Bilinç ve Put — Orhan Atalay

Bilinç ve Put
Orhan AtalayRavza Yayınları
Bilinç ve Put
Orhan AtalayBilinç ve Put isimli eserimizin ilk basımından günümüze tahminlerin ötesinde hızla gelişen olaylar bir kez daha göstermiştir ki etrafımızda kopan kıyametlerin oluşturduğu toz duman altında neyin ne olduğunu nereden geldiği kime yaradığı niçin yapıldığı gibi temel soruları havi bir yoğunluğun gittikçe artan alacakaranlığında her biri adeta farklı renk biçim ve desenlerde yetmiş yedi kılıfla saklı hakikatin sade yüzüne ulaşmak için doğru kıstaslara olan hacetimizin de o oranda arttığı kanaatindeyim Riyanın şirkin küfrün nankörlüğün cebanetin meskenetin ihanetin satmanın gizli ittifak veya iş birliklerin algı operasyonlarının cambaza bak bağrışların gırla gittiği günümüzde önümüze düşen sayısız haberin ve bilginin tek başına yeterli gelmeyeceği dün olmuşların neden ve nasılına dair sahih tefsir ve te villere olan ihtiyacımızı azaltmadığı aksine bizi kuşatan kesif bulutların ağırlaştıkça tepemize yaklaştığı görüş alanımızı daralttığı ve o oranda da eşyayı görme imkânımızı tükettiği böylesi bir atmosferin sahih bilinç için büyük bir tehdit oluştururken alacakaranlıkları seven putlar için de büyük fırsatlar hazırladığı açıktır Hal böyle olunca yola ufukların ötesinden başlaması beklenen Mü min basiretini daha berilerde körelten bir karanlıkta saklı pusuların varlığını elbette ki hesaba katmalıyız Bunun için o denli bir kesafeti delip hakikatin yüzünü görme imkânı sunacak bir cehde soyunmak zorundayız Bu da atalarımızdan devraldıklarımızı yani bize öğretilmişleri veya bizden öncekiler tarafından ismi konulmuş tanımı yapılmış her türlü bilgi inanç fikir simge ve yargıyı en ince elekten geçirmek gibi bir vazife yükler omuzlarımıza İkinci baskıya hazırladığımız bu eserin geleceğe nereden nasıl akacağı henüz bilmediğimiz meçhul yolun saliklerine bir ışık umudu taşımasını dilerim Başarı Allah tandır

Ravza Yayınları
Bilinç ve Put isimli eserimizin ilk basımından günümüze tahminlerin ötesinde hızla gelişen olaylar bir kez daha göstermiştir ki etrafımızda kopan kıyametlerin oluşturduğu toz duman altında neyin ne olduğunu nereden geldiği kime yaradığı niçin yapıldığı gibi temel soruları havi bir yoğunluğun gittikçe artan alacakaranlığında her biri adeta farklı renk biçim ve desenlerde yetmiş yedi kılıfla saklı hakikatin sade yüzüne ulaşmak için doğru kıstaslara olan hacetimizin de o oranda arttığı kanaatindeyim Riyanın şirkin küfrün nankörlüğün cebanetin meskenetin ihanetin satmanın gizli ittifak veya iş birliklerin algı operasyonlarının cambaza bak bağrışların gırla gittiği günümüzde önümüze düşen sayısız haberin ve bilginin tek başına yeterli gelmeyeceği dün olmuşların neden ve nasılına dair sahih tefsir ve te villere olan ihtiyacımızı azaltmadığı aksine bizi kuşatan kesif bulutların ağırlaştıkça tepemize yaklaştığı görüş alanımızı daralttığı ve o oranda da eşyayı görme imkânımızı tükettiği böylesi bir atmosferin sahih bilinç için büyük bir tehdit oluştururken alacakaranlıkları seven putlar için de büyük fırsatlar hazırladığı açıktır Hal böyle olunca yola ufukların ötesinden başlaması beklenen Mü min basiretini daha berilerde körelten bir karanlıkta saklı pusuların varlığını elbette ki hesaba katmalıyız Bunun için o denli bir kesafeti delip hakikatin yüzünü görme imkânı sunacak bir cehde soyunmak zorundayız Bu da atalarımızdan devraldıklarımızı yani bize öğretilmişleri veya bizden öncekiler tarafından ismi konulmuş tanımı yapılmış her türlü bilgi inanç fikir simge ve yargıyı en ince elekten geçirmek gibi bir vazife yükler omuzlarımıza İkinci baskıya hazırladığımız bu eserin geleceğe nereden nasıl akacağı henüz bilmediğimiz meçhul yolun saliklerine bir ışık umudu taşımasını dilerim Başarı Allah tandır

Ravza Yayınları
Bilinç ve Put isimli eserimizin ilk basımından günümüze tahminlerin ötesinde hızla gelişen olaylar bir kez daha göstermiştir ki etrafımızda kopan kıyametlerin oluşturduğu toz duman altında neyin ne olduğunu nereden geldiği kime yaradığı niçin yapıldığı gibi temel soruları havi bir yoğunluğun gittikçe artan alacakaranlığında her biri adeta farklı renk biçim ve desenlerde yetmiş yedi kılıfla saklı hakikatin sade yüzüne ulaşmak için doğru kıstaslara olan hacetimizin de o oranda arttığı kanaatindeyim Riyanın şirkin küfrün nankörlüğün cebanetin meskenetin ihanetin satmanın gizli ittifak veya iş birliklerin algı operasyonlarının cambaza bak bağrışların gırla gittiği günümüzde önümüze düşen sayısız haberin ve bilginin tek başına yeterli gelmeyeceği dün olmuşların neden ve nasılına dair sahih tefsir ve te villere olan ihtiyacımızı azaltmadığı aksine bizi kuşatan kesif bulutların ağırlaştıkça tepemize yaklaştığı görüş alanımızı daralttığı ve o oranda da eşyayı görme imkânımızı tükettiği böylesi bir atmosferin sahih bilinç için büyük bir tehdit oluştururken alacakaranlıkları seven putlar için de büyük fırsatlar hazırladığı açıktır Hal böyle olunca yola ufukların ötesinden başlaması beklenen Mü min basiretini daha berilerde körelten bir karanlıkta saklı pusuların varlığını elbette ki hesaba katmalıyız Bunun için o denli bir kesafeti delip hakikatin yüzünü görme imkânı sunacak bir cehde soyunmak zorundayız Bu da atalarımızdan devraldıklarımızı yani bize öğretilmişleri veya bizden öncekiler tarafından ismi konulmuş tanımı yapılmış her türlü bilgi inanç fikir simge ve yargıyı en ince elekten geçirmek gibi bir vazife yükler omuzlarımıza İkinci baskıya hazırladığımız bu eserin geleceğe nereden nasıl akacağı henüz bilmediğimiz meçhul yolun saliklerine bir ışık umudu taşımasını dilerim Başarı Allah tandır

Ravza Yayınları
Orhan Atalay tarafından kaleme alınan Bilinç ve Put Ravza Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Bilinç ve Put Orhan Atalay Kitap Özeti Bilinç ve Put isimli eserimizin ilk basımından günümüze tahminlerin ötesinde hızla gelişen olaylar bir kez daha göstermiştir ki etrafımızda kopan kıyametlerin oluşturduğu toz duman altında neyin ne olduğunu nereden geldiği kime yaradığı niçin yapıldığı gibi temel soruları havi bir yoğunluğun gittikçe artan alacakaranlığında her biri adeta farklı renk biçim ve desenlerde yetmiş yedi kılıfla saklı hakikatin sade yüzüne ulaşmak için doğru kıstaslara olan hacetimizin de o oranda arttığı kanaatindeyim Riyanın şirkin küfrün nankörlüğün cebanetin meskenetin ihanetin satmanın gizli ittifak veya iş birliklerin algı operasyonlarının cambaza bak bağrışların gırla gittiği günümüzde önümüze düşen sayısız haberin ve bilginin tek başına yeterli gelmeyeceği dün olmuşların neden ve nasılına dair sahih tefsir ve te villere olan ihtiyacımızı azaltmadığı aksine bizi kuşatan kesif bulutların ağırlaştıkça tepemize yaklaştığı görüş alanımızı daralttığı ve o oranda da eşyayı görme imkânımızı tükettiği böylesi bir atmosferin sahih bilinç için büyük bir tehdit oluştururken alacakaranlıkları seven putlar için de büyük fırsatlar hazırladığı açıktır Hal böyle olunca yola ufukların ötesinden başlaması beklenen Mü min basiretini daha berilerde körelten bir karanlıkta saklı pusuların varlığını elbette ki hesaba katmalıyız Bunun için o denli bir kesafeti delip hakikatin yüzünü görme imkânı sunacak bir cehde soyunmak zorundayız Bu da atalarımızdan devraldıklarımızı yani bize öğretilmişleri veya bizden öncekiler tarafından ismi konulmuş tanımı yapılmış her türlü bilgi inanç fikir simge ve yargıyı en ince elekten geçirmek gibi bir vazife yükler omuzlarımıza İkinci baskıya hazırladığımız bu eserin geleceğe nereden nasıl akacağı henüz bilmediğimiz meçhul yolun saliklerine bir ışık umudu taşımasını dilerim Başarı Allah tandır Yayınevi Ravza Yayınları Yazar Orhan Atalay Sayfa 180 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Nisan 2020 Barkod 9786257810739 Kategori Düşünce

RAVZA YAYINLARI
Bilinç ve Put isimli eserimizin ilk basımından günümüze tahminlerin ötesinde hızla gelişen olaylar bir kez daha göstermiştir ki etrafımızda kopan kıyametlerin oluşturduğu toz duman altında neyin ne olduğunu nereden geldiği kime yaradığı niçin yapıldığı gibi temel soruları havi bir yoğunluğun gittikçe artan alacakaranlığında her biri adeta farklı renk biçim ve desenlerde yetmiş yedi kılıfla saklı hakikatin sade yüzüne ulaşmak için doğru kıstaslara olan hacetimizin de o oranda arttığı kanaatindeyim Riyanın şirkin küfrün nankörlüğün cebanetin meskenetin ihanetin satmanın gizli ittifak veya iş birliklerin algı operasyonlarının cambaza bak bağrışların gırla gittiği günümüzde önümüze düşen sayısız haberin ve bilginin tek başına yeterli gelmeyeceği dün olmuşların neden ve nasılına dair sahih tefsir ve te villere olan ihtiyacımızı azaltmadığı aksine bizi kuşatan kesif bulutların ağırlaştıkça tepemize yaklaştığı görüş alanımızı daralttığı ve o oranda da eşyayı görme imkânımızı tükettiği böylesi bir atmosferin sahih bilinç için büyük bir tehdit oluştururken alacakaranlıkları seven putlar için de büyük fırsatlar hazırladığı açıktır Hal böyle olunca yola ufukların ötesinden başlaması beklenen Mü min basiretini daha berilerde körelten bir karanlıkta saklı pusuların varlığını elbette ki hesaba katmalıyız Bunun için o denli bir kesafeti delip hakikatin yüzünü görme imkânı sunacak bir cehde soyunmak zorundayız Bu da atalarımızdan devraldıklarımızı yani bize öğretilmişleri veya bizden öncekiler tarafından ismi konulmuş tanımı yapılmış her türlü bilgi inanç fikir simge ve yargıyı en ince elekten geçirmek gibi bir vazife yükler omuzlarımıza İkinci baskıya hazırladığımız bu eserin geleceğe nereden nasıl akacağı henüz bilmediğimiz meçhul yolun saliklerine bir ışık umudu taşımasını dilerim Başarı Allah tandır

Ravza Yayınları
Bilinç ve Put isimli eserimizin ilk basımından günümüze tahminlerin ötesinde hızla gelişen olaylar bir kez daha göstermiştir ki etrafımızda kopan kıyametlerin oluşturduğu toz duman altında neyin ne olduğunu nereden geldiği kime yaradığı niçin yapıldığı gibi temel soruları havi bir yoğunluğun gittikçe artan alacakaranlığında her biri adeta farklı renk biçim ve desenlerde yetmiş yedi kılıfla saklı hakikatin sade yüzüne ulaşmak için doğru kıstaslara olan hacetimizin de o oranda arttığı kanaatindeyim Riyanın şirkin küfrün nankörlüğün cebanetin meskenetin ihanetin satmanın gizli ittifak veya iş birliklerin algı operasyonlarının cambaza bak bağrışların gırla gittiği günümüzde önümüze düşen sayısız haberin ve bilginin tek başına yeterli gelmeyeceği dün olmuşların neden ve nasılına dair sahih tefsir ve te villere olan ihtiyacımızı azaltmadığı aksine bizi kuşatan kesif bulutların ağırlaştıkça tepemize yaklaştığı görüş alanımızı daralttığı ve o oranda da eşyayı görme imkânımızı tükettiği böylesi bir atmosferin sahih bilinç için büyük bir tehdit oluştururken alacakaranlıkları seven putlar için de büyük fırsatlar hazırladığı açıktır Hal böyle olunca yola ufukların ötesinden başlaması beklenen Mü min basiretini daha berilerde körelten bir karanlıkta saklı pusuların varlığını elbette ki hesaba katmalıyız Bunun için o denli bir kesafeti delip hakikatin yüzünü görme imkânı sunacak bir cehde soyunmak zorundayız Bu da atalarımızdan devraldıklarımızı yani bize öğretilmişleri veya bizden öncekiler tarafından ismi konulmuş tanımı yapılmış her türlü bilgi inanç fikir simge ve yargıyı en ince elekten geçirmek gibi bir vazife yükler omuzlarımıza İkinci baskıya hazırladığımız bu eserin geleceğe nereden nasıl akacağı henüz bilmediğimiz meçhul yolun saliklerine bir ışık umudu taşımasını dilerim Başarı Allah tandır

Ahenk Kitap
İnsanlığın geçen zaman aralığında bizatihi yaşadığı veya tanık olduğu onca savaş yıkım kanlı ihtilaller diktatörlükler ırkçılık asimilasyon ve etnik temizlik türünden politikalar bu dönemlerin Endişe Çağı olarak tanımlanmasına yeter gerekçeler oluşturmuştur Zira modernite ile tüm kötülüklerin nedeni olarak gördüğü Tanrı yı öldüren modern insan yarınlar için hümanizmanın egemen kılınacağı düşüyle yola çıkmış ancak yolun sonunda maktulün bizzat kendisi olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalmış ve özetle 18 ve 19 yüzyılların gün ışığı dünyası 20 Yüzyılın sonuna varmadan yerini zifiri bir karanlığa gebe gurub vaktine bırakmıştır Özellikle İkinci Dünya Savaşı ndan sonra farklı din dil etnik ırk ve kültürlere sahip toplum veya toplulukların aynı topraklar üzerinde ortak kaynakları paylaşmak zorunda oluşları nedeniyle çıkması muhtemel çatışmaları önlemek amacıyla uluslararası kimi sözleşmeler kurumlar ve savunma paktları geliştirilmiş ise de kanaatimce dini ahlaki ve kültürel altyapı ile desteklenmediği veya beslenmediği için olsa gerek ki çoğu zaman beklenen sonuçların alınmadığı açıktır İnsanlığın geldiği bu evreden vaz geçme lüksü olmadığına göre kalıcı evrensel bir barışı tesis etme çabasını farklı zaviyelerden pekiştirmekten başka da çaresi yoktur O vesile ile gerek kutsal öğretileri ve gerekse tarihsel tecrübeleri ile İslâm ın böyle bir sürece ciddi bir katkıda bulunacağına dair tezimizi güçlendirecek birçok nedenimiz olduğuna inanıyorum Zira onun ısrarla vurguladığı üzere bütün insanların aynı biyolojik kökeni paylaştıkları tüm insanların tarağın dişleri gibi eşit oldukları düşüncesi Beyaz ın Siyah a Arab ın Acem e hiçbir üstünlüğünün olmadığı inancı ve felsefesi tek başına dün olduğu gibi bugün de müessir bir rol oynayacağını söylemektedir Bu inanç tarzının insanlar arasında arzu edilen kardeşlik bilincini besleyecek en güçlü damar olduğu açıktır Bu da insanlar arası ilişkilerin hak adalet eşitlik merhamet ve müsamaha gibi önemli ilkeler ekseninde cereyan etmesini sağlayacaktır Öğreti ve tecrübe böyle iken İslâm ın bilinçli bir proje kapsamında terör şiddet ve müsamahasızlık gibi kavramlarla yanyana getirilme çabaları da hesaba katıldığında Müslümanlar olarak ikna edici karşı cevaplar geliştirmek gibi temel bir sorumluluğumuz olduğu aşikârdır

Ahenk Kitap
Orhan Atalay tarafından kaleme alınan İslam ve Öteki Ahenk Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor İslam ve Öteki Orhan Atalay Kitap Özeti İnsanlığın geçen zaman aralığında bizatihi yaşadığı veya tanık olduğu onca savaş yıkım kanlı ihtilaller diktatörlükler ırkçılık asimilasyon ve etnik temizlik türünden politikalar bu dönemlerin Endişe Çağı olarak tanımlanmasına yeter gerekçeler oluşturmuştur Zira modernite ile tüm kötülüklerin nedeni olarak gördüğü Tanrı yı öldüren modern insan yarınlar için hümanizmanın egemen kılınacağı düşüyle yola çıkmış ancak yolun sonunda maktulün bizzat kendisi olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalmış ve özetle 18 ve 19 yüzyılların gün ışığı dünyası 20 Yüzyılın sonuna varmadan yerini zifiri bir karanlığa gebe gurub vaktine bırakmıştır Özellikle İkinci Dünya Savaşı ndan sonra farklı din dil etnik ırk ve kültürlere sahip toplum veya toplulukların aynı topraklar üzerinde ortak kaynakları paylaşmak zorunda oluşları nedeniyle çıkması muhtemel çatışmaları önlemek amacıyla uluslararası kimi sözleşmeler kurumlar ve savunma paktları geliştirilmiş ise de kanaatimce dini ahlaki ve kültürel altyapı ile desteklenmediği veya beslenmediği için olsa gerek ki çoğu zaman beklenen sonuçların alınmadığı açıktır İnsanlığın geldiği bu evreden vaz geçme lüksü olmadığına göre kalıcı evrensel bir barışı tesis etme çabasını farklı zaviyelerden pekiştirmekten başka da çaresi yoktur O vesile ile gerek kutsal öğretileri ve gerekse tarihsel tecrübeleri ile İslâm ın böyle bir sürece ciddi bir katkıda bulunacağına dair tezimizi güçlendirecek birçok nedenimiz olduğuna inanıyorum Zira onun ısrarla vurguladığı üzere bütün insanların aynı biyolojik kökeni paylaştıkları tüm insanların tarağın dişleri gibi eşit oldukları düşüncesi Beyaz ın Siyah a Arab ın Acem e hiçbir üstünlüğünün olmadığı inancı ve felsefesi tek başına dün olduğu gibi bugün de müessir bir rol oynayacağını söylemektedir Bu inanç tarzının insanlar arasında arzu edilen kardeşlik bilincini besleyecek en güçlü damar olduğu açıktır Bu da insanlar arası ilişkilerin hak adalet eşitlik merhamet ve müsamaha gibi önemli ilkeler ekseninde cereyan etmesini sağlayacaktır Öğreti ve tecrübe böyle iken İslâm ın bilinçli bir proje kapsamında terör şiddet ve müsamahasızlık gibi kavramlarla yanyana getirilme çabaları da hesaba katıldığında Müslümanlar olarak ikna edici karşı cevaplar geliştirmek gibi temel bir sorumluluğumuz olduğu aşikârdır Yayınevi Ahenk Kitap Yazar Orhan Atalay Sayfa 520 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı 2024 Barkod 9786256799677 Kategori Edebiyat Roman

Ahenk Kitap
İnsanlığın geçen zaman aralığında bizatihi yaşadığı veya tanık olduğu onca savaş yıkım kanlı ihtilaller diktatörlükler ırkçılık asimilasyon ve etnik temizlik türünden politikalar bu dönemlerin Endişe Çağı olarak tanımlanmasına yeter gerekçeler oluşturmuştur Zira modernite ile tüm kötülüklerin nedeni olarak gördüğü Tanrı yı öldüren modern insan yarınlar için hümanizmanın egemen kılınacağı düşüyle yola çıkmış ancak yolun sonunda maktulün bizzat kendisi olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalmış ve özetle 18 ve 19 yüzyılların gün ışığı dünyası 20 Yüzyılın sonuna varmadan yerini zifiri bir karanlığa gebe gurub vaktine bırakmıştır Özellikle İkinci Dünya Savaşı ndan sonra farklı din dil etnik ırk ve kültürlere sahip toplum veya toplulukların aynı topraklar üzerinde ortak kaynakları paylaşmak zorunda oluşları nedeniyle çıkması muhtemel çatışmaları önlemek amacıyla uluslararası kimi sözleşmeler kurumlar ve savunma paktları geliştirilmiş ise de kanaatimce dini ahlaki ve kültürel altyapı ile desteklenmediği veya beslenmediği için olsa gerek ki çoğu zaman beklenen sonuçların alınmadığı açıktır İnsanlığın geldiği bu evreden vaz geçme lüksü olmadığına göre kalıcı evrensel bir barışı tesis etme çabasını farklı zaviyelerden pekiştirmekten başka da çaresi yoktur O vesile ile gerek kutsal öğretileri ve gerekse tarihsel tecrübeleri ile İslâm ın böyle bir sürece ciddi bir katkıda bulunacağına dair tezimizi güçlendirecek birçok nedenimiz olduğuna inanıyorum Zira onun ısrarla vurguladığı üzere bütün insanların aynı biyolojik kökeni paylaştıkları tüm insanların tarağın dişleri gibi eşit oldukları düşüncesi Beyaz ın Siyah a Arab ın Acem e hiçbir üstünlüğünün olmadığı inancı ve felsefesi tek başına dün olduğu gibi bugün de müessir bir rol oynayacağını söylemektedir Bu inanç tarzının insanlar arasında arzu edilen kardeşlik bilincini besleyecek en güçlü damar olduğu açıktır Bu da insanlar arası ilişkilerin hak adalet eşitlik merhamet ve müsamaha gibi önemli

Ravza
Bilinç ve Put isimli eserimizin ilk basımından günümüze tahminlerin ötesinde hızla gelişen olaylar bir kez daha göstermiştir ki etrafımızda kopan kıyametlerin oluşturduğu toz duman altında neyin ne olduğunu nereden geldiği kime yaradığı niçin yapıldığı gibi temel soruları havi bir yoğunluğun gittikçe artan alacakaranlığında her biri adeta farklı renk biçim ve desenlerde yetmiş yedi kılıfla saklı hakikatin sade yüzüne ulaşmak için doğru kıstaslara olan hacetimizin de o oranda arttığı kanaatindeyim Riyanın şirkin küfrün nankörlüğün cebanetin meskenetin ihanetin satmanın gizli ittifak veya iş birliklerin algı operasyonlarının cambaza bak bağrışların gırla gittiği günümüzde önümüze düşen sayısız haberin ve bilginin tek başına yeterli gelmeyeceği dün olmuşların neden ve nasılına dair sahih tefsir ve te villere olan ihtiyacımızı azaltmadığı aksine bizi kuşatan kesif bulutların ağırlaştıkça tepemize yaklaştığı görüş alanımızı daralttığı ve o oranda da eşyayı görme imkânımızı tükettiği böylesi bir atmosferin sahih bilinç için büyük bir tehdit oluştururken alacakaranlıkları seven putlar için de büyük fırsatlar hazırladığı açıktır Hal böyle olunca yola ufukların ötesinden başlaması beklenen Mü min basiretini daha berilerde körelten bir karanlıkta saklı pusuların varlığını elbette ki hesaba katmalıyız Bunun için o denli bir kesafeti delip hakikatin yüzünü görme imkânı sunacak bir cehde soyunmak zorundayız Bu da atalarımızdan devraldıklarımızı yani bize öğretilmişleri veya bizden öncekiler tarafından ismi konulmuş tanımı yapılmış her türlü bilgi inanç fikir simge ve yargıyı en ince elekten geçirmek gibi bir vazife yükler omuzlarımıza İkinci baskıya hazırladığımız bu eserin geleceğe nereden nasıl akacağı henüz bilmediğimiz meçhul yolun saliklerine bir ışık umudu taşımasını dilerim Başarı Allah tandır