Benim Dağıstanım — Rasul Hamzatov

Benim Dağıstanım
Rasul HamzatovKoyu Siyah Kitap
Benim Dağıstanım
Rasul HamzatovEmeğiyle yararlı işler yapmamış güzellikler yaratmamış yüce başarılar düşlememiş yürekten dostluk nedir bilmeyen yeteneksiz insanlar için dağlarda Saçları ağarana dek yaşadı ama dünyaya gelmedi derler Bu bir kitap değil Dağıstan ın kendisi Yazar okuyucusuna en kıymetli üç şeyinden birer avuç emanet veriyor bir avuç vatan toprağı bir avuç dağların karı ve bir avuç Hazar ın tuzlu suyu Toprağın kokusunu karın büyüleyici beyazını denizin huzurlu mavisini serpiyor yaprakların arasına özlediğin ne varsa orada bul diye Masal olmalı bu Dağıstan ın başka hiçbir masala benzemeyen uzun ve karanlık gecelerde yıldızlı gökyüzünü çağrıştıran masalı Benim Dağıstanım bir solukta okunacak bir kitap değil koklayarak gülümseyerek ağlayarak hüzünlenerek evlat gibi bağra basarak okunacak bitmesin diye başucuna koyulacak bir yapıt Benim Dağıstanım biraz benim biraz senin ama çoklukla toprağın hikâyesi Toprağın masalı Şimdi bırakın elinizde ne varsa Hazar a Dağıstan ın gözüyle bakın ne güzel görünecektir Dağıstan a Rasul Hamzatov un gözüyle bakın burnunuzda o toprak kokusu baki kalacak hiç gitmeyecektir

Koyu Siyah
Emeğiyle yararlı işler yapmamış güzellikler yaratmamış yüce başarılar düşlememiş yürekten dostluk nedir bilmeyen yeteneksiz insanlar için dağlarda Saçları ağarana dek yaşadı ama dünyaya gelmedi derler Bu bir kitap değil Dağıstan ın kendisi Yazar okuyucusuna en kıymetli üç şeyinden birer avuç emanet veriyor bir avuç vatan toprağı bir avuç dağların karı ve bir avuç Hazar ın tuzlu suyu Toprağın kokusunu karın büyüleyici beyazını denizin huzurlu mavisini serpiyor yaprakların arasına özlediğin ne varsa orada bul diye Masal olmalı bu Dağıstan ın başka hiçbir masala benzemeyen uzun ve karanlık gecelerde yıldızlı gökyüzünü çağrıştıran masalı Benim Dağıstanım bir solukta okunacak bir kitap değil koklayarak gülümseyerek ağlayarak hüzünlenerek evlat gibi bağra basarak okunacak bitmesin diye başucuna koyulacak bir yapıt Benim Dağıstanım biraz benim biraz senin ama çoklukla toprağın hikâyesi Toprağın masalı Şimdi bırakın elinizde ne varsa Hazar a Dağıstan ın gözüyle bakın ne güzel görünecektir Dağıstan a Rasul Hamzatov un gözüyle bakın burnunuzda o toprak kokusu baki kalacak hiç gitmeyecektir Tanıtım Bülteninden

Koyu Siyah Kitap
Emeğiyle yararlı işler yapmamış güzellikler yaratmamış yüce başarılar düşlememiş yürekten dostluk nedir bilmeyen yeteneksiz insanlar için dağlarda Saçları ağarana dek yaşadı ama dünyaya gelmedi derler Bu bir kitap değil Dağıstan ın kendisi Yazar okuyucusuna en kıymetli üç şeyinden birer avuç emanet veriyor bir avuç vatan toprağı bir avuç dağların karı ve bir avuç Hazar ın tuzlu suyu Toprağın kokusunu karın büyüleyici beyazını denizin huzurlu mavisini serpiyor yaprakların arasına özlediğin ne varsa orada bul diye Masal olmalı bu Dağıstan ın başka hiçbir masala benzemeyen uzun ve karanlık gecelerde yıldızlı gökyüzünü çağrıştıran masalı Benim Dağıstanım bir solukta okunacak bir kitap değil koklayarak gülümseyerek ağlayarak hüzünlenerek evlat gibi bağra basarak okunacak bitmesin diye başucuna koyulacak bir yapıt Benim Dağıstanım biraz benim biraz senin ama çoklukla toprağın hikâyesi Toprağın masalı Şimdi bırakın elinizde ne varsa Hazar a Dağıstan ın gözüyle bakın ne güzel görünecektir Dağıstan a Rasul Hamzatov un gözüyle bakın burnunuzda o toprak kokusu baki kalacak hiç gitmeyecektir

Koyu Siyah Kitap
Emeğiyle yararlı işler yapmamış güzellikler yaratmamış yüce başarılar düşlememiş yürekten dostluk nedir bilmeyen yeteneksiz insanlar için dağlarda Saçları ağarana dek yaşadı ama dünyaya gelmedi derler Bu bir kitap değil Dağıstan ın kendisi Yazar okuyucusuna en kıymetli üç şeyinden birer avuç emanet veriyor bir avuç vatan toprağı bir avuç dağların karı ve bir avuç Hazar ın tuzlu suyu Toprağın kokusunu karın büyüleyici beyazını denizin huzurlu mavisini serpiyor yaprakların arasına özlediğin ne varsa orada bul diye Masal olmalı bu Dağıstan ın başka hiçbir masala benzemeyen uzun ve karanlık gecelerde yıldızlı gökyüzünü çağrıştıran masalı Benim Dağıstanım bir solukta okunacak bir kitap değil koklayarak gülümseyerek ağlayarak hüzünlenerek evlat gibi bağra basarak okunacak bitmesin diye başucuna koyulacak bir yapıt Benim Dağıstanım biraz benim biraz senin ama çoklukla toprağın hikâyesi Toprağın masalı Şimdi bırakın elinizde ne varsa Hazar a Dağıstan ın gözüyle bakın ne güzel görünecektir Dağıstan a Rasul Hamzatov un gözüyle bakın burnunuzda o toprak kokusu baki kalacak hiç gitmeyecektir

Koyu Siyah Kitap
Emeğiyle yararlı işler yapmamış güzellikler yaratmamış yüce başarılar düşlememiş yürekten dostluk nedir bilmeyen yeteneksiz insanlar için dağlarda Saçları ağarana dek yaşadı ama dünyaya gelmedi derler Bu bir kitap değil Dağıstan ın kendisi Yazar okuyucusuna en kıymetli üç şeyinden birer avuç emanet veriyor bir avuç vatan toprağı bir avuç dağların karı ve bir avuç Hazar ın tuzlu suyu Toprağın kokusunu karın büyüleyici beyazını denizin huzurlu mavisini serpiyor yaprakların arasına özlediğin ne varsa orada bul diye Masal olmalı bu Dağıstan ın başka hiçbir masala benzemeyen uzun ve karanlık gecelerde yıldızlı gökyüzünü çağrıştıran masalı Benim Dağıstanım bir solukta okunacak bir kitap değil koklayarak gülümseyerek ağlayarak hüzünlenerek evlat gibi bağra basarak okunacak bitmesin diye başucuna koyulacak bir yapıt Benim Dağıstanım biraz benim biraz senin ama çoklukla toprağın hikâyesi Toprağın masalı Şimdi bırakın elinizde ne varsa Hazar a Dağıstan ın gözüyle bakın ne güzel görünecektir Dağıstan a Rasul Hamzatov un gözüyle bakın burnunuzda o toprak kokusu baki kalacak hiç gitmeyecektir

Koyu Siyah
Emeğiyle yararlı işler yapmamış güzellikler yaratmamış yüce başarılar düşlememiş yürekten dostluk nedir bilmeyen yeteneksiz insanlar için dağlarda Saçları ağarana dek yaşadı ama dünyaya gelmedi derler Bu bir kitap değil Dağıstan ın kendisi Yazar okuyucusuna en kıymetli üç şeyinden birer avuç emanet veriyor bir avuç vatan toprağı bir avuç dağların karı ve bir avuç Hazar ın tuzlu suyu Toprağın kokusunu karın büyüleyici beyazını denizin huzurlu mavisini serpiyor yaprakların arasına özlediğin ne varsa orada bul diye Masal olmalı bu Dağıstan ın başka hiçbir masala benzemeyen uzun ve karanlık gecelerde yıldızlı gökyüzünü çağrıştıran masalı Benim Dağıstanım bir solukta okunacak bir kitap değil koklayarak gülümseyerek ağlayarak hüzünlenerek evlat gibi bağra basarak okunacak bitmesin diye başucuna koyulacak bir yapıt Benim Dağıstanım biraz benim biraz senin ama çoklukla toprağın hikâyesi Toprağın masalı Şimdi bırakın elinizde ne varsa Hazar a Dağıstan ın gözüyle bakın ne güzel görünecektir Dağıstan a Rasul Hamzatov un gözüyle bakın burnunuzda o toprak kokusu baki kalacak hiç gitmeyecektir