MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Bi li mi n Doğası Geli şi mi Ve Öğreti mi — Nilgün Yenice

Bi li mi n Doğası Geli şi mi Ve Öğreti mi
340,20
Eğitim ve Öğretim Kitapları

Bi li mi n Doğası Geli şi mi Ve Öğreti mi

Nilgün Yenice

Anı Yayıncılık

2022424 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Bi li mi n Doğası Geli şi mi Ve Öğreti mi

Nilgün Yenice

Tarihin en eski çağlarından bu yana pek çok toplumda geniş kitleler bilimsel aydınlanmalardan bilim teoriğinden bilimsel ve teknik gelişmelerden uzak tutulmuştur İster bilim insanı olsun ister bilimin uzağında tutulmuş farklı toplum kesimleri olsun insanoğlu doğasında öğrenmek ve bilmek arzusunu hep barındırmıştır Bu arzu aslında insanın doğasında olan meraktır Merak öğrenmek ve anlamak içgüdüsü olup araştırmak ve bilmek için sarf edilen çabadır İşte bu nokta Bilmek ve Bilim kelimelerinin anlamlarının farklılaştığı yerdir Meraktan doğan öğrenmek bilmek bilgi sahibi olmak insanoğluna ne denli çekici geldiyse öğrenmenin ve bilmenin kurumsallaşmış hali olan bilim de çok defa o denli soğuk ve uzak gelmiştir Hatta bugün bilimin kulağa soğuk ve uzak gelmesinin ötesinde yer yer düşman olarak görüldüğüne de üzülerek tanıklık ediyoruz Oysa bilim en sürükleyici romanlar kadar merak uyandırıcı en güncel haberler kadar heyecan vericidir Bireylerin ileride gerçekten özgür ve mutlu bireyler olmalarını istiyorsak bu heyecanı onlara yaşatmalıyız Okullarımızda bilimsel düşünceyi daha iyi anlatabilmenin yollarını mutlaka bulmalı ve bilimi sevdirmeli ayrıca bilimin herkese yetecek kadar uçsuz bucaksız bir hazine olduğunu idrak etmelerini sağlamalıyız Bugün insanlığın vardığı uygarlık düzeyinin temelini bilimsel düşünce tarzı ve bilimsel metodlar oluşturmaktadır Bu temel bizim toplumumuz için daha yüksek daha geniş anlamlar taşımaktadır Cumhuriyet e kadar üç yüzyıl bilim ve bilimsel gelişmelerin çok uzağında tutulan Türk Toplumu askeri zaferlerin hemen akabinde cumhuriyetin ilanı ile birlikte bilimi ve fenni esas alan yüksek ivmeli bir ilerleme projesi başlatmıştır 30 Ağustos Zaferi nin henüz ikinci yıl dönümünde Cumhuriyet in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk Dumlupınar da yaptığı konuşmasında Uygarlığın yeni buluşlarının ve fennin harikalarının cihanı değişmeden değişmeye sürükleyip durduğu bir devirde yüzyılların eskittiği köhne zihniyetlerle geçmişe kölecesine bağlılıkla varlığımızı sürdürmemiz mümkün değildir sözüyle bilimin toplumların ilerlemesi için bir gereklilik olduğuna vurgu yaparak bilimi benimsemeyen toplumların çağdaş uygarlık düzeyine ulaşamayacağına dikkat çekmiştir Bugün dünyada pek çok ülke bilimde ve teknikte çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak için fen bilimleri öğretim programlarında değişikliklere giderek fen bilimleri öğretimi ile Fen Bilim okuryazarı bireyler yetiştirmeyi amaç edinmiştir Ülkemizde de son olarak 2018 yılında yapılan değişiklikle 3 Sınıftan 8 Sınıfa kadar okutulmakta olan fen bilimleri dersi öğretim programı yenilenmiş ve vizyonu Tüm bireylerin Fen Bilim okuryazarı olarak yetişmesi olarak belirlenmiştir Fen Bilim okuryazarı bireyler bilgiyi araştırır sorgular ve zamanla değişebileceğini kendi akıl gücü yaratıcı düşünme ve yaptığı araştırmalar sonucunda fark eder Bilginin zihinsel süreçlerde işlenmesinde bireyin içinde bulunduğu kültüre ait değerlerin toplumsal yapının ve inançların etkili olduğunun farkındadır Kısacası bilim okuryazarı bireyler bilimsel bilginin ne olduğu nasıl üretildiği ve süreç içerisinde nasıl geliştiğini kapsayan Bilimin Doğası kavramını anlayabilen bireylerdir Bu bireylerin yetişmesinde büyük rol oynayan öğretmenlerin üniversiteden mezun olmadan bilimin doğası anlayışlarının geliştirilmesi ve eksik olan yönlerinin iyileştirilmesi gerekmektedir xvi Bu kitap üniversitelerde öğrenim görmekte olan lisans ve lisansüstü öğrencilerin ve öğretmenlerin bilime ve bilimin doğasına olan bakış açılarını değiştirmeyi amaçlamaktadır Eski çağlardan günümüze tarihsel bir bakış içerisinde ve bilim felsefesi ışığında bilimin ne olduğu bilimin doğasının ortaya çıkışının ve değişen yüzünün yansıtıldığı bilimin doğasının nasıl öğretileceği ve sorgulamaya dayalı bilim eğitiminin öneminin açıkça ifade edildiği bilimsel bilgi üretiminde gözlemin oynadığı rolün açıklandığı bilimin toplumsal katılım açısından irdelendiği bilimi

Ekin Kitap
344,40

Anı Yayıncılık

2019401 sf.
Ekin Kitap

Bugün dünyada fen eğitiminin en önemli amaçlarından biri Bilim okuryazarı olan bireyler yetiştirebilmek olarak açıklanmaktadır Bilim okuryazarı bireyin özelliklerinden biri de bilimin doğası özelliklerini anlamaktır Bilim eğitimi reformlarının en tutarlı mesajlarından biri Öğrencilerin bilimin doğası anlayışlarını geliştirmek olarak açıklanmıştır ancak bilimin doğasını anlayabilen bireyler yetiştirmek için de bilimin doğasına yönelik gelişmiş düzeyde görüşlere sahip öğretmenlere ihtiyaç vardır Bilimin Doğası Gelişimi ve Öğretimi kitabı ile yenilenen fen bilimleri dersi öğretim programının belirlediği vizyona ulaşmada önemli bir role sahip olan fen bilimleri öğretmenlerinin bilime ve bilimin doğasına olan bakış açılarını geliştirmek amaçlanmaktadır Bu amaç doğrultusunda hazırlanan kitap eski çağlardan günümüze tarihsel bir bakış içerisinde ve bilim felsefesi ışığında bilimin ne olduğu bilimin doğasının ortaya çıkışının ve değişen yüzünün yansıtıldığı bilimin doğasının nasıl öğretileceği ve sorgulamaya dayalı bilim eğitiminin öneminin açıkça ifade edildiği bilimsel bilgi üretiminde gözlemin oynadığı rolün açıklandığı bilimin toplumsal katılım açısından irdelendiği bilimin doğasının öğretiminde kullanılan etkinliklerin tanıtıldığı ve son olarak öğretmenlerin öğretmen adaylarının ve öğrencilerin bilimin doğasına yönelik görüşlerinin özetlendiği bölümleri içermektedir Bu kitabın bilim ve bilimin doğası hakkında bilgi sahibi olmak isteyen lisans ve lisansüstü öğretmen adaylarına ve öğretmenlere yararlı olacağı ve alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir

Teklif Kitap
378,00

Anı Yayıncılık

2022-02-232. baskı424 sf.
Karton160-240-0Kitap KağıdıTürkçe
Teklif Kitap

Tarihin en eski çağlarından bu yana pek çok toplumda geniş kitleler bilimsel aydınlanmalardan bilim teoriğinden bilimsel ve teknik gelişmelerden uzak tutulmuştur İster bilim insanı olsun ister bilimin uzağında tutulmuş farklı toplum kesimleri olsun insanoğlu doğasında öğrenmek ve bilmek arzusunu hep barındırmıştır Bu arzu aslında insanın doğasında olan meraktır Merak öğrenmek ve anlamak içgüdüsü olup araştırmak ve bilmek için sarf edilen çabadır İşte bu nokta Bilmek ve Bilim kelimelerinin anlamlarının farklılaştığı yerdir Meraktan doğan öğrenmek bilmek bilgi sahibi olmak insanoğluna ne denli çekici geldiyse öğrenmenin ve bilmenin kurumsallaşmış hali olan bilim de çok defa o denli soğuk ve uzak gelmiştir Hatta bugün bilimin kulağa soğuk ve uzak gelmesinin ötesinde yer yer düşman olarak görüldüğüne de üzülerek tanıklık ediyoruz Oysa bilim en sürükleyici romanlar kadar merak uyandırıcı en güncel haberler kadar heyecan vericidir Bireylerin ileride gerçekten özgür ve mutlu bireyler olmalarını istiyorsak bu heyecanı onlara yaşatmalıyız Okullarımızda bilimsel düşünceyi daha iyi anlatabilmenin yollarını mutlaka bulmalı ve bilimi sevdirmeli ayrıca bilimin herkese yetecek kadar uçsuz bucaksız bir hazine olduğunu idrak etmelerini sağlamalıyız Bugün insanlığın vardığı uygarlık düzeyinin temelini bilimsel düşünce tarzı ve bilimsel metodlar oluşturmaktadır Bu temel bizim toplumumuz için daha yüksek daha geniş anlamlar taşımaktadır Cumhuriyet e kadar üç yüzyıl bilim ve bilimsel gelişmelerin çok uzağında tutulan Türk Toplumu askeri zaferlerin hemen akabinde cumhuriyetin ilanı ile birlikte bilimi ve fenni esas alan yüksek ivmeli bir ilerleme projesi başlatmıştır 30 Ağustos Zaferi nin henüz ikinci yıl dönümünde Cumhuriyet in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk Dumlupınar da yaptığı konuşmasında Uygarlığın yeni buluşlarının ve fennin harikalarının cihanı değişmeden değişmeye sürükleyip durduğu bir devirde yüzyılların eskittiği köhne zihniyetlerle geçmişe kölecesine bağlılıkla varlığımızı sürdürmemiz mümkün değildir sözüyle bilimin toplumların ilerlemesi için bir gereklilik olduğuna vurgu yaparak bilimi benimsemeyen toplumların çağdaş uygarlık düzeyine ulaşamayacağına dikkat çekmiştir Bugün dünyada pek çok ülke bilimde ve teknikte çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak için fen bilimleri öğretim programlarında değişikliklere giderek fen bilimleri öğretimi ile Fen Bilim okuryazarı bireyler yetiştirmeyi amaç edinmiştir Ülkemizde de son olarak 2018 yılında yapılan değişiklikle 3 Sınıftan 8 Sınıfa kadar okutulmakta olan fen bilimleri dersi öğretim programı yenilenmiş ve vizyonu Tüm bireylerin Fen Bilim okuryazarı olarak yetişmesi olarak belirlenmiştir Fen Bilim okuryazarı bireyler bilgiyi araştırır sorgular ve zamanla değişebileceğini kendi akıl gücü yaratıcı düşünme ve yaptığı araştırmalar sonucunda fark eder Bilginin zihinsel süreçlerde işlenmesinde bireyin içinde bulunduğu kültüre ait değerlerin toplumsal yapının ve inançların etkili olduğunun farkındadır Kısacası bilim okuryazarı bireyler bilimsel bilginin ne olduğu nasıl üretildiği ve süreç içerisinde nasıl geliştiğini kapsayan Bilimin Doğası kavramını anlayabilen bireylerdir Bu bireylerin yetişmesinde büyük rol oynayan öğretmenlerin üniversiteden mezun olmadan bilimin doğası anlayışlarının geliştirilmesi ve eksik olan yönlerinin iyileştirilmesi gerekmektedir xvi Bu kitap üniversitelerde öğrenim görmekte olan lisans ve lisansüstü öğrencilerin ve öğretmenlerin bilime ve bilimin doğasına olan bakış açılarını değiştirmeyi amaçlamaktadır Eski çağlardan günümüze tarihsel bir bakış içerisinde ve bilim felsefesi ışığında bilimin ne olduğu bilimin doğasının ortaya çıkışının ve değişen yüzünün yansıtıldığı bilimin doğasının nasıl öğretileceği ve sorgulamaya dayalı bilim eğitiminin öneminin açıkça ifade edildiği bilimsel bilgi üretiminde gözlemin oynadığı rolün açıklandığı bilimin toplumsal katılım açısından irdelendiği bilimin doğasının öğretiminde kullanılan etkinliklerin tanıtıldığı ve son olarak öğretmenlerin öğretmen adaylarının ve öğrencilerin bilimin doğasına yönelik görüşlerinin özetlendiği Bilimin Doğası Gelişimi ve Öğretimi kitabı alanında uzman akademisyenlerin özverili çalışmaları sonucunda ortaya konmuştur Öğrencilerin ve öğretmenlerin bilime ve bilimin doğasına olan bakış açılarını değiştirme konusunda Türkiye de önemli bir boşluğu dolduracağı inancıyla hazırlanan kitabın bilim ve bilimin doğası hakkında bilgi sahibi olmak isteyen lisans ve lisansüstü öğretmen adaylarına ve öğretmenlere yararlı olacağı ve alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir