Bir Damla Gözyaşı — Ümit Değer

Bir Damla Gözyaşı
Ümit DeğerTHESEUS YAYINEVİ
Bir Damla Gözyaşı
Ümit DeğerHava toprak su her yer hüzün kokuyor sen kokuyor Ağaçlar seni soluyordu Ve her yerde sen vardın Bembeyaz bahar saçan papatyalarda Kendini beğenmiş ateş kırmızısı çiçeklerde Dalından kopup çaresizce sağa sola savrulan kuru yapraklarda Ve kasvetli ayların soğuk yalnızlığında Her yerde sen vardın Sen yoksun Kendinden geçmişti kendinden geçercesine sallıyordu kızıla boyanmış bıçağı Hayatın tam göbeğine saplıyordu Sanki ömrü boyunca bu anı beklemiş bu anı kollamıştı İşte o koca kafalı hayat tüm acımasızlığı tüm heybeti ve bütün zayıflığıyla karşısındaydı Hep kaçak dövüşmüş hep umulmadık anlarda çullanmıştı kurbanlarının üstüne En sonunda yakalamış şuracıkta kıstırmıştı Bir daha bir daha bir daha Hayatın sesi kesildi omuzları düştü Gizem ve gerilimin zirvede olduğu romanda okuyucu hep bir merak duygusuyla sürüklenecek kitabın son cümlesinden sonra da bir tatminsizliğin bir yarım kalmışlığın verdiği duyguyla bazı sayfaları tekrar gözden geçirme ihtiyacı hissedecektir Romanda farklı bir üslup kullanan yazar yeraltı edebiyatını anımsatan ifadeler kullanmaktan da çekinmemiştir

Theseus Yayınevi
Hava toprak su her yer hüzün kokuyor sen kokuyor Ağaçlar seni soluyordu Ve her yerde sen vardın Bembeyaz bahar saçan papatyalarda Kendini beğenmiş ateş kırmızısı çiçeklerde Dalından kopup çaresizce sağa sola savrulan kuru yapraklarda Ve kasvetli ayların soğuk yalnızlığında Her yerde sen vardın Sen yoksun Kendinden geçmişti kendinden geçercesine sallıyordu kızıla boyanmış bıçağı Hayatın tam göbeğine saplıyordu Sanki ömrü boyunca bu anı beklemiş bu anı kollamıştı İşte o koca kafalı hayat tüm acımasızlığı tüm heybeti ve bütün zayıflığıyla karşısındaydı Hep kaçak dövüşmüş hep umulmadık anlarda çullanmıştı kurbanlarının üstüne En sonunda yakalamış şuracıkta kıstırmıştı Bir daha bir daha bir daha Hayatın sesi kesildi omuzları düştü Gizem ve gerilimin zirvede olduğu romanda okuyucu hep bir merak duygusuyla sürüklenecek kitabın son cümlesinden sonra da bir tatminsizliğin bir yarım kalmışlığın verdiği duyguyla bazı sayfaları tekrar gözden geçirme ihtiyacı hissedecektir Romanda farklı bir üslup kullanan yazar yeraltı edebiyatını anımsatan ifadeler kullanmaktan da çekinmemiştir

Theseus Yayınevi
Hava toprak su her yer hüzün kokuyor sen kokuyor Ağaçlar seni soluyordu Ve her yerde sen vardın Bembeyaz bahar saçan papatyalarda Kendini beğenmiş ateş kırmızısı çiçeklerde Dalından kopup çaresizce sağa sola savrulan kuru yapraklarda Ve kasvetli ayların soğuk yalnızlığında Her yerde sen vardın Sen yoksun Kendinden geçmişti kendinden geçercesine sallıyordu kızıla boyanmış bıçağı Hayatın tam göbeğine saplıyordu Sanki ömrü boyunca bu anı beklemiş bu anı kollamıştı İşte o koca kafalı hayat tüm acımasızlığı tüm heybeti ve bütün zayıflığıyla karşısındaydı Hep kaçak dövüşmüş hep umulmadık anlarda çullanmıştı kurbanlarının üstüne En sonunda yakalamış şuracıkta kıstırmıştı Bir daha bir daha bir daha Hayatın sesi kesildi omuzları düştü Gizem ve gerilimin zirvede olduğu romanda okuyucu hep bir merak duygusuyla sürüklenecek kitabın son cümlesinden sonra da bir tatminsizliğin bir yarım kalmışlığın verdiği duyguyla bazı sayfaları tekrar gözden geçirme ihtiyacı hissedecektir Romanda farklı bir üslup kullanan yazar yeraltı edebiyatını anımsatan ifadeler kullanmaktan da çekinmemiştir

Theseus Yayınevi
Hava toprak su her yer hüzün kokuyor sen kokuyor Ağaçlar seni soluyordu Ve her yerde sen vardın Bembeyaz bahar saçan papatyalarda Kendini beğenmiş ateş kırmızısı çiçeklerde Dalından kopup çaresizce sağa sola savrulan kuru yapraklarda Ve kasvetli ayların soğuk yalnızlığında Her yerde sen vardın Sen yoksun Kendinden geçmişti kendinden geçercesine sallıyordu kızıla boyanmış bıçağı Hayatın tam göbeğine saplıyordu Sanki ömrü boyunca bu anı beklemiş bu anı kollamıştı İşte o koca kafalı hayat tüm acımasızlığı tüm heybeti ve bütün zayıflığıyla karşısındaydı Hep kaçak dövüşmüş hep umulmadık anlarda çullanmıştı kurbanlarının üstüne En sonunda yakalamış şuracıkta kıstırmıştı Bir daha bir daha bir daha Hayatın sesi kesildi omuzları düştü Gizem ve gerilimin zirvede olduğu romanda okuyucu hep bir merak duygusuyla sürüklenecek kitabın son cümlesinden sonra da bir tatminsizliğin bir yarım kalmışlığın verdiği duyguyla bazı sayfaları tekrar gözden geçirme ihtiyacı hissedecektir Romanda farklı bir üslup kullanan yazar yeraltı edebiyatını anımsatan ifadeler kullanmaktan da çekinmemiştir

Theseus Yayınevi
Hava toprak su her yer hüzün kokuyor sen kokuyor Ağaçlar seni soluyordu Ve her yerde sen vardın Bembeyaz bahar saçan papatyalarda Kendini beğenmiş ateş kırmızısı çiçeklerde Dalından kopup çaresizce sağa sola savrulan kuru yapraklarda Ve kasvetli ayların soğuk yalnızlığında Her yerde sen vardın Sen yoksun Kendinden geçmişti kendinden geçercesine sallıyordu kızıla boyanmış bıçağı Hayatın tam göbeğine saplıyordu Sanki ömrü boyunca bu anı beklemiş bu anı kollamıştı İşte o koca kafalı hayat tüm acımasızlığı tüm heybeti ve bütün zayıflığıyla karşısındaydı Hep kaçak dövüşmüş hep umulmadık anlarda çullanmıştı kurbanlarının üstüne En sonunda yakalamış şuracıkta kıstırmıştı Bir daha bir daha bir daha Hayatın sesi kesildi omuzları düştü Gizem ve gerilimin zirvede olduğu romanda okuyucu hep bir merak duygusuyla sürüklenecek kitabın son cümlesinden sonra da bir tatminsizliğin bir yarım kalmışlığın verdiği duyguyla bazı sayfaları tekrar gözden geçirme ihtiyacı hissedecektir Romanda farklı bir üslup kullanan yazar yeraltı edebiyatını anımsatan ifadeler kullanmaktan da çekinmemiştir

Theseus Yayınevi
Hava toprak su her yer hüzün kokuyor sen kokuyor Ağaçlar seni soluyordu Ve her yerde sen vardın Bembeyaz bahar saçan papatyalarda Kendini beğenmiş ateş kırmızısı çiçeklerde Dalından kopup çaresizce sağa sola savrulan kuru yapraklarda Ve kasvetli ayların soğuk yalnızlığında Her yerde sen vardın Sen yoksun Kendinden geçmişti kendinden geçercesine sallıyordu kızıla boyanmış bıçağı Hayatın tam göbeğine saplıyordu Sanki ömrü boyunca bu anı beklemiş bu anı kollamıştı İşte o koca kafalı hayat tüm acımasızlığı tüm heybeti ve bütün zayıflığıyla karşısındaydı Hep kaçak dövüşmüş hep umulmadık anlarda çullanmıştı kurbanlarının üstüne En sonunda yakalamış şuracıkta kıstırmıştı Bir daha bir daha bir daha Hayatın sesi kesildi omuzları düştü Gizem ve gerilimin zirvede olduğu romanda okuyucu hep bir merak duygusuyla sürüklenecek kitabın son cümlesinden sonra da bir tatminsizliğin bir yarım kalmışlığın verdiği duyguyla bazı sayfaları tekrar gözden geçirme ihtiyacı hissedecektir Romanda farklı bir üslup kullanan yazar yeraltı edebiyatını anımsatan ifadeler kullanmaktan da çekinmemiştir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img