Bir İnsan ve Sanatçı Olarak Sultan 2 Abdülhamid — Tayfun Atmaca

Bir İnsan ve Sanatçı Olarak Sultan 2 Abdülhamid
Tayfun AtmacaKültür Ajans Yayınevi
Bir İnsan ve Sanatçı Olarak Sultan 2 Abdülhamid
Tayfun AtmacaSultan II Abdülhamid Han sabahları gayet erken kalkar soğuk su ile banyo eder ufak bir gezinti yapar çalışma odasına girer kendi önünde pişirttiği bir fincan kahveyi içer yumurta ve sütten ibaret hafif bir kahvaltıdan sonra çalışmalarına başlardı Marangozluğa özellikle meraklıydı ve Avrupa dan getirttiği yeni sistem birçok aletin bulunduğu geniş bir marangoz atölyesi mevcuttu Temizliğe çok düşkün olduğundan ötürü elinde devamlı Atkinson marka kolonya şişesini gezdirir ve birkaç saat içinde sürer bitirirdi Manzara ve çiçek resimlerinden hoşlanır ve portre çizerdi Güzel tablo koleksiyonları vardı Fotoğrafçılığa da meraklıydı Döneminde neredeyse bütün imparatorluğun fotoğrafını çektirmişti Yalnızlığının tabiî bir neticesi olarak koleksiyon merakına kapılmıştı Bunlar arasında en değerli olanı kuş ve silah koleksiyonu idi Hafızası pek kuvvetli idi Zeki çabuk kavrayışlı ve hazırcevap idi Uzun ve derin bir düşünmeden karşısındakinin görüşlerini iyice anlamadan ve devlet adamları ve ulemanın görüşünü almadan herhangi bir konu hakkında fikir beyan etmez ve hüküm vermezdi Roman okumaya çok meraklı idi Daha çok da polisiye dedektif romanlar okurdu Seyahatname okumayı da severdi Özellikle de Victor Hugo ya ve Conan Doyle ye büyük hayranlığı vardı Gece geç vakte kadar düzenli ve sürekli olarak günde 15 16 saat çalışırdı Öğleden sonraki vaktini ekseriya çok zengin olan kütüphanesinde okuyarak veya çalışarak geçirirdi Geceleri sarayın bütün elektrikleri yanar padişahın hangi odada yattığı bilinmezdi Tiyatro ve konserleri sever cuma çarşamba ve pazar akşamları hususi tiyatrosunda bir temsil veya konser verdirirdi Musikişinas bir tabiatı vardı Alafranga musikiyi alaturkaya tercih ederdi Alaturka güzeldir ama daima gam verir Alafranga neşe verir derdi Kişiliğinin en baskın özelliklerinin başında dindar ve muhafazakâr olması gelir Hayatı boyunca ibadetlerini hiç aksatmamıştır Kadere inanışı kuvvetliydi

Kültür Ajans Tanıtım ve Organizasyo
Sultan II Abdülhamid Han sabahları gayet erken kalkar soğuk su ile banyo eder ufak bir gezinti yapar çalışma odasına girer kendi önünde pişirttiği bir fincan kahveyi içer yumurta ve sütten ibaret hafif bir kahvaltıdan sonra çalışmalarına başlardı Marangozluğa özellikle meraklıydı ve Avrupa dan getirttiği yeni sistem birçok aletin bulunduğu geniş bir marangoz atölyesi mevcuttu Temizliğe çok düşkün olduğundan ötürü elinde devamlı Atkinson marka kolonya şişesini gezdirir ve birkaç saat içinde sürer bitirirdi Manzara ve çiçek resimlerinden hoşlanır ve portre çizerdi Güzel tablo koleksiyonları vardı Fotoğrafçılığa da meraklıydı Döneminde neredeyse bütün imparatorluğun fotoğrafını çektirmişti Yalnızlığının tabiî bir neticesi olarak koleksiyon merakına kapılmıştı Bunlar arasında en değerli olanı kuş ve silah koleksiyonu idi Hafızası pek kuvvetli idi Zeki çabuk kavrayışlı ve hazırcevap idi Uzun ve derin bir düşünmeden karşısındakinin görüşlerini iyice anlamadan ve devlet adamları ve ulemanın görüşünü almadan herhangi bir konu hakkında fikir beyan etmez ve hüküm vermezdi Roman okumaya çok meraklı idi Daha çok da polisiye dedektif romanlar okurdu Seyahatname okumayı da severdi Özellikle de Victor Hugo ya ve Conan Doyle ye büyük hayranlığı vardı Gece geç vakte kadar düzenli ve sürekli olarak günde 15 16 saat çalışırdı Öğleden sonraki vaktini ekseriya çok zengin olan kütüphanesinde okuyarak veya çalışarak geçirirdi Geceleri sarayın bütün elektrikleri yanar padişahın hangi odada yattığı bilinmezdi Tiyatro ve konserleri sever cuma çarşamba ve pazar akşamları hususi tiyatrosunda bir temsil veya konser verdirirdi Musikişinas bir tabiatı vardı Alafranga musikiyi alaturkaya tercih ederdi Alaturka güzeldir ama daima gam verir Alafranga neşe verir derdi Kişiliğinin en baskın özelliklerinin başında dindar ve muhafazakâr olması gelir Hayatı boyunca ibadetlerini hiç aksatmamıştır Kadere inanışı kuvvetliydi Tanıtım Bülteninden

Kültür Ajans Yayınları
Sultan II Abdülhamid Han sabahları gayet erken kalkar soğuk su ile banyo eder ufak bir gezinti yapar çalışma odasına girer kendi önünde pişirttiği bir fincan kahveyi içer yumurta ve sütten ibaret hafif bir kahvaltıdan sonra çalışmalarına başlardı Marangozluğa özellikle meraklıydı ve Avrupa dan getirttiği yeni sistem birçok aletin bulunduğu geniş bir marangoz atölyesi mevcuttu Temizliğe çok düşkün olduğundan ötürü elinde devamlı Atkinson marka kolonya şişesini gezdirir ve birkaç saat içinde sürer bitirirdi Manzara ve çiçek resimlerinden hoşlanır ve portre çizerdi Güzel tablo koleksiyonları vardı Fotoğrafçılığa da meraklıydı Döneminde neredeyse bütün imparatorluğun fotoğrafını çektirmişti Yalnızlığının tabiî bir neticesi olarak koleksiyon merakına kapılmıştı Bunlar arasında en değerli olanı kuş ve silah koleksiyonu idi Hafızası pek kuvvetli idi Zeki çabuk kavrayışlı ve hazırcevap idi Uzun ve derin bir düşünmeden karşısındakinin görüşlerini iyice anlamadan ve devlet adamları ve ulemanın görüşünü almadan herhangi bir konu hakkında fikir beyan etmez ve hüküm vermezdi Roman okumaya çok meraklı idi Daha çok da polisiye dedektif romanlar okurdu Seyahatname okumayı da severdi Özellikle de Victor Hugo ya ve Conan Doyle ye büyük hayranlığı vardı Gece geç vakte kadar düzenli ve sürekli olarak günde 15 16 saat çalışırdı Öğleden sonraki vaktini ekseriya çok zengin olan kütüphanesinde okuyarak veya çalışarak geçirirdi Geceleri sarayın bütün elektrikleri yanar padişahın hangi odada yattığı bilinmezdi Tiyatro ve konserleri sever cuma çarşamba ve pazar akşamları hususi tiyatrosunda bir temsil veya konser verdirirdi Musikişinas bir tabiatı vardı Alafranga musikiyi alaturkaya tercih ederdi Alaturka güzeldir ama daima gam verir Alafranga neşe verir derdi Kişiliğinin en baskın özelliklerinin başında dindar ve muhafazakâr olması gelir Hayatı boyunca ibadetlerini hiç aksatmamıştır Kadere inanışı kuvvetliydi

Kültür Ajans Yayınları
Sultan II Abdülhamid Han sabahları gayet erken kalkar soğuk su ile banyo eder ufak bir gezinti yapar çalışma odasına girer kendi önünde pişirttiği bir fincan kahveyi içer yumurta ve sütten ibaret hafif bir kahvaltıdan sonra çalışmalarına başlardı Marangozluğa özellikle meraklıydı ve Avrupa dan getirttiği yeni sistem birçok aletin bulunduğu geniş bir marangoz atölyesi mevcuttu Temizliğe çok düşkün olduğundan ötürü elinde devamlı Atkinson marka kolonya şişesini gezdirir ve birkaç saat içinde sürer bitirirdi Manzara ve çiçek resimlerinden hoşlanır ve portre çizerdi Güzel tablo koleksiyonları vardı Fotoğrafçılığa da meraklıydı Döneminde neredeyse bütün imparatorluğun fotoğrafını çektirmişti Yalnızlığının tabiî bir neticesi olarak koleksiyon merakına kapılmıştı Bunlar arasında en değerli olanı kuş ve silah koleksiyonu idi Hafızası pek kuvvetli idi Zeki çabuk kavrayışlı ve hazırcevap idi Uzun ve derin bir düşünmeden karşısındakinin görüşlerini iyice anlamadan ve devlet adamları ve ulemanın görüşünü almadan herhangi bir konu hakkında fikir beyan etmez ve hüküm vermezdi Roman okumaya çok meraklı idi Daha çok da polisiye dedektif romanlar okurdu Seyahatname okumayı da severdi Özellikle de Victor Hugo ya ve Conan Doyle ye büyük hayranlığı vardı Gece geç vakte kadar düzenli ve sürekli olarak günde 15 16 saat çalışırdı Öğleden sonraki vaktini ekseriya çok zengin olan kütüphanesinde okuyarak veya çalışarak geçirirdi Geceleri sarayın bütün elektrikleri yanar padişahın hangi odada yattığı bilinmezdi Tiyatro ve konserleri sever cuma çarşamba ve pazar akşamları hususi tiyatrosunda bir temsil veya konser verdirirdi Musikişinas bir tabiatı vardı Alafranga musikiyi alaturkaya tercih ederdi Alaturka güzeldir ama daima gam verir Alafranga neşe verir derdi Kişiliğinin en baskın özelliklerinin başında dindar ve muhafazakâr olması gelir Hayatı boyunca ibadetlerini hiç aksatmamıştır Kadere inanışı kuvvetliydi

Kültür Ajans Yayınları
Sultan II Abdülhamid Han sabahları gayet erken kalkar soğuk su ile banyo eder ufak bir gezinti yapar çalışma odasına girer kendi önünde pişirttiği bir fincan kahveyi içer yumurta ve sütten ibaret hafif bir kahvaltıdan sonra çalışmalarına başlardı Marangozluğa özellikle meraklıydı ve Avrupa dan getirttiği yeni sistem birçok aletin bulunduğu geniş bir marangoz atölyesi mevcuttu Temizliğe çok düşkün olduğundan ötürü elinde devamlı Atkinson marka kolonya şişesini gezdirir ve birkaç saat içinde sürer bitirirdi Manzara ve çiçek resimlerinden hoşlanır ve portre çizerdi Güzel tablo koleksiyonları vardı Fotoğrafçılığa da meraklıydı Döneminde neredeyse bütün imparatorluğun fotoğrafını çektirmişti Yalnızlığının tabiî bir neticesi olarak koleksiyon merakına kapılmıştı Bunlar arasında en değerli olanı kuş ve silah koleksiyonu idi Hafızası pek kuvvetli idi Zeki çabuk kavrayışlı ve hazırcevap idi Uzun ve derin bir düşünmeden karşısındakinin görüşlerini iyice anlamadan ve devlet adamları ve ulemanın görüşünü almadan herhangi bir konu hakkında fikir beyan etmez ve hüküm vermezdi Roman okumaya çok meraklı idi Daha çok da polisiye dedektif romanlar okurdu Seyahatname okumayı da severdi Özellikle de Victor Hugo ya ve Conan Doyle ye büyük hayranlığı vardı Gece geç vakte kadar düzenli ve sürekli olarak günde 15 16 saat çalışırdı Öğleden sonraki vaktini ekseriya çok zengin olan kütüphanesinde okuyarak veya çalışarak geçirirdi Geceleri sarayın bütün elektrikleri yanar padişahın hangi odada yattığı bilinmezdi Tiyatro ve konserleri sever cuma çarşamba ve pazar akşamları hususi tiyatrosunda bir temsil veya konser verdirirdi Musikişinas bir tabiatı vardı Alafranga musikiyi alaturkaya tercih ederdi Alaturka güzeldir ama daima gam verir Alafranga neşe verir derdi Kişiliğinin en baskın özelliklerinin başında dindar ve muhafazakâr olması gelir Hayatı boyunca ibadetlerini hiç aksatmamıştır Kadere inanışı kuvvetliydi

Kültür Ajans Yayınları
Sultan II Abdülhamid Han sabahları gayet erken kalkar soğuk su ile banyo eder ufak bir gezinti yapar çalışma odasına girer kendi önünde pişirttiği bir fincan kahveyi içer yumurta ve sütten ibaret hafif bir kahvaltıdan sonra çalışmalarına başlardı Marangozluğa özellikle meraklıydı ve Avrupa dan getirttiği yeni sistem birçok aletin bulunduğu geniş bir marangoz atölyesi mevcuttu Temizliğe çok düşkün olduğundan ötürü elinde devamlı Atkinson marka kolonya şişesini gezdirir ve birkaç saat içinde sürer bitirirdi Manzara ve çiçek resimlerinden hoşlanır ve portre çizerdi Güzel tablo koleksiyonları vardı Fotoğrafçılığa da meraklıydı Döneminde neredeyse bütün imparatorluğun fotoğrafını çektirmişti Yalnızlığının tabiî bir neticesi olarak koleksiyon merakına kapılmıştı Bunlar arasında en değerli olanı kuş ve silah koleksiyonu idi Hafızası pek kuvvetli idi Zeki çabuk kavrayışlı ve hazırcevap idi Uzun ve derin bir düşünmeden karşısındakinin görüşlerini iyice anlamadan ve devlet adamları ve ulemanın görüşünü almadan herhangi bir konu hakkında fikir beyan etmez ve hüküm vermezdi Roman okumaya çok meraklı idi Daha çok da polisiye dedektif romanlar okurdu Seyahatname okumayı da severdi Özellikle de Victor Hugo ya ve Conan Doyle ye büyük hayranlığı vardı Gece geç vakte kadar düzenli ve sürekli olarak günde 15 16 saat çalışırdı Öğleden sonraki vaktini ekseriya çok zengin olan kütüphanesinde okuyarak veya çalışarak geçirirdi Geceleri sarayın bütün elektrikleri yanar padişahın hangi odada yattığı bilinmezdi Tiyatro ve konserleri sever cuma çarşamba ve pazar akşamları hususi tiyatrosunda bir temsil veya konser verdirirdi Musikişinas bir tabiatı vardı Alafranga musikiyi alaturkaya tercih ederdi Alaturka güzeldir ama daima gam verir Alafranga neşe verir derdi Kişiliğinin en baskın özelliklerinin başında dindar ve muhafazakâr olması gelir Hayatı boyunca ibadetlerini hiç aksatmamıştır Kadere inanışı kuvvetliydi

Kültür Ajans Tanıtım ve Organizasyo
Sultan II Abdülhamid Han sabahları gayet erken kalkar soğuk su ile banyo eder ufak bir gezinti yapar çalışma odasına girer kendi önünde pişirttiği bir fincan kahveyi içer yumurta ve sütten ibaret hafif bir kahvaltıdan sonra çalışmalarına başlardı Marangozluğa özellikle meraklıydı ve Avrupa dan getirttiği yeni sistem birçok aletin bulunduğu geniş bir marangoz atölyesi mevcuttu Temizliğe çok düşkün olduğundan ötürü elinde devamlı Atkinson marka kolonya şişesini gezdirir ve birkaç saat içinde sürer bitirirdi Manzara ve çiçek resimlerinden hoşlanır ve portre çizerdi Güzel tablo koleksiyonları vardı Fotoğrafçılığa da meraklıydı Döneminde neredeyse bütün imparatorluğun fotoğrafını çektirmişti Yalnızlığının tabiî bir neticesi olarak koleksiyon merakına kapılmıştı Bunlar arasında en değerli olanı kuş ve silah koleksiyonu idi Hafızası pek kuvvetli idi Zeki çabuk kavrayışlı ve hazırcevap idi Uzun ve derin bir düşünmeden karşısındakinin görüşlerini iyice anlamadan ve devlet adamları ve ulemanın görüşünü almadan herhangi bir konu hakkında fikir beyan etmez ve hüküm vermezdi Roman okumaya çok meraklı idi Daha çok da polisiye dedektif romanlar okurdu Seyahatname okumayı da severdi Özellikle de Victor Hugo ya ve Conan Doyle ye büyük hayranlığı vardı Gece geç vakte kadar düzenli ve sürekli olarak günde 15 16 saat çalışırdı Öğleden sonraki vaktini ekseriya çok zengin olan kütüphanesinde okuyarak veya çalışarak geçirirdi Geceleri sarayın bütün elektrikleri yanar padişahın hangi odada yattığı bilinmezdi Tiyatro ve konserleri sever cuma çarşamba ve pazar akşamları hususi tiyatrosunda bir temsil veya konser verdirirdi Musikişinas bir tabiatı vardı Alafranga musikiyi alaturkaya tercih ederdi Alaturka güzeldir ama daima gam verir Alafranga neşe verir derdi Kişiliğinin en baskın özelliklerinin başında dindar ve muhafazakâr olması gelir Hayatı boyunca ibadetlerini hiç aksatmamıştır Kadere inanışı kuvvetliydi Tanıtım Bülteninden

Kültür Ajans Yayınları
Sultan II Abdülhamid Han sabahları gayet erken kalkar soğuk su ile banyo eder ufak bir gezinti yapar çalışma odasına girer kendi önünde pişirttiği bir fincan kahveyi içer yumurta ve sütten ibaret hafif bir kahvaltıdan sonra çalışmalarına başlardı Marangozluğa özellikle meraklıydı ve Avrupa dan getirttiği yeni sistem birçok aletin bulunduğu geniş bir marangoz atölyesi mevcuttu Temizliğe çok düşkün olduğundan ötürü elinde devamlı Atkinson marka kolonya şişesini gezdirir ve birkaç saat içinde sürer bitirirdi Manzara ve çiçek resimlerinden hoşlanır ve portre çizerdi Güzel tablo koleksiyonları vardı Fotoğrafçılığa da meraklıydı Döneminde neredeyse bütün imparatorluğun fotoğrafını çektirmişti Yalnızlığının tabiî bir neticesi olarak koleksiyon merakına kapılmıştı Bunlar arasında en değerli olanı kuş ve silah koleksiyonu idi Hafızası pek kuvvetli idi Zeki çabuk kavrayışlı ve hazırcevap idi Uzun ve derin bir düşünmeden karşısındakinin görüşlerini iyice anlamadan ve devlet adamları ve ulemanın görüşünü almadan herhangi bir konu hakkında fikir beyan etmez ve hüküm vermezdi Roman okumaya çok meraklı idi Daha çok da polisiye dedektif romanlar okurdu Seyahatname okumayı da severdi Özellikle de Victor Hugo ya ve Conan Doyle ye büyük hayranlığı vardı Gece geç vakte kadar düzenli ve sürekli olarak günde 15 16 saat çalışırdı Öğleden sonraki vaktini ekseriya çok zengin olan kütüphanesinde okuyarak veya çalışarak geçirirdi Geceleri sarayın bütün elektrikleri yanar padişahın hangi odada yattığı bilinmezdi Tiyatro ve konserleri sever cuma çarşamba ve pazar akşamları hususi tiyatrosunda bir temsil veya konser verdirirdi Musikişinas bir tabiatı vardı Alafranga musikiyi alaturkaya tercih ederdi Alaturka güzeldir ama daima gam verir Alafranga neşe verir derdi Kişiliğinin en baskın özelliklerinin başında dindar ve muhafazakâr olması gelir Hayatı boyunca ibadetlerini hiç aksatmamıştır Kadere inanışı kuvvetliydi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

KÜLTÜR AJANS
Sultan II Abdülhamid Han sabahları gayet erken kalkar soğuk su ile banyo eder ufak bir gezinti yapar çalışma odasına girer kendi önünde pişirttiği bir fincan kahveyi içer yumurta ve sütten ibaret hafif bir kahvaltıdan sonra çalışmalarına başlardı Marangozluğa özellikle meraklıydı ve Avrupa dan getirttiği yeni sistem birçok aletin bulunduğu geniş bir marangoz atölyesi mevcuttu Temizliğe çok düşkün olduğundan ötürü elinde devamlı Atkinson marka kolonya şişesini gezdirir ve birkaç saat içinde sürer bitirirdi Manzara ve çiçek resimlerinden hoşlanır ve portre çizerdi Güzel tablo koleksiyonları vardı Fotoğrafçılığa da meraklıydı Döneminde neredeyse bütün imparatorluğun fotoğrafını çektirmişti Yalnızlığının tabiî bir neticesi olarak koleksiyon merakına kapılmıştı Bunlar arasında en değerli olanı kuş ve silah koleksiyonu idi Hafızası pek kuvvetli idi Zeki çabuk kavrayışlı ve hazırcevap idi Uzun ve derin bir düşünmeden karşısındakinin görüşlerini iyice anlamadan ve devlet adamları ve ulemanın görüşünü almadan herhangi bir konu hakkında fikir beyan etmez ve hüküm vermezdi Roman okumaya çok meraklı idi Daha çok da polisiye dedektif romanlar okurdu Seyahatname okumayı da severdi Özellikle de Victor Hugo ya ve Conan Doyle ye büyük hayranlığı vardı Gece geç vakte kadar düzenli ve sürekli olarak günde 15 16 saat çalışırdı Öğleden sonraki vaktini ekseriya çok zengin olan kütüphanesinde okuyarak veya çalışarak geçirirdi Geceleri sarayın bütün elektrikleri yanar padişahın hangi odada yattığı bilinmezdi Tiyatro ve konserleri sever cuma çarşamba ve pazar akşamları hususi tiyatrosunda bir temsil veya konser verdirirdi Musikişinas bir tabiatı vardı Alafranga musikiyi alaturkaya tercih ederdi Alaturka güzeldir ama daima gam verir Alafranga neşe verir derdi Kişiliğinin en baskın özelliklerinin başında dindar ve muhafazakâr olması gelir Hayatı boyunca ibadetlerini hiç aksatmamıştır Kadere inanışı kuvvetliydi