Bilim Üzerine — Simone Weil

Bilim Üzerine
Simone WeilSarmal Kitabevi
Bilim Üzerine
Simone Weilİnsanlık her insan gibi benlik bilinci ve dünya algısı dışında hiçbir bilince sahip olmadan başladı Bu onların yaşamaları için vahşi halklar ya da aramızdaki cahil işçilerin kendilerini doğada ve insanlar arasında nasıl yönlendireceklerini bilme lerinin yeterli oluşu gibi yeterliydi Daha fazlasını arzu etmek neden Öyle görünüyor ki insanlık bu mutlu cehaletten asla çıkmamalıydı ne de Jean Jacques tan alıntı yapmak gerekirse derin düşüncelere dalacak kadar ahlaksız hale gelmeliydi Ama bu cehalet şu bir gerçek ki bildiğimiz kadarıyla insanlık bundan hiçbir zaman tam olarak çıkmak zorunda kalmadı çünkü kendini oraya asla hapsetmemişti Hakikati aramanın ilgi çekici olabildiğini ve olabileceğini açıklayan şey insanın cehaletle değil hatayla başlamasıdır Bu nedenle duyumların hemen yorumlanmasıyla sınırlı olan insanlar hiçbir zaman tat min olmamışlardır her zaman yalnız birkaç bilene özel olan daha üstün daha kesin bir bilgi olduğu hissine kapılmışlardır Duyuların ve tutkuların izlenimlerine teslim edilen başıboş düşüncenin gerçek düşünce olmadığına inanmışlardı onlara ilahi gibi görünen ve kendilerine rahip ve kral yaptıkları birkaç insanda yüce düşünceyi bulduklarına inanmışlardı

Sarmal Kitabevi
Simone Weil tarafından kaleme alınan Bilim Üzerine Sarmal Kitabevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Bilim Üzerine Simone Weil Kitap Özeti İnsanlık her insan gibi benlik bilinci ve dünya algısı dışında hiçbir bilince sahip olmadan başladı Bu onların yaşamaları için vahşi halklar ya da aramızdaki cahil işçilerin kendilerini doğada ve insanlar arasında nasıl yönlendireceklerini bilme lerinin yeterli oluşu gibi yeterliydi Daha fazlasını arzu etmek neden Öyle görünüyor ki insanlık bu mutlu cehaletten asla çıkmamalıydı ne de Jean Jacquestan alıntı yapmak gerekirse derin düşüncelere dalacak kadar ahlaksız hale gelmeliydi Ama bu cehalet şu bir gerçek ki bildiğimiz kadarıyla insanlık bundan hiçbir zaman tam olarak çıkmak zorunda kalmadı çünkü kendini oraya asla hapsetmemişti Hakikati aramanın ilgi çekici olabildiğini ve olabileceğini açıklayan şey insanın cehaletle değil hatayla başlamasıdır Bu nedenle duyumların hemen yorumlanmasıyla sınırlı olan insanlar hiçbir zaman tat min olmamışlardır her zaman yalnız birkaç bilene özel olan daha üstün daha kesin bir bilgi olduğu hissine kapılmışlardır Duyuların ve tutkuların izlenimlerine teslim edilen başıboş düşüncenin gerçek düşünce olmadığına inanmışlardı onlara ilahi gibi görünen ve kendilerine rahip ve kral yaptıkları birkaç insanda yüce düşünceyi bulduklarına inanmışlardı Yayınevi Sarmal Kitabevi Yazar Simone Weil Sayfa 239 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2023 Barkod 9786256885196 Kategori Düşünce

SARMAL KİTABEVİ
çev. Zeynep Eski
İnsanlık her insan gibi benlik bilinci ve dünya algısı dışında hiçbir bilince sahip olmadan başladı Bu onların yaşamaları için vahşi halklar ya da aramızdaki cahil işçilerin kendilerini doğada ve insanlar arasında nasıl yönlendireceklerini bilme lerinin yeterli oluşu gibi yeterliydi Daha fazlasını arzu etmek neden Öyle görünüyor ki insanlık bu mutlu cehaletten asla çıkmamalıydı ne de Jean Jacques tan alıntı yapmak gerekirse derin düşüncelere dalacak kadar ahlaksız hale gelmeliydi Ama bu cehalet şu bir gerçek ki bildiğimiz kadarıyla insanlık bundan hiçbir zaman tam olarak çıkmak zorunda kalmadı çünkü kendini oraya asla hapsetmemişti Hakikati aramanın ilgi çekici olabildiğini ve olabileceğini açıklayan şey insanın cehaletle değil hatayla başlamasıdır Bu nedenle duyumların hemen yorumlanmasıyla sınırlı olan insanlar hiçbir zaman tat min olmamışlardır her zaman yalnız birkaç bilene özel olan daha üstün daha kesin bir bilgi olduğu hissine kapılmışlardır Duyuların ve tutkuların izlenimlerine teslim edilen başıboş düşüncenin gerçek düşünce olmadığına inanmışlardı onlara ilahi gibi görünen ve kendilerine rahip ve kral yaptıkları birkaç insanda yüce düşünceyi bulduklarına inanmışlardı

Sarmal
çev. Eski, Zeynep
İnsanlık her insan gibi benlik bilinci ve dünya algısı dışında hiçbir bilince sahip olmadan başladı Bu onların yaşamaları için vahşi halklar ya da aramızdaki cahil işçilerin kendilerini doğada ve insanlar arasında nasıl yönlendireceklerini bilme lerinin yeterli oluşu gibi yeterliydi Daha fazlasını arzu etmek neden Öyle görünüyor ki insanlık bu mutlu cehaletten asla çıkmamalıydı ne de Jean Jacques tan alıntı yapmak gerekirse derin düşüncelere dalacak kadar ahlaksız hale gelmeliydi Ama bu cehalet şu bir gerçek ki bildiğimiz kadarıyla insanlık bundan hiçbir zaman tam olarak çıkmak zorunda kalmadı çünkü kendini oraya asla hapsetmemişti Hakikati aramanın ilgi çekici olabildiğini ve olabileceğini açıklayan şey insanın cehaletle değil hatayla başlamasıdır Bu nedenle duyumların hemen yorumlanmasıyla sınırlı olan insanlar hiçbir zaman tat min olmamışlardır her zaman yalnız birkaç bilene özel olan daha üstün daha kesin bir bilgi olduğu hissine kapılmışlardır Duyuların ve tutkuların izlenimlerine teslim edilen başıboş düşüncenin gerçek düşünce olmadığına inanmışlardı onlara ilahi gibi görünen ve kendilerine rahip ve kral yaptıkları birkaç insanda yüce düşünceyi bulduklarına inanmışlardı

Sarmal Kitabevi
İnsanlık her insan gibi benlik bilinci ve dünya algısı dışında hiçbir bilince sahip olmadan başladı Bu onların yaşamaları için vahşi halklar ya da aramızdaki cahil işçilerin kendilerini doğada ve insanlar arasında nasıl yönlendireceklerini bilme lerinin yeterli oluşu gibi yeterliydi Daha fazlasını arzu etmek neden Öyle görünüyor ki insanlık bu mutlu cehaletten asla çıkmamalıydı ne de Jean Jacques tan alıntı yapmak gerekirse derin düşüncelere dalacak kadar ahlaksız hale gelmeliydi Ama bu cehalet şu bir gerçek ki bildiğimiz kadarıyla insanlık bundan hiçbir zaman tam olarak çıkmak zorunda kalmadı çünkü kendini oraya asla hapsetmemişti Hakikati aramanın ilgi çekici olabildiğini ve olabileceğini açıklayan şey insanın cehaletle değil hatayla başlamasıdır Bu nedenle duyumların hemen yorumlanmasıyla sınırlı olan insanlar hiçbir zaman tat min olmamışlardır her zaman yalnız birkaç bilene özel olan daha üstün daha kesin bir bilgi olduğu hissine kapılmışlardır Duyuların ve tutkuların izlenimlerine teslim edilen başıboş düşüncenin gerçek düşünce olmadığına inanmışlardı onlara ilahi gibi görünen ve kendilerine rahip ve kral yaptıkları birkaç insanda yüce düşünceyi bulduklarına inanmışlardı

Sarmal Kitabevi
İnsanlık her insan gibi benlik bilinci ve dünya algısı dışında hiçbir bilince sahip olmadan başladı Bu onların yaşamaları için vahşi halklar ya da aramızdaki cahil işçilerin kendilerini doğada ve insanlar arasında nasıl yönlendireceklerini bilme lerinin yeterli oluşu gibi yeterliydi Daha fazlasını arzu etmek neden Öyle görünüyor ki insanlık bu mutlu cehaletten asla çıkmamalıydı ne de Jean Jacques tan alıntı yapmak gerekirse derin düşüncelere dalacak kadar ahlaksız hale gelmeliydi Ama bu cehalet şu bir gerçek ki bildiğimiz kadarıyla insanlık bundan hiçbir zaman tam olarak çıkmak zorunda kalmadı çünkü kendini oraya asla hapsetmemişti Hakikati aramanın ilgi çekici olabildiğini ve olabileceğini açıklayan şey insanın cehaletle değil hatayla başlamasıdır Bu nedenle duyumların hemen yorumlanmasıyla sınırlı olan insanlar hiçbir zaman tat min olmamışlardır her zaman yalnız birkaç bilene özel olan daha üstün daha kesin bir bilgi olduğu hissine kapılmışlardır Duyuların ve tutkuların izlenimlerine teslim edilen başıboşdüşüncenin gerçek düşünce olmadığına inanmışlardı onlara ilahi gibi görünen ve kendilerine rahip ve kral yaptıkları birkaç insanda yüce düşünceyi bulduklarına inanmışlardı

Sarmal Kitabevi
İnsanlık her insan gibi benlik bilinci ve dünya algısı dışında hiçbir bilince sahip olmadan başladı Bu onların yaşamaları için vahşi halklar ya da aramızdaki cahil işçilerin kendilerini doğada ve insanlar arasında nasıl yönlendireceklerini bilme lerinin yeterli oluşu gibi yeterliydi Daha fazlasını arzu etmek neden Öyle görünüyor ki insanlık bu mutlu cehaletten asla çıkmamalıydı ne de Jean Jacques tan alıntı yapmak gerekirse derin düşüncelere dalacak kadar ahlaksız hale gelmeliydi Ama bu cehalet şu bir gerçek ki bildiğimiz kadarıyla insanlık bundan hiçbir zaman tam olarak çıkmak zorunda kalmadı çünkü kendini oraya asla hapsetmemişti Hakikati aramanın ilgi çekici olabildiğini ve olabileceğini açıklayan şey insanın cehaletle değil hatayla başlamasıdır Bu nedenle duyumların hemen yorumlanmasıyla sınırlı olan insanlar hiçbir zaman tat min olmamışlardır her zaman yalnız birkaç bilene özel olan daha üstün daha kesin bir bilgi olduğu hissine kapılmışlardır Duyuların ve tutkuların izlenimlerine teslim edilen başıboşdüşüncenin gerçek düşünce olmadığına inanmışlardı onlara ilahi gibi görünen ve kendilerine rahip ve kral yaptıkları birkaç insanda yüce düşünceyi bulduklarına inanmışlardı