Binyıllar Güneş Ülkesi — A Cengiz Büker

Binyıllar Güneş Ülkesi
A Cengiz BükerCinius Yayınları
Binyıllar Güneş Ülkesi
A Cengiz BükerBu kurgusal anlatı bir bilim betiği bir ders kitabı değildir bir şeyler öğretmek istiyor değildir Bu anlatı düşsel düşünsel bir anlatıdır Düşünmeyi sevenlere seslenir Bu kurgusal romanı düşlemeye ne zaman başladım bilmiyorum Ama yıllar içinde hardware olarak olsun software olarak olsun birçok kez değişip evrimleşmiş olan bilgisayarımın başına geçtiğim tarihi aşağı yukarı 2018 in Eylül ayı olarak anımsayabiliyorum Bana ilginç görünen o ki yaşama yuvarlanışları içinde geçirdiğim yıllar boyunca sanki bir takıntı olarak hep kendi kendime düşleyip kurguladığım ama kimseye söyleyemediğim her yeni buluş tıpkı tıpkısına gerçekleşmekte oldu buna şaşıyorum Ben mi yanılıyorum yoksa yaşadığım çağ mı olağandışı diye soruyorum kendi kendime Bu duygu beni bir takım ilginç başka sorulara götürüyor Ne anlatıyorum İşte yine herzamanki gibi burada da seni beni onu sizi bizi onları kısaca kendimizi anlatıyorum Neden mi Yazarlar niye yazarlar İster manzum olsun yır olsun ister mensur olsun düzyazı olsun çeviri yapan bile kurtulamaz kendi olmaktan kendini anlatmaktan özneyi insanı anlatmaktan İnsansız nesnel şiir diye bir şey duyan var mı Hattâ bence tümüyle sayısal olması gereken matematikçiler fizikçiler bile aslında içlerine dönüktürler kendilerine dönüktürler insana dönüktürler kuramlarında Güneş Ülkesi de bence öyle O da yine yazarın kendini anlattığı bir ütopyadır İnsanoğlunun ya da insan dediğimiz bilinçli varlık ın son varılacak iyilik doğruluk dileğini ülküsünü yansıtan düştür ütopyalar Hep arayıp durduğumuz mutluluk hedefine ulaşmaya götüreceği sanılan en doğru yolun arayışıdır sanki bir en doğru yol varmış gibi Çağımız gerçekten şaşılası Bir ömür içinde teknolojiler de bilimsellikler de düşünler de felsefeler de yaşam biçimleri de dünya görüşleri de giderek fizik fizik bile değişiyor Hem de sık sık hem de inanılmaz bir ivme ile Lisede okuduğumuz tüm fizik yasaları daha biz emekli bile olmadan yerlere düştü Ama değişmeyen bir şey var Zaman hangi birimle ölçülürse ölçülsün bilinç nerelere varırsa varsın hep anlatılacak olandır evrenin varoluşun sonsuzluğu ve insanın bitmeyen yalnızlığı Romanımı okuyunca göreceksiniz ki ben de burda yine kendimi anlattım beni anlattım ama gerçekte ben seni onu onları sizi anlattım hepimizin birbirinden ayrı ama aslında ortak olan düşlerimizi umularımızı beklentilerimizi korkularımızı sevgilerimizi iç varlığımızı anlatmayı denedim

Cinius
Bu Kurgusal Anlatı Bir Bilim Betiği Bir Ders Kitabı Değildir Bir Şeyler Öğretmek İstiyor Değildir Bu Anlatı Düşsel Düşünsel Bir Anlatıdır Düşünmeyi Sevenlere Seslenir Bu Kurgusal Romanı Düşlemeye Ne Zaman Başladım Bilmiyorum Ama Yıllar İçinde Hardware Olarak Olsun Software Olarak Olsun Birçok Kez Değişip Evrimleşmiş Olan Bilgisayarımın Başına Geçtiğim Tarihi Aşağı Yukarı 2018 in Eylül Ayı Olarak Anımsayabiliyorum Bana İlginç Görünen O Ki Yaşama Yuvarlanışları İçinde Geçirdiğim Yıllar Boyunca Sanki Bir Takıntı Olarak Hep Kendi Kendime Düşleyip Kurguladığım Ama Kimseye Söyleyemediğim Her Yeni Buluş Tıpkı Tıpkısına Gerçekleşmekte Oldu Buna Şaşıyorum Ben Mi Yanılıyorum Yoksa Yaşadığım Çağ Mı Olağandışı Diye Soruyorum Kendi Kendime Bu Duygu Beni Bir Takım İlginç Başka Sorulara Götürüyor Ne Anlatıyorum İşte Yine Herzamanki Gibi Burada Da Seni Beni Onu Sizi Bizi Onları Kısaca Kendimizi Anlatıyorum Neden Mi Yazarlar Niye Yazarlar İster Manzum Olsun Yır Olsun İster Mensur Olsun Düzyazı Olsun Çeviri Yapan Bile Kurtulamaz Kendi Olmaktan Kendini Anlatmaktan Özneyi İnsanı Anlatmaktan İnsansız Nesnel Şiir Diye Bir Şey Duyan Var Mı Hattâ Bence Tümüyle Sayısal Olması Gereken Matematikçiler Fizikçiler Bile Aslında İçlerine Dönüktürler Kendilerine Dönüktürler İnsana Dönüktürler Kuramlarında Güneş Ülkesi De Bence Öyle O Da Yine Yazarın Kendini Anlattığı Bir Ütopyadır İnsanoğlunun Ya Da İnsan Dediğimiz Bilinçli Varlık ın Son Varılacak İyilik Doğruluk Dileğini Ülküsünü Yansıtan Düştür Ütopyalar Hep Arayıp Durduğumuz Mutluluk Hedefine Ulaşmaya Götüreceği Sanılan En Doğru Yolun Arayışıdır Sanki Bir En Doğru Yol Varmış Gibi Çağımız Gerçekten Şaşılası Bir Ömür İçinde Teknolojiler De Bilimsellikler De Düşünler De Felsefeler De Yaşam Biçimleri De Dünya Görüşleri De Giderek Fizik Fizik Bile Değişiyor Hem De Sık Sık Hem De İnanılmaz Bir İvme İle Lisede Okuduğumuz Tüm Fizik Yasaları Daha Biz Emekli Bile Olmadan Yerlere Düştü Ama Değişmeyen Bir Şey Var Zaman Hangi Birimle Ölçülürse Ölçülsün Bilinç Nerelere Varırsa Varsın Hep Anlatılacak Olandır Evrenin Varoluşun Sonsuzluğu Ve İnsanın Bitmeyen Yalnızlığı Romanımı Okuyunca Göreceksiniz Ki Ben De Burda Yine Kendimi Anlattım Beni Anlattım Ama Gerçekte Ben Seni Onu Onları Sizi Anlattım Hepimizin Birbirinden Ayrı Ama Aslında Ortak Olan Düşlerimizi Umularımızı Beklentilerimizi Korkularımızı Sevgilerimizi İç Varlığımızı Anlatmayı Denedim Tanıtım Bülteninden

Cinius Yayınları
Bu Kurgusal Anlatı Bir Bilim Betiği Bir Ders Kitabı Değildir Bir Şeyler Öğretmek İstiyor Değildir Bu Anlatı Düşsel Düşünsel Bir Anlatıdır Düşünmeyi Sevenlere Seslenir Bu Kurgusal Romanı Düşlemeye Ne Zaman Başladım Bilmiyorum Ama Yıllar İçinde Hardware Olarak Olsun Software Olarak Olsun Birçok Kez Değişip Evrimleşmiş Olan Bilgisayarımın Başına Geçtiğim Tarihi Aşağı Yukarı 2018 in Eylül Ayı Olarak Anımsayabiliyorum Bana İlginç Görünen O Ki Yaşama Yuvarlanışları İçinde Geçirdiğim Yıllar Boyunca Sanki Bir Takıntı Olarak Hep Kendi Kendime Düşleyip Kurguladığım Ama Kimseye Söyleyemediğim Her Yeni Buluş Tıpkı Tıpkısına Gerçekleşmekte Oldu Buna Şaşıyorum Ben Mi Yanılıyorum Yoksa Yaşadığım Çağ Mı Olağandışı Diye Soruyorum Kendi Kendime Bu Duygu Beni Bir Takım İlginç Başka Sorulara Götürüyor Ne Anlatıyorum İşte Yine Herzamanki Gibi Burada Da Seni Beni Onu Sizi Bizi Onları Kısaca Kendimizi Anlatıyorum Neden Mi Yazarlar Niye Yazarlar İster Manzum Olsun Yır Olsun İster Mensur Olsun Düzyazı Olsun Çeviri Yapan Bile Kurtulamaz Kendi Olmaktan Kendini Anlatmaktan Özneyi İnsanı Anlatmaktan İnsansız Nesnel Şiir Diye Bir Şey Duyan Var Mı Hattâ Bence Tümüyle Sayısal Olması Gereken Matematikçiler Fizikçiler Bile Aslında İçlerine Dönüktürler Kendilerine Dönüktürler İnsana Dönüktürler Kuramlarında Güneş Ülkesi De Bence Öyle O Da Yine Yazarın Kendini Anlattığı Bir Ütopyadır İnsanoğlunun Ya Da İnsan Dediğimiz Bilinçli Varlık ın Son Varılacak İyilik Doğruluk Dileğini Ülküsünü Yansıtan Düştür Ütopyalar Hep Arayıp Durduğumuz Mutluluk Hedefine Ulaşmaya Götüreceği Sanılan En Doğru Yolun Arayışıdır Sanki Bir En Doğru Yol Varmış Gibi Çağımız Gerçekten Şaşılası Bir Ömür İçinde Teknolojiler De Bilimsellikler De Düşünler De Felsefeler De Yaşam Biçimleri De Dünya Görüşleri De Giderek Fizik Fizik Bile Değişiyor Hem De Sık Sık Hem De İnanılmaz Bir İvme İle Lisede Okuduğumuz Tüm Fizik Yasaları Daha Biz Emekli Bile Olmadan Yerlere Düştü Ama Değişmeyen Bir Şey Var Zaman Hangi Birimle Ölçülürse Ölçülsün Bilinç Nerelere Varırsa Varsın Hep Anlatılacak Olandır Evrenin Varoluşun Sonsuzluğu Ve İnsanın Bitmeyen Yalnızlığı Romanımı Okuyunca Göreceksiniz Ki Ben De Burda Yine Kendimi Anlattım Beni Anlattım Ama Gerçekte Ben Seni Onu Onları Sizi Anlattım Hepimizin Birbirinden Ayrı Ama Aslında Ortak Olan Düşlerimizi Umularımızı Beklentilerimizi Korkularımızı Sevgilerimizi İç Varlığımızı Anlatmayı Denedim

Bu Kurgusal Anlatı Bir Bilim Betiği Bir Ders Kitabı Değildir Bir Şeyler Öğretmek İstiyor Değildir Bu Anlatı Düşsel Düşünsel Bir Anlatıdır Düşünmeyi Sevenlere Seslenir Bu Kurgusal Romanı Düşlemeye Ne Zaman Başladım Bilmiyorum Ama Yıllar İçinde Hardware Olarak Olsun Software Olarak Olsun Birçok Kez Değişip Evrimleşmiş Olan Bilgisayarımın Başına Geçtiğim Tarihi Aşağı Yukarı 2018 in Eylül Ayı Olarak Anımsayabiliyorum Bana İlginç Görünen O Ki Yaşama Yuvarlanışları İçinde Geçirdiğim Yıllar Boyunca Sanki Bir Takıntı Olarak Hep Kendi Kendime Düşleyip Kurguladığım Ama Kimseye Söyleyemediğim Her Yeni Buluş Tıpkı Tıpkısına Gerçekleşmekte Oldu Buna Şaşıyorum Ben Mi Yanılıyorum Yoksa Yaşadığım Çağ Mı Olağandışı Diye Soruyorum Kendi Kendime Bu Duygu Beni Bir Takım İlginç Başka Sorulara Götürüyor Ne Anlatıyorum İşte Yine Herzamanki Gibi Burada Da Seni Beni Onu Sizi Bizi Onları Kısaca Kendimizi Anlatıyorum Neden Mi Yazarlar Niye Yazarlar İster Manzum Olsun Yır Olsun İster Mensur Olsun Düzyazı Olsun Çeviri Yapan Bile Kurtulamaz Kendi Olmaktan Kendini Anlatmaktan Özneyi İnsanı Anlatmaktan İnsansız Nesnel Şiir Diye Bir Şey Duyan Var Mı Hattâ Bence Tümüyle Sayısal Olması Gereken Matematikçiler Fizikçiler Bile Aslında İçlerine Dönüktürler Kendilerine Dönüktürler İnsana Dönüktürler Kuramlarında Güneş Ülkesi De Bence Öyle O Da Yine Yazarın Kendini Anlattığı Bir Ütopyadır İnsanoğlunun Ya Da İnsan Dediğimiz Bilinçli Varlık ın Son Varılacak İyilik Doğruluk Dileğini Ülküsünü Yansıtan Düştür Ütopyalar Hep Arayıp Durduğumuz Mutluluk Hedefine Ulaşmaya Götüreceği Sanılan En Doğru Yolun Arayışıdır Sanki Bir En Doğru Yol Varmış Gibi Çağımız Gerçekten Şaşılası Bir Ömür İçinde Teknolojiler De Bilimsellikler De Düşünler De Felsefeler De Yaşam Biçimleri De Dünya Görüşleri De Giderek Fizik Fizik Bile Değişiyor Hem De Sık Sık Hem De İnanılmaz Bir İvme İle Lisede Okuduğumuz Tüm Fizik Yasaları Daha Biz Emekli Bile Olmadan Yerlere Düştü Ama Değişmeyen Bir Şey Var Zaman Hangi Birimle Ölçülürse Ölçülsün Bilinç Nerelere Varırsa Varsın Hep Anlatılacak Olandır Evrenin Varoluşun Sonsuzluğu Ve İnsanın Bitmeyen Yalnızlığı Romanımı Okuyunca Göreceksiniz Ki Ben De Burda Yine Kendimi Anlattım Beni Anlattım Ama Gerçekte Ben Seni Onu Onları Sizi Anlattım Hepimizin Birbirinden Ayrı Ama Aslında Ortak Olan Düşlerimizi Umularımızı Beklentilerimizi Korkularımızı Sevgilerimizi İç Varlığımızı Anlatmayı Denedim

Cinius Yayınları
Bu kurgusal anlatı bir bilim betiği bir ders kitabı değildir bir şeyler öğretmek istiyor değildir Bu anlatı düşsel düşünsel bir anlatıdır Düşünmeyi sevenlere seslenir Bu kurgusal romanı düşlemeye ne zaman başladım bilmiyorum Ama yıllar içinde hardware olarak olsun software olarak olsun birçok kez değişip evrimleşmiş olan bilgisayarımın başına geçtiğim tarihi aşağı yukarı 2018 in Eylül ayı olarak anımsayabiliyorum Bana ilginç görünen o ki yaşama yuvarlanışları içinde geçirdiğim yıllar boyunca sanki bir takıntı olarak hep kendi kendime düşleyip kurguladığım ama kimseye söyleyemediğim her yeni buluş tıpkı tıpkısına gerçekleşmekte oldu buna şaşıyorum Ben mi yanılıyorum yoksa yaşadığım çağ mı olağandışı diye soruyorum kendi kendime Bu duygu beni bir takım ilginç başka sorulara götürüyor Ne anlatıyorum İşte yine herzamanki gibi burada da seni beni onu sizi bizi onları kısaca kendimizi anlatıyorum Neden mi Yazarlar niye yazarlar İster manzum olsun yır olsun ister mensur olsun düzyazı olsun çeviri yapan bile kurtulamaz kendi olmaktan kendini anlatmaktan özneyi insanı anlatmaktan İnsansız nesnel şiir diye bir şey duyan var mı Hattâ bence tümüyle sayısal olması gereken matematikçiler fizikçiler bile aslında içlerine dönüktürler kendilerine dönüktürler insana dönüktürler kuramlarında Güneş Ülkesi de bence öyle O da yine yazarın kendini anlattığı bir ütopyadır İnsanoğlunun ya da insan dediğimiz bilinçli varlık ın son varılacak iyilik doğruluk dileğini ülküsünü yansıtan düştür ütopyalar Hep arayıp durduğumuz mutluluk hedefine ulaşmaya götüreceği sanılan en doğru yolun arayışıdır sanki bir en doğru yol varmış gibi Çağımız gerçekten şaşılası Bir ömür içinde teknolojiler de bilimsellikler de düşünler de felsefeler de yaşam biçimleri de dünya görüşleri de giderek fizik fizik bile değişiyor Hem de sık sık hem de inanılmaz bir ivme ile Lisede okuduğumuz tüm fizik yasaları daha biz

Cinius Yayınları
A Cengiz Büker tarafından kaleme alınan Binyıllar Güneş Ülkesi Cinius Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Binyıllar Güneş Ülkesi A Cengiz Büker Kitap Özeti Bu kurgusal anlatı bir bilim betiği bir ders kitabı değildir bir şeyler öğretmek istiyor değildir Bu anlatı düşsel düşünsel bir anlatıdır Düşünmeyi sevenlere seslenir Bu kurgusal romanı düşlemeye ne zaman başladım bilmiyorum Ama yıllar içinde hardware olarak olsun software olarak olsun birçok kez değişip evrimleşmiş olan bilgisayarımın başına geçtiğim tarihi aşağı yukarı 2018 in Eylül ayı olarak anımsayabiliyorum Bana ilginç görünen o ki yaşama yuvarlanışları içinde geçirdiğim yıllar boyunca sanki bir takıntı olarak hep kendi kendime düşleyip kurguladığım ama kimseye söyleyemediğim her yeni buluş tıpkı tıpkısına gerçekleşmekte oldu buna şaşıyorum Ben mi yanılıyorum yoksa yaşadığım çağ mı olağandışı diye soruyorum kendi kendime Bu duygu beni bir takım ilginç başka sorulara götürüyor Ne anlatıyorum İşte yine herzamanki gibi burada da seni beni onu sizi bizi onları kısaca kendimizi anlatıyorum Neden mi Yazarlar niye yazarlar İster manzum olsun yır olsun ister mensur olsun düzyazı olsun çeviri yapan bile kurtulamaz kendi olmaktan kendini anlatmaktan özneyi insanı anlatmaktan İnsansız nesnel şiir diye bir şey duyan var mı Hattâ bence tümüyle sayısal olması gereken matematikçiler fizikçiler bile aslında içlerine dönüktürler kendilerine dönüktürler insana dönüktürler kuramlarında Güneş Ülkesi de bence öyle O da yine yazarın kendini anlattığı bir ütopyadır İnsanoğlunun ya da insan dediğimiz bilinçli varlık ın son varılacak iyilik doğruluk dileğini ülküsünü yansıtan düştür ütopyalar Hep arayıp durduğumuz mutluluk hedefine ulaşmaya götüreceği sanılan en doğru yolun arayışıdır sanki bir en doğru yol varmış gibi Çağımız gerçekten şaşılası Bir ömür içinde teknolojiler de bilimsellikler de düşünler de felsefeler de yaşam biçimleri de dünya görüşleri de giderek fizik fizik bile değişiyor Hem de sık sık hem de inanılmaz bir ivme ile Lisede okuduğumuz tüm fizik yasaları daha biz emekli bile olmadan yerlere düştü Ama değişmeyen bir şey var Zaman hangi birimle ölçülürse ölçülsün bilinç nerelere varırsa varsın hep anlatılacak olandır evrenin varoluşun sonsuzluğu ve insanın bitmeyen yalnızlığı Romanımı okuyunca göreceksiniz ki ben de burda yine kendimi anlattım beni anlattım ama gerçekte ben seni onu onları sizi anlattım hepimizin birbirinden ayrı ama aslında ortak olan düşlerimizi umularımızı beklentilerimizi korkularımızı sevgilerimizi iç varlığımızı anlatmayı denedim Yayınevi Cinius Yayınları Yazar A Cengiz Büker Sayfa 189 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı 2024 Barkod 9786256011311 Kategori Düşünce

Cinius
Bu kurgusal anlatı bir bilim betiği bir ders kitabı değildir bir şeyler öğretmek istiyor değildir Bu anlatı düşsel düşünsel bir anlatıdır Düşünmeyi sevenlere seslenir Bu kurgusal romanı düşlemeye ne zaman başladım bilmiyorum Ama yıllar içinde hardware olarak olsun software olarak olsun birçok kez değişip evrimleşmiş olan bilgisayarımın başına geçtiğim tarihi aşağı yukarı 2018 in Eylül ayı olarak anımsayabiliyorum Bana ilginç görünen o ki yaşama yuvarlanışları içinde geçirdiğim yıllar boyunca sanki bir takıntı olarak hep kendi kendime düşleyip kurguladığım ama kimseye söyleyemediğim her yeni buluş tıpkı tıpkısına gerçekleşmekte oldu buna şaşıyorum Ben mi yanılıyorum yoksa yaşadığım çağ mı olağandışı diye soruyorum kendi kendime Bu duygu beni bir takım ilginç başka sorulara götürüyor Ne anlatıyorum İşte yine herzamanki gibi burada da seni beni onu sizi bizi onları kısaca kendimizi anlatıyorum Neden mi Yazarlar niye yazarlar İster manzum olsun yır olsun ister mensur olsun düzyazı olsun çeviri yapan bile kurtulamaz kendi olmaktan kendini anlatmaktan özneyi insanı anlatmaktan İnsansız nesnel şiir diye bir şey duyan var mı Hattâ bence tümüyle sayısal olması gereken matematikçiler fizikçiler bile aslında içlerine dönüktürler kendilerine dönüktürler insana dönüktürler kuramlarında Güneş Ülkesi de bence öyle O da yine yazarın kendini anlattığı bir ütopyadır İnsanoğlunun ya da insan dediğimiz bilinçli varlık ın son varılacak iyilik doğruluk dileğini ülküsünü yansıtan düştür ütopyalar Hep arayıp durduğumuz mutluluk hedefine ulaşmaya götüreceği sanılan en doğru yolun arayışıdır sanki bir en doğru yol varmış gibi Çağımız gerçekten şaşılası Bir ömür içinde teknolojiler de bilimsellikler de düşünler de felsefeler de yaşam biçimleri de dünya görüşleri de giderek fizik fizik bile değişiyor Hem de sık sık hem de inanılmaz bir ivme ile Lisede okuduğumuz tüm fizik yasaları daha biz emekli bile olmadan yerlere düştü Ama değişmeyen bir şey var Zaman hangi birimle ölçülürse ölçülsün bilinç nerelere varırsa varsın hep anlatılacak olandır evrenin varoluşun sonsuzluğu ve insanın bitmeyen yalnızlığı Romanımı okuyunca göreceksiniz ki ben de burda yine kendimi anlattım beni anlattım ama gerçekte ben seni onu onları sizi anlattım hepimizin birbirinden ayrı ama aslında ortak olan düşlerimizi umularımızı beklentilerimizi korkularımızı sevgilerimizi iç varlığımızı anlatmayı denedim