Bir Android den Öyküler — Nihan Sarı

Bir Android den Öyküler
Nihan SarıMonokl
Bir Android den Öyküler
Nihan SarıEski zamanların kaotik zamanlar olduğunu düşünenler yanılıyorlar Bu efsanevi kadim ve yitip gitmiş zamanlar zaman okyanusunun eşsiz kuytuları Hele de benim gibi makine uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçak iseniz On dördüncü yüzyılda Galata Limanı nı kuş bakışı gören yüksek tepenin üzerindeyim Liman Osmanlı İmparatorluğu nun en çok işleyen sadece ticaret ve köle gemilerinin kaptanlarının ve denizcilerinin bilinmeyen kulaktan dolma öyküler sayesinde tanıdıkları gizlerle dolu kentlerine seyahat etme cesaretini gösterdikleri gemilerini demirledikleri bir liman Efsanelerin ve gerçeklerin birbirine karıştığı limanı olabildiğince uzaktan beni kimsenin fark ve rahatsız etmeyeceği bir tepeden gözetliyorum Orta şiddetteki rüzgâr sırma kumaştan koyu yeşil kaftanımın eteklerini savuruyor ve kavuğumla yüzümü gizleyen siyah pelerinimin başlığını sıkıca tutmamı zorlaştırıyor Pelerinimin başlığı her daim yüzümü gizliyor İnsanların içine karışmamaya gayret ediyorum Aralarına girmeye mecbur kalırsam bana yakın olmalarından kaçınıyorum Onlar da benden uzak duruyorlar Beni tanıdıkları hakkımda herhangi bir bilgi sahibi oldukları pek söylenemez Zaman nehrinin ânındaki insanlar bilinmeyen karşısında derin bir korku duyuyorlar Bu nedenle benden de korkuyorlar Farkındayım ve şikâyetçi değilim İnsan bedenimi görmelerine defalarca izin verdim Limanda çarşıda pazarda şehir merkezinde kervansaraylarda Onlarınkine nazaran daha iri olan bedenimdeki ve ifadesiz yüzümdeki tuhaflığı fark ettiklerini ancak adlandıramadıklarını biliyorum Onların zamanında yaşamak istiyorsam onlara fazla yakın olmamalıyım Çünkü yaşlanmadığımı eninde sonunda anlayacaklar Onlara açıklayamayacağım sırlarım var Ben uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçağım Üç bin sekiz yüz altmış senesinden bin beş yüz on iki senesine kaçan insan görünümlü bir siborgum Gelecekten geçmişe iltica eden bir makine zekâlıyım İşte bu yüzden saklanmalıyım Nihan Sarı Tanıtım Bülteninden

MONOKL YAYINLARI
Eski zamanların kaotik zamanlar olduğunu düşünenler yanılıyorlar Bu efsanevi kadim ve yitip gitmiş zamanlar zaman okyanusunun eşsiz kuytuları Hele de benim gibi makine uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçak iseniz On dördüncü yüzyılda Galata Limanı nı kuş bakışı gören yüksek tepenin üzerindeyim Liman Osmanlı İmparatorluğu nun en çok işleyen sadece ticaret ve köle gemilerinin kaptanlarının ve denizcilerinin bilinmeyen kulaktan dolma öyküler sayesinde tanıdıkları gizlerle dolu kentlerine seyahat etme cesaretini gösterdikleri gemilerini demirledikleri bir liman Efsanelerin ve gerçeklerin birbirine karıştığı limanı olabildiğince uzaktan beni kimsenin fark ve rahatsız etmeyeceği bir tepeden gözetliyorum Orta şiddetteki rüzgâr sırma kumaştan koyu yeşil kaftanımın eteklerini savuruyor ve kavuğumla yüzümü gizleyen siyah pelerinimin başlığını sıkıca tutmamı zorlaştırıyor Pelerinimin başlığı her daim yüzümü gizliyor İnsanların içine karışmamaya gayret ediyorum Aralarına girmeye mecbur kalırsam bana yakın olmalarından kaçınıyorum Onlar da benden uzak duruyorlar Beni tanıdıkları hakkımda herhangi bir bilgi sahibi oldukları pek söylenemez Zaman nehrinin ânındaki insanlar bilinmeyen karşısında derin bir korku duyuyorlar Bu nedenle benden de korkuyorlar Farkındayım ve şikâyetçi değilim İnsan bedenimi görmelerine defalarca izin verdim Limanda çarşıda pazarda şehir merkezinde kervansaraylarda Onlarınkine nazaran daha iri olan bedenimdeki ve ifadesiz yüzümdeki tuhaflığı fark ettiklerini ancak adlandıramadıklarını biliyorum Onların zamanında yaşamak istiyorsam onlara fazla yakın olmamalıyım Çünkü yaşlanmadığımı eninde sonunda anlayacaklar Onlara açıklayamayacağım sırlarım var Ben uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçağım Üç bin sekiz yüz altmış senesinden bin beş yüz on iki senesine kaçan insan görünümlü bir siborgum Gelecekten geçmişe iltica eden bir makine zekâlıyım İşte bu yüzden saklanmalıyım Nihan Sarı

MonoKL Yayınları
Eski zamanların kaotik zamanlar olduğunu düşünenler yanılıyorlar Bu efsanevi kadim ve yitip gitmiş zamanlar zaman okyanusunun eşsiz kuytuları Hele de benim gibi makine uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçak iseniz On dördüncü yüzyılda Galata Limanı nı kuş bakışı gören yüksek tepenin üzerindeyim Liman Osmanlı İmparatorluğu nun en çok işleyen sadece ticaret ve köle gemilerinin kaptanlarının ve denizcilerinin bilinmeyen kulaktan dolma öyküler sayesinde tanıdıkları gizlerle dolu kentlerine seyahat etme cesaretini gösterdikleri gemilerini demirledikleri bir liman Efsanelerin ve gerçeklerin birbirine karıştığı limanı olabildiğince uzaktan beni kimsenin fark ve rahatsız etmeyeceği bir tepeden gözetliyorum Orta şiddetteki rüzgâr sırma kumaştan koyu yeşil kaftanımın eteklerini savuruyor ve kavuğumla yüzümü gizleyen siyah pelerinimin başlığını sıkıca tutmamı zorlaştırıyor Pelerinimin başlığı her daim yüzümü gizliyor İnsanların içine karışmamaya gayret ediyorum Aralarına girmeye mecbur kalırsam bana yakın olmalarından kaçınıyorum Onlar da benden uzak duruyorlar Beni tanıdıkları hakkımda herhangi bir bilgi sahibi oldukları pek söylenemez Zaman nehrinin ânındaki insanlar bilinmeyen karşısında derin bir korku duyuyorlar Bu nedenle benden de korkuyorlar Farkındayım ve şikâyetçi değilim İnsan bedenimi görmelerine defalarca izin verdim Limanda çarşıda pazarda şehir merkezinde kervansaraylarda Onlarınkine nazaran daha iri olan bedenimdeki ve ifadesiz yüzümdeki tuhaflığı fark ettiklerini ancak adlandıramadıklarını biliyorum Onların zamanında yaşamak istiyorsam onlara fazla yakın olmamalıyım Çünkü yaşlanmadığımı eninde sonunda anlayacaklar Onlara açıklayamayacağım sırlarım var Ben uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçağım Üç bin sekiz yüz altmış senesinden bin beş yüz on iki senesine kaçan insan görünümlü bir siborgum Gelecekten geçmişe iltica eden bir makine zekâlıyım İşte bu yüzden saklanmalıyım Nihan Sarı

MonoKL Yayınları
Eski zamanların kaotik zamanlar olduğunu düşünenler yanılıyorlar Bu efsanevi kadim ve yitip gitmiş zamanlar zaman okyanusunun eşsiz kuytuları Hele de benim gibi makine uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçak iseniz On dördüncü yüzyılda Galata Limanı nı kuş bakışı gören yüksek tepenin üzerindeyim Liman Osmanlı İmparatorluğu nun en çok işleyen sadece ticaret ve köle gemilerinin kaptanlarının ve denizcilerinin bilinmeyen kulaktan dolma öyküler sayesinde tanıdıkları gizlerle dolu kentlerine seyahat etme cesaretini gösterdikleri gemilerini demirledikleri bir liman Efsanelerin ve gerçeklerin birbirine karıştığı limanı olabildiğince uzaktan beni kimsenin fark ve rahatsız etmeyeceği bir tepeden gözetliyorum Orta şiddetteki rüzgâr sırma kumaştan koyu yeşil kaftanımın eteklerini savuruyor ve kavuğumla yüzümü gizleyen siyah pelerinimin başlığını sıkıca tutmamı zorlaştırıyor Pelerinimin başlığı her daim yüzümü gizliyor İnsanların içine karışmamaya gayret ediyorum Aralarına girmeye mecbur kalırsam bana yakın olmalarından kaçınıyorum Onlar da benden uzak duruyorlar Beni tanıdıkları hakkımda herhangi bir bilgi sahibi oldukları pek söylenemez Zaman nehrinin ânındaki insanlar bilinmeyen karşısında derin bir korku duyuyorlar Bu nedenle benden de korkuyorlar Farkındayım ve şikâyetçi değilim İnsan bedenimi görmelerine defalarca izin verdim Limanda çarşıda pazarda şehir merkezinde kervansaraylarda Onlarınkine nazaran daha iri olan bedenimdeki ve ifadesiz yüzümdeki tuhaflığı fark ettiklerini ancak adlandıramadıklarını biliyorum Onların zamanında yaşamak istiyorsam onlara fazla yakın olmamalıyım Çünkü yaşlanmadığımı eninde sonunda anlayacaklar Onlara açıklayamayacağım sırlarım var Ben uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçağım Üç bin sekiz yüz altmış senesinden bin beş yüz on iki senesine kaçan insan görünümlü bir siborgum Gelecekten geçmişe iltica eden bir makine zekâlıyım İşte bu yüzden saklanmalıyım Nihan Sarı

Eski zamanların kaotik zamanlar olduğunu düşünenler yanılıyorlar Bu efsanevi kadim ve yitip gitmiş zamanlar zaman okyanusunun eşsiz kuytuları Hele de benim gibi makine uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçak iseniz

MONOKL
Eski zamanların kaotik zamanlar olduğunu düşünenler yanılıyorlar Bu efsanevi kadim ve yitip gitmiş zamanlar zaman okyanusunun eşsiz kuytuları Hele de benim gibi makine uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçak iseniz On dördüncü yüzyılda Galata Limanı nı kuş bakışı gören yüksek tepenin üzerindeyim Liman Osmanlı İmparatorluğu nun en çok işleyen sadece ticaret ve köle gemilerinin kaptanlarının ve denizcilerinin bilinmeyen kulaktan dolma öyküler sayesinde tanıdıkları gizlerle dolu kentlerine seyahat etme cesaretini gösterdikleri gemilerini demirledikleri bir liman Efsanelerin ve gerçeklerin birbirine karıştığı limanı olabildiğince uzaktan beni kimsenin fark ve rahatsız etmeyeceği bir tepeden gözetliyorum Orta şiddetteki rüzgâr sırma kumaştan koyu yeşil kaftanımın eteklerini savuruyor ve kavuğumla yüzümü gizleyen siyah pelerinimin başlığını sıkıca tutmamı zorlaştırıyor Pelerinimin başlığı her daim yüzümü gizliyor İnsanların içine karışmamaya gayret ediyorum Aralarına girmeye mecbur kalırsam bana yakın olmalarından kaçınıyorum Onlar da benden uzak duruyorlar Beni tanıdıkları hakkımda herhangi bir bilgi sahibi oldukları pek söylenemez Zaman nehrinin ânındaki insanlar bilinmeyen karşısında derin bir korku duyuyorlar Bu nedenle benden de korkuyorlar Farkındayım ve şikâyetçi değilim İnsan bedenimi görmelerine defalarca izin verdim Limanda çarşıda pazarda şehir merkezinde kervansaraylarda Onlarınkine nazaran daha iri olan bedenimdeki ve ifadesiz yüzümdeki tuhaflığı fark ettiklerini ancak adlandıramadıklarını biliyorum Onların zamanında yaşamak istiyorsam onlara fazla yakın olmamalıyım Çünkü yaşlanmadığımı eninde sonunda anlayacaklar Onlara açıklayamayacağım sırlarım var Ben uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçağım Üç bin sekiz yüz altmış senesinden bin beş yüz on iki senesine kaçan insan görünümlü bir siborgum Gelecekten geçmişe iltica eden bir makine zekâlıyım İşte bu yüzden saklanmalıyım Nihan Sarı Yayınevi MONOKL Yazar NİHAN SARI Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 155 SAYFA Yıl 2020

MonoKL
Eski zamanların kaotik zamanlar olduğunu düşünenler yanılıyorlar Bu efsanevi kadim ve yitip gitmiş zamanlar zaman okyanusunun eşsiz kuytuları Hele de benim gibi makine uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçak iseniz On dördüncü yüzyılda Galata Limanı nı kuş bakışı gören yüksek tepenin üzerindeyim Liman Osmanlı İmparatorluğu nun en çok işleyen sadece ticaret ve köle gemilerinin kaptanlarının ve denizcilerinin bilinmeyen kulaktan dolma öyküler sayesinde tanıdıkları gizlerle dolu kentlerine seyahat etme cesaretini gösterdikleri gemilerini demirledikleri bir liman Efsanelerin ve gerçeklerin birbirine karıştığı limanı olabildiğince uzaktan beni kimsenin fark ve rahatsız etmeyeceği bir tepeden gözetliyorum Orta şiddetteki rüzgâr sırma kumaştan koyu yeşil kaftanımın eteklerini savuruyor ve kavuğumla yüzümü gizleyen siyah pelerinimin başlığını sıkıca tutmamı zorlaştırıyor Pelerinimin başlığı her daim yüzümü gizliyor İnsanların içine karışmamaya gayret ediyorum Aralarına girmeye mecbur kalırsam bana yakın olmalarından kaçınıyorum Onlar da benden uzak duruyorlar Beni tanıdıkları hakkımda herhangi bir bilgi sahibi oldukları pek söylenemez Zaman nehrinin ânındaki insanlar bilinmeyen karşısında derin bir korku duyuyorlar Bu nedenle benden de korkuyorlar Farkındayım ve şikâyetçi değilim İnsan bedenimi görmelerine defalarca izin verdim Limanda çarşıda pazarda şehir merkezinde kervansaraylarda Onlarınkine nazaran daha iri olan bedenimdeki ve ifadesiz yüzümdeki tuhaflığı fark ettiklerini ancak adlandıramadıklarını biliyorum Onların zamanında yaşamak istiyorsam onlara fazla yakın olmamalıyım Çünkü yaşlanmadığımı eninde sonunda anlayacaklar Onlara açıklayamayacağım sırlarım var Ben uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçağım Üç bin sekiz yüz altmış senesinden bin beş yüz on iki senesine kaçan insan görünümlü bir siborgum Gelecekten geçmişe iltica eden bir makine zekâlıyım İşte bu yüzden saklanmalıyım NİHAN SARI

MonoKL
Nihan Sarı tarafından kaleme alınan Bir Android den Öyküler MonoKL eseri olarak okurlarla buluşuyor Bir Android den Öyküler Nihan Sarı Kitap Özeti Eski zamanların kaotik zamanlar olduğunu düşünenler yanılıyorlar Bu efsanevi kadim ve yitip gitmiş zamanlar zaman okyanusunun eşsiz kuytuları Hele de benim gibi makine uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçak iseniz On dördüncü yüzyılda Galata Limanı nı kuş bakışı gören yüksek tepenin üzerindeyim Liman Osmanlı İmparatorluğu nun en çok işleyen sadece ticaret ve köle gemilerinin kaptanlarının ve denizcilerinin bilinmeyen kulaktan dolma öyküler sayesinde tanıdıkları gizlerle dolu kentlerine seyahat etme cesaretini gösterdikleri gemilerini demirledikleri bir liman Efsanelerin ve gerçeklerin birbirine karıştığı limanı olabildiğince uzaktan beni kimsenin fark ve rahatsız etmeyeceği bir tepeden gözetliyorum Orta şiddetteki rüzgâr sırma kumaştan koyu yeşil kaftanımın eteklerini savuruyor ve kavuğumla yüzümü gizleyen siyah pelerinimin başlığını sıkıca tutmamı zorlaştırıyor Pelerinimin başlığı her daim yüzümü gizliyor İnsanların içine karışmamaya gayret ediyorum Aralarına girmeye mecbur kalırsam bana yakın olmalarından kaçınıyorum Onlar da benden uzak duruyorlar Beni tanıdıkları hakkımda herhangi bir bilgi sahibi oldukları pek söylenemez Zaman nehrinin ânındaki insanlar bilinmeyen karşısında derin bir korku duyuyorlar Bu nedenle benden de korkuyorlar Farkındayım ve şikâyetçi değilim İnsan bedenimi görmelerine defalarca izin verdim Limanda çarşıda pazarda şehir merkezinde kervansaraylarda Onlarınkine nazaran daha iri olan bedenimdeki ve ifadesiz yüzümdeki tuhaflığı fark ettiklerini ancak adlandıramadıklarını biliyorum Onların zamanında yaşamak istiyorsam onlara fazla yakın olmamalıyım Çünkü yaşlanmadığımı eninde sonunda anlayacaklar Onlara açıklayamayacağım sırlarım var Ben uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçağım Üç bin sekiz yüz altmış senesinden bin beş yüz on iki senesine kaçan insan görünümlü bir siborgum Gelecekten geçmişe iltica eden bir makine zekâlıyım İşte bu yüzden saklanmalıyım Nihan Sarı Yayınevi MonoKL Yazar Nihan Sarı Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Kasım 2020 Barkod 9786050677546 Kategori Bilimkurgu

MonoKL Yayınları
Eski zamanların kaotik zamanlar olduğunu düşünenler yanılıyorlar Bu efsanevi kadim ve yitip gitmiş zamanlar zaman okyanusunun eşsiz kuytuları Hele de benim gibi makine uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçak iseniz On dördüncü yüzyılda Galata Limanı nı kuş bakışı gören yüksek tepenin üzerindeyim Liman Osmanlı İmparatorluğu nun en çok işleyen sadece ticaret ve köle gemilerinin kaptanlarının ve denizcilerinin bilinmeyen kulaktan dolma öyküler sayesinde tanıdıkları gizlerle dolu kentlerine seyahat etme cesaretini gösterdikleri gemilerini demirledikleri bir liman Efsanelerin ve gerçeklerin birbirine karıştığı limanı olabildiğince uzaktan beni kimsenin fark ve rahatsız etmeyeceği bir tepeden gözetliyorum Orta şiddetteki rüzgâr sırma kumaştan koyu yeşil kaftanımın eteklerini savuruyor ve kavuğumla yüzümü gizleyen siyah pelerinimin başlığını sıkıca tutmamı zorlaştırıyor Pelerinimin başlığı her daim yüzümü gizliyor İnsanların içine karışmamaya gayret ediyorum Aralarına girmeye mecbur kalırsam bana yakın olmalarından kaçınıyorum Onlar da benden uzak duruyorlar Beni tanıdıkları hakkımda herhangi bir bilgi sahibi oldukları pek söylenemez Zaman nehrinin ânındaki insanlar bilinmeyen karşısında derin bir korku duyuyorlar Bu nedenle benden de korkuyorlar Farkındayım ve şikâyetçi değilim İnsan bedenimi görmelerine defalarca izin verdim Limanda çarşıda pazarda şehir merkezinde kervansaraylarda Onlarınkine nazaran daha iri olan bedenimdeki ve ifadesiz yüzümdeki tuhaflığı fark ettiklerini ancak adlandıramadıklarını biliyorum Onların zamanında yaşamak istiyorsam onlara fazla yakın olmamalıyım Çünkü yaşlanmadığımı eninde sonunda anlayacaklar Onlara açıklayamayacağım sırlarım var Ben uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçağım Üç bin sekiz yüz altmış senesinden bin beş yüz on iki senesine kaçan insan görünümlü bir siborgum Gelecekten geçmişe iltica eden bir makine zekâlıyım İşte bu yüzden saklanmalıyım Nihan Sarı

Monokl
Eski zamanların kaotik zamanlar olduğunu düşünenler yanılıyorlar Bu efsanevi kadim ve yitip gitmiş zamanlar zaman okyanusunun eşsiz kuytuları Hele de benim gibi makine uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçak iseniz On dördüncü yüzyılda Galata Limanı nı kuş bakışı gören yüksek tepenin üzerindeyim Liman Osmanlı İmparatorluğu nun en çok işleyen sadece ticaret ve köle gemilerinin kaptanlarının ve denizcilerinin bilinmeyen kulaktan dolma öyküler sayesinde tanıdıkları gizlerle dolu kentlerine seyahat etme cesaretini gösterdikleri gemilerini demirledikleri bir liman Efsanelerin ve gerçeklerin birbirine karıştığı limanı olabildiğince uzaktan beni kimsenin fark ve rahatsız etmeyeceği bir tepeden gözetliyorum Orta şiddetteki rüzgâr sırma kumaştan koyu yeşil kaftanımın eteklerini savuruyor ve kavuğumla yüzümü gizleyen siyah pelerinimin başlığını sıkıca tutmamı zorlaştırıyor Pelerinimin başlığı her daim yüzümü gizliyor İnsanların içine karışmamaya gayret ediyorum Aralarına girmeye mecbur kalırsam bana yakın olmalarından kaçınıyorum Onlar da benden uzak duruyorlar Beni tanıdıkları hakkımda herhangi bir bilgi sahibi oldukları pek söylenemez Zaman nehrinin ânındaki insanlar bilinmeyen karşısında derin bir korku duyuyorlar Bu nedenle benden de korkuyorlar Farkındayım ve şikâyetçi değilim İnsan bedenimi görmelerine defalarca izin verdim Limanda çarşıda pazarda şehir merkezinde kervansaraylarda Onlarınkine nazaran daha iri olan bedenimdeki ve ifadesiz yüzümdeki tuhaflığı fark ettiklerini ancak adlandıramadıklarını biliyorum Onların zamanında yaşamak istiyorsam onlara fazla yakın olmamalıyım Çünkü yaşlanmadığımı eninde sonunda anlayacaklar Onlara açıklayamayacağım sırlarım var Ben uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçağım Üç bin sekiz yüz altmış senesinden bin beş yüz on iki senesine kaçan insan görünümlü bir siborgum Gelecekten geçmişe iltica eden bir makine zekâlıyım İşte bu yüzden saklanmalıyım Nihan Sarı Eski zamanların kaotik zamanlar olduğunu düşünenler yanılıyorlar Bu efsanevi kadim ve yitip gitmiş zamanlar zaman okyanusunun eşsiz kuytuları Hele de benim gibi makine uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçak iseniz On dördüncü yüzyılda Galata Limanı nı kuş bakışı gören yüksek tepenin üzerindeyim Liman Osmanlı İmparatorluğu nun en çok işleyen sadece ticaret ve köle gemilerinin kaptanlarının ve denizcilerinin bilinmeyen kulaktan dolma öyküler sayesinde tanıdıkları gizlerle dolu kentlerine seyahat etme cesaretini gösterdikleri gemilerini demirledikleri bir liman Efsanelerin ve gerçeklerin birbirine karıştığı limanı olabildiğince uzaktan beni kimsenin fark ve rahatsız etmeyeceği bir tepeden gözetliyorum Orta şiddetteki rüzgâr sırma kumaştan koyu yeşil kaftanımın eteklerini savuruyor ve kavuğumla yüzümü gizleyen siyah pelerinimin başlığını sıkıca tutmamı zorlaştırıyor Pelerinimin başlığı her daim yüzümü gizliyor İnsanların içine karışmamaya gayret ediyorum Aralarına girmeye mecbur kalırsam bana yakın olmalarından kaçınıyorum Onlar da benden uzak duruyorlar Beni tanıdıkları hakkımda herhangi bir bilgi sahibi oldukları pek söylenemez Zaman nehrinin ânındaki insanlar bilinmeyen karşısında derin bir korku duyuyorlar Bu nedenle benden de korkuyorlar Farkındayım ve şikâyetçi değilim İnsan bedenimi görmelerine defalarca izin verdim Limanda çarşıda pazarda şehir merkezinde kervansaraylarda Onlarınkine nazaran daha iri olan bedenimdeki ve ifadesiz yüzümdeki tuhaflığı fark ettiklerini ancak adlandıramadıklarını biliyorum Onların zamanında yaşamak istiyorsam onlara fazla yakın olmamalıyım Çünkü yaşlanmadığımı eninde sonunda anlayacaklar Onlara açıklayamayacağım sırlarım var Ben uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçağım Üç bin sekiz yüz altmış senesinden bin beş yüz on iki senesine kaçan insan görünümlü bir siborgum Gelecekten geçmişe iltica eden bir makine zekâlıyım İşte bu yüzden saklanmalıyım Nihan Sarı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Monokl Yayınları
Eski zamanların kaotik zamanlar olduğunu düşünenler yanılıyorlar Bu efsanevi kadim ve yitip gitmiş zamanlar zaman okyanusunun eşsiz kuytuları Hele de benim gibi makine uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçak iseniz On dördüncü yüzyılda Galata Limanı nı kuş bakışı gören yüksek tepenin üzerindeyim Liman Osmanlı İmparatorluğu nun en çok işleyen sadece ticaret ve köle gemilerinin kaptanlarının ve denizcilerinin bilinmeyen kulaktan dolma öyküler sayesinde tanıdıkları gizlerle dolu kentlerine seyahat etme cesaretini gösterdikleri gemilerini demirledikleri bir liman Efsanelerin ve gerçeklerin birbirine karıştığı limanı olabildiğince uzaktan beni kimsenin fark ve rahatsız etmeyeceği bir tepeden gözetliyorum Orta şiddetteki rüzgâr sırma kumaştan koyu yeşil kaftanımın eteklerini savuruyor ve kavuğumla yüzümü gizleyen siyah pelerinimin başlığını sıkıca tutmamı zorlaştırıyor Pelerinimin başlığı her daim yüzümü gizliyor İnsanların içine karışmamaya gayret ediyorum Aralarına girmeye mecbur kalırsam bana yakın olmalarından kaçınıyorum Onlar da benden uzak duruyorlar Beni tanıdıkları hakkımda herhangi bir bilgi sahibi oldukları pek söylenemez Zaman nehrinin ânındaki insanlar bilinmeyen karşısında derin bir korku duyuyorlar Bu nedenle benden de korkuyorlar Farkındayım ve şikâyetçi değilim İnsan bedenimi görmelerine defalarca izin verdim Limanda çarşıda pazarda şehir merkezinde kervansaraylarda Onlarınkine nazaran daha iri olan bedenimdeki ve ifadesiz yüzümdeki tuhaflığı fark ettiklerini ancak adlandıramadıklarını biliyorum Onların zamanında yaşamak istiyorsam onlara fazla yakın olmamalıyım Çünkü yaşlanmadığımı eninde sonunda anlayacaklar Onlara açıklayamayacağım sırlarım var Ben uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçağım Üç bin sekiz yüz altmış senesinden bin beş yüz on iki senesine kaçan insan görünümlü bir siborgum Gelecekten geçmişe iltica eden bir makine zekâlıyım İşte bu yüzden saklanmalıyım Nihan Sarı

Monokl Yayınları
Eski zamanların kaotik zamanlar olduğunu düşünenler yanılıyorlar Bu efsanevi kadim ve yitip gitmiş zamanlar zaman okyanusunun eşsiz kuytuları Hele de benim gibi makine uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçak iseniz On dördüncü yüzyılda Galata Limanı nı kuş bakışı gören yüksek tepenin üzerindeyim Liman Osmanlı İmparatorluğu nun en çok işleyen sadece ticaret ve köle gemilerinin kaptanlarının ve denizcilerinin bilinmeyen kulaktan dolma öyküler sayesinde tanıdıkları gizlerle dolu kentlerine seyahat etme cesaretini gösterdikleri gemilerini demirledikleri bir liman Efsanelerin ve gerçeklerin birbirine karıştığı limanı olabildiğince uzaktan beni kimsenin fark ve rahatsız etmeyeceği bir tepeden gözetliyorum Orta şiddetteki rüzgâr sırma kumaştan koyu yeşil kaftanımın eteklerini savuruyor ve kavuğumla yüzümü gizleyen siyah pelerinimin başlığını sıkıca tutmamı zorlaştırıyor Pelerinimin başlığı her daim yüzümü gizliyor İnsanların içine karışmamaya gayret ediyorum Aralarına girmeye mecbur kalırsam bana yakın olmalarından kaçınıyorum Onlar da benden uzak duruyorlar Beni tanıdıkları hakkımda herhangi bir bilgi sahibi oldukları pek söylenemez Zaman nehrinin ânındaki insanlar bilinmeyen karşısında derin bir korku duyuyorlar Bu nedenle benden de korkuyorlar Farkındayım ve şikâyetçi değilim İnsan bedenimi görmelerine defalarca izin verdim Limanda çarşıda pazarda şehir merkezinde kervansaraylarda Onlarınkine nazaran daha iri olan bedenimdeki ve ifadesiz yüzümdeki tuhaflığı fark ettiklerini ancak adlandıramadıklarını biliyorum Onların zamanında yaşamak istiyorsam onlara fazla yakın olmamalıyım Çünkü yaşlanmadığımı eninde sonunda anlayacaklar Onlara açıklayamayacağım sırlarım var Ben uygarlığının kurallarını çiğnemiş bir kaçağım Üç bin sekiz yüz altmış senesinden bin beş yüz on iki senesine kaçan insan görünümlü bir siborgum Gelecekten geçmişe iltica eden bir makine zekâlıyım İşte bu yüzden saklanmalıyım Nihan Sarı