Bilim ve Felsefe — Remzi Demir

Bilim ve Felsefe
Remzi DemirLotus Yayınları
Bilim ve Felsefe
Remzi DemirDoğu da İslâm Dünyası nda yaşanan ve İlim den Bilim e giden süreç ile Batı da Hıristiyan Dünyası nda yaşanan ve Scientia dan Science a giden süreç arasında önemli bir ölçüde farklılık vardır ve Birinci Süreç yeterince aydınlatılamadığı halde İkinci Süreç aşağı yukarı bütün boyutlarıyla incelenmiş ve tartışılmış hatta bu sürecin işleyiş biçimine ilişkin çok ayrıntılı bazı açıklama modelleri geliştirilmiştir Bugün de Batılı ve giderek artan oranda Doğulu araştırmacılar Batı Bilimi nin niteliklerinin daha derinden kavranmasını sağlayacak çabalarını sürdürmektedirler İslâm Uygarlığı na mensup olan toplumlarda bilimin ve elbette bir yere kadar felsefenin işgâl etmiş olduğu yerin doğru bir biçimde anlaşılabilmesi ve gerek bu uygarlığı oluşturan düşünsel etmenler arasındaki ilişkilerin ve gerekse uygarlıklar arası düşünsel etkileşimlerden kaynaklanan değişimlerin gerçeğe daha uygun bir biçimde açıklanabilmesi Birinci Süreç in yani bu sürecin bir ürünü olan Doğu Bilimi nin de gerektiği ölçüde incelenmesine ve tartışılmasına bağlıdır ve bu bağlamda bilim tarihçileri kadar bilim filozoflarına da büyük işler düşmektedir Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 192 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Lotus Yayınları

Lotus Yayın Grubu
Doğu da İslâm Dünyası nda yaşanan ve İlim den Bilim e giden süreç ile Batı da Hıristiyan Dünyası nda yaşanan ve Scientia dan Science a giden süreç arasında önemli bir ölçüde farklılık vardır ve Birinci Süreç yeterince aydınlatılamadığı halde İkinci Süreç aşağı yukarı bütün boyutlarıyla incelenmiş ve tartışılmış hatta bu sürecin işleyiş biçimine ilişkin çok ayrıntılı bazı açıklama modelleri geliştirilmiştir Bugün de Batılı ve giderek artan oranda Doğulu araştırmacılar Batı Bilimi nin niteliklerinin daha derinden kavranmasını sağlayacak çabalarını sürdürmektedirler İslâm Uygarlığı na mensup olan toplumlarda bilimin ve elbette bir yere kadar felsefenin işgâl etmiş olduğu yerin doğru bir biçimde anlaşılabilmesi ve gerek bu uygarlığı oluşturan düşünsel etmenler arasındaki ilişkilerin ve gerekse uygarlıklararası düşünsel etkileşimlerden kaynaklanan değişimlerin gerçeğe daha uygun bir biçimde açıklanabilmesi Birinci Süreç in yani bu sürecin bir ürünü olan Doğu Bilimi nin de gerektiği ölçüde incelenmesine ve tartışılmasına bağlıdır ve bu bağlamda bilim tarihçileri kadar bilim filozoflarına da büyük işler düşmektedir

LOTUS YAYINEVİ
Doğu da İslâm Dünyası nda yaşanan ve İlim den Bilim e giden süreç ile Batı da Hıristiyan Dünyası nda yaşanan ve Scientia dan Science a giden süreç arasında önemli bir ölçüde farklılık vardır ve Birinci Süreç yeterince aydınlatılamadığı halde İkinci Süreç aşağı yukarı bütün boyutlarıyla incelenmiş ve tartışılmış hatta bu sürecin işleyiş biçimine ilişkin çok ayrıntılı bazı açıklama modelleri geliştirilmiştir Bugün de Batılı ve giderek artan oranda Doğulu araştırmacılar Batı Bilimi nin niteliklerinin daha derinden kavranmasını sağlayacak çabalarını sürdürmektedirler İslâm Uygarlığı na mensup olan toplumlarda bilimin ve elbette bir yere kadar felsefenin işgâl etmiş olduğu yerin doğru bir biçimde anlaşılabilmesi ve gerek bu uygarlığı oluşturan düşünsel etmenler arasındaki ilişkilerin ve gerekse uygarlıklararası düşünsel etkileşimlerden kaynaklanan değişimlerin gerçeğe daha uygun bir biçimde açıklanabilmesi Birinci Süreç in yani bu sürecin bir ürünü olan Doğu Bilimi nin de gerektiği ölçüde incelenmesine ve tartışılmasına bağlıdır ve bu bağlamda bilim tarihçileri kadar bilim filozoflarına da büyük işler düşmektedir

Lotus Yayınevi
Doğu da İslâm Dünyası nda yaşanan ve İlim den Bilim e giden süreç ile Batı da Hıristiyan Dünyası nda yaşanan ve Scientia dan Science a giden süreç arasında önemli bir ölçüde farklılık vardır ve Birinci Süreç yeterince aydınlatılamadığı halde İkinci Süreç aşağı yukarı bütün boyutlarıyla incelenmiş ve tartışılmış hatta bu sürecin işleyiş biçimine ilişkin çok ayrıntılı bazı açıklama modelleri geliştirilmiştir Bugün de Batılı ve giderek artan oranda Doğulu araştırmacılar Batı Bilimi nin niteliklerinin daha derinden kavranmasını sağlayacak çabalarını sürdürmektedirler İslâm Uygarlığı na mensup olan toplumlarda bilimin ve elbette bir yere kadar felsefenin işgâl etmiş olduğu yerin doğru bir biçimde anlaşılabilmesi ve gerek bu uygarlığı oluşturan düşünsel etmenler arasındaki ilişkilerin ve gerekse uygarlıklar arası düşünsel etkileşimlerden kaynaklanan değişimlerin gerçeğe daha uygun bir biçimde açıklanabilmesi Birinci Süreç in yani bu sürecin bir ürünü olan Doğu Bilimi nin de gerektiği ölçüde incelenmesine ve tartışılmasına bağlıdır ve bu bağlamda bilim tarihçileri kadar bilim filozoflarına da büyük işler düşmektedir