Bir Almancı Hikayesi
KİTAPYURDU DOĞRUDAN YAYINCILIK (KDY)
Geçmiş zaman olur ki hayâli cihan değer Yıl 1959 henüz 12 yaşımı doldurmamış idim Tırhan vapuru ile 3 gün 3 gecede İstanbul a vardık dedem ile beraber O gün hayatıma kömür ile yazılmış kapkara bir gündür Vakit öğle vakti sırtıma vurduğum kilime sarılı bir yorgan ve bir yastıktan yapılmış dengim ile babamın dükkânının kapısına vardık Dedem Al oğlunu sana dükkân açarken sermaye olarak verdiğim paramı geri ver dedi Babam Para konusunu hallederiz ama çocuğu alamam aile düzenim bozulur dedi Dedem İster al ister alma benden bu kadar dedi ve beni bırakıp gitti Ben kapının önünde bekliyordum Vakit geçiyordu bende akşam nerede kalacağım düşüncesi başladı Babam ne konuşuyordu benimle ne de yüzüme bakıyordu Bense şaşkındım birden karşımda dedemin kardeşi Aşçı Sabri yi gördüm Gel oğlum gel diyordu Dengimi tekrar sırtıma aldım aşçı dükkânına gittik beraber Bana bir tabak pilav ve üzüm hoşafı ikram etti Yaşamım boyunca ne o pilavı unuttum ne de o üzüm hoşafını ve o kadar tatlısını da hiçbir zaman yiyemedim Çünkü hem aç hem yorgundum O günü hatırladığımda hâlâ burnumun direği sızlar Evet geçmiş zaman olur ki hayâli cihan değer Yaşar KAHRAMAN