Beni En Çok Ben Yaraladım — Fatma Nalbantoğlu

Beni En Çok Ben Yaraladım
Fatma NalbantoğluEvrensel Kültür Yayınları
Beni En Çok Ben Yaraladım
Fatma Nalbantoğluİyi olan basittir kötü ise çok yönlüdür Aristoteles Bir yanda 2003 te bir tünel kazısında ortaya çıkan mantığın bittiği o zifiri karanlık Diğer yanda 2023 te bir ailenin paramparça olduğu o tozlu an Kristo antik çağın tozlu yollarında modern dünyanın kıvılcımlarını taşırken Luka sevdiği herkesi kurtarmak için zamanın düzlemleri arasında adeta bir hayalet gibi süzülüyor Murat Dektaş ın kaleminden çıkan Antik Efsane okuru Ege sahillerinden antik tıp kliniklerine Himalayaların zirvelerinden paralel evrenlerin karmaşasına sürükleyen soluk kesici bir bilimkurgu ve macera romanı Zaman bir nehirse onlar bu nehri tersine akıtmaya kararlı Tanıtım Bülteninden

Evrensel Kültür Yayınları
Her veda aslında insanın kendine doğru attığı o ilk zorunlu adımdır Çoğu zaman başkalarını suçlarken kaçırdığımız bir gerçek vardır En derin yaraları en savunmasız anlarımızda kendimize biz açarız Fatma Nalbantoğlu bu eserinde bir kadının kendi iç mahkemesinde kurduğu sessiz cümleleri kırgınlıkları ve o büyük yüzleşmeyi kaleme alıyor Beni En Çok Ben Yaraladım başkasından vazgeçmenin değil bir başkasında unuttuğun kendinden vazgeçmemenin hikâyesi Acının içinden süzülüp gelen susmanın gücünü keşfeden ve yaralandığı yerden yeniden doğmayı öğrenen bir ruhun itirafları Bu satırlar kendi içindeki sandalyeleri çoktan toplamış ama hâlâ masadaymış gibi görünenlerin kendine sarılarak sessizce uzaklaşanların ve nihayetinde kendini sevmeyi öğrenenlerin sesi olacak

EVRENSEL KÜLTÜR YAYINLARI
Her veda aslında insanın kendine doğru attığı o ilk zorunlu adımdır Çoğu zaman başkalarını suçlarken kaçırdığımız bir gerçek vardır En derin yaraları en savunmasız anlarımızda kendimize biz açarız Fatma Nalbantoğlu bu eserinde bir kadının kendi iç mahkemesinde kurduğu sessiz cümleleri kırgınlıkları ve o büyük yüzleşmeyi kaleme alıyor Beni En Çok Ben Yaraladım başkasından vazgeçmenin değil bir başkasında unuttuğun kendinden vazgeçmemenin hikâyesi Acının içinden süzülüp gelen susmanın gücünü keşfeden ve yaralandığı yerden yeniden doğmayı öğrenen bir ruhun itirafları Bu satırlar kendi içindeki sandalyeleri çoktan toplamış ama hâlâ masadaymış gibi görünenlerin kendine sarılarak sessizce uzaklaşanların ve nihayetinde kendini sevmeyi öğrenenlerin sesi olacak

Evrensel Kültür Yayınları
Her veda aslında insanın kendine doğru attığı o ilk zorunlu adımdır Çoğu zaman başkalarını suçlarken kaçırdığımız bir gerçek vardır En derin yaraları en savunmasız anlarımızda kendimize biz açarız Fatma Nalbantoğlu bu eserinde bir kadının kendi iç mahkemesinde kurduğu sessiz cümleleri kırgınlıkları ve o büyük yüzleşmeyi kaleme alıyor Beni En Çok Ben Yaraladım başkasından vazgeçmenin değil bir başkasında unuttuğun kendinden vazgeçmemenin hikâyesi Acının içinden süzülüp gelen susmanın gücünü keşfeden ve yaralandığı yerden yeniden doğmayı öğrenen bir ruhun itirafları Bu satırlar kendi içindeki sandalyeleri çoktan toplamış ama hâlâ masadaymış gibi görünenlerin kendine sarılarak sessizce uzaklaşanların ve nihayetinde kendini sevmeyi öğrenenlerin sesi olacak

Evrensel Kültür Yayınları
Her veda aslında insanın kendine doğru attığı o ilk zorunlu adımdır Çoğu zaman başkalarını suçlarken kaçırdığımız bir gerçek vardır En derin yaraları en savunmasız anlarımızda kendimize biz açarız Fatma Nalbantoğlu bu eserinde bir kadının kendi iç mahkemesinde kurduğu sessiz cümleleri kırgınlıkları ve o büyük yüzleşmeyi kaleme alıyor Beni En Çok Ben Yaraladım başkasından vazgeçmenin değil bir başkasında unuttuğun kendinden vazgeçmemenin hikâyesi Acının içinden süzülüp gelen susmanın gücünü keşfeden ve yaralandığı yerden yeniden doğmayı öğrenen bir ruhun itirafları Bu satırlar kendi içindeki sandalyeleri çoktan toplamış ama hâlâ masadaymış gibi görünenlerin kendine sarılarak sessizce uzaklaşanların ve nihayetinde kendini sevmeyi öğrenenlerin sesi olacak

Evrensel Kültür Yayınları
Her veda aslında insanın kendine doğru attığı o ilk zorunlu adımdır Çoğu zaman başkalarını suçlarken kaçırdığımız bir gerçek vardır En derin yaraları en savunmasız anlarımızda kendimize biz açarız Fatma Nalbantoğlu bu eserinde bir kadının kendi iç mahkemesinde kurduğu sessiz cümleleri kırgınlıkları ve o büyük yüzleşmeyi kaleme alıyor Beni En Çok Ben Yaraladım başkasından vazgeçmenin değil bir başkasında unuttuğun kendinden vazgeçmemenin hikâyesi Acının içinden süzülüp gelen susmanın gücünü keşfeden ve yaralandığı yerden yeniden doğmayı öğrenen bir ruhun itirafları Bu satırlar kendi içindeki sandalyeleri çoktan toplamış ama hâlâ masadaymış gibi görünenlerin kendine sarılarak sessizce uzaklaşanların ve nihayetinde kendini sevmeyi öğrenenlerin sesi olacak