Binboğalı Son Kökçüler — Süleyman Çiltaş

Binboğalı Son Kökçüler
Süleyman ÇiltaşCan Yayınları (Ali Adil Atalay)
Binboğalı Son Kökçüler
Süleyman ÇiltaşSayfa Sayısı 454 Baskı Yılı 1999 Dili Türkçe Yayınevi Can Yayınları Ali Adil Atalay

Can Yayınları (Ali Adil Atalay)
Gönül dünyasından ve gönül telinden saz da söz de ateş de hiç bir zaman eksilmedi İnsanoğlu kendi inançlarını düşüncelerini anlayışlarını kendi dışındakilerden üstün görmeye başladı mı soysuzlaşmaya da başlar İnsanoğlu insanoğlunun vahşeti Sadece ağaçla dağ hayvanlarıyla otlarıyla böcekleriyle değil kendi soyunun bile kırımıyla uğraşıyor Vurgunlar kırğınlar eziyetler ölümler insanların beyninde kanserleşmiş İnsanların kokladıkları havada kan vardı Düşüncelerinde öldürmek intikam boğmak parçalamak kesmek vardı İnsancıl ölçüler yok olmuş sevginin ne olduğu unutulmuş Herkes kendince kendinden olmayanı katletmeye soyunu tüketmeye yönelmiş İnsanın insana ve doğaya yaptığı sonsuz kırım insanla yetinmedi Neleri yok etmedi ki Ermeni nin Kürt e ve Türk e Türk ün Ermeni ve Kürt e bakışındaki dostluklar yok oldu Birlikte oluşturdukları yaşantılar öyküler yok oldu Ağıtları türküleri deyişleri ninnileri yok oldu Kürt ün Türk ün Ermeni nin dağlara ardınca cıcamığa toprağa çalılara suya ve gökyüzüne bakışları yok oldu Sana Binboğalar dan geldik Çukurova Adım adım koca bin yıllık yoksulluğun sana koşan umutlarıyla geldik Eşkiya gibi değil Altını üstüne getirdik ama sana kök söktürmedik Çukurova Asur un Hithit in Ermeni nin Kürt ün Türk ün Çerkez in kökünü kırar gibi varlığının köklerini kırmadık Hinoğlu hin isnanın aklıyla söküp sömürmedik Her karışına emeğimizin mührünü vurduk Yaşamanın sırrını senden öğrendik Hani sen de cömirttin Çukurova Umutlarla geldik şayama sevinciyle döndük Seninle sen seninle ben değil seninle biz olduk Ah Çukurova ah Binboğalı Kökçülerini sakın unutma Eyvallah eyvallah sana aşk osun Çukurova Binboğa Binlerce boğa Binboğalar Afrika da Mısır da Apislerin Uzakdoğu Asya daki yaban Hint öküzlerinin Kuzey ve Güney Amerika daki bizonların Amerikan yerlilerinin ve Kızılderililerin bufalo dedikleri yaban öküzlerinin ataları burada Binboğalarda yaşadı Bunun için de Binboğa Binboğalar diye adlandı Kayıtlara da yanen böyle geçdi Yüz yirmi yaşındaki Kemerli Arab diyor ki Vay Çukurova vay Neydi ki Çukurova Ulan Çukurovayı biz Çukurova yaptık be Adam değil it bile yaşamazdı oralarda Her tarafında bataklık kokudan yanına dahi yanaşamazdın Ah Çukurova ah Sen nasıl Çukurova oldun Seni kim Çukurova yap tı Seni Çukurıva edenlere ne oldu Süleyman Çiltaş Bathasıca Hektor

Can Yayınları (Ali Adil Atalay)
Gönül dünyasından ve gönül telinden saz da söz de ateş de hiç bir zaman eksilmedi İnsanoğlu kendi inançlarını düşüncelerini anlayışlarını kendi dışındakilerden üstün görmeye başladı mı soysuzlaşmaya da başlar İnsanoğlu insanoğlunun vahşeti Sadece ağaçla dağ hayvanlarıyla otlarıyla böcekleriyle değil kendi soyunun bile kırımıyla uğraşıyor Vurgunlar kırgınlar eziyetler ölümler insanların beyninde kan serleşmiş İnsanların kokladıkları havada kan vardı Düşüncelerinde öldürmek intikam boğmak parçalamak kesmek vardı İnsancıl ölçüler yok olmuş sevğinin ne olduğu unutulmuş Herkes kendince kendinden olmayanı katletmeye soyunu tüketmeye yönelmiş İnsanın insana ve doğaya yaptığı sonsuz kırım insanla yetinmedi Neleri yok etmedi ki Ermeni nin Kürt e ve Türk e Türk ün Ermeni ve Kürt e bakışındaki dostluklar yok oldu Birlikte oluşturdukları yaşantılar öyküler yok oldu Ağıtları türküleri deyişleri ninnileri yok oldu Kürt ün Türk ün Ermeni nin dağlara ardıca cıcamığa toprağa çalılara suya ve gökyüzüne bakışları yok oldu Sana Binboğalar dan geldik Çukurova Adım adım koca bin yıllık yoksulluğun sana koşan umutlarıyla geldik Eşkiya gibi değil Altını üstüne getirdik ama sana kök söktürmedik Çukurova Asur un Hithit in Ermeni nin Kürt ün Türk ün Çerkez in kökünü kırar gibi varlığının köklerini kırmadık Hinoğlu hin insanın aklıyla söküp sömürmedik Her karışına emeğimizin mührünü vurduk Yaşamanın sırrını senden öğrendik Hani sen de cömerttin Çukurova Umutlarla geldik yaşama sevinciyle döndük Seninle sen seninle ben değil seninle biz olduk Ah Çukurova ah Binboğalı Kökçülerini sakın unutma Eyvallah eyvallah sana aşk olsun Çukurova Binboğa Binlerce boğa Binboğalar Afrika da Mısır da Apislerin Uzakdoğu Asya daki yaban Hint öküzlerinin Kuzey ve Güney Amerika daki bizonların Amerikan yerlilerinin ve Kızılderililerin bufalo dedikleri yapan öküzlerinin ataları burada Binboğalarda yaşadı Bunun için de Binboğa Binboğalar diye adlandı Kayıtlara da aynen böyle geçdi Yüz yirmi yaşındaki Kemerli Arab diyor ki Vay Çukurova vay Neydi ki Çukurova Ulan Çukurovayı biz Çukurova yaptık be Adam değil it bile yaşamazdı oralarda Çukurova ah Sen nasıl Çukurova oldun Seni kim Çukurova yap tı Seni Çukurova edenlere ne oldu

Can Yayınları (Ali Adil Atalay)
Gönül dünyasından ve gönül telinden saz da söz de ateş de hiç bir zaman eksilmedi İnsanoğlu kendi inançlarını düşüncelerini anlayışlarını kendi dışındakilerden üstün görmeye başladı mı soysuzlaşmaya da başlar İnsanoğlu insanoğlunun vahşeti Sadece ağaçla dağ hayvanlarıyla otlarıyla böcekleriyle değil kendi soyunun bile kırımıyla uğraşıyor Vurgunlar kırğınlar eziyetler ölümler insanların beyninde kanserleşmiş İnsanların kokladıkları havada kan vardı Düşüncelerinde öldürmek intikam boğmak parçalamak kesmek vardı İnsancıl ölçüler yok olmuş sevginin ne olduğu unutulmuş Herkes kendince kendinden olmayanı katletmeye soyunu tüketmeye yönelmiş İnsanın insana ve doğaya yaptığı sonsuz kırım insanla yetinmedi Neleri yok etmedi ki Ermeni nin Kürt e ve Türk e Türk ün Ermeni ve Kürt e bakışındaki dostluklar yok oldu Birlikte oluşturdukları yaşantılar öyküler yok oldu Ağıtları türküleri deyişleri ninnileri yok oldu Kürt ün Türk ün Ermeni nin dağlara ardınca cıcamığa toprağa çalılara suya ve gökyüzüne bakışları yok oldu Sana Binboğalar dan geldik Çukurova Adım adım koca bin yıllık yoksulluğun sana koşan umutlarıyla geldik Eşkiya gibi değil Altını üstüne getirdik ama sana kök söktürmedik Çukurova Asur un Hithit in Ermeni nin Kürt ün Türk ün Çerkez in kökünü kırar gibi varlığının köklerini kırmadık Hinoğlu hin isnanın aklıyla söküp sömürmedik Her karışına emeğimizin mührünü vurduk Yaşamanın sırrını senden öğrendik Hani sen de cömirttin Çukurova Umutlarla geldik şayama sevinciyle döndük Seninle sen seninle ben değil seninle biz olduk Ah Çukurova ah Binboğalı Kökçülerini sakın unutma Eyvallah eyvallah sana aşk osun Çukurova Binboğa Binlerce boğa Binboğalar Afrika da Mısır da Apislerin Uzakdoğu Asya daki yaban Hint öküzlerinin Kuzey ve Güney Amerika daki bizonların Amerikan yerlilerinin ve Kızılderililerin bufalo dedikleri yaban öküzlerinin ataları burada Binboğalarda yaşadı Bunun için de Binboğa Binboğalar diye adlandı Kayıtlara da yanen böyle geçdi Yüz yirmi yaşındaki Kemerli Arab diyor ki Vay Çukurova vay Neydi ki Çukurova Ulan Çukurovayı biz Çukurova yaptık be Adam değil it bile yaşamazdı oralarda Her tarafında bataklık kokudan yanına dahi yanaşamazdın Ah Çukurova ah Sen nasıl Çukurova oldun Seni kim Çukurova yap tı Seni Çukurıva edenlere ne oldu Süleyman Çiltaş Bathasıca Hektor

Can Yayınları (Ali Adil Atalay)
Gönül dünyasından ve gönül telinden saz da söz de ateş de hiç bir zaman eksilmedi İnsanoğlu kendi inançlarını düşüncelerini anlayışlarını kendi dışındakilerden üstün görmeye başladı mı soysuzlaşmaya da başlar İnsanoğlu insanoğlunun vahşeti Sadece ağaçla dağ hayvanlarıyla otlarıyla böcekleriyle değil kendi soyunun bile kırımıyla uğraşıyor Vurgunlar kırğınlar eziyetler ölümler insanların beyninde kanserleşmiş İnsanların kokladıkları havada kan vardı Düşüncelerinde öldürmek intikam boğmak parçalamak kesmek vardı İnsancıl ölçüler yok olmuş sevginin ne olduğu unutulmuş Herkes kendince kendinden olmayanı katletmeye soyunu tüketmeye yönelmiş İnsanın insana ve doğaya yaptığı sonsuz kırım insanla yetinmedi Neleri yok etmedi ki Ermeni nin Kürt e ve Türk e Türk ün Ermeni ve Kürt e bakışındaki dostluklar yok oldu Birlikte oluşturdukları yaşantılar öyküler yok oldu Ağıtları türküleri deyişleri ninnileri yok oldu Kürt ün Türk ün Ermeni nin dağlara ardınca cıcamığa toprağa çalılara suya ve gökyüzüne bakışları yok oldu Sana Binboğalar dan geldik Çukurova Adım adım koca bin yıllık yoksulluğun sana koşan umutlarıyla geldik Eşkiya gibi değil Altını üstüne getirdik ama sana kök söktürmedik Çukurova Asur un Hithit in Ermeni nin Kürt ün Türk ün Çerkez in kökünü kırar gibi varlığının köklerini kırmadık Hinoğlu hin isnanın aklıyla söküp sömürmedik Her karışına emeğimizin mührünü vurduk Yaşamanın sırrını senden öğrendik Hani sen de cömirttin Çukurova Umutlarla geldik şayama sevinciyle döndük Seninle sen seninle ben değil seninle biz olduk Ah Çukurova ah Binboğalı Kökçülerini sakın unutma Eyvallah eyvallah sana aşk osun Çukurova Binboğa Binlerce boğa Binboğalar Afrika da Mısır da Apislerin Uzakdoğu Asya daki yaban Hint öküzlerinin Kuzey ve Güney Amerika daki bizonların Amerikan yerlilerinin ve Kızılderililerin bufalo dedikleri yaban öküzlerinin ataları burada Binboğalarda yaşadı Bunun için de Binboğa Binboğalar diye adlandı Kayıtlara da yanen böyle geçdi Yüz yirmi yaşındaki Kemerli Arab diyor ki Vay Çukurova vay Neydi ki Çukurova Ulan Çukurovayı biz Çukurova yaptık be Adam değil it bile yaşamazdı oralarda Her tarafında bataklık kokudan yanına dahi yanaşamazdın Ah Çukurova ah Sen nasıl Çukurova oldun Seni kim Çukurova yap tı Seni Çukurıva edenlere ne oldu Süleyman Çiltaş Bathasıca Hektor

Can Yayınları (Ali Adil Atalay)
Gönül dünyasından ve gönül telinden saz da söz de ateş de hiç bir zaman eksilmedi İnsanoğlu kendi inançlarını düşüncelerini anlayışlarını kendi dışındakilerden üstün görmeye başladı mı soysuzlaşmaya da başlar İnsanoğlu insanoğlunun vahşeti Sadece ağaçla dağ hayvanlarıyla otlarıyla böcekleriyle değil kendi soyunun bile kırımıyla uğraşıyor Vurgunlar kırğınlar eziyetler ölümler insanların beyninde kanserleşmiş İnsanların kokladıkları havada kan vardı Düşüncelerinde öldürmek intikam boğmak parçalamak kesmek vardı İnsancıl ölçüler yok olmuş sevginin ne olduğu unutulmuş Herkes kendince kendinden olmayanı katletmeye soyunu tüketmeye yönelmiş İnsanın insana ve doğaya yaptığı sonsuz kırım insanla yetinmedi Neleri yok etmedi ki Ermeni nin Kürt e ve Türk e Türk ün Ermeni ve Kürt e bakışındaki dostluklar yok oldu Birlikte oluşturdukları yaşantılar öyküler yok oldu Ağıtları türküleri deyişleri ninnileri yok oldu Kürt ün Türk ün Ermeni nin dağlara ardınca cıcamığa toprağa çalılara suya ve gökyüzüne bakışları yok oldu Sana Binboğalar dan geldik Çukurova Adım adım koca bin yıllık yoksulluğun sana koşan umutlarıyla geldik Eşkiya gibi değil Altını üstüne getirdik ama sana kök söktürmedik Çukurova Asur un Hithit in Ermeni nin Kürt ün Türk ün Çerkez in kökünü kırar gibi varlığının köklerini kırmadık Hinoğlu hin isnanın aklıyla söküp sömürmedik Her karışına emeğimizin mührünü vurduk Yaşamanın sırrını senden öğrendik Hani sen de cömirttin Çukurova Umutlarla geldik şayama sevinciyle döndük Seninle sen seninle ben değil seninle biz olduk Ah Çukurova ah Binboğalı Kökçülerini sakın unutma Eyvallah eyvallah sana aşk osun Çukurova Binboğa Binlerce boğa Binboğalar Afrika da Mısır da Apislerin Uzakdoğu Asya daki yaban Hint öküzlerinin Kuzey ve Güney Amerika daki bizonların Amerikan yerlilerinin ve Kızılderililerin bufalo dedikleri yaban öküzlerinin ataları burada Binboğalarda yaşadı Bunun için de Bi

Can (Adil Ali Atalay Vaktidolu)