Bir Derviş in Hikayesi — Abdulrahim Arslan

Bir Derviş in Hikayesi
Abdulrahim ArslanTruva Yayınları

Truva Yayınları
Bir Derviş in Hikayesi

TRUVA YAYINLARI
Kumların içinde sağa sola yalpalayarak birkaç odun parçası bulabilmek ümidiyle koştururken az ileride her halinden derviş olduğu belli olan bir zat görmüştü Sevinç içerisinde ona doğru koşmaya başladı Bu garip kıyafetli adam daha önce gördüğü hiç kimseye benzemiyordu Tam yaklaştığı sırada o zat Ey adı gibi kendi derviş olan Nereden gelip nereye gidiyorsun Döne döne telaş içerisinde neyi arıyorsun diye seslendi Derviş hiç tanımadığı bu meczubun kendisine ismiyle hitap etmesine çok şaşırmıştı Ürkek bir sesle Çok üşüdüm odun arıyorum diye cevap verdi Ardından karşısındaki bu orta yaşlı kişiye Siz ne arıyorsunuz buralarda diye sordu O zat şöyle cevap verdi Ben Hallac ı Mansur um hani Hakk tan başka bir şey yok tur dediğim için türlü eza edilen Ben Hallac ı Mansur um Hakk ta fani oldum Hakk tan gayrı değilim dediğim için darağacında asılan Ben Hallac ı Mansur um sonsuz bir aşk uğruna diri diri yakılan Oysa biz değil miydik Hakk ın ol emriyle varlığa erişen Biz değil miydik Hakk tan gayrısına yoksun sen diyen Neden yanlış anladılar ki bizi aşk ile kendimizden geçtik diye mi Aşk içinde benliğimizi sildik diye mi Ey Derviş Ben Hallac ı Mansur um aşk için yaratılıp aşk için can veren Dokun ve gör her zerrem aşktır benim Sözüm aşk ruhum aşk arayıp durduğum hayatımdan olduğum içinde kaybolduğum sadece aşktır benim Sen ey garip Derviş Ararsan ateşi gönlünde ara bir çölde rüyada tende bulunmaz Derdin Leyla ise sarıl efkâra sanma ki bulunur Leyla bulunmaz Ey Derviş Aradığın ateşin odunu Yunus tadır var Yunus u bul O Yunus ki hem gönüldedir hem rüyada hem de ab ı hayat suyunda Ölmemiştir ölmek yoktur bu yolda Kâinat ki Yunusların aşk ateşiyle ısınan bir yokluk diyarıdır Kimi ateşini Yunus ta kimi Mevlana da kimi ise Gavs ı Sani de bulur

Truva Yayınları
Kumların içinde sağa sola yalpalayarak birkaç odun parçası bulabilmek ümidiyle koştururken az ileride her halinden derviş olduğu belli olan bir zat görmüştü Sevinç içerisinde ona doğru koşmaya başladı Bu garip kıyafetli adam daha önce gördüğü hiç kimseye benzemiyordu Tam yaklaştığı sırada o zat Ey adı gibi kendi derviş olan Nereden gelip nereye gidiyorsun Döne döne telaş içerisinde neyi arıyorsun diye seslendi Derviş hiç tanımadığı bu meczubun kendisine ismiyle hitap etmesine çok şaşırmıştı Ürkek bir sesle Çok üşüdüm odun arıyorum diye cevap verdi Ardından karşısındaki bu orta yaşlı kişiye Siz ne arıyorsunuz buralarda diye sordu O zat şöyle cevap verdi Ben Hallac ı Mansur um hani Hakk tan başka bir şey yok tur dediğim için türlü eza edilen Ben Hallac ı Mansur um Hakk ta fani oldum Hakk tan gayrı değilim dediğim için darağacında asılan Ben Hallac ı Mansur um sonsuz bir aşk uğruna diri diri yakılan Oysa biz değil miydik Hakk ın ol emriyle varlığa erişen Biz değil miydik Hakk tan gayrısına yoksun sen diyen Neden yanlış anladılar ki bizi aşk ile kendimizden geçtik diye mi Aşk içinde benliğimizi sildik diye mi Ey Derviş Ben Hallac ı Mansur um aşk için yaratılıp aşk için can veren Dokun ve gör her zerrem aşktır benim Sözüm aşk ruhum aşk arayıp durduğum hayatımdan olduğum içinde kaybolduğum sadece aşktır benim Sen ey garip Derviş Ararsan ateşi gönlünde ara bir çölde rüyada tende bulunmaz Derdin Leyla ise sarıl efkâra sanma ki bulunur Leyla bulunmaz Ey Derviş Aradığın ateşin odunu Yunus tadır var Yunus u bul O Yunus ki hem gönüldedir hem rüyada hem de ab ı hayat suyunda Ölmemiştir ölmek yoktur bu yolda Kâinat ki Yunusların aşk ateşiyle ısınan bir yokluk diyarıdır Kimi ateşini Yunus ta kimi Mevlana da kimi ise Gavs ı Sani de bulur

Truva Yayınları

Truva Yayınları
Kumların içinde sağa sola yalpalayarak birkaç odun parçası bulabilmek ümidiyle koştururken az ileride her halinden derviş olduğu belli olan bir zat görmüştü Sevinç içerisinde ona doğru koşmaya başladı Bu garip kıyafetli adam daha önce gördüğü hiç kimseye benzemiyordu Tam yaklaştığı sırada o zat Ey adı gibi kendi derviş olan Nereden gelip nereye gidiyorsun Döne döne telaş içerisinde neyi arıyorsun diye seslendi Derviş hiç tanımadığı bu meczubun kendisine ismiyle hitap etmesine çok şaşırmıştı Ürkek bir sesle Çok üşüdüm odun arıyorum diye cevap verdi Ardından karşısındaki bu orta yaşlı kişiye Siz ne arıyorsunuz buralarda diye sordu O zat şöyle cevap verdi Ben Hallac ı Mansur um hani Hakk tan başka bir şey yok tur dediğim için türlü eza edilen Ben Hallac ı Mansur um Hakk ta fani oldum Hakk tan gayrı değilim dediğim için darağacında asılan Ben Hallac ı Mansur um sonsuz bir aşk uğruna diri diri yakılan Oysa biz değil miydik Hakk ın ol emriyle varlığa erişen Biz değil miydik Hakk tan gayrısına yoksun sen diyen Neden yanlış anladılar ki bizi aşk ile kendimizden geçtik diye mi Aşk içinde benliğimizi sildik diye mi Ey Derviş Ben Hallac ı Mansur um aşk için yaratılıp aşk için can veren Dokun ve gör her zerrem aşktır benim Sözüm aşk ruhum aşk arayıp durduğum hayatımdan olduğum içinde kaybolduğum sadece aşktır benim Sen ey garip Derviş Ararsan ateşi gönlünde ara bir çölde rüyada tende bulunmaz Derdin Leyla ise sarıl efkâra sanma ki bulunur Leyla bulunmaz Ey Derviş Aradığın ateşin odunu Yunus tadır var Yunus u bul O Yunus ki hem gönüldedir hem rüyada hem de ab ı hayat suyunda Ölmemiştir ölmek yoktur bu yolda Kâinat ki Yunusların aşk ateşiyle ısınan bir yokluk diyarıdır Kimi ateşini Yunus ta kimi Mevlana da kimi ise Gavs ı Sani de bulur