Bir Dersim Hikayesi Kül ve Duman — Turan Uysal

Bir Dersim Hikayesi Kül ve Duman
Turan UysalCeylan Yayınları
Bir Dersim Hikayesi Kül ve Duman
Turan UysalDiyarı Dersim Osmanlı zamanında bile bu kadar çok askere tanıklık etmemişti Yıl 1937 ydi ve dağ taş gökten yağmışcasına yerden bitmişçesine asker doluydu Osmanlı yı Birinci Cihan Harbini görüp de hala nefes alıp verenler büyük bir şaşkınlık içinde Neler oluyor biz çok şey yaşadık da böylesini ne gördük ne duyduk dediler Sadece asker mi top vardı tüfek vardı Munzur un Aliboğaz ın semalarında ise tayyareler uçuyordu Puslu şafakların ılık yeline karışarak gümbürdeyen davul sesleri değildi top ve tüfek sesleriydi Her yanı insan ayağı değmemiş en kuytu ormanları bile git gide derin bir korku sarıyordu Çok geçmeden çatışma haberleri gelmeye başladı Bıçak kemiğe dayanınca Dersimli çoluğunu çocuğunu geride bırakıp çareyi silaha sarılmakta buldu Kadın erkek genç yaşlı Zulme boyun eğmeyip de direnmeye ahdedenler Sayıları çoğaldıkça çoğaldı Bunlar ata toprağı Haydaranları Demenanları Akvanos u Agvasor u Zaxge yi Sultan Baba nın heybetli zirvelerini kendilerine mesken tuttular Sizin topunuz tayyareleriniz varsa bizim de düşmanların girip de diz çöktüremediği Pirlerimiz gibi vakur başı dik dağlarımız var dediler

Ceylan Yayınevi
Diyarı Dersim Osmanlı zamanında bile bu kadar çok askere tanıklık etmemişti Yıl 1937 ydi ve dağ taş gökten yağmışcasına yerden bitmişçesine asker doluydu Osmanlı yı Birinci Cihan Harbini görüp de hala nefes alıp verenler büyük bir şaşkınlık içinde Neler oluyor biz çok şey yaşadık da böylesini ne gördük ne duyduk dediler Sadece asker mi top vardı tüfek vardı Munzur un Aliboğaz ın semalarında ise tayyareler uçuyordu Puslu şafakların ılık yeline karışarak gümbürdeyen davul sesleri değildi top ve tüfek sesleriydi Her yanı insan ayağı değmemiş en kuytu ormanları bile git gide derin bir korku sarıyordu Çok geçmeden çatışma haberleri gelmeye başladı Bıçak kemiğe dayanınca Dersimli çoluğunu çocuğunu geride bırakıp çareyi silaha sarılmakta buldu Kadın erkek genç yaşlı Zulme boyun eğmeyip de direnmeye ahdedenler Sayıları çoğaldıkça çoğaldı Bunlar ata toprağı Haydaranları Demenanları Akvanos u Agvasor u Zaxge yi Sultan Baba nın heybetli zirvelerini kendilerine mesken tuttular Sizin topunuz tayyareleriniz varsa bizim de düşmanların girip de diz çöktüremediği Pirlerimiz gibi vakur başı dik dağlarımız var dediler

CEYLAN YAYINEVİ
Diyarı Dersim Osmanlı zamanında bile bu kadar çok askere tanıklık etmemişti Yıl 1937 ydi ve dağ taş gökten yağmışcasına yerden bitmişçesine asker doluydu Osmanlı yı Birinci Cihan Harbini görüp de hala nefes alıp verenler büyük bir şaşkınlık içinde Neler oluyor biz çok şey yaşadık da böylesini ne gördük ne duyduk dediler Sadece asker mi top vardı tüfek vardı Munzur un Aliboğaz ın semalarında ise tayyareler uçuyordu Puslu şafakların ılık yeline karışarak gümbürdeyen davul sesleri değildi top ve tüfek sesleriydi Her yanı insan ayağı değmemiş en kuytu ormanları bile git gide derin bir korku sarıyordu Çok geçmeden çatışma haberleri gelmeye başladı Bıçak kemiğe dayanınca Dersimli çoluğunu çocuğunu geride bırakıp çareyi silaha sarılmakta buldu Kadın erkek genç yaşlı Zulme boyun eğmeyip de direnmeye ahdedenler Sayıları çoğaldıkça çoğaldı Bunlar ata toprağı Haydaranları Demenanları Akvanos u Agvasor u Zaxge yi Sultan Baba nın heybetli zirvelerini kendilerine mesken tuttular Sizin topunuz tayyareleriniz varsa bizim de düşmanların girip de diz çöktüremediği Pirlerimiz gibi vakur başı dik dağlarımız var dediler

Ceylan Yayınları
Diyarı Dersim Osmanlı zamanında bile bu kadar çok askere tanıklık etmemişti Yıl 1937 ydi ve dağ taş gökten yağmışcasına yerden bitmişçesine asker doluydu Osmanlı yı Birinci Cihan Harbini görüp de hala nefes alıp verenler büyük bir şaşkınlık içinde Neler oluyor biz çok şey yaşadık da böylesini ne gördük ne duyduk dediler Sadece asker mi top vardı tüfek vardı Munzur un Aliboğaz ın semalarında ise tayyareler uçuyordu Puslu şafakların ılık yeline karışarak gümbürdeyen davul sesleri değildi top ve tüfek sesleriydi Her yanı insan ayağı değmemiş en kuytu ormanları bile git gide derin bir korku sarıyordu Çok geçmeden çatışma haberleri gelmeye başladı Bıçak kemiğe dayanınca Dersimli çoluğunu çocuğunu geride bırakıp çareyi silaha sarılmakta buldu Kadın erkek genç yaşlı Zulme boyun eğmeyip de direnmeye ahdedenler Sayıları çoğaldıkça çoğaldı Bunlar ata toprağı Haydaranları Demenanları Akvanos u Agvasor u Zaxge yi Sultan Baba nın heybetli zirvelerini kendilerine mesken tuttular Sizin topunuz tayyareleriniz varsa bizim de düşmanların girip de diz çöktüremediği Pirlerimiz gibi vakur başı dik dağlarımız var dediler

Ceylan Yayınları
Turan Uysal tarafından kaleme alınan Bir Dersim Hikayesi Kül ve Duman Ceylan Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Bir Dersim Hikayesi Kül ve Duman Turan Uysal Kitap Özeti Diyarı Dersim Osmanlı zamanında bile bu kadar çok askere tanıklık etmemişti Yıl 1937ydi ve dağ taş gökten yağmışcasına yerden bitmişçesine asker doluydu Osmanlı yı Birinci Cihan Harbini görüp de hala nefes alıp verenler büyük bir şaşkınlık içinde Neler oluyor biz çok şey yaşadık da böylesini ne gördük ne duyduk dediler Sadece asker mi top vardı tüfek vardı Munzur un Aliboğaz ın semalarında ise tayyareler uçuyordu Puslu şafakların ılık yeline karışarak gümbürdeyen davul sesleri değildi top ve tüfek sesleriydi Her yanı insan ayağı değmemiş en kuytu ormanları bile git gide derin bir korku sarıyordu Çok geçmeden çatışma haberleri gelmeye başladı Bıçak kemiğe dayanınca Dersimli çoluğunu çocuğunu geride bırakıp çareyi silaha sarılmakta buldu Kadın erkek genç yaşlı Zulme boyun eğmeyip de direnmeye ahdedenler Sayıları çoğaldıkça çoğaldı Bunlar ata toprağı Haydaranları Demenanları Akvanosu Agvasoru Zaxgeyi Sultan Baba nın heybetli zirvelerini kendilerine mesken tuttular Sizin topunuz tayyareleriniz varsa bizim de düşmanların girip de diz çöktüremediği Pirlerimiz gibi vakur başı dik dağlarımız var dediler Yayınevi Ceylan Yayınları Yazar Turan Uysal Sayfa 174 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Eylül 2015 Barkod 9786059038232 Kategori Tarihsel Romanlar

Ceylan Yayınları
Diyarı Dersim Osmanlı zamanında bile bu kadar çok askere tanıklık etmemişti Yıl 1937 ydi ve dağ taş gökten yağmışcasına yerden bitmişçesine asker doluydu Osmanlı yı Birinci Cihan Harbini görüp de hala nefes alıp verenler büyük bir şaşkınlık içinde Neler oluyor biz çok şey yaşadık da böylesini ne gördük ne duyduk dediler Sadece asker mi top vardı tüfek vardı Munzur un Aliboğaz ın semalarında ise tayyareler uçuyordu Puslu şafakların ılık yeline karışarak gümbürdeyen davul sesleri değildi top ve tüfek sesleriydi Her yanı insan ayağı değmemiş en kuytu ormanları bile git gide derin bir korku sarıyordu Çok geçmeden çatışma haberleri gelmeye başladı Bıçak kemiğe dayanınca Dersimli çoluğunu çocuğunu geride bırakıp çareyi silaha sarılmakta buldu Kadın erkek genç yaşlı Zulme boyun eğmeyip de direnmeye ahdedenler Sayıları çoğaldıkça çoğaldı Bunlar ata toprağı Haydaranları Demenanları Akvanos u Agvasor u Zaxge yi Sultan Baba nın heybetli zirvelerini kendilerine mesken tuttular Sizin topunuz tayyareleriniz varsa bizim de düşmanların girip de diz çöktüremediği Pirlerimiz gibi vakur başı dik dağlarımız var dediler

Ceylan
Diyarı Dersim Osmanlı zamanında bile bu kadar çok askere tanıklık etmemişti Yıl 1937 ydi ve dağ taş gökten yağmışcasına yerden bitmişçesine asker doluydu Osmanlı yı Birinci Cihan Harbini görüp de hala nefes alıp verenler büyük bir şaşkınlık içinde Neler oluyor biz çok şey yaşadık da böylesini ne gördük ne duyduk dediler Sadece asker mi top vardı tüfek vardı Munzur un Aliboğaz ın semalarında ise tayyareler uçuyordu Puslu şafakların ılık yeline karışarak gümbürdeyen davul sesleri değildi top ve tüfek sesleriydi Her yanı insan ayağı değmemiş en kuytu ormanları bile git gide derin bir korku sarıyordu Çok geçmeden çatışma haberleri gelmeye başladı Bıçak kemiğe dayanınca Dersimli çoluğunu çocuğunu geride bırakıp çareyi silaha sarılmakta buldu Kadın erkek genç yaşlı Zulme boyun eğmeyip de direnmeye ahdedenler Sayıları çoğaldıkça çoğaldı Bunlar ata toprağı Haydaranları Demenanları Akvanos u Agvasor u Zaxge yi Sultan Baba nın heybetli zirvelerini kendilerine mesken tuttular Sizin topunuz tayyareleriniz varsa bizim de düşmanların girip de diz çöktüremediği Pirlerimiz gibi vakur başı dik dağlarımız var dediler