Bir İmparatorluk İki Saray — Önder Küçükerman

Bir İmparatorluk İki Saray
Önder KüçükermanYapı Kredi Yayınları ( YKY )
Bir İmparatorluk İki Saray
Önder KüçükermanYazarın Türk tasarım ve sanat mirasının yaratılmasında 500 yıllık bir zincirin altın halkaları olan Topkapı ve Dolmabahçe sarayları Doğu ve Batının yaratıcı düşüncelerini birbirine bağlayan çok özgün yapılardır Düşüncesinden hareket ederek hazırladığI Bir İmparatorluk İki Saray Topkapı Sarayında oradaki büyük iradeyi kullananların varlıkları tasarlayanların üretenlerin başarıları ve başarısızlıkları yaşayanların seslerini bugüne taşıyor Ardından Dolmabahçe Sarayında yaşanan şaşırtıcı devrimin izlerini sürerken sanayi devriminin sesini duyuruyor bize Öte yandan bu iki sarayın yapımı sürecinde yaşananların sadece mimari mekânlar içinde kalmadığını birbirini tamamlayan birçok değişik tasarım ve yaratıcılık yarışının sentezini sunduğunu gösteriyor Kitap işte bu 500 yıllık uzun yaratıcılık yolunun çok kısa bir öyküsü Tadımlık SEDAD HAKKI ELDEM HOCAMIZIN BAKIŞIYLA BİZE AKTARDIĞI ESKİ SARAY 1960lı yıllarda Güzel Sanatlar Akademisi öğrenciliğimde önce Topkapı Sarayı araştırmalarının rölöveleri için fotoğraf çekimlerinde Sarayın en bilinmedik yerlerine girmemi sağlayan sonra da Türk Evinde Mekân Organizasyonu ve Odalar isimli tezimin temel taşı olan hocam Sedad Hakkı Eldem Topkapı Sarayı ile başlayan yakınlığını ve bizlere anlattıklarını daha sonra kitabında şöyle özetlemişti 1924 senelerinde Cağaloğlunda Sanayi i Nefise Mektebine girmiştim Bu sıralarda civarda yeni keşfettiğim Topkapı Sarayına uzun seneler sürecek ziyaretlerime başlamıştım Topkapı Sarayı benim için bitmez tükenmez bir güzellik hazinesi idi Aynı zamanda esrarengiz kendi içine kapalı ve keşfedilmesi gereken dünyada benzeri olmayan bir mimari eserdi Benim o zamandan beri merakımı çeker beni teshir ederdi Orta Kapıdan Sarayın içine girişinizden itibaren o atmosferin tutsağı olurdunuz Zaten Saraylıların ve Enderunluların Musahiplerin çoğu cücesine varıncaya kadar hâlâ orada idiler ve sizi temennalarıyla karşılarlardı Haremin bilinmeyen el değmemiş 1908 senesinde nasıl bırakıldıysa o şekilde kalmış odalarını avlularını ve divanhanelerini görürdük Şu kapının arkasında ne var Hünkâr Hamamı külhanının üstündeki odalar nasıl Aklımızda bu sorularla dolaşırken şurası burası her yer önümüzde açılırdı Valide taşlığının etrafındaki üst kat odaları ahşap bölme ve asma katlar sayısız dar merdivenleri sıra dolaplarıyla karşımıza çıkar buraları dokunarak tırmanarak kapı ve kapaklarını açarak tanır keşfederdik Bu kat kat boya görmüş ahşap işlerin 17 yüzyıla kadar uzanan eski tarihleri vardı Hasırlar döşemeler kimi yerde yerli yerinde kimi yerde sarılmış bazen de paçavra halinde karşımıza çıkarlardı Hiçbir duvar sathı yoktu ki üzerinde kat kat üst üste kalemle oynatılmamış olsun Bazı odacıklar dehlizler de tavana o kadar yakındı ki adeta içlerinde dik duramazdınız Bu yerlerin hepsinde yüzlerce insan genç kadın ve cariyeler oturmuş buralara renkli nadide giysileri ve renkli Saraylı varlıklarıyla can katmışlardı Atmosfer öylesine eski yaşamı canlandırırdı ki bütün bu insanlar bir an için bizden ürkerek uzaklaşmışlar da her an geri dönebilirlermiş gibi bir hisse kapılırdık Sarayı bu şekilde gören bir daha asla o zamanki intibalarını o heyecanı ve tükenmez sürprizlerle dolu anıları unutamaz Her yerde kenara atılmış nadir ve kıymetli eşyalara ve parçalara rastlayabilirdiniz Küme halinde birikmiş çiniler sayısız yazı levhaları bir Kâbe maketi ve daha nice bunlar gibi terk edilmiş parçalarla karşılaşırdık Sedad Bey kitabında Sarayın tarihi hakkında aktarılan bilgileri de şöyle toplu olarak özetliyordu Fatih hazretleri fetihten sonra ilk önce vezirleri ve komutanlarına ve kullarına ilam ve ilan etti ki bundan sonra tahtım İstanbuldur ve bunun tasdiki için sur tamiri ve bazı kendi istirahatı ve için Arap ve Acem ve Rumdan maharetli mimarlar ve mühendisler getirip kendi sağduyusu ve yol göstericiliği ile az zaman içinde büyük bir saray eksiksiz meydana geldi Ancak padişahın şehrin ortasında oturmas

Yapı Kredi Yayınları
Bir İmparatorluk İki Saray Yazarın Türk tasarım ve sanat mirasının yaratılmasında 500 yıllık bir zincirin altın halkaları olan Topkapı ve Dolmabahçe sarayları Doğu ve Batı nın yaratıcı düşüncelerini birbirine bağlayan çok özgün yapılardır Düşüncesinden hareket ederek hazırladığI Bir İmparatorluk İki Saray Topkapı Sarayı nda oradaki büyük iradeyi kullananların varlıkları tasarlayanların üretenlerin başarıları ve başarısızlıkları yaşayanların seslerini bugüne taşıyor Ardından Dolmabahçe Sarayı nda yaşanan şaşırtıcı devrimin izlerini sürerken sanayi devriminin sesini duyuruyor bize Öte yandan bu iki sarayın yapımı sürecinde yaşananların sadece mimari mekânlar içinde kalmadığını birbirini tamamlayan birçok değişik tasarım ve yaratıcılık yarışının sentezini sunduğunu gösteriyor Kitap işte bu 500 yıllık uzun yaratıcılık yolunun çok kısa bir öyküsü