MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Bir Göç Masalı — İsmet Erdal

Bir Göç Masalı
108,80
RomanROMAN ÖYKÜHatırat Günlük

Bir Göç Masalı

İsmet Erdal

Çıra Yayınları

2024160 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap AmbarıEn ucuz

Bir Göç Masalı

İsmet Erdal

Kara Ali teklemiş üveyik gibi kanat çırpıyordu gönül dünyasında Gavuruçtu yarından kendini boşluğa bırakmak geçiyordu içinden Çaresizdi yığıldı kaldı taşın üstüne Bu kördüğümden çözgü çıkar da gönül tezgâhında nakış nakış sevda dokunur mu bilemiyordu şimdi Bildiği daha doğrusu bütün varlığıyla hissettiği bir şey vardı o da Selver Dünya umurunda değildi Nicedir Selver gayrısında her şey onun için yok hükmündeydi yahut birer çıkmaz sokaktı Bildiği yollar Selver e çıkıyor kurduğu cümleler Selver le bitiyordu Kalktı yerinden yerden birkaç taş aldı avucuna yumurta büyüklüğünde Cebinden sapanı çıkardı birini koydu içine Kolunun olanca gücüyle kayalıklardan vadiye doğru savurdu Sapandan çıkan taş öyle bir cavladı ki sanki domdom kurşunu gibiydi vadi inledi Bir daha bir daha Üç beş taş attı ardı ardına Ne zaman öfkesi çoğalsa çaresizliği dibe vursa yahut efkarlansa bunu hep yapardı O öfkesini çaresizliğini efkarını taşla boşluğa atarak rahatlardı Taş gibi oturdu yüreğime derlerdi eskiler Belki de Kara Ali yüreğine taş gibi oturan yükü sapanına koyup boşluğa sallıyordu Bir nevi terapiydi onun için bu Yüreğe taş gibi oturan ne varsa söküp atmak gerekiyordu Tanıtım Bülteninden

Kitap Sepeti
133,00

Çıra Yayınları

2024160 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Kara Ali teklemiş üveyik gibi kanat çırpıyordu gönül dünyasında Gavuruçtu yarından kendini boşluğa bırakmak geçiyordu içinden Çaresizdi yığıldı kaldı taşın üstüne Bu kördüğümden çözgü çıkar da gönül tezgâhında nakış nakış sevda dokunur mu bilemiyordu şimdi Bildiği daha doğrusu bütün varlığıyla hissettiği bir şey vardı o da Selver Dünya umurunda değildi Nicedir Selver gayrısında her şey onun için yok hükmündeydi yahut birer çıkmaz sokaktı Bildiği yollar Selver e çıkıyor kurduğu cümleler Selver le bitiyordu Kalktı yerinden yerden birkaç taş aldı avucuna yumurta büyüklüğünde Cebinden sapanı çıkardı birini koydu içine Kolunun olanca gücüyle kayalıklardan vadiye doğru savurdu Sapandan çıkan taş öyle bir cavladı ki sanki domdom kurşunu gibiydi vadi inledi Bir daha bir daha Üç beş taş attı ardı ardına Ne zaman öfkesi çoğalsa çaresizliği dibe vursa yahut efkarlansa bunu hep yapardı O öfkesini çaresizliğini efkarını taşla boşluğa atarak rahatlardı Taş gibi oturdu yüreğime derlerdi eskiler Belki de Kara Ali yüreğine taş gibi oturan yükü sapanına koyup boşluğa sallıyordu Bir nevi terapiydi onun için bu Yüreğe taş gibi oturan ne varsa söküp atmak gerekiyordu

Çıra Kitap
133,00

ÇIRA KÜLTÜR

2024160 sf.
Karton Kapak13,5x212.HamurTürkçe
Çıra Kitap

Kara Ali teklemiş üveyik gibi kanat çırpıyordu gönül dünyasında Gavuruçtu yarından kendini boşluğa bırakmak geçiyordu içinden Çaresizdi yığıldı kaldı taşın üstüne Bu kördüğümden çözgü çıkar da gönül tezgâhında nakış nakış sevda dokunur mu bilemiyordu şimdi Bildiği daha doğrusu bütün varlığıyla hissettiği bir şey vardı o da Selver Dünya umurunda değildi Nicedir Selver gayrısında her şey onun için yok hükmündeydi yahut birer çıkmaz sokaktı Bildiği yollar Selver e çıkıyor kurduğu cümleler Selver le bitiyordu Kalktı yerinden yerden birkaç taş aldı avucuna yumurta büyük lüğünde Cebinden sapanı çıkardı birini koydu içine Kolunun olanca gücüyle kayalıklardan vadiye doğru savurdu Sapandan çıkan taş öyle bir cavladı ki sanki domdom kurşunu gibiydi vadi inledi Bir daha bir daha Üç beş taş attı ardı ardına Ne zaman öfkesi çoğalsa çaresizliği dibe vursa yahut efkarlansa bunu hep yapardı O öfkesini çaresizliğini efkarını taşla boşluğa atarak rahatlardı Taş gibi oturdu yüreğime derlerdi eskiler Belki de Kara Ali yüreğine taş gibi oturan yükü sapanına koyup boşluğa sallıyordu Bir nevi terapiydi onun için bu Yüreğe taş gibi oturan ne varsa söküp atmak gerekiyordu

Ekin Kitap
133,00

Çıra Yayınları

Eylül 2024160 sf.
Ekin Kitap

Kara Ali teklemiş üveyik gibi kanat çırpıyordu gönül dünyasında Gavuruçtu yarından kendini boşluğa bırakmak geçiyordu içinden Çaresizdi yığıldı kaldı taşın üstüne Bu kördüğümden çözgü çıkar da gönül tezgâhında nakış nakış sevda dokunur mu bilemiyordu şimdi Bildiği daha doğrusu bütün varlığıyla hissettiği bir şey vardı o da Selver Dünya umurunda değildi Nicedir Selver gayrısında her şey onun için yok hükmündeydi yahut birer çıkmaz sokaktı Bildiği yollar Selvere çıkıyor kurduğu cümleler Selverle bitiyordu Kalktı yerinden yerden birkaç taş aldı avucuna yumurta büyüklüğünde Cebinden sapanı çıkardı birini koydu içine Kolunun olanca gücüyle kayalıklardan vadiye doğru savurdu Sapandan çıkan taş öyle bir cavladı ki sanki domdom kurşunu gibiydi vadi inledi Bir daha bir daha Üç beş taş attı ardı ardına Ne zaman öfkesi çoğalsa çaresizliği dibe vursa yahut efkarlansa bunu hep yapardı O öfkesini çaresizliğini efkarını taşla boşluğa atarak rahatlardı Taş gibi oturdu yüreğime derlerdi eskiler Belki de Kara Ali yüreğine taş gibi oturan yükü sapanına koyup boşluğa sallıyordu Bir nevi terapiydi onun için bu Yüreğe taş gibi oturan ne varsa söküp atmak gerekiyordu

Şehadet Kitap
134,90

Çıra Yayınları

2024160 sf.
Şehadet Kitap

Kara Ali teklemiş üveyik gibi kanat çırpıyordu gönül dünyasında Gavuruçtu yarından kendini boşluğa bırakmak geçiyordu içinden Çaresizdi yığıldı kaldı taşın üstüne Bu kördüğümden çözgü çıkar da gönül tezgâhında nakış nakış sevda dokunur mu bilemiyordu şimdi Bildiği daha doğrusu bütün varlığıyla hissettiği bir şey vardı o da Selver Dünya umurunda değildi Nicedir Selver gayrısında her şey onun için yok hükmündeydi yahut birer çıkmaz sokaktı Bildiği yollar Selver e çıkıyor kurduğu cümleler Selver le bitiyordu Kalktı yerinden yerden birkaç taş aldı avucuna yumurta büyüklüğünde Cebinden sapanı çıkardı birini koydu içine Kolunun olanca gücüyle kayalıklardan vadiye doğru savurdu Sapandan çıkan taş öyle bir cavladı ki sanki domdom kurşunu gibiydi vadi inledi Bir daha bir daha Üç beş taş attı ardı ardına Ne zaman öfkesi çoğalsa çaresizliği dibe vursa yahut efkarlansa bunu hep yapardı O öfkesini çaresizliğini efkarını taşla boşluğa atarak rahatlardı Taş gibi oturdu yüreğime derlerdi eskiler Belki de Kara Ali yüreğine taş gibi oturan yükü sapanına koyup boşluğa sallıyordu Bir nevi terapiydi onun için bu Yüreğe taş gibi oturan ne varsa söküp atmak gerekiyordu

Pandora
142,50

Çıra

2024160 sf.
Pandora

Kara Ali teklemiş üveyik gibi kanat çırpıyordu gönül dünyasında Gavuruçtu yarından kendini boşluğa bırakmak geçiyordu içinden Çaresizdi yığıldı kaldı taşın üstüne Bu kördüğümden çözgü çıkar da gönül tezgâhında nakış nakış sevda dokunur mu bilemiyordu şimdi Bildiği daha doğrusu bütün varlığıyla hissettiği bir şey vardı o da Selver Dünya umurunda değildi Nicedir Selver gayrısında her şey onun için yok hükmündeydi yahut birer çıkmaz sokaktı Bildiği yollar Selver e çıkıyor kurduğu cümleler Selver le bitiyordu Kalktı yerinden yerden birkaç taş aldı avucuna yumurta büyüklüğünde Cebinden sapanı çıkardı birini koydu içine Kolunun olanca gücüyle kayalıklardan vadiye doğru savurdu Sapandan çıkan taş öyle bir cavladı ki sanki domdom kurşunu gibiydi vadi inledi Bir daha bir daha Üç beş taş attı ardı ardına Ne zaman öfkesi çoğalsa çaresizliği dibe vursa yahut efkarlansa bunu hep yapardı O öfkesini çaresizliğini efkarını taşla boşluğa atarak rahatlardı Taş gibi oturdu yüreğime derlerdi eskiler Belki de Kara Ali yüreğine taş gibi oturan yükü sapanına koyup boşluğa sallıyordu Bir nevi terapiydi onun için bu Yüreğe taş gibi oturan ne varsa söküp atmak gerekiyordu

Nobel Kitap
157,70

Çıra Yayınları

2024160 sf.
Nobel Kitap

Kara Ali teklemiş üveyik gibi kanat çırpıyordu gönül dünyasında Gavuruçtu yarından kendini boşluğa bırakmak geçiyordu içinden Çaresizdi yığıldı kaldı taşın üstüne Bu kördüğümden çözgü çıkar da gönül tezgâhında nakış nakış sevda dokunur mu bilemiyordu şimdi Bildiği daha doğrusu bütün varlığıyla hissettiği bir şey vardı o da Selver Dünya umurunda değildi Nicedir Selver gayrısında her şey onun için yok hükmündeydi yahut birer çıkmaz sokaktı Bildiği yollar Selver e çıkıyor kurduğu cümleler Selver le bitiyordu Kalktı yerinden yerden birkaç taş aldı avucuna yumurta büyüklüğünde Cebinden sapanı çıkardı birini koydu içine Kolunun olanca gücüyle kayalıklardan vadiye doğru savurdu Sapandan çıkan taş öyle bir cavladı ki sanki domdom kurşunu gibiydi vadi inledi Bir daha bir daha Üç beş taş attı ardı ardına Ne zaman öfkesi çoğalsa çaresizliği dibe vursa yahut efkarlansa bunu hep yapardı O öfkesini çaresizliğini efkarını taşla boşluğa atarak rahatlardı Taş gibi oturdu yüreğime derlerdi eskiler Belki de Kara Ali yüreğine taş gibi oturan yükü sapanına koyup boşluğa sallıyordu Bir nevi terapiydi onun için bu Yüreğe taş gibi oturan ne varsa söküp atmak gerekiyordu