Bir İnsan Hakkı OlarakSu Hakkının Gelişimi ve Türkiye deki Uygulama — Murat Perçin

Bir İnsan Hakkı OlarakSu Hakkının Gelişimi ve Türkiye deki Uygulama
Murat PerçinBir İnsan Hakkı OlarakSu Hakkının Gelişimi ve Türkiye deki Uygulama
Murat PerçinSu bütün canlılar için hayati bir değere sahiptir Bir anlamda yaşamın varlığı suya bağlıdır Suyun bir yerde bulunması orada yaşamın olduğunu gösterir Dünya nüfusu artarken tatlı su kaynakları çeşitli nedenlerle hızla azalmaktadır Küresel ısınma kentleşme sanayileşme yanlış su politikaları bunun nedenlerinden yalnızca birkaçıdır Dünya Sağlık Örgütü raporlarına göre her yıl çoğunluğu çocuk 2 milyondan fazla insan yeterli suya erişememeye bağlı hastalıklardan hayatını kaybetmektedir Suya erişimin yaygın bir sorun olarak insanlığın karşısına çıkması neoliberal politikalarla birlikte suyun bir ekonomik mal gibi ele alınmak istenmesi ile başlamaktadır Yalnızca insan için değil doğa ve tüm canlılar için vazgeçilmez olan su bir meta haline getirilmek istenmektedir Bu yaklaşımın bir sonucu olan özelleştirme politikaları ile suyun herhangi bir ticari mal haline getirilmek istenmesi toplumsal olaylara kadar varan büyük sorunlara neden olmaktadır Yerel halkın suya olan bağımlılıkları değerlendirilmeden artan enerji ihtiyacı gerekçe gösterilerek yapılan baraj ve tesisler de su kaynaklarına erişimi güçleştirmektedir Suyun bir meta olmadığının insan hakkı olduğunun kabulü suya yönelik bu ve benzeri müdahaleleri önleyecektir Suyun bir insan hakkı olarak varlığının hukuksal metinlerde özellikle anayasalarda açıkça yer alması ise bu anlamda devletlere de yükümlülük getirecek suya erişimde su hakkının korunmasında gerektiğinde dava edilebilmesinde gerçek bir güvence sağlayacaktır Konu BaşlıklarıSu Hakkının Ortaya Çıkışı Uluslararası ve Ulusal Hukuk Sistemlerinde Su Hakkı Türkiye de Su Hakkı

Seçkin Yayıncılık
Su bütün canlılar için hayati bir değere sahiptir Bir anlamda yaşamın varlığı suya bağlıdır Suyun bir yerde bulunması orada yaşamın olduğunu gösterir Dünya nüfusu artarken tatlı su kaynakları çeşitli nedenlerle hızla azalmaktadır Küresel ısınma kentleşme sanayileşme yanlış su politikaları bunun nedenlerinden yalnızca birkaçıdır Dünya Sağlık Örgütü raporlarına göre her yıl çoğunluğu çocuk 2 milyondan fazla insan yeterli suya erişememeye bağlı hastalıklardan hayatını kaybetmektedir Suya erişimin yaygın bir sorun olarak insanlığın karşısına çıkması neoliberal politikalarla birlikte suyun bir ekonomik mal gibi ele alınmak istenmesi ile başlamaktadır Yalnızca insan için değil doğa ve tüm canlılar için vazgeçilmez olan su bir meta haline getirilmek istenmektedir Bu yaklaşımın bir sonucu olan özelleştirme politikaları ile suyun herhangi bir ticari mal haline getirilmek istenmesi toplumsal olaylara kadar varan büyük sorunlara neden olmaktadır Yerel halkın suya olan bağımlılıkları değerlendirilmeden artan enerji ihtiyacı gerekçe gösterilerek yapılan baraj ve tesisler de su kaynaklarına erişimi güçleştirmektedir Suyun bir meta olmadığının insan hakkı olduğunun kabulü suya yönelik bu ve benzeri müdahaleleri önleyecektir Suyun bir insan hakkı olarak varlığının hukuksal metinlerde özellikle anayasalarda açıkça yer alması ise bu anlamda devletlere de yükümlülük getirecek suya erişimde su hakkının korunmasında gerektiğinde dava edilebilmesinde gerçek bir güvence sağlayacaktır