Bir Asırlık Yolculuk — Hüseyin Kaya

Bir Asırlık Yolculuk
Hüseyin KayaBaygenç Yayıncılık
Bir Asırlık Yolculuk
Hüseyin KayaYetmedi mi buğdaylarımı yakıp kavurduğun Başakların boynunun eğriliği doluluğundan değil utancından Sebebi sensin Ama sende hiç utanma yok Sözde hayatsın sözde büyüksün Güneşsin acımasız Gökyüzünde kül çöreği gibi duruyorsun ama hiçbir fakirin sofrasına lokma olmuyorsun Böyle mi büyüklüğün senin olmaz böyle büyüklük başağımı yakıp kavurmuşsun zaten beni de yakıp kavurduktan sonra büyüklüğün beş para Söylene söylene orağını çalıp elliklerini şaklatarak yarı çalık buğday saplarından birkaç deste daha yaptı Güneşe söz geçirmek ne mümkün Yetmezmiş gibi sinekler de tebelleş olunca tarla kenarında yarı çotur yarı dikenli yabani armut ağacının gölgesine attı kendini Toprak testiden henüz ılımamış suyu dikti kafasına Az da olsa serinletti içini Sağ elini yanağına koyup uzandı gölgeye ve derin bir oh çekti yerinden Güneşte gölgesi büyüyen değildir insan Güneşle bütün olan ay ve yıldız gibi şavkıyandır Gerisine iz bırakan söz bırakandır Muhsin Salman Cumhuriyet in Eğitim Çınarları Onlar genç Cumhuriyet in kuruluş tarihine tanıklık ettiler Yolu suyu elektriği olmayan köylerde çalıştılar at eşek sırtında yolculuk yaptılar Okullarda sıralar üzerinde yattılar ama hiçbir zaman şikâyet etmediler Öğrencilerine vatan millet mukaddes değerler doğa insan Atatürk sevgisini aşıladılar Geleceği umutla ördüler ve geleceğe daima umutla baktılar Alp Kargı

Baygenç Yayıncılık
Yetmedi mi buğdaylarımı yakıp kavurduğun Başakların boynunun eğriliği doluluğundan değil utancından Sebebi sensin Ama sende hiç utanma yok Sözde hayatsın sözde büyüksün güneşsin acımasız Gökyüzünde kül çöreği gibi duruyorsun ama hiçbir fakirin sofrasına lokma olmuyorsun Böyle mi büyüklüğün senin olmaz böyle büyüklük başağımı yakıp kavurmuşsun zaten beni de yakıp kavurduktan sonra büyüklüğün beş para Söylene söylene orağını çalıp elliklerini şaklatarak yarı çalık buğday saplarından birkaç deste daha yaptı Güneşe söz geçirmek ne mümkün Yetmezmiş gibi sinekler de tebelleş olunca tarla kenarında yarı çotur yarı dikenli yabani armut ağacının gölgesine attı kendini Toprak testiden henüz ılımamış suyu dikti kafasına Az da olsa serinletti içini Sağ elini yanağına koyup uzandı gölgeye ve derin bir oh çekti yerinden Güneşte gölgesi büyüyen değildir insan Güneşle bütün olan ay ve yıldız gibi şavkıyandır Gerisine iz bırakan söz bırakandır Muhsin SalmanCumhuriyet in Eğitim Çınarları Onlar genç Cumhuriyet in kuruluş tarihine tanıklık ettiler Yolu suyu elektriği olmayan köylerde çalıştılar at eşek sırtında yolculuk yaptılar okullarda sıralar üzerinde yattılar ama hiçbir zaman şikâyet etmediler Öğrencilerine vatan millet mukaddes değerler doğa insan Atatürk sevgisini aşıladılar Geleceği umutla ördüler ve geleceğe daima umutla baktılar Alp Kargı

Baygenç Yayıncılık
Yetmedi mi buğdaylarımı yakıp kavurduğun Başakların boynunun eğriliği doluluğundan değil utancından Sebebi sensin Ama sende hiç utanma yok Sözde hayatsın sözde büyüksün güneşsin acımasız Gökyüzünde kül çöreği gibi duruyorsun ama hiçbir fakirin sofrasına lokma olmuyorsun Böyle mi büyüklüğün senin olmaz böyle büyüklük başağımı yakıp kavurmuşsun zaten beni de yakıp kavurduktan sonra büyüklüğün beş para Söylene söylene orağını çalıp elliklerini şaklatarak yarı çalık buğday saplarından birkaç deste daha yaptı Güneşe söz geçirmek ne mümkün Yetmezmiş gibi sinekler de tebelleş olunca tarla kenarında yarı çotur yarı dikenli yabani armut ağacının gölgesine attı kendini Toprak testiden henüz ılımamış suyu dikti kafasına Az da olsa serinletti içini Sağ elini yanağına koyup uzandı gölgeye ve derin bir oh çekti yerinden Güneşte gölgesi büyüyen değildir insan Güneşle bütün olan ay ve yıldız gibi şavkıyandır Gerisine iz bırakan söz bırakandır Muhsin SalmanCumhuriyet in Eğitim Çınarları Onlar genç Cumhuriyet in kuruluş tarihine tanıklık ettiler Yolu suyu elektriği olmayan köylerde çalıştılar at eşek sırtında yolculuk yaptılar okullarda sıralar üzerinde yattılar ama hiçbir zaman şikâyet etmediler Öğrencilerine vatan millet mukaddes değerler doğa insan Atatürk sevgisini aşıladılar Geleceği umutla ördüler ve geleceğe daima umutla baktılar Alp Kargı

Baygenç Yayıncılık
Yetmedi mi buğdaylarımı yakıp kavurduğun Başakların boynunun eğriliği doluluğundan değil utancından Sebebi sensin Ama sende hiç utanma yok Sözde hayatsın sözde büyüksün güneşsin acımasız Gökyüzünde kül çöreği gibi duruyorsun ama hiçbir fakirin sofrasına lokma olmuyorsun Böyle mi büyüklüğün senin olmaz böyle büyüklük başağımı yakıp kavurmuşsun zaten beni de yakıp kavurduktan sonra büyüklüğün beş para Söylene söylene orağını çalıp elliklerini şaklatarak yarı çalık buğday saplarından birkaç deste daha yaptı Güneşe söz geçirmek ne mümkün Yetmezmiş gibi sinekler de tebelleş olunca tarla kenarında yarı çotur yarı dikenli yabani armut ağacının gölgesine attı kendini Toprak testiden henüz ılımamış suyu dikti kafasına Az da olsa serinletti içini Sağ elini yanağına koyup uzandı gölgeye ve derin bir oh çekti yerinden Güneşte gölgesi büyüyen değildir insan Güneşle bütün olan ay ve yıldız gibi şavkıyandır Gerisine iz bırakan söz bırakandır Muhsin SalmanCumhuriyet in Eğitim Çınarları Onlar genç Cumhuriyet in kuruluş tarihine tanıklık ettiler Yolu suyu elektriği olmayan köylerde çalıştılar at eşek sırtında yolculuk yaptılar okullarda sıralar üzerinde yattılar ama hiçbir zaman şikâyet etmediler Öğrencilerine vatan millet mukaddes değerler doğa insan Atatürk sevgisini aşıladılar Geleceği umutla ördüler ve geleceğe daima umutla baktılar Alp Kargı

Baygenç Yayıncılık
Hüseyin Kaya tarafından kaleme alınan Bir Asırlık Yolculuk Baygenç Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Bir Asırlık Yolculuk Hüseyin Kaya Kitap Özeti Yetmedi mi buğdaylarımı yakıp kavurduğun Başakların boynunun eğriliği doluluğundan değil utancından Sebebi sensin Ama sende hiç utanma yok Sözde hayatsın sözde büyüksün güneşsin acımasız Gökyüzünde kül çöreği gibi duruyorsun ama hiçbir fakirin sofrasına lokma olmuyorsun Böyle mi büyüklüğün senin olmaz böyle büyüklük başağımı yakıp kavurmuşsun zaten beni de yakıp kavurduktan sonra büyüklüğün beş para Söylene söylene orağını çalıp elliklerini şaklatarak yarı çalık buğday saplarından birkaç deste daha yaptı Güneşe söz geçirmek ne mümkün Yetmezmiş gibi sinekler de tebelleş olunca tarla kenarında yarı çotur yarı dikenli yabani armut ağacının gölgesine attı kendini Toprak testiden henüz ılımamış suyu dikti kafasına Az da olsa serinletti içini Sağ elini yanağına koyup uzandı gölgeye ve derin bir oh çekti yerinden Güneşte gölgesi büyüyen değildir insan Güneşle bütün olan ay ve yıldız gibi şavkıyandır Gerisine iz bırakan söz bırakandır Muhsin SalmanCumhuriyet in Eğitim Çınarları Onlar genç Cumhuriyet in kuruluş tarihine tanıklık ettiler Yolu suyu elektriği olmayan köylerde çalıştılar at eşek sırtında yolculuk yaptılar okullarda sıralar üzerinde yattılar ama hiçbir zaman şikâyet etmediler Öğrencilerine vatan millet mukaddes değerler doğa insan Atatürk sevgisini aşıladılar Geleceği umutla ördüler ve geleceğe daima umutla baktılar Alp Kargı Yayınevi Baygenç Yayıncılık Yazar Hüseyin Kaya Sayfa 152 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x20 00 cm Basım Yılı Ağustos 2020 Barkod 9786057518644 Kategori Anı Mektup Günlük Roman

Baygenç Yayıncılık
Yetmedi mi buğdaylarımı yakıp kavurduğun Başakların boynunun eğriliği doluluğundan değil utancından Sebebi sensin Ama sende hiç utanma yok Sözde hayatsın sözde büyüksün güneşsin acımasız Gökyüzünde kül çöreği gibi duruyorsun ama hiçbir fakirin sofrasına lokma olmuyorsun Böyle mi büyüklüğün senin olmaz böyle büyüklük başağımı yakıp kavurmuşsun zaten beni de yakıp kavurduktan sonra büyüklüğün beş para Söylene söylene orağını çalıp elliklerini şaklatarak yarı çalık buğday saplarından birkaç deste daha yaptı Güneşe söz geçirmek ne mümkün Yetmezmiş gibi sinekler de tebelleş olunca tarla kenarında yarı çotur yarı dikenli yabani armut ağacının gölgesine attı kendini Toprak testiden henüz ılımamış suyu dikti kafasına Az da olsa serinletti içini Sağ elini yanağına koyup uzandı gölgeye ve derin bir oh çekti yerinden Güneşte gölgesi büyüyen değildir insan Güneşle bütün olan ay ve yıldız gibi şavkıyandır Gerisine iz bırakan söz bırakandır Muhsin SalmanCumhuriyet in Eğitim Çınarları Onlar genç Cumhuriyet in kuruluş tarihine tanıklık ettiler Yolu suyu elektriği olmayan köylerde çalıştılar at eşek sırtında yolculuk yaptılar okullarda sıralar üzerinde yattılar ama hiçbir zaman şikâyet etmediler Öğrencilerine vatan millet mukaddes değerler doğa insan Atatürk sevgisini aşıladılar Geleceği umutla ördüler ve geleceğe daima umutla baktılar Alp Kargı