en ileri safta gelenlerinden biri de şüphe yok ki Fuzûlî dir Kuşku götürmez bir gerçek olarak denilebilir ki bütün ruh inceliği duyuş derinliği ve kültür genişliği ile Türk sanat dehâsı kemalini en çok onda bulmuştur Yazıcılar vardır yazıları daha kendileri sağken unutulmuştur Yazılar vardır ancak yazarlarının yaşadığı illerde duyulmuştur Fuzûlî eserlerinin çağlar boyunca artan ünü doğduğu ve durduğu dar ülkenin sınırını aşmış Türk ün vardığı Türkçe nin yayıldığı diyarlara ulaşmış bahtiyar fânîlerdendir Sinân Usta nın Kâsım Usta nın taştan tuğladan kurup yükselttikleri âbidelerin benzerlerini o sözün özünden ve özün sözünden mısralar dizisi veya mensûreler yığını hâlinde gittikçe genişleyen bir geleceğe emânet etmiştir Fuzûlî nin eskiden beri bilinen eserlerinden biri de Beng ü Bâde dir Bu eser de öbürleri gibi birçok bakımdan üzerinde durulacak bir ehemmiyet taşımaktadır Rind ü Zâhid inde rind le zâhid i Sıhhat ü Maraz ında sağlık la sayruluğ u ihtimal ki Şâh ü Gedâ sında padişah la yoksul u karşılaştıran Fuzûlî Beng ü Bâde sinde de beng ile bâde yi dile getirmiştir Fuzûlî nin henüz dehâ doruğuna ulaşmadan yazdığı Beng ü Bâde nin bu gösterişsiz görünüşü arkasında gelişme vâdeden bir tebliğ gücü özlü bir didikleme tahlil ustalığı şumûllü bir ifade birliği ve teselsüllü bir mantık sağlamlığı göze çarpar İfâde esprilidir kelimeler ustalıklıdır tâbirler yerli yerindedir

Ötüken Neşriyat
Beng ü Bâde Fuzûlî nin 444 beyitlik bir kısa mesnevisi Mesne vi sözünden umumiyetle Mevlâna nın eseri akla gelmekle beraber esasen mesnevi doğu edebiyat mecrâsının nazım türlerinden biri Fuzûlî nin Beng i Esrar ve Bâde yi Şarap kişileştirerek kendileri ve birbirleri hakkında konu şturduğu bu küçük mesnevisini daha önce Bal Kaşığım kitabıyla tefekkür âlemine yelken açan Murat Kaymaz Dresden nüshasından hazırladı Okuyucu Beng ü Bâde de bu ikisi dışında pek çok mücerret karakterin gayet müşahhas maceralarında onlara yârenlik edecek Şarabın hizmetinden asla geri durmayan Meze yi kahır ateşinde ya nan Kebab ı ve daha nicelerini tanıyacak Onları tanırken de belki sık sık evet Şarap tam da kendinden bekleneni yaptı yahut vay hain Boza zaten mayasının bozukluğundan belliydi diyerek sırla ra vakıf olacak Ve bütün bunları ancak şairin dehasıyla bizim için başka bir âlemden şiirin ülkesinden devşirmesiyle bilece ğiz Gidip de toplayana aşk olsun ama gidemeyen için de çerçinin küfesinde taşıdığı yemiş helâl olsun

Ötüken Neşriyat
Beng ü Bâde Fuzûlî nin 444 beyitlik bir kısa mesnevisi Mesne vi sözünden umumiyetle Mevlâna nın eseri akla gelmekle beraber esasen mesnevi doğu edebiyat mecrâsının nazım türlerinden biri Fuzûlî nin Beng i Esrar ve Bâde yi Şarap kişileştirerek kendileri ve birbirleri hakkında konu şturduğu bu küçük mesnevisini daha önce Bal Kaşığım kitabıyla tefekkür âlemine yelken açan Murat Kaymaz Dresden nüshasından hazırladı Okuyucu Beng ü Bâde de bu ikisi dışında pek çok mücerret karakterin gayet müşahhas maceralarında onlara yârenlik edecek Şarabın hizmetinden asla geri durmayan Meze yi kahır ateşinde ya nan Kebab ı ve daha nicelerini tanıyacak Onları tanırken de belki sık sık evet Şarap tam da kendinden bekleneni yaptı yahut vay hain Boza zaten mayasının bozukluğundan belliydi diyerek sırla ra vakıf olacak Ve bütün bunları ancak şairin dehasıyla bizim için başka bir âlemden şiirin ülkesinden devşirmesiyle bilece ğiz Gidip de toplayana aşk olsun ama gidemeyen için de çerçinin küfesinde taşıdığı yemiş helâl olsun

Ötüken Neşriyat
Fuzuli tarafından kaleme alınan Beng ü Bade Ötüken Neşriyat eseri olarak okurlarla buluşuyor Beng ü Bade Fuzuli Kitap Özeti Beng ü Bade Fuzuli nin 444 beyitlik bir kısa mesnevisi Mesne vi sözünden umumiyetle Mevlana nın eseri akla gelmekle beraber esasen mesnevi doğu edebiyat mecrasının nazım türlerinden biri Fuzuli nin Beng i Esrar ve Bade yi Şarap kişileştirerek kendileri ve birbirleri hakkında konuşturduğu bu küçük mesnevisini daha önce Bal Kaşığım kitabıyla tefekkür alemine yelken açan Murat Kaymaz Dresden nüshasından hazırladı Okuyucu Beng ü Bade de bu ikisi dışında pek çok mücerret karakterin gayet müşahhas maceralarında onlara yarenlik edecek Şarabın hizmetinden asla geri durmayan Meze yi kahır ateşinde ya nan Kebab ı ve daha nicelerini tanıyacak Onları tanırken de belki sık sık evet Şarap tam da kendinden bekleneni yaptı yahut vay hain Boza zaten mayasının bozukluğundan belliydi diyerek sırla ra vakıf olacak Ve bütün bunları ancak şairin dehasıyla bizim için başka bir alemden şiirin ülkesinden devşirmesiyle bilece ğiz Gidip de toplayana aşk olsun ama gidemeyen için de çerçinin küfesinde taşıdığı yemiş helal olsun Yayınevi Ötüken Neşriyat Yazar Fuzuli Sayfa 127 Sayfa Kağıt 2 Hamur Ciltli Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2024 Barkod 9786051553825 Kategori Divan Edebiyatı Halk Edebiyatı Türk Edebiyatı

Ötüken
Beng ü Bâde Fuzûlî nin 444 beyitlik bir kısa mesnevisi Mesne vi sözünden umumiyetle Mevlâna nın eseri akla gelmekle beraber esasen mesnevi doğu edebiyat mecrâsının nazım türlerinden biri Fuzûlî nin Beng i Esrar ve Bâde yi Şarap kişileştirerek kendileri ve birbirleri hakkında konu şturduğu bu küçük mesnevisini daha önce Bal Kaşığım kitabıyla tefekkür âlemine yelken açan Murat Kaymaz Dresden nüshasından hazırladı Okuyucu Beng ü Bâde de bu ikisi dışında pek çok mücerret karakterin gayet müşahhas maceralarında onlara yârenlik edecek Şarabın hizmetinden asla geri durmayan Meze yi kahır ateşinde ya nan Kebab ı ve daha nicelerini tanıyacak Onları tanırken de belki sık sık evet Şarap tam da kendinden bekleneni yaptı yahut vay hain Boza zaten mayasının bozukluğundan belliydi diyerek sırla ra vakıf olacak Ve bütün bunları ancak şairin dehasıyla bizim için başka bir âlemden şiirin ülkesinden devşirmesiyle bilece ğiz Gidip de toplayana aşk olsun ama gidemeyen için de çerçinin küfesinde taşıdığı yemiş helâl olsun

Büyüyen Ay Yayınları
Kemâl Edîb Kürkçüoğlu Beng ü Bâde yi ilk yayımlayan araştırmacıdır 1956 yılında Maarif Vekaleti nce yayımlanan bu eserin takdiminde şunları söylemektedir Tarih boyunca büyük çapta insanlar yetiştirmekte her milletten daha verimli olan Türkün şairlik alanında en ileri safta gelenlerinden biri de şüphe yok ki Fuzûlîdir Kuşku götürmez bir gerçek olarak denilebilir ki bütün ruh inceliği duyuş derinliği ve kültür genişliği ile Türk sanat dehâsı kemalini en çok onda bulmuştur Yazıcılar vardır yazıları daha kendileri sağken unutulmuştur Yazılar vardır ancak yazarlarının yaşadığı illerde duyulmuştur Fuzûlî eserlerinin çağlar boyunca artan ünü doğduğu ve durduğu dar ülkenin sınırını aşmış Türkün vardığı Türkçenin yayıldığı diyarlara ulaşmış bahtiyar fânîlerdendir Sinân Ustanın Kâsım Ustanın taştan tuğladan kurup yükselttikleri âbidelerin benzerlerini o sözün özünden ve özün sözünden mısralar dizisi veya mensûreler yığını hâlinde gittikçe genişleyen bir geleceğe emânet etmiştir Fuzûlînin eskiden beri bilinen eserlerinden biri de Beng ü Bâdedir Bu eser de öbürleri gibi birçok bakımdan üzerinde durulacak bir ehemmiyet taşımaktadır Rind ü Zâhidinde rindle zâhidi Sıhhat ü Marazında sağlıkla sayruluğu ihtimal ki Şâh ü Gedâsında padişahla yoksulu karşılaştıran Fuzûlî Beng ü Bâdesinde de beng ile bâdeyi dile getirmiştir Fuzûlînin henüz dehâ doruğuna ulaşmadan yazdığı Beng ü Bâdenin bu gösterişsiz görünüşü arkasında gelişme vâdeden bir tebliğ gücü özlü bir didikleme tahlil ustalığı şumûllü bir ifade birliği ve teselsüllü bir mantık sağlamlığı göze çarpar İfâde esprilidir kelimeler ustalıklıdır tâbirler yerli yerindedir

BÜYÜYENAY
çev. Yılmaz Şentürk
Kemâl Edîb Kürkçüoğlu Beng ü Bâde yi ilk yayımlayan araştırmacıdır 1956 yılında Maarif Vekaleti nce yayımlanan bu eserin takdiminde şunları söylemektedir Tarih boyunca büyük çapta insanlar yetiştirmekte her milletten daha verimli olan Türk ün şairlik alanında en ileri safta gelenlerinden biri de şüphe yok ki Fuzûlî dir Kuşku götürmez bir gerçek olarak denilebilir ki bütün ruh inceliği duyuş derinliği ve kültür genişliği ile Türk sanat dehâsı kemalini en çok onda bulmuştur Yazıcılar vardır yazıları daha kendileri sağken unutulmuştur Yazılar vardır ancak yazarlarının yaşadığı illerde duyulmuştur Fuzûlî eserlerinin çağlar boyunca artan ünü doğduğu ve durduğu dar ülkenin sınırını aşmış Türk ün vardığı Türkçe nin yayıldığı diyarlara ulaşmış bahtiyar fânîlerdendir Sinân Usta nın Kâsım Usta nın taştan tuğladan kurup yükselttikleri âbidelerin benzerlerini o sözün özünden ve özün sözünden mısralar dizisi veya mensûreler yığını hâlinde gittikçe genişleyen bir geleceğe emânet etmiştir Fuzûlî nin eskiden beri bilinen eserlerinden biri de Beng ü Bâde dir Bu eser de öbürleri gibi birçok bakımdan üzerinde durulacak bir ehemmiyet taşımaktadır Rind ü Zâhid inde rind le zâhid i Sıhhat ü Maraz ında sağlık la sayruluğ u ihtimal ki Şâh ü Gedâ sında padişah la yoksul u karşılaştıran Fuzûlî Beng ü Bâde sinde de beng ile bâde yi dile getirmiştir Fuzûlî nin henüz dehâ doruğuna ulaşmadan yazdığı Beng ü Bâde nin bu gösterişsiz görünüşü arkasında gelişme vâdeden bir tebliğ gücü özlü bir didikleme tahlil ustalığı şumûllü bir ifade birliği ve teselsüllü bir mantık sağlamlığı göze çarpar İfâde esprilidir kelimeler ustalıklıdır tâbirler yerli yerindedir

Ötüken Neşriyat
Beng ü Bade Fuzuli nin 444 beyitlik bir kısa mesnevisi Mesne vi sözünden umumiyetle Mevlana nın eseri akla gelmekle beraber esasen mesnevi doğu edebiyat mecrasının nazım türlerinden biri Fuzuli nin Beng i Esrar ve Bade yi Şarap kişileştirerek kendileri ve birbirleri hakkında konuşturduğu bu küçük mesnevisini daha önce Bal Kaşığım kitabıyla tefekkür alemine yelken açan Murat Kaymaz Dresden nüshasından hazırladı Okuyucu Beng ü Bade de bu ikisi dışında pek çok mücerret karakterin gayet müşahhas maceralarında onlara yarenlik edecek Şarabın hizmetinden asla geri durmayan Meze yi kahır ateşinde ya nan Kebab ı ve daha nicelerini tanıyacak Onları tanırken de belki sık sık evet Şarap tam da kendinden bekleneni yaptı yahut vay hain Boza zaten mayasının bozukluğundan belliydi diyerek sırla ra vakıf olacak Ve bütün bunları ancak şairin dehasıyla bizim için başka bir alemden şiirin ülkesinden devşirmesiyle bilece ğiz Gidip de toplayana aşk olsun ama gidemeyen için de çerçinin küfesinde taşıdığı yemiş helal olsun

Büyüyen Ay Yayınları
Kemâl Edîb Kürkçüoğlu Beng ü Bâde yi ilk yayımlayan araştırmacıdır 1956 yılında Maarif Vekaleti nce yayımlanan bu eserin takdiminde şunları söylemektedir Tarih boyunca büyük çapta insanlar yetiştirmekte her milletten daha verimli olan Türk ün şairlik alanında en ileri safta gelenlerinden biri de şüphe yok ki Fuzûlî dir Kuşku götürmez bir gerçek olarak denilebilir ki bütün ruh inceliği duyuş derinliği ve kültür genişliği ile Türk sanat dehâsı kemalini en çok onda bulmuştur Yazıcılar vardır yazıları daha kendileri sağken unutulmuştur Yazılar vardır ancak yazarlarının yaşadığı illerde duyulmuştur Fuzûlî eserlerinin çağlar boyunca artan ünü doğduğu ve durduğu dar ülkenin sınırını aşmış Türk ün vardığı Türkçe nin yayıldığı diyarlara ulaşmış bahtiyar fânîlerdendir Sinân Usta nın Kâsım Usta nın taştan tuğladan kurup yükselttikleri âbidelerin benzerlerini o sözün özünden ve özün sözünden mısralar dizisi veya mensûreler yığını hâlinde gittikçe genişleyen bir geleceğe emânet etmiştir Fuzûlî nin eskiden beri bilinen eserlerinden biri de Beng ü Bâde dir Bu eser de öbürleri gibi birçok bakımdan üzerinde durulacak bir ehemmiyet taşımaktadır Rind ü Zâhid inde rind le zâhid i Sıhhat ü Maraz ında sağlık la sayruluğ u ihtimal ki Şâh ü Gedâ sında padişah la yoksul u karşılaştıran Fuzûlî Beng ü Bâde sinde de beng ile bâde yi dile getirmiştir Fuzûlî nin henüz dehâ doruğuna ulaşmadan yazdığı Beng ü Bâde nin bu gösterişsiz görünüşü arkasında gelişme vâdeden bir tebliğ gücü özlü bir didikleme tahlil ustalığı şumûllü bir ifade birliği ve teselsüllü bir mantık sağlamlığı göze çarpar İfâde esprilidir kelimeler ustalıklıdır tâbirler yerli yerindedir

Büyüyen Ay Yayınları
Kemâl Edîb Kürkçüoğlu Beng ü Bâde yi ilk yayımlayan araştırmacıdır 1956 yılında Maarif Vekaleti nce yayımlanan bu eserin takdiminde şunları söylemektedir Tarih boyunca büyük çapta insanlar yetiştirmekte her milletten daha verimli olan Türk ün şairlik alanında en ileri safta gelenlerinden biri de şüphe yok ki Fuzûlî dir Kuşku götürmez bir gerçek olarak denilebilir ki bütün ruh inceliği duyuş derinliği ve kültür genişliği ile Türk sanat dehâsı kemalini en çok onda bulmuştur Yazıcılar vardır yazıları daha kendileri sağken unutulmuştur Yazılar vardır ancak yazarlarının yaşadığı illerde duyulmuştur Fuzûlî eserlerinin çağlar boyunca artan ünü doğduğu ve durduğu dar ülkenin sınırını aşmış Türk ün vardığı Türkçe nin yayıldığı diyarlara ulaşmış bahtiyar fânîlerdendir Sinân Usta nın Kâsım Usta nın taştan tuğladan kurup yükselttikleri âbidelerin benzerlerini o sözün özünden ve özün sözünden mısralar dizisi veya mensûreler yığını hâlinde gittikçe genişleyen bir geleceğe emânet etmiştir Fuzûlî nin eskiden beri bilinen eserlerinden biri de Beng ü Bâde dir Bu eser de öbürleri gibi birçok bakımdan üzerinde durulacak bir ehemmiyet taşımaktadır Rind ü Zâhid inde rind le zâhid i Sıhhat ü Maraz ında sağlık la sayruluğ u ihtimal ki Şâh ü Gedâ sında padişah la yoksul u karşılaştıran Fuzûlî Beng ü Bâde sinde de beng ile bâde yi dile getirmiştir Fuzûlî nin henüz dehâ doruğuna ulaşmadan yazdığı Beng ü Bâde nin bu gösterişsiz görünüşü arkasında gelişme vâdeden bir tebliğ gücü özlü bir didikleme tahlil ustalığı şumûllü bir ifade birliği ve teselsüllü bir mantık sağlamlığı göze çarpar İfâde esprilidir kelimeler ustalıklıdır tâbirler yerli yerindedir

Büyüyen Ay
Kemâl Edîb Kürkçüoğlu Beng ü Bâde yi ilk yayımlayan araştırmacıdır 1956 yılında Maarif Vekaleti nce yayımlanan bu eserin takdiminde şunları söylemektedir Tarih boyunca büyük çapta insanlar yetiştirmekte her milletten daha verimli olan Türk ün şairlik alanında en ileri safta gelenlerinden biri de şüphe yok ki Fuzûlî dir Kuşku götürmez bir gerçek olarak denilebilir ki bütün ruh inceliği duyuş derinliği ve kültür genişliği ile Türk sanat dehâsı kemalini en çok onda bulmuştur Yazıcılar vardır yazıları daha kendileri sağken unutulmuştur Yazılar vardır ancak yazarlarının yaşadığı illerde duyulmuştur Fuzûlî eserlerinin çağlar boyunca artan ünü doğduğu ve durduğu dar ülkenin sınırını aşmış Türk ün vardığı Türkçe nin yayıldığı diyarlara ulaşmış bahtiyar fânîlerdendir Sinân Usta nın Kâsım Usta nın taştan tuğladan kurup yükselttikleri âbidelerin benzerlerini o sözün özünden ve özün sözünden mısralar dizisi veya mensûreler yığını hâlinde gittikçe genişleyen bir geleceğe emânet etmiştir Fuzûlî nin eskiden beri bilinen eserlerinden biri de Beng ü Bâde dir Bu eser de öbürleri gibi birçok bakımdan üzerinde durulacak bir ehemmiyet taşımaktadır Rind ü Zâhid inde rind le zâhid i Sıhhat ü Maraz ında sağlık la sayruluğ u ihtimal ki Şâh ü Gedâ sında padişah la yoksul u karşılaştıran Fuzûlî Beng ü Bâde sinde de beng ile bâde yi dile getirmiştir Fuzûlî nin henüz dehâ doruğuna ulaşmadan yazdığı Beng ü Bâde nin bu gösterişsiz görünüşü arkasında gelişme vâdeden bir tebliğ gücü özlü bir didikleme tahlil ustalığı şumûllü bir ifade birliği ve teselsüllü bir mantık sağlamlığı göze çarpar İfâde esprilidir kelimeler ustalıklıdır tâbirler yerli yerindedir

Büyüyen Ay Yayınları
Kemâl Edîb Kürkçüoğlu Beng ü Bâde yi ilk yayımlayan araştırmacıdır 1956 yılında Maarif Vekaleti nce yayımlanan bu eserin takdiminde şunları söylemektedir Tarih boyunca büyük çapta insanlar yetiştirmekte her milletten daha verimli olan Türk ün şairlik alanında en ileri safta gelenlerinden biri de şüphe yok ki Fuzûlî dir Kuşku götürmez bir gerçek olarak denilebilir ki bütün ruh inceliği duyuş derinliği ve kültür genişliği ile Türk sanat dehâsı kemalini en çok onda bulmuştur Yazıcılar vardır yazıları daha kendileri sağken unutulmuştur Yazılar vardır ancak yazarlarının yaşadığı illerde duyulmuştur Fuzûlî eserlerinin çağlar boyunca artan ünü doğduğu ve durduğu dar ülkenin sınırını aşmış Türk ün vardığı Türkçe nin yayıldığı diyarlara ulaşmış bahtiyar fânîlerdendir Sinân Usta nın Kâsım Usta nın taştan tuğladan kurup yükselttikleri âbidelerin benzerlerini o sözün özünden ve özün sözünden mısralar dizisi veya mensûreler yığını hâlinde gittikçe genişleyen bir geleceğe emânet etmiştir Fuzûlî nin eskiden beri bilinen eserlerinden biri de Beng ü Bâde dir Bu eser de öbürleri gibi birçok bakımdan üzerinde durulacak bir ehemmiyet taşımaktadır Rind ü Zâhid inde rind le zâhid i Sıhhat ü Maraz ında sağlık la sayruluğ u ihtimal ki Şâh ü Gedâ sında padişah la yoksul u karşılaştıran Fuzûlî Beng ü Bâde sinde de beng ile bâde yi dile getirmiştir Fuzûlî nin henüz dehâ doruğuna ulaşmadan yazdığı Beng ü Bâde nin bu gösterişsiz görünüşü arkasında gelişme vâdeden bir tebliğ gücü özlü bir didikleme tahlil ustalığı şumûllü bir ifade birliği ve teselsüllü bir mantık sağlamlığı göze çarpar İfâde esprilidir kelimeler ustalıklıdır tâbirler yerli yerindedir