Beyaz Lale — Ömer Seyfettin

Beyaz Lale
Ömer SeyfettinBu Yayınevi
Beyaz Lale
Ömer SeyfettinDizide yer alan kitaplar Ömer Seyfettin in sevilen öykülerinden derlenerek sade bir anlatımla sunuluyor En çok bilinen öykülerinin başlığı altında hemen hemen öykülerinin tamamı derlenmiştir

Söğüt Yayınları

Karbon Kitaplar
Ömer Seyfettin konusunu günlük olaylardan hatıralardan tarih masal ve efsaneden alan etkileyici hikâyeler yazmış özellikle konu ve kahramanlarını Türk İslam tarihinden aldığı çok sayıda hikâyesiyle milli bilincin uyanmasında son derece etkili olmuştur Edebiyat alanındaki ününü 1911 de Genç Kalemler dergisinde yayımlanan hikâyeleriyle kazanan Ömer Seyfettin edebiyat uzmanlarınca Türk hikâyeciliğinin Maupassant ı olarak değerlendirilmektedir Hikâyelerinde Rumeli nin özel bir yeri olan Ömer Seyfettin Beyaz Lale adlı bu hikâyesinde Balkan Harbi bozgunu esnasında namert Bulgar Subayı Radko Balkaneski nin namusuna el uzatmaya kalktığı Müslüman Türk kızı Lale nin iffeti için gösterdiği kahramanlığı anlatıyor Kitapta Beyaz Lale hikayesinin yanı sıra Ömer Seyfettin in Tuğra Öpücüğün İlkel Biçimi Tos ve Mehdi adlı hikayeleri de yer alıyor

Parıltı Yayıncılık
x

Parıltı Yayınları
Savaşta bozulan ordu iki günden beri Serez den geçiyordu Hava serin ve güzeldi Ilık bir sonbahar güneşli boş çimensiz tarlaları üzerinde henüz taze ve korkak izler duran geniş yolları parlatıyordu Bu gelenler gidenlere hiç benzemiyorlardı Bunlar adeta ürkütülmüş bir hayvansürüsüydü Hepsinin tıraşları uzamış yüzleri pis ve kırmızı elbiseleri parça parça idi Dursalar düşeceklermiş gibi omuzlarındaki çamurlu tüfeklerin altında iki büklüm olmuş yorgun ve perişan ağır ağır yürüyorlardı

İnkılap Kitabevi
o akşam Demirhisar dan Cumayıbala ya geç ve yorgun gelmiştim Gündüz hava pek sıcaktı Baş ağrısı bana eski pis otelin aç tahtakurularını bile duyurmadı Fakat sabahleyin zurna davul seslerine karışan naralar türküler beni uyandırdı Gözlerimi açtım Tozlu ve soluk kırmızı perdelerden yakıcı bir güneş taşıyor bütün odayı dolduruyordu Gerinirken yalancı inkılabımızın bu kansız ve hakikatte ancak manasız alkış tufanlarından ibaret olan zavallı düzme Türk inkılabının ikinci senesi olduğunu hatırladım Evet bugün milli bir bayramdı Ancak acaba hangi milletin bayramı_ diye düşünerek kalktım

Parıltı Yayınları
Beyaz Lale Ömer Seyfettin

Beyaz Lale Savaşta bozulan ordu iki günden beri Serez den geçiyordu Hava serin ve güzeldi Ilık bir sonbahar güneşli boş çimensiz tarlaları üzerinde henüz taze ve korkak izler duran geniş yolları parlatıyordu Bu gelenler gidenlere hiç benzemiyorlardı Bunlar adeta ürkütülmüş bir hayvansürüsüydü Hepsinin tıraşları uzamış yüzleri pis ve kırmızı elbiseleri parça parça idi Dursalar düşeceklermiş gibi omuzlarındaki çamurlu tüfeklerin altında iki büklüm olmuş yorgun ve perişan ağır ağır yürüyorlardı Yazar Ömer Seyfettin Sayfa Sayısı 160 Çeviri Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2011 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

İnkılap Kitabevi
Basım Dili Türkçe Basım Yeri

İnkılap Kitabevi
Ömer Seyfettin tarafından kaleme alınan Beyaz Lale İnkılap Kitabevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Beyaz Lale Ömer Seyfettin Kitap Özeti o akşam Demirhisardan Cumayıbalaya geç ve yorgun gelmiştim Gündüz hava pek sıcaktı Baş ağrısı bana eski pis otelin aç tahtakurularını bile duyurmadı Fakat sabahleyin zurna davul seslerine karışan naralar türküler beni uyandırdı Gözlerimi açtım Tozlu ve soluk kırmızı perdelerden yakıcı bir güneş taşıyor bütün odayı dolduruyordu Gerinirken yalancı inkılabımızın bu kansız ve hakikatte ancak manasız alkış tufanlarından ibaret olan zavallı düzme Türk inkılabının ikinci senesi olduğunu hatırladım Evet bugün milli bir bayramdı Ancak acaba hangi milletin bayramı diye düşünerek kalktım Yayınevi İnkılap Kitabevi Yazar Ömer Seyfettin Sayfa 158 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Ocak 2019 Barkod 9789751020512 Kategori Türk Edebiyatı

Parıltı Yayınları
Savaşta bozulan ordu iki günden beri Serez den geçiyordu Hava serin ve güzeldi Ilık bir sonbahar güneşli boş çimensiz tarlaları üzerinde henüz taze ve korkak izler duran geniş yolları parlatıyordu Bu gelenler gidenlere hiç benzemiyorlardı Bunlar adeta ürkütülmüş bir hayvansürüsüydü Hepsinin tıraşları uzamış yüzleri pis ve kırmızı elbiseleri parça parça idi Dursalar düşeceklermiş gibi omuzlarındaki çamurlu tüfeklerin altında iki büklüm olmuş yorgun ve perişan ağır ağır yürüyorlardı

Parıltı Yayınları
Ömer Seyfettin tarafından kaleme alınan Beyaz Lale Parıltı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Beyaz Lale Ömer Seyfettin Kitap Özeti Savaşta bozulan ordu iki günden beri Serezden geçiyordu Hava serin ve güzeldi Ilık bir sonbahar güneşli boş çimensiz tarlaları üzerinde henüz taze ve korkak izler duran geniş yolları parlatıyordu Bu gelenler gidenlere hiç benzemiyorlardı Bunlar adeta ürkütülmüş bir hayvansürüsüydü Hepsinin tıraşları uzamış yüzleri pis ve kırmızı elbiseleri parça parça idi Dursalar düşeceklermiş gibi omuzlarındaki çamurlu tüfeklerin altında iki büklüm olmuş yorgun ve perişan ağır ağır yürüyorlardı Yayınevi Parıltı Yayınları Yazar Ömer Seyfettin Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı 2011 Barkod 9789758602520 Kategori Hikaye Masal

İz Yayıncılık
Edebiyatımızın kurucu isimlerinden Ömer Seyfettin yaşadığı hayatın öykülerini anlatmış bir yazar Gördüğünü yaşadığını mesele ettiğini muhayyilesinde demleyip sonrasında kuran ve bunu yaparken gelenekten efsanelerden masallardan istifade eden bir isim Bu büyük yazarın kısacık hayatına sığdırdığı öykülerinin bir derlemesi olan bu kitapta ölümsüz yazarın Beyaz Lale Yeni Bir Hediye Kesik Bıyık Namus Forsa ve Baharın Tesiri adlı öyküleri yer alıyor

İnkılap Kitabevi
Beyaz Lale img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İz Yayıncılık
Edebiyatımızın kurucu isimlerinden Ömer Seyfettin yaşadığı hayatın öykülerini anlatmış bir yazar Gördüğünü yaşadığını mesele ettiğini muhayyilesinde demleyip sonrasında kuran ve bunu yaparken gelenekten efsanelerden masallardan istifade eden bir isim Bu büyük yazarın kısacık hayatına sığdırdığı öykülerinin bir derlemesi olan bu kitapta ölümsüz yazarın Beyaz Lale Yeni Bir Hediye Kesik Bıyık Namus Forsa ve Baharın Tesiri adlı öyküleri yer alıyor

İz Yayıncılık
Edebiyatımızın kurucu isimlerinden Ömer Seyfettin yaşadığı hayatın öykülerini anlatmış bir yazar Gördüğünü yaşadığını mesele ettiğini muhayyilesinde demleyip sonrasında kuran ve bunu yaparken gelenekten efsanelerden masallardan istifade eden bir isim Bu büyük yazarın kısacık hayatına sığdırdığı öykülerinin bir derlemesi olan bu kitapta ölümsüz yazarın Beyaz Lale Yeni Bir Hediye Kesik Bıyık Namus Forsa ve Baharın Tesiri adlı öyküleri yer alıyor

Parıltı Yayınları
Savaşta bozulan ordu iki günden beri Serez den geçiyordu Hava serin ve güzeldi Ilık bir sonbahar güneşli boş çimensiz tarlaları üzerinde henüz taze ve korkak izler duran geniş yolları parlatıyordu Bu gelenler gidenlere hiç benzemiyorlardı Bunlar adeta ürkütülmüş bir hayvansürüsüydü img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İz Yayıncılık
Edebiyatımızın kurucu isimlerinden Ömer Seyfettin yaşadığı hayatın öykülerini anlatmış bir yazar Gördüğünü yaşadığını mesele ettiğini muhayyilesinde demleyip sonrasında kuran ve bunu yaparken gelenekten efsanelerden masallardan istifade eden bir isim Bu büyük yazarın kısacık hayatına sığdırdığı öykülerinin bir derlemesi olan bu kitapta ölümsüz yazarın Beyaz Lale Yeni Bir Hediye Kesik Bıyık Namus Forsa ve Baharın Tesiri adlı öyküleri yer alıyor

Türkmen Kitabevi
Sayfa Sayısı 80 Dili Türkçe Yayınevi Türkmen Kitabevi

Dorlion Yayınları
Harp Okulu nu 1903 yılında bitiren ve Balkan Savaşlarında 10 ay boyunca Yunan esir kampında kalan Ömer Seyfettin 36 yaşında hayata gözlerini yumduğunda bu kısa hayatına pek çok hikâye ve roman sığdırmıştı Kaleme aldığı bu eserinde dokuz hikâye vardır Bu öykülerin çoğu savaş yılları içinde yayınlanmıştır Bu dönemin sosyal yaşantısının eksik kötü yanlış ve gülünç yönlerini alaylı bir anlatım ile almakla kalmamış gözlerimizin önüne canlı bir anlatım ile sermiştir Kaşağı isimli hikâyesi insanların doğu söylemesinin önemini bir yanlış hareketin nasıl bir yanlış hayat doğurduğunu ve bu yanlışın bir daha telafi edilemeyeceğini anlatıyor

Dorlion Yayınevi
Harp Okulu nu 1903 yılında bitiren ve Balkan Savaşlarında 10 ay boyunca Yunan esir kampında kalan Ömer Seyfettin 36 yaşında hayata gözlerini yumduğunda bu kısa hayatına pek çok hikâye ve roman sığdırmıştı Kaleme aldığı bu eserinde dokuz hikâye vardır Bu öykülerin çoğu savaş yılları içinde yayınlanmıştır Bu dönemin sosyal yaşantısının eksik kötü yanlış ve gülünç yönlerini alaylı bir anlatım ile almakla kalmamış gözlerimizin önüne canlı bir anlatım ile sermiştir Kaşağı isimli hikâyesi insanların doğu söylemesinin önemini bir yanlış hareketin nasıl bir yanlış hayat doğurduğunu ve bu yanlışın bir daha telafi edilemeyeceğini anlatıyor

Türkmen Kitabevi
Beyaz Lale Ömer SEYFETTİN

Türkmen Kitabevi
o akşam Demirhisar dan Cumayıbala ya geç ve yorgun gelmiştim Gündüz hava pek sıcaktı Baş ağrısı bana eski pis otelin aç tahtakurularını bile duyurmadı Fakat sabahleyin zurna davul seslerine karışan naralar türküler beni uyandırdı Gözlerimi açtım Tozlu ve soluk kırmızı perdelerden yakıcı bir güneş taşıyor bütün odayı dolduruyordu Gerinirken yalancı inkılabımızın bu kansız ve hakikatte ancak manasız alkış tufanlarından ibaret olan zavallı düzme Türk inkılabının ikinci senesi olduğunu hatırladım Evet bugün milli bir bayramdı Ancak acaba hangi milletin bayramı diye düşünerek kalktım

Dorlion Yayınları
Beyaz Lâle Harp Okulu nu 1903 yılında bitiren ve Balkan Savaşlarında 10 ay boyunca Yunan esir kampında kalan Ömer Seyfettin 36 yaşında hayata gözlerini yumduğunda bu kısa hayatına pek çok hikâye ve roman sığdırmıştı Kaleme aldığı bu eserinde dokuz hikâye vardır Bu öykülerin çoğu savaş yılları içinde yayınlanmıştır Bu dönemin sosyal yaşantısının eksik kötü yanlış ve gülünç yönlerini alaylı bir anlatım ile almakla kalmamış gözlerimizin önüne canlı bir anlatım ile sermiştir Kaşağı isimli hikâyesi insanların doğu söylemesinin önemini bir yanlış hareketin nasıl bir yanlış hayat doğurduğunu ve bu yanlışın bir daha telafi edilemeyeceğini anlatıyor

DORLİON YAYINLARI
Harp Okulu nu 1903 yılında bitiren ve Balkan Savaşlarında 10 ay boyunca Yunan esir kampında kalan Ömer Seyfettin 36 yaşında hayata gözlerini yumduğunda bu kısa hayatına pek çok hikâye ve roman sığdırmıştı Kaleme aldığı bu eserinde dokuz hikâye vardır Bu öykülerin çoğu savaş yılları içinde yayınlanmıştır Bu dönemin sosyal yaşantısının eksik kötü yanlış ve gülünç yönlerini alaylı bir anlatım ile almakla kalmamış gözlerimizin önüne canlı bir anlatım ile sermiştir Kaşağı isimli hikâyesi insanların doğu söylemesinin önemini bir yanlış hareketin nasıl bir yanlış hayat doğurduğunu ve bu yanlışın bir daha telafi edilemeyeceğini anlatıyor

Dorlion Yayınevi
Harp Okulu nu 1903 yılında bitiren ve Balkan Savaşlarında 10 ay boyunca Yunan esir kampında kalan Ömer Seyfettin 36 yaşında hayata gözlerini yumduğunda bu kısa hayatına pek çok hikâye ve roman sığdırmıştı Kaleme aldığı bu eserinde dokuz hikâye vardır Bu öykülerin çoğu savaş yılları içinde yayınlanmıştır Bu dönemin sosyal yaşantısının eksik kötü yanlış ve gülünç yönlerini alaylı bir anlatım ile almakla kalmamış gözlerimizin önüne canlı bir anlatım ile sermiştir Kaşağı isimli hikâyesi insanların doğu söylemesinin önemini bir yanlış hareketin nasıl bir yanlış hayat doğurduğunu ve bu yanlışın bir daha telafi edilemeyeceğini anlatıyor Yayınevi Dorlion Yayınevi Yazar Ömer Seyfettin Sayfa 120 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mayıs 2023 Barkod 9786253680817 Kategori Öykü

Dorlion Yayınları
Harp Okulu nu 1903 yılında bitiren ve Balkan Savaşlarında 10 ay boyunca Yunan esir kampında kalan Ömer Seyfettin 36 yaşında hayata gözlerini yumduğunda bu kısa hayatına pek çok hikâye ve roman sığdırmıştı Kaleme aldığı bu eserinde dokuz hikâye vardır Bu öykülerin çoğu savaş yılları içinde yayınlanmıştır Bu dönemin sosyal yaşantısının eksik kötü yanlış ve gülünç yönlerini alaylı bir anlatım ile almakla kalmamış gözlerimizin önüne canlı bir anlatım ile sermiştir Kaşağı isimli hikâyesi insanların doğu söylemesinin önemini bir yanlış hareketin nasıl bir yanlış hayat doğurduğunu ve bu yanlışın bir daha telafi edilemeyeceğini anlatıyor

Platanus Publishing
Medeniyet insaniyet merhamet gibi boş manasız olmaktan ziyade muzır olan yalanlara inanmayacağız Kalbimizle sinirlerimizle değil dimağımızla fikrimizle hareket edeceğiz Bakınız İspanya ya işte onlar vatanlarını kurtardıkları zaman içlerinde hiç yabancı bir unsur bırakmadıklarından bugün ne kadar rahat yaşıyorlar Bir Arap tehlikesi onları asla tehdit etmiyor etmeyecek Çünkü İspanya da numune için müzeler için olsun bir tek Arap bırakmamışlardır Sonra Türklere bakınız Bu heriflerin aptallıkları o derecededir ki yalnız etnografyanın esaslarını kabul etmemekle kalmazlar dünyada kavmiyet milliyet gibi bir şey olduğuna da inanmazlar Kendilerinin milliyetçilerini bile şiddetle inkar ederler Tarihleri Cengiz gibi Hülagu gibi en büyük imparatorlarına küfürlerle doludur Bu milliyetsizlik yüzünden edebiyatsız sanatsız medeniyetsiz kuvvetsiz ailesiz ananesiz kalan Türkler tabii en basit hakikatlere de akıl erdiremiyorlardı Nasılsa ellerine geçirdikleri yerlerdeki kavimleri temizlemediler Onları yutmadılar Türk yapmadılar Hatta rea ya diye en vasi hürriyetleri verdiler Hıristiyanlara verdikleri bu reaya kelimesinin manası ne demekmiş biliyor musunuz Hürmet edilecek adamlar demekmiş Asırlarca evvel yaptıkları budalalıkların cezasını bugün görmeye başlayan bu sersem Türklerin hali işte bize bir derstir

Elips Kitap
Ömer Seyfettin yaşadığı dönemin geleneksel dil ve edebiyat anlayışına bağlı kalmayan yenilikçi kişiliği ile düz yazımızın gelişme aşamasında büyük dönüşümler yarattı Tabii lisan konuşulan lisandır ilkesi üzerinde inatla durarak yalın bir anlatım kurdu Öykünün akışında sağladığı hızlılık olay kişi çevre bağlantılarındaki doğallık ve en önemlisi ustalıkla yarattığı yergi havasıyla bugün de canlılığını koruyan eserler verdi Döneminin eski dil beğenisine saplanıp kalan yazarlarını okunmaz duruma düşüren zaman onu haklı çıkardı

Elips Kitap
Ömer Seyfettin yaşadığı dönemin geleneksel dil ve edebiyat anlayışına bağlı kalmayan yenilikçi kişiliği ile düz yazımızın gelişme aşamasında büyük dönüşümler yarattı Tabii lisan konuşulan lisandır ilkesi üzerinde inatla durarak yalın bir anlatım kurdu Öykünün akışında sağladığı hızlılık olay kişi çevre bağlantılarındaki doğallık ve en önemlisi ustalıkla yarattığı yergi havasıyla bugün de canlılığını koruyan eserler verdi Döneminin eski dil beğenisine saplanıp kalan yazarlarını okunmaz duruma düşüren zaman onu haklı çıkardı

Elips Kitap
Ömer Seyfettin yaşadığı dönemin geleneksel dil ve edebiyat anlayışına bağlı kalmayan yenilikçi kişiliği ile düz yazımızın gelişme aşamasında büyük dönüşümler yarattı Tabii lisan konuşulan lisandır ilkesi üzerinde inatla durarak yalın bir anlatım kurdu Öykünün akışında sağladığı hızlılık olay kişi çevre bağlantılarındaki doğallık ve en önemlisi ustalıkla yarattığı yergi havasıyla bugün de canlılığını koruyan eserler verdi Döneminin eski dil beğenisine saplanıp kalan yazarlarını okunmaz duruma düşüren zaman onu haklı çıkardı

Kurgan Edebiyat
Ömer Seyfettin dizisinin yedinci kitabı olan Beyaz Lalede yedi hikâye bulunmaktadır Kitaba adını veren Beyaz Lalede Makedonyada cereyan eden olayları yazarın Balkanlarda görev aldığı yıllara ait tecrübeleri birleştirir Sınır bölgelerindeki gözlemlerine dayanarak yazdığı bu tür hikâyelerde bazen aşırı realizme kaçtığı görülür Açık Hava Mektebinde Efruz Bey tiplemesinin bir yansıması olarak alafrangalık hayatı Türk ve Türklüğün inkârı millî terbiye karşıtlığı işlenir Birinci Dünya Savaşı sonunda memleketin içinde bulunduğu durumu halkın nasıl değiştiğini Acaba Ne idide ironik bir üslupla anlatır Gayet Büyük Bir Adam Efruz Bey tipi etrafındaki hikâyelerinin ilkidir II Meşrutiyet sonrası bir gencin farklı beklentileri Batı dünyasından esinlenen ve gelişen temelsiz düşünceleri özellikle fikirsizlikten kaynaklanan olumsuzlukları dile getirir Asabiliğin başa ne kötü gaileler açabileceğini Gurultuda kara mizah olarak görürüz İki Mebusta Meşrutiyet öncesini ve sonrasını karşılaştırır Meşrutiyetten 30 yıl sonrasını hayal eder Yeni rejimden beklentilerini ortaya koyar Aynı zamanda o devirde garip bir şöhreti olan Rıza Tevfike karşı gösterdiği tavrı ifade eder Halk edebiyatından Anadolu efsanelerinden ve folklordan esinlenen yazdığı Üç Nasihatta üç nasihat verilmektedir İrtica Haberinde 31 Mart Olayını konu edinir Hikâye biyografik izler taşır Korkunç Bir Cezada karısını bir başkasıyla yakalayan genç adam ceza olsun diye uyanık külhanbeyini İstanbulun bir ucundan diğer bir ucuna sırtında taşır ve ceza verdiğini düşünür Adamın bu cezası yazar tarafından mizahi bir unsur yapılmıştır Yazarın en ünlü hikâyelerinden biri de Kaşağıdır Yazar bu hikâyede çocukluk çağına ve cennetine sığınmıştır Aslında kardeşine iftira atıp onun ölümünden sonra vicdan azabıyla yanıp tutuşan bir çocuğun dramı anlatılmaktadır

KURGAN EDEBİYAT
Ömer Seyfettin dizisinin yedinci kitabı olan Beyaz Lale de yedi hikâye bulunmaktadır Kitaba adını veren Beyaz Lale de Makedonya da cereyan eden olayları yazarın Balkanlar da görev aldığı yıllara ait tecrübeleri birleştirir Sınır bölgelerindeki gözlemlerine dayanarak yazdığı bu tür hikâyelerde bazen aşırı realizme kaçtığı görülür Açık Hava Mektebi nde Efruz Bey tiplemesinin bir yansıması olarak alafrangalık hayatı Türk ve Türklüğün inkârı millî terbiye karşıtlığı işlenir Birinci Dünya Savaşı sonunda memleketin içinde bulunduğu durumu halkın nasıl değiştiğini Acaba Ne idi de ironik bir üslupla anlatır Gayet Büyük Bir Adam Efruz Bey tipi etrafındaki hikâyelerinin ilkidir II Meşrutiyet sonrası bir gencin farklı beklentileri Batı dünyasından esinlenen ve gelişen temelsiz düşünceleri özellikle fikirsizlikten kaynaklanan olumsuzlukları dile getirir Asabiliğin başa ne kötü gaileler açabileceğini Gurultu da kara mizah olarak görürüz İki Mebus ta Meşrutiyet öncesini ve sonrasını karşılaştırır Meşrutiyetten 30 yıl sonrasını hayal eder Yeni rejimden beklentilerini ortaya koyar Aynı zamanda o devirde garip bir şöhreti olan Rıza Tevfik e karşı gösterdiği tavrı ifade eder Halk edebiyatından Anadolu efsanelerinden ve folklordan esinlenen yazdığı Üç Nasihat ta üç nasihat verilmektedir İrtica Haberi nde 31 Mart Olayını konu edinir Hikâye biyografik izler taşır Korkunç Bir Ceza da karısını bir başkasıyla yakalayan genç adam ceza olsun diye uyanık külhanbeyini İstanbul un bir ucundan diğer bir ucuna sırtında taşır ve ceza verdiğini düşünür Adamın bu cezası yazar tarafından mizahi bir unsur yapılmıştır Yazarın en ünlü hikâyelerinden biri de Kaşağı dır Yazar bu hikâyede çocukluk çağına ve cennetine sığınmıştır Aslında kardeşine iftira atıp onun ölümünden sonra vicdan azabıyla yanıp tutuşan bir çocuğun dramı anlatılmaktadır

Türkmen
o akşam Demirhisar dan Cumayıbala ya geç ve yorgun gelmiştim Gündüz hava pek sıcaktı Baş ağrısı bana eski pis otelin aç tahtakurularını bile duyurmadı Fakat sabahleyin zurna davul seslerine karışan naralar türküler beni uyandırdı Gözlerimi açtım Tozlu ve soluk kırmızı perdelerden yakıcı bir güneş taşıyor bütün odayı dolduruyordu Gerinirken yalancı inkılabımızın bu kansız ve hakikatte ancak manasız alkış tufanlarından ibaret olan zavallı düzme Türk inkılabının ikinci senesi olduğunu hatırladım Evet bugün milli bir bayramdı Ancak acaba hangi milletin bayramı diye düşünerek kalktım

Kurgan Edebiyat
Ömer Seyfettin dizisinin yedinci kitabı olan Beyaz Lale de yedi hikâye bulunmaktadır Kitaba adını veren Beyaz Lale de Makedonya da cereyan eden olayları yazarın Balkanlar da görev aldığı yıllara ait tecrübeleri birleştirir Sınır bölgelerindeki gözlemlerine dayanarak yazdığı bu tür hikâyelerde bazen aşırı realizme kaçtığı görülür Açık Hava Mektebi nde Efruz Bey tiplemesinin bir yansıması olarak alafrangalık hayatı Türk ve Türklüğün inkârı millî terbiye karşıtlığı işlenir Birinci Dünya Savaşı sonunda memleketin içinde bulunduğu durumu halkın nasıl değiştiğini Acaba Ne idi de ironik bir üslupla anlatır Gayet Büyük Bir Adam Efruz Bey tipi etrafındaki hikâyelerinin ilkidir II Meşrutiyet sonrası bir gencin farklı beklentileri Batı dünyasından esinlenen ve gelişen temelsiz düşünceleri özellikle fikirsizlikten kaynaklanan olumsuzlukları dile getirir Asabiliğin başa ne kötü gaileler açabileceğini Gurultu da kara mizah olarak görürüz İki Mebus ta Meşrutiyet öncesini ve sonrasını karşılaştırır Meşrutiyetten 30 yıl sonrasını hayal eder Yeni rejimden beklentilerini ortaya koyar Aynı zamanda o devirde garip bir şöhreti olan Rıza Tevfik e karşı gösterdiği tavrı ifade eder Halk edebiyatından Anadolu efsanelerinden ve folklordan esinlenen yazdığı Üç Nasihat ta üç nasihat verilmektedir İrtica Haberi nde 31 Mart Olayını konu edinir Hikâye biyografik izler taşır Korkunç Bir Ceza da karısını bir başkasıyla yakalayan genç adam ceza olsun diye uyanık külhanbeyini İstanbul un bir ucundan diğer bir ucuna sırtında taşır ve ceza verdiğini düşünür Adamın bu cezası yazar tarafından mizahi bir unsur yapılmıştır Yazarın en ünlü hikâyelerinden biri de Kaşağı dır Yazar bu hikâyede çocukluk çağına ve cennetine sığınmıştır Aslında kardeşine iftira atıp onun ölümünden sonra vicdan azabıyla yanıp tutuşan bir çocuğun dramı anlatılmaktadır

Elips
Ömer Seyfettin yaşadığı dönemin geleneksel dil ve edebiyat anlayışına bağlı kalmayan yenilikçi kişiliği ile düz yazımızın gelişme aşamasında büyük dönüşümler yarattı Tabii lisan konuşulan lisandır ilkesi üzerinde inatla durarak yalın bir anlatım kurdu Öykünün akışında sağladığı hızlılık olay kişi çevre bağlantılarındaki doğallık ve en önemlisi ustalıkla yarattığı yergi havasıyla bugün de canlılığını koruyan eserler verdi Döneminin eski dil beğenisine saplanıp kalan yazarlarını okunmaz duruma düşüren zaman onu haklı çıkardı

Parıltı
Balkan Savaşı sırasında Bulgar asıllı bir binbaşı tarafından Türk köylerinde özellikle kadın ve kız çocuklarına yapılan işkenceler bütün gerçeğiyle gözler önüne serilmiştir Ayrıca buradaki Türkleri vaftizleyip Hristiyan yapıldıktan sonra nasıl öldürükleri anlatılmaktadır Amaçları özgür bir Bulgar toplumu yaratmaktır
Beyaz Lale
Ömer Seyfettin
Yuva Yayınları
Beyaz Lale
Ömer Seyfettin
BUHAN YAYINEVİ

IQ KÜLTÜR SANAT YAYINCILIK
Beyaz Lale
Ömer Seyfettin
ENGİN YAYINCILIK

Dorlion Yayınları
Harp Okulu nu 1903 yılında bitiren ve Balkan Savaşlarında 10 ay boyunca Yunan esir kampında kalan Ömer Seyfettin 36 yaşında hayata gözlerini yumduğunda bu kısa hayatına pek çok hikâye ve roman sığdırmıştı Kaleme aldığı bu eserinde dokuz hikâye vardır Bu öykülerin çoğu savaş yılları içinde yayınlanmıştır Bu dönemin sosyal yaşantısının eksik kötü yanlış ve gülünç yönlerini alaylı bir anlatım ile almakla kalmamış gözlerimizin önüne canlı bir anlatım ile sermiştir Kaşağı isimli hikâyesi insanların doğu söylemesinin önemini bir yanlış hareketin nasıl bir yanlış hayat doğurduğunu ve bu yanlışın bir daha telafi edilemeyeceğini anlatıyor

BU YAYINEVİ
Dizide yer alan kitaplar Ömer Seyfettin in sevilen öykülerinden derlenerek sade bir anlatımla sunuluyor En çok bilinen öykülerinin başlığı altında hemen hemen öykülerinin tamamı derlenmiştir