MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Beşikten Kürsüye Bir İş Hâkiminin Anıları — İbrahim Halil Şua

Beşikten Kürsüye Bir İş Hâkiminin Anıları
295,80
Hukuk ÜzerineDiğer Kategoriler

Beşikten Kürsüye Bir İş Hâkiminin Anıları

İbrahim Halil Şua

Seçkin Yayıncılık

Temmuz 2025172 sf.
Ekin KitapEn ucuz

Beşikten Kürsüye Bir İş Hâkiminin Anıları

İbrahim Halil Şua

Zaman o kadar çabuk geçiyor ki geçen zamanda en çok aklımızda kalanlar çocukluk ve gençlik döneminde yaşadığımız olaylar karşılaştığımız kişiler Ne çok anı biriktirdik aslında aktaramadığımız paylaşamadığımız Anılar duygu yüklü olunca okuyanlar kendinden bir şeyler bulmaya başlıyor Aynı olayları kendilerinin de yaşadığını belirtip sevincinize üzüntünüze ortak olabiliyor Hayatını işine adamış işini çok seven öğrendiğini paylaşan biri olarak doğumumdan bugüne yaşadığım kimi olayları lezzet içeren hikâyeler tarzında kaleme almayı düşündüm Çocuklarıma bırakacağım bir anılar demeti olsun diye Bu niyetle yazmaya başladığımda çevremden ailemden sosyal medya takipçilerimden olumlu tepkiler almaya başladım Su gibi akıp giden anılarımı iki kapak arasına almamı tavsiye edenler oldu Ancak zorlama ile yazmak gelmedi içimden Bu sefer duygularımın yoğun olduğu dönemlerde yazmaya başladım Yazdıkça rahatlıyor kendime geliyordum İyi geliyordu bana yazmak Bana iyi gelen başkalarına da iyi gelebilirdi Sonuçta gönül almaktı gönül vermekti bizim işimiz Bir Çin atasözünde şöyle der En silik mürekkep en güçlü hafızadan daha iyidir Çalışma hayatımda hâkimlikten ziyade hakem olmaya başlamıştım zamanla Mahkemeye husumetle gelenler husumetle çıkmamalıydılar Asıl olan uzlaşmalarıydı Güvenmeleriydi birbirlerine Soğuk duvarlar arasında yüreklere işlenen kararlar verilmeliydi Kendimi sorumlu hissetmeye başladım bu noktada iş Yargısında Uzlaşma Kültürü başlıklı onlarca seminer verdim kurum ve kuruluşlarda Kürsüye ve tek bir mahkemeye hapsolan bir hâkimlik bana yetmezdi artık Farkındalık oluşturmalıydım birikimimle tecrübelerimle insanın ruhuna dokunmalıydım adeta işi bilmek işi sevmek yetmiyordu Adil olmak hakkaniyetten yana olmak da gerekiyordu Sırf iş çıkartayım terfi edeyim Yargıtayın istediği gibi kararlar vereyim kararlarım onansın düşüncesi için hâkim olmamıştım Makam sahibi olayım insanlara tahakküm edeyim düşüncesinde de olmadım Halden anlayayım haksızlık etmeyeyim adil olayımdan başka bir derdim de olmadı Kimi zaman takdir görmedik belki ama Rızayı ilahi dışında başka bir şey de gözetmedik Yaşama kazanma veya kaybetme düşüncesiyle de bakmadık Hüzünlü süreçler de yaşadık bu arada işte bu kitap tüm bu yaşam serüvenimi tatlısı ile acısı ile anlatmaktadır

Pelikan Kitabevi
306,00

Seçkin Yayınları

172 sf.
14x20
Pelikan Kitabevi

Kitabın Açıklaması Zaman o kadar çabuk geçiyor ki geçen zamanda en çok aklımızda kalanlar çocukluk ve gençlik döneminde yaşadığımız olaylar karşılaştığımız kişiler Ne çok anı biriktirdik aslında aktaramadığımız paylaşamadığımız Anılar duygu yüklü olunca okuyanlar kendinden bir şeyler bulmaya başlıyor Aynı olayları kendilerinin de yaşadığını belirtip sevincinize üzüntünüze ortak olabiliyor Hayatını işine adamış işini çok seven öğrendiğini paylaşan biri olarak doğumumdan bugüne yaşadığım kimi olayları lezzet içeren hikâyeler tarzında kaleme almayı düşündüm Çocuklarıma bırakacağım bir anılar demeti olsun diye Bu niyetle yazmaya başladığımda çevremden ailemden sosyal medya takipçilerimden olumlu tepkiler almaya başladım Su gibi akıp giden anılarımı iki kapak arasına almamı tavsiye edenler oldu Ancak zorlama ile yazmak gelmedi içimden Bu sefer duygularımın yoğun olduğu dönemlerde yazmaya başladım Yazdıkça rahatlıyor kendime geliyordum İyi geliyordu bana yazmak Bana iyi gelen başkalarına da iyi gelebilirdi Sonuçta gönül almaktı gönül vermekti bizim işimiz Bir Çin atasözünde şöyle der En silik mürekkep en güçlü hafızadan daha iyidir Çalışma hayatımda hâkimlikten ziyade hakem olmaya başlamıştım zamanla Mahkemeye husumetle gelenler husumetle çıkmamalıydılar Asıl olan uzlaşmalarıydı Güvenmeleriydi birbirlerine Soğuk duvarlar arasında yüreklere işlenen kararlar verilmeliydi Kendimi sorumlu hissetmeye başladım bu noktada iş Yargısında Uzlaşma Kültürü başlıklı onlarca seminer verdim kurum ve kuruluşlarda Kürsüye ve tek bir mahkemeye hapsolan bir hâkimlik bana yetmezdi artık Farkındalık oluşturmalıydım birikimimle tecrübelerimle insanın ruhuna dokunmalıydım adeta işi bilmek işi sevmek yetmiyordu Adil olmak hakkaniyetten yana olmak da gerekiyordu Sırf iş çıkartayım terfi edeyim Yargıtay ın istediği gibi kararlar vereyim kararlarım onansın düşüncesi için hâkim olmamıştım Makam sahibi olayım insanlara tahakküm edeyim düşüncesinde de olmadım Halden anlayayım haksızlık etmeyeyim adil olayımdan başka bir derdim de olmadı Kimi zaman takdir görmedik belki ama Rızayı ilahi dışında başka bir şey de gözetmedik Yaşama kazanma veya kaybetme düşüncesiyle de bakmadık Hüzünlü süreçler de yaşadık bu arada işte bu kitap tüm bu yaşam serüvenimi tatlısı ile acısı ile anlatmaktadır Kitabın Konu Başlıkları Çocukluk ve Aileme Ait Anılar Mesleki Anılar Güncel Yazılar

Nobel Kitap
323,00

Seçkin Yayıncılık

2025172 sf.
Ciltsiz13x19 cm1. Hamur
Nobel Kitap

Zaman o kadar çabuk geçiyor ki geçen zamanda en çok aklımızda kalanlar çocukluk ve gençlik döneminde yaşadığımız olaylar karşılaştığımız kişiler Ne çok anı biriktirdik aslında aktaramadığımız paylaşamadığımız Anılar duygu yüklü olunca okuyanlar kendinden bir şeyler bulmaya başlıyor Aynı olayları kendilerinin de yaşadığını belirtip sevincinize üzüntünüze ortak olabiliyor Hayatını işine adamış işini çok seven öğrendiğini paylaşan biri olarak doğumumdan bugüne yaşadığım kimi olayları lezzet içeren hikâyeler tarzında kaleme almayı düşündüm Çocuklarıma bırakacağım bir anılar demeti olsun diye Bu niyetle yazmaya başladığımda çevremden ailemden sosyal medya takipçilerimden olumlu tepkiler almaya başladım Su gibi akıp giden anılarımı iki kapak arasına almamı tavsiye edenler oldu Ancak zorlama ile yazmak gelmedi içimden Bu sefer duygularımın yoğun olduğu dönemlerde yazmaya başladım Yazdıkça rahatlıyor kendime geliyordum İyi geliyordu bana yazmak Bana iyi gelen başkalarına da iyi gelebilirdi Sonuçta gönül almaktı gönül vermekti bizim işimiz Bir Çin atasözünde şöyle der En silik mürekkep en güçlü hafızadan daha iyidir Çalışma hayatımda hâkimlikten ziyade hakem olmaya başlamıştım zamanla Mahkemeye husumetle gelenler husumetle çıkmamalıydılar Asıl olan uzlaşmalarıydı Güvenmeleriydi birbirlerine Soğuk duvarlar arasında yüreklere işlenen kararlar verilmeliydi Kendimi sorumlu hissetmeye başladım bu noktada iş Yargısında Uzlaşma Kültürü başlıklı onlarca seminer verdim kurum ve kuruluşlarda Kürsüye ve tek bir mahkemeye hapsolan bir hâkimlik bana yetmezdi artık Farkındalık oluşturmalıydım birikimimle tecrübelerimle insanın ruhuna dokunmalıydım adeta işi bilmek işi sevmek yetmiyordu Adil olmak hakkaniyetten yana olmak da gerekiyordu Sırf iş çıkartayım terfi edeyim Yargıtay ın istediği gibi kararlar vereyim kararlarım onansın düşüncesi için hâkim olmamıştım Makam sahibi olayım insanlara tahakküm edeyim düşüncesinde de olmadım Halden anlayayım haksızlık etmeyeyim adil olayımdan başka bir derdim de olmadı Kimi zaman takdir görmedik belki ama Rızayı ilahi dışında başka bir şey de gözetmedik Yaşama kazanma veya kaybetme düşüncesiyle de bakmadık Hüzünlü süreçler de yaşadık bu arada işte bu kitap tüm bu yaşam serüvenimi tatlısı ile acısı ile anlatmaktadır

Kitap Sepeti
333,20

Seçkin Yayıncılık

2025172 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Zaman o kadar çabuk geçiyor ki geçen zamanda en çok aklımızda kalanlar çocukluk ve gençlik döneminde yaşadığımız olaylar karşılaştığımız kişiler Ne çok anı biriktirdik aslında aktaramadığımız paylaşamadığımız Anılar duygu yüklü olunca okuyanlar kendinden bir şeyler bulmaya başlıyor Aynı olayları kendilerinin de yaşadığını belirtip sevincinize üzüntünüze ortak olabiliyor Hayatını işine adamış işini çok seven öğrendiğini paylaşan biri olarak doğumumdan bugüne yaşadığım kimi olayları lezzet içeren hikâyeler tarzında kaleme almayı düşündüm Çocuklarıma bırakacağım bir anılar demeti olsun diye Bu niyetle yazmaya başladığımda çevremden ailemden sosyal medya takipçilerimden olumlu tepkiler almaya başladım Su gibi akıp giden anılarımı iki kapak arasına almamı tavsiye edenler oldu Ancak zorlama ile yazmak gelmedi içimden Bu sefer duygularımın yoğun olduğu dönemlerde yazmaya başladım Yazdıkça rahatlıyor kendime geliyordum İyi geliyordu bana yazmak Bana iyi gelen başkalarına da iyi gelebilirdi Sonuçta gönül almaktı gönül vermekti bizim işimiz Bir Çin atasözünde şöyle der En silik mürekkep en güçlü hafızadan daha iyidir Çalışma hayatımda hâkimlikten ziyade hakem olmaya başlamıştım zamanla Mahkemeye husumetle gelenler husumetle çıkmamalıydılar Asıl olan uzlaşmalarıydı Güvenmeleriydi birbirlerine Soğuk duvarlar arasında yüreklere işlenen kararlar verilmeliydi Kendimi sorumlu hissetmeye başladım bu noktada iş Yargısında Uzlaşma Kültürü başlıklı onlarca seminer verdim kurum ve kuruluşlarda Kürsüye ve tek bir mahkemeye hapsolan bir hâkimlik bana yetmezdi artık Farkındalık oluşturmalıydım birikimimle tecrübelerimle insanın ruhuna dokunmalıydım adeta işi bilmek işi sevmek yetmiyordu Adil olmak hakkaniyetten yana olmak da gerekiyordu Sırf iş çıkartayım terfi edeyim Yargıtay ın istediği gibi kararlar vereyim kararlarım onansın düşüncesi için hâkim olmamıştım Makam sahibi olayım insanlara tahakküm edeyim düşüncesinde de olmadım Halden anlayayım haksızlık etmeyeyim adil olayımdan başka bir derdim de olmadı Kimi zaman takdir görmedik belki ama Rızayı ilahi dışında başka bir şey de gözetmedik Yaşama kazanma veya kaybetme düşüncesiyle de bakmadık Hüzünlü süreçler de yaşadık bu arada işte bu kitap tüm bu yaşam serüvenimi tatlısı ile acısı ile anlatmaktadır