Beyaz Bir Kıyı — Sevinç Çokum

Beyaz Bir Kıyı
Sevinç ÇokumÖtüken Neşriyat

Kapı Yayınları
Beyaz Bir Kıyı Sevinç Çokum un 1994 teki Fas seyahatinin ardından varlık bulan birbirinin devamı niteliğinde bir öyküler toplamı Şiirsel bir üslupla örülen kitap Mağrip in eski büyülü dünyasına girerek modern hayatla çelişkileri masalsı bir düş atmosferinde dile getiriyor İncelikler dostluk sevgi inanç gibi değerlerin gölgesinde insanın dünyadaki evrimi değişimi çapraşık ve tutkulu kavgası sergileniyor Bir yandan da Fas ın eski mahalleleri vurucu ve izlenimci tablolar halinde yansıyor sayfalara Tabağın bir yanına oturtulmuş limon sarısı enginar bana İstanbul kadar yakın gelmişti Abdülgaffar kalamara sol diyordu mercan balığına ruji İki ucundan neredeyse iki kişinin tutması gereğince ağır balık tabağını merasim subayı tavrıyla getirmişti Yüzünün ciddiyetinin gerisinde bir kahkaha saklı olduğunu biliyorum Bu da Şark ın özelliği Hemence gülüvermek hemence ağlayıvermek Eviniz ne güzeldi Başımı dayadığım yastığın ucunda akşam oluyordu Şehir mavi mor bir fanusun içinde eriyordu Kasetteki akşama karışmış ses Sabah Fahri nindi Endülüsî şarkılar gazellerdi okuduğu Bana iftar vakti alacalarını kandillerin yandığını hatırlatan o ses aman aman ları hey hey leriyle nasıl da bize benziyordu

Kapı Yayınları
Beyaz Bir Kıyı Sevinç Çokum 39 un 1994 39 teki Fas seyahatinin ardından varlık bulan birbirinin devamı niteliğinde bir öyküler toplamı Şiirsel bir üslupla örülen kitap Mağrip 39 in eski büyülü dünyasına girerek modern hayatla çelişkileri masalsı bir düş atmosferinde dile getiriyor İncelikler dostluk sevgi inanç gibi değerlerin gölgesinde insanın dünyadaki evrimi değişimi çapraşık ve tutkulu kavgası sergileniyor Bir yandan da Fas 39 ın eski mahalleleri vurucu ve izlenimci tablolar halinde yansıyor sayfalara Tabağın bir yanına oturtulmuş limon sarısı enginar bana İstanbul kadar yakın gelmişti Abdülgaffar kalamara 39 sol 39 diyordu mercan balığına 39 ruji 39 İki ucundan neredeyse iki kişinin tutması gereğince ağır balık tabağını merasim subayı tavrıyla getirmişti Yüzünün ciddiyetinin gerisinde bir kahkaha saklı olduğunu biliyorum Bu da Şark 39 ın özelliği Hemence gülüvermek hemence ağlayıvermek Eviniz ne güzeldi Başımı dayadığım yastığın ucunda akşam oluyordu Şehir mavi mor bir fanusun içinde eriyordu Kasetteki akşama karışmış ses Sabah Fahri 39 nindi Endülüsî şarkılar gazellerdi okuduğu Bana iftar vakti alacalarını kandillerin yandığını hatırlatan o ses 39 aman aman 39 ları hey hey 39 leriyle nasıl da bize benziyordu

KAPI YAYINLARI
Beyaz Bir Kıyı Sevinç Çokum un 1994 teki Fas seyahatinin ardından varlık bulan birbirinin devamı niteliğinde bir öyküler toplamı Şiirsel bir üslupla örülen kitap Mağrip in eski büyülü dünyasına girerek modern hayatla çelişkileri masalsı bir düş atmosferinde dile getiriyor İncelikler dostluk sevgi inanç gibi değerlerin gölgesinde insanın dünyadaki evrimi değişimi çapraşık ve tutkulu kavgası sergileniyor Bir yandan da Fas ın eski mahalleleri vurucu ve izlenimci tablolar halinde yansıyor sayfalara Tabağın bir yanına oturtulmuş limon sarısı enginar bana İstanbul kadar yakın gelmişti Abdülgaffar kalamara sol diyordu mercan balığına ruji İki ucundan neredeyse iki kişinin tutması gereğince ağır balık tabağını merasim subayı tavrıyla getirmişti Yüzünün ciddiyetinin gerisinde bir kahkaha saklı olduğunu biliyorum Bu da Şark ın özelliği Hemence gülüvermek hemence ağlayıvermek Eviniz ne güzeldi Başımı dayadığım yastığın ucunda akşam oluyordu Şehir mavi mor bir fanusun içinde eriyordu Kasetteki akşama karışmış ses Sabah Fahri nindi Endülüsî şarkılar gazellerdi okuduğu Bana iftar vakti alacalarını kandillerin yandığını hatırlatan o ses aman aman ları hey hey leriyle nasıl da bize benziyordu

Kapı Yayınları
Beyaz Bir Kıyı Sevinç Çokum un 1994 teki Fas seyahatinin ardından varlık bulan birbirinin devamı niteliğinde bir öyküler toplamı Şiirsel bir üslupla örülen kitap Mağrip in eski büyülü dünyasına girerek modern hayatla çelişkileri masalsı bir düş atmosferinde dile getiriyor İncelikler dostluk sevgi inanç gibi değerlerin gölgesinde insanın dünyadaki evrimi değişimi çapraşık ve tutkulu kavgası sergileniyor Bir yandan da Fas ın eski mahalleleri vurucu ve izlenimci tablolar halinde yansıyor sayfalara Tabağın bir yanına oturtulmuş limon sarısı enginar bana İstanbul kadar yakın gelmişti Abdülgaffar kalamara sol diyordu mercan balığına ruji İki ucundan neredeyse iki kişinin tutması gereğince ağır balık tabağını merasim subayı tavrıyla getirmişti Yüzünün ciddiyetinin gerisinde bir kahkaha saklı olduğunu biliyorum Bu da Şark ın özelliği Hemence gülüvermek hemence ağlayıvermek Eviniz ne güzeldi Başımı dayadığım yastığın ucunda akşam oluyordu Şehir mavi mor bir fanusun içinde eriyordu Kasetteki akşama karışmış ses Sabah Fahri nindi Endülüsî şarkılar gazellerdi okuduğu Bana iftar vakti alacalarını kandillerin yandığını hatırlatan o ses aman aman ları hey hey leriyle nasıl da bize benziyordu

Kapı Yayınları
Beyaz Bir Kıyı Sevinç Çokum un 1994 teki Fas seyahatinin ardından varlık bulan birbirinin devamı niteliğinde bir öyküler toplamı Şiirsel bir üslupla örülen kitap Mağrip in eski büyülü dünyasına girerek modern hayatla çelişkileri masalsı bir düş atmosferinde dile getiriyor İncelikler dostluk sevgi inanç gibi değerlerin gölgesinde insanın dünyadaki evrimi değişimi çapraşık ve tutkulu kavgası sergileniyor Bir yandan da Fas ın eski mahalleleri vurucu ve izlenimci tablolar halinde yansıyor sayfalara img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kapı Yayınları
Beyaz Bir Kıyı Sevinç Çokum un 1994 teki Fas seyahatinin ardından varlık bulan birbirinin devamı niteliğinde bir öyküler toplamı Şiirsel bir üslupla örülen kitap Mağrip in eski büyülü dünyasına girerek modern hayatla çelişkileri masalsı bir düş atmosferinde dile getiriyor İncelikler dostluk sevgi inanç gibi değerlerin gölgesinde insanın dünyadaki evrimi değişimi çapraşık ve tutkulu kavgası sergileniyor Bir yandan da Fas ın eski mahalleleri vurucu ve izlenimci tablolar halinde yansıyor sayfalara Tabağın bir yanına oturtulmuş limon sarısı enginar bana İstanbul kadar yakın gelmişti Abdülgaffar kalamara sol diyordu mercan balığına ruji İki ucundan neredeyse iki kişinin tutması gereğince ağır balık tabağını merasim subayı tavrıyla getirmişti Yüzünün ciddiyetinin gerisinde bir kahkaha saklı olduğunu biliyorum Bu da Şark ın özelliği Hemence gülüvermek hemence ağlayıvermek Eviniz ne güzeldi Başımı dayadığım yastığın ucunda akşam oluyordu Şehir mavi mor bir fanusun içinde eriyordu Kasetteki akşama karışmış ses Sabah Fahri nindi Endülüsî şarkılar gazellerdi okuduğu Bana iftar vakti alacalarını kandillerin yandığını hatırlatan o ses aman aman ları hey hey leriyle nasıl da bize benziyordu