Bilinçlerin Karşılık İlişkisi Kişiliğin Doğası Üzerine Deneme — Maurice Nédoncelle

Bilinçlerin Karşılık İlişkisi Kişiliğin Doğası Üzerine Deneme
Maurice NédoncelleNobel Akademik Yayıncılık
Bilinçlerin Karşılık İlişkisi Kişiliğin Doğası Üzerine Deneme
Maurice NédoncelleKişi ve kişilik kavramları metafiziksel ya da fiziksel dünyada sadece Tanrı ve insan için kullanılmaktadır Çünkü kişiliğin özünde bulunan bilinç ilişki aşk karşılıklılık özgürlük ve irade gibi içsel yetilerin kendilerine atfedilebileceği varlıklar yalnızca Tanrı ve insandır İnsan söz konusu yetilerin sonlu biçimlerine sahip iken Tanrı onların sonsuz biçimlerine sahiptir İnsanın kişiliğinin kaynağında Tanrı nın kişiliğinin bulunması gerektiği düşüncesi tüm teist personalist filozoflar tarafından öne sürülür Tanrı varlıklar içerisinde sadece insanı kendi suretinde yaratmıştır Tanrı nın kendisi eğer gerçekten kişi ise insanı kendi suretinde yaratırken kişilik özelliklerinin bir kısmını ona geçirmesi insanın kişi olarak varlık kazanmasının kaçınılmaz bir koşuludur Bu bakımdan kişilik Tanrı ile insan arasında ortak bir yön olarak karşımıza çıkar Aşkın olan Tanrı ile içkin olan insan arasında eğer böyle ortak bir yan bulunmasaydı o zaman ikisi arasında birbirinin varlığının bilincinde olmayı gerektiren karşılıklı bir ilişkinin varlığından söz etmek de olanaksız olurdu

Nobel Akademik Yayıncılık
Kişi ve kişilik kavramları metafiziksel ya da fiziksel dünyada sadece Tanrı ve insan için kullanılmaktadır Çünkü kişiliğin özünde bulunan bilinç ilişki aşk karşılıklılık özgürlük ve irade gibi içsel yetilerin kendilerine atfedilebileceği varlıklar yalnızca Tanrı ve insandır İnsan söz konusu yetilerin sonlu biçimlerine sahip iken Tanrı onların sonsuz biçimlerine sahiptir İnsanın kişiliğinin kaynağında Tanrı nın kişiliğinin bulunması gerektiği düşüncesi tüm teist personalist filozoflar tarafından öne sürülür Tanrı varlıklar içerisinde sadece insanı kendi suretinde yaratmıştır Tanrı nın kendisi eğer gerçekten kişi ise insanı kendi suretinde yaratırken kişilik özelliklerinin bir kısmını ona geçirmesi insanın kişi olarak varlık kazanmasının kaçınılmaz bir koşuludur Bu bakımdan kişilik Tanrı ile insan arasında ortak bir yön olarak karşımıza çıkar Aşkın olan Tanrı ile içkin olan insan arasında eğer böyle ortak bir yan bulunmasaydı o zaman ikisi arasında birbirinin varlığının bilincinde olmayı gerektiren karşılıklı bir ilişkinin varlığından söz etmek de olanaksız olurdu Tanıtım Bülteninden

Nobel Akademik Yayıncılık
Kişi ve kişilik kavramları metafiziksel ya da fiziksel dünyada sadece Tanrı ve insan için kullanılmaktadır Çünkü kişiliğin özünde bulunan bilinç ilişki aşk karşılıklılık özgürlük ve irade gibi içsel yetilerin kendilerine atfedilebileceği varlıklar yalnızca Tanrı ve insandır İnsan söz konusu yetilerin sonlu biçimlerine sahip iken Tanrı onların sonsuz biçimlerine sahiptir İnsanın kişiliğinin kaynağında Tanrı nın kişiliğinin bulunması gerektiği düşüncesi tüm teist personalist filozoflar tarafından öne sürülür Tanrı varlıklar içerisinde sadece insanı kendi suretinde yaratmıştır Tanrı nın kendisi eğer gerçekten kişi ise insanı kendi suretinde yaratırken kişilik özelliklerinin bir kısmını ona geçirmesi insanın kişi olarak varlık kazanmasının kaçınılmaz bir koşuludur Bu bakımdan kişilik Tanrı ile insan arasında ortak bir yön olarak karşımıza çıkar Aşkın olan Tanrı ile içkin olan insan arasında eğer böyle ortak bir yan bulunmasaydı o zaman ikisi arasında birbirinin varlığının bilincinde olmayı gerektiren karşılıklı bir ilişkinin varlığından söz etmek de olanaksız olurdu

Nobel Akademik Yayıncılık
Kişi ve kişilik kavramları metafiziksel ya da fiziksel dünyada sadece Tanrı ve insan için kullanılmaktadır Çünkü kişiliğin özünde bulunan bilinç ilişki aşk karşılıklılık özgürlük ve irade gibi içsel yetilerin kendilerine atfedilebileceği varlıklar yalnızca Tanrı ve insandır İnsan söz konusu yetilerin sonlu biçimlerine sahip iken Tanrı onların sonsuz biçimlerine sahiptir İnsanın kişiliğinin kaynağında Tanrı nın kişiliğinin bulunması gerektiği düşüncesi tüm teist personalist filozoflar tarafından öne sürülür Tanrı varlıklar içerisinde sadece insanı kendi suretinde yaratmıştır Tanrı nın kendisi eğer gerçekten kişi ise insanı kendi suretinde yaratırken kişilik özelliklerinin bir kısmını ona geçirmesi insanın kişi olarak varlık kazanmasının kaçınılmaz bir koşuludur Bu bakımdan kişilik Tanrı ile insan arasında ortak bir yön olarak karşımıza çıkar Aşkın olan Tanrı ile içkin olan insan arasında eğer böyle ortak bir yan bulunmasaydı o zaman ikisi arasında birbirinin varlığının bilincinde olmayı gerektiren karşılıklı bir ilişkinin varlığından söz etmek de olanaksız olurdu Tanıtım Bülteninden

Nobel Akademik Yayıncılık
Kişi ve kişilik kavramları metafiziksel ya da fiziksel dünyada sadece Tanrı ve insan için kullanılmaktadır Çünkü kişiliğin özünde bulunan bilinç ilişki aşk karşılıklılık özgürlük ve irade gibi içsel yetilerin kendilerine atfedilebileceği varlıklar yalnızca Tanrı ve insandır İnsan söz konusu yetilerin sonlu biçimlerine sahip iken Tanrı onların sonsuz biçimlerine sahiptir İnsanın kişiliğinin kaynağında Tanrı nın kişiliğinin bulunması gerektiği düşüncesi tüm teist personalist filozoflar tarafından öne sürülür Tanrı varlıklar içerisinde sadece insanı kendi suretinde yaratmıştır Tanrı nın kendisi eğer gerçekten kişi ise insanı kendi suretinde yaratırken kişilik özelliklerinin bir kısmını ona geçirmesi insanın kişi olarak varlık kazanmasının kaçınılmaz bir koşuludur Bu bakımdan kişilik Tanrı ile insan arasında ortak bir yön olarak karşımıza çıkar Aşkın olan Tanrı ile içkin olan insan arasında eğer böyle ortak bir yan bulunmasaydı o zaman ikisi arasında birbirinin varlığının bilincinde olmayı gerektiren karşılıklı bir ilişkinin varlığından söz etmek de olanaksız olurdu

Nobel Akademik Yayıncılık
Maurice Nedoncelle tarafından kaleme alınan Bilinçlerin Karşılıklı İlişkisi Nobel Akademik Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Bilinçlerin Karşılıklı İlişkisi Maurice Nedoncelle Kitap Özeti Kişi ve kişilik kavramları metafiziksel ya da fiziksel dünyada sadece Tanrı ve insan için kullanılmaktadır Çünkü kişiliğin özünde bulunan bilinç ilişki aşk karşılıklılık özgürlük ve irade gibi içsel yetilerin kendilerine atfedilebileceği varlıklar yalnızca Tanrı ve insandır İnsan söz konusu yetilerin sonlu biçimlerine sahip iken Tanrı onların sonsuz biçimlerine sahiptir İnsanın kişiliğinin kaynağında Tanrının kişiliğinin bulunması gerektiği düşüncesi tüm teist personalist filozoflar tarafından öne sürülür Tanrı varlıklar içerisinde sadece insanı kendi suretinde yaratmıştır Tanrının kendisi eğer gerçekten kişi ise insanı kendi suretinde yaratırken kişilik özelliklerinin bir kısmını ona geçirmesi insanın kişi olarak varlık kazanmasının kaçınılmaz bir koşuludur Bu bakımdan kişilik Tanrı ile insan arasında ortak bir yön olarak karşımıza çıkar Aşkın olan Tanrı ile içkin olan insan arasında eğer böyle ortak bir yan bulunmasaydı o zaman ikisi arasında birbirinin varlığının bilincinde olmayı gerektiren karşılıklı bir ilişkinin varlığından söz etmek de olanaksız olurdu Yayınevi Nobel Akademik Yayıncılık Yazar Maurice Nedoncelle Sayfa 390 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 50 cm Basım Yılı Mart 2023 Barkod 9786254276101 Kategori Başvuru Kitapları Düşünce Kişisel Gelişim Araştırma İnceleme

Nobel
çev. Urhan, Veli
Kişi ve kişilik kavramları metafiziksel ya da fiziksel dünyada sadece Tanrı ve insan için kullanılmaktadır Çünkü kişiliğin özünde bulunan bilinç ilişki aşk karşılıklılık özgürlük ve irade gibi içsel yetilerin kendilerine atfedilebileceği varlıklar yalnızca Tanrı ve insandır İnsan söz konusu yetilerin sonlu biçimlerine sahip iken Tanrı onların sonsuz biçimlerine sahiptir İnsanın kişiliğinin kaynağında Tanrı nın kişiliğinin bulunması gerektiği düşüncesi tüm teist personalist filozoflar tarafından öne sürülür Tanrı varlıklar içerisinde sadece insanı kendi suretinde yaratmıştır Tanrı nın kendisi eğer gerçekten kişi ise insanı kendi suretinde yaratırken kişilik özelliklerinin bir kısmını ona geçirmesi insanın kişi olarak varlık kazanmasının kaçınılmaz bir koşuludur Bu bakımdan kişilik Tanrı ile insan arasında ortak bir yön olarak karşımıza çıkar Aşkın olan Tanrı ile içkin olan insan arasında eğer böyle ortak bir yan bulunmasaydı o zaman ikisi arasında birbirinin varlığının bilincinde olmayı gerektiren karşılıklı bir ilişkinin varlığından söz etmek de olanaksız olurdu