MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Bir Adam Bir Çocuk — Lütfü Topaç

Bir Adam Bir Çocuk
234,50
RomanROMAN ÖYKÜ

Bir Adam Bir Çocuk

Lütfü Topaç

Kekeme Yayınları

2024205 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap AmbarıEn ucuz

Bir Adam Bir Çocuk

Lütfü Topaç

Dünyanın en güzel filmi en güzel şarkısı eşliğinde gösterimdeydi Çevredeki her şey ya izliyor ya da bizzat filmin kahramanıydı Buraya gelme şansınız olsaydı en güzel şarkı eşliğinde en güzel filmi izlemekle kalmaz hayatın ürettiği en güzel şiiri okurdunuz Dünyanın tüm kitaplarını çöpe atar kendinizi buradaki kitabın sayfalarına bırakırdınız Kitabın ilk sözcüğünden son sözcüğüne kadar umut ve masumiyet akıyordu manzarayı görmek dünyanın tüm kitaplarına değerdi ya da burada yaşananları dünyanın en usta yazarı bile sözcüklere dökemezdi sözleriyle bir adam ve bir çocuğun yarattığı güzellik vurgulanırken hayatını iyiliğe adamış romanın başkahramanı Selçuk Dağlı nın işlediği cinayetler sonrası psikolojisi de şu şekilde dile getirilir Dünyadaki bütün kötülükleri ona yazabilirdiniz çünkü her tür kötülüğü kabul etmeye hazırdı Şoktan çıktı çıkar çıkmaz tuhaf şekilde Raskalnikov belirdi kavanoz dünyasında Bir çığlık attı ben bugünler için mi sevdim Usta yı Bu nasıl bir kader yoksa insan kaderini içinde gizli gizli taşır mıymış Bilerek mi sevdim Dostoyevsky yi O da beni gizli gizli bu günlere mi taşıdı O her şeyi biliyor muydu Nasıl bir ustaymış bu Battaniyenin altında kendinden biri daha vardı o yüzden yalnız değildi ve acımasız sorularla onu kendini yumruklayıp duruyordu Zaten çürümüş ruhunu iyice ezmek için müthiş bir çaba gösteriyordu Dostoyevsky ve Raskalnikov ikilisi onu battaniyenin altından alıp diri diri mezara soktu Şok giderek derinleşiyordu tabuttaydı ve üstüne toprak atılıyordu Ustam bildim ben onu Raskalnikov a ise acımıştım ama bak gör şimdi üstüme toprak atıyorlar Öksürdükçe hava yerine boğazından kandamlacıkları uçuşuyordu etrafa Konuşuyordu ama ne Dostoyevsky ne Raskalnikov dinliyordu onu Roman aslında iyilikle çıkılan yolun kötülükle nasıl bitebileceğinin çarpıcı bir örneği Romanda iyilik ve kötülüğü irdelerken yazar insanoğlunu da hırsları ve ahlaki değerleri açısından sorgulamaktan geri durmaz çünkü ona göre insan sorunların ana kaynağıdır Başlı başına bir sorunsaldır insanoğlu İnsanın hayatı umutla umutsuzluk iyi ile kötü arasında bir savruluştur Yazar romanı boyunca bu dalgalanışta dolanır durur Tanıtım Bülteninden

Kitap Sepeti
238,00

Kekeme Yayınları

2024205 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Dünyanın en güzel filmi en güzel şarkısı eşliğinde gösterimdeydi Çevredeki her şey ya izliyor ya da bizzat filmin kahramanıydı Buraya gelme şansınız olsaydı en güzel şarkı eşliğinde en güzel filmi izlemekle kalmaz hayatın ürettiği en güzel şiiri okurdunuz Dünyanın tüm kitaplarını çöpe atar kendinizi buradaki kitabın sayfalarına bırakırdınız Kitabın ilk sözcüğünden son sözcüğüne kadar umut ve masumiyet akıyordu manzarayı görmek dünyanın tüm kitaplarına değerdi ya da burada yaşananları dünyanın en usta yazarı bile sözcüklere dökemezdi sözleriyle bir adam ve bir çocuğun yarattığı güzellik vurgulanırken hayatını iyiliğe adamış romanın başkahramanı Selçuk Dağlı nın işlediği cinayetler sonrası psikolojisi de şu şekilde dile getirilir Dünyadaki bütün kötülükleri ona yazabilirdiniz çünkü her tür kötülüğü kabul etmeye hazırdı Şoktan çıktı çıkar çıkmaz tuhaf şekilde Raskalnikov belirdi kavanoz dünyasında Bir çığlık attı ben bugünler için mi sevdim Usta yı Bu nasıl bir kader yoksa insan kaderini içinde gizli gizli taşır mıymış Bilerek mi sevdim Dostoyevsky yi O da beni gizli gizli bu günlere mi taşıdı O her şeyi biliyor muydu Nasıl bir ustaymış bu Battaniyenin altında kendinden biri daha vardı o yüzden yalnız değildi ve acımasız sorularla onu kendini yumruklayıp duruyordu Zaten çürümüş ruhunu iyice ezmek için müthiş bir çaba gösteriyordu Dostoyevsky ve Raskalnikov ikilisi onu battaniyenin altından alıp diri diri mezara soktu Şok giderek derinleşiyordu tabuttaydı ve üstüne toprak atılıyordu Ustam bildim ben onu Raskalnikov a ise acımıştım ama bak gör şimdi üstüme toprak atıyorlar Öksürdükçe hava yerine boğazından kandamlacıkları uçuşuyordu etrafa Konuşuyordu ama ne Dostoyevsky ne Raskalnikov dinliyordu onu Roman aslında iyilikle çıkılan yolun kötülükle nasıl bitebileceğinin çarpıcı bir örneği Romanda iyilik ve kötülüğü irdelerken yazar insanoğlunu da hırsları ve ahlaki değerleri açısından sorgulamaktan geri durmaz çünkü ona göre insan sorunların ana kaynağıdır Başlı başına bir sorunsaldır insanoğlu İnsanın hayatı umutla umutsuzluk iyi ile kötü arasında bir savruluştur Yazar romanı boyunca bu dalgalanışta dolanır durur

Nobel Kitap
287,00

Kekeme Yayınları

2024205 sf.
Nobel Kitap

Dünyanın en güzel filmi en güzel şarkısı eşliğinde gösterimdeydi Çevredeki her şey ya izliyor ya da bizzat filmin kahramanıydı Buraya gelme şansınız olsaydı en güzel şarkı eşliğinde en güzel filmi izlemekle kalmaz hayatın ürettiği en güzel şiiri okurdunuz Dünyanın tüm kitaplarını çöpe atar kendinizi buradaki kitabın sayfalarına bırakırdınız Kitabın ilk sözcüğünden son sözcüğüne kadar umut ve masumiyet akıyordu manzarayı görmek dünyanın tüm kitaplarına değerdi ya da burada yaşananları dünyanın en usta yazarı bile sözcüklere dökemezdi sözleriyle bir adam ve bir çocuğun yarattığı güzellik vurgulanırken hayatını iyiliğe adamış romanın başkahramanı Selçuk Dağlı nın işlediği cinayetler sonrası psikolojisi de şu şekilde dile getirilir Dünyadaki bütün kötülükleri ona yazabilirdiniz çünkü her tür kötülüğü kabul etmeye hazırdı Şoktan çıktı çıkar çıkmaz tuhaf şekilde Raskalnikov belirdi kavanoz dünyasında Bir çığlık attı ben bugünler için mi sevdim Usta yı Bu nasıl bir kader yoksa insan kaderini içinde gizli gizli taşır mıymış Bilerek mi sevdim Dostoyevsky yi O da beni gizli gizli bu günlere mi taşıdı O her şeyi biliyor muydu Nasıl bir ustaymış bu Battaniyenin altında kendinden biri daha vardı o yüzden yalnız değildi ve acımasız sorularla onu kendini yumruklayıp duruyordu Zaten çürümüş ruhunu iyice ezmek için müthiş bir çaba gösteriyordu Dostoyevsky ve Raskalnikov ikilisi onu battaniyenin altından alıp diri diri mezara soktu Şok giderek derinleşiyordu tabuttaydı ve üstüne toprak atılıyordu Ustam bildim ben onu Raskalnikov a ise acımıştım ama bak gör şimdi üstüme toprak atıyorlar Öksürdükçe hava yerine boğazından kandamlacıkları uçuşuyordu etrafa Konuşuyordu ama ne Dostoyevsky ne Raskalnikov dinliyordu onu Roman aslında iyilikle çıkılan yolun kötülükle nasıl bitebileceğinin çarpıcı bir örneği Romanda iyilik ve kötülüğü irdelerken yazar insanoğlunu da hırsları ve ahlaki değerleri açısından sorgulamaktan geri durmaz çünkü ona göre ins

Pandora
350,00

Kekeme

2024205 sf.
Pandora

Dünyanın en güzel filmi en güzel şarkısı eşliğinde gösterimdeydi Çevredeki her şey ya izliyor ya da bizzat filmin kahramanıydı Buraya gelme şansınız olsaydı en güzel şarkı eşliğinde en güzel filmi izlemekle kalmaz hayatın ürettiği en güzel şiiri okurdunuz Dünyanın tüm kitaplarını çöpe atar kendinizi buradaki kitabın sayfalarına bırakırdınız Kitabın ilk sözcüğünden son sözcüğüne kadar umut ve masumiyet akıyordu manzarayı görmek dünyanın tüm kitaplarına değerdi ya da burada yaşananları dünyanın en usta yazarı bile sözcüklere dökemezdi sözleriyle bir adam ve bir çocuğun yarattığı güzellik vurgulanırken hayatını iyiliğe adamış romanın başkahramanı Selçuk Dağlı nın işlediği cinayetler sonrası psikolojisi de şu şekilde dile getirilir Dünyadaki bütün kötülükleri ona yazabilirdiniz çünkü her tür kötülüğü kabul etmeye hazırdı Şoktan çıktı çıkar çıkmaz tuhaf şekilde Raskalnikov belirdi kavanoz dünyasında Bir çığlık attı ben bugünler için mi sevdim Usta yı Bu nasıl bir kader yoksa insan kaderini içinde gizli gizli taşır mıymış Bilerek mi sevdim Dostoyevsky yi O da beni gizli gizli bu günlere mi taşıdı O her şeyi biliyor muydu Nasıl bir ustaymış bu Battaniyenin altında kendinden biri daha vardı o yüzden yalnız değildi ve acımasız sorularla onu kendini yumruklayıp duruyordu Zaten çürümüş ruhunu iyice ezmek için müthiş bir çaba gösteriyordu Dostoyevsky ve Raskalnikov ikilisi onu battaniyenin altından alıp diri diri mezara soktu Şok giderek derinleşiyordu tabuttaydı ve üstüne toprak atılıyordu Ustam bildim ben onu Raskalnikov a ise acımıştım ama bak gör şimdi üstüme toprak atıyorlar Öksürdükçe hava yerine boğazından kandamlacıkları uçuşuyordu etrafa Konuşuyordu ama ne Dostoyevsky ne Raskalnikov dinliyordu onu Roman aslında iyilikle çıkılan yolun kötülükle nasıl bitebileceğinin çarpıcı bir örneği Romanda iyilik ve kötülüğü irdelerken yazar insanoğlunu da hırsları ve ahlaki değerleri açısından sorgulamaktan geri durmaz çünkü ona göre insan sorunların ana kaynağıdır Başlı başına bir sorunsaldır insanoğlu İnsanın hayatı umutla umutsuzluk iyi ile kötü arasında bir savruluştur Yazar romanı boyunca bu dalgalanışta dolanır durur