Bir Kadını Sevmek — Hasan Akbaba

Bir Kadını Sevmek
Hasan AkbabaKarahan Kitabevi
Bir Kadını Sevmek
Hasan AkbabaÇığlıktı söz Söz kendisini muamma kılmıştı Muamma olan çığlığa sebep olan yoksa yalnızlığı mıydı Yalnızlık mıydı Mine yi bu aşamaya getiren Derviş günlerce bu derinden gelen çığlığın etkisinden kendini kurtaramayarak derin düşüncelere düşüncelerse anılara anılarsa yakalanmış birlikteliğe birliktelik ise kopuşa kopuşların gelgitlerine bırakmaktaydı Gelgitler med cezir misali birbirine çeken iten gibi fiziki buluşma kavuşmanın dalgalı halini vermekteydi Bunun için düşündükçe daha da çıkılmaz bir duruma düşmekteydi Düşünme Derviş i daha açmaz olana götürüyordu Derviş te sonuçta kendi doğduğu toprakların çocuğuydu

Karahan Kitabevi
Anlayamadın Anlayamazsın tabi işine gelmiyor çünkü kabahat bende dün bir bugün iki tanımadığın birisine koşunca işte böyle olur Haydi lütfen kalkın gidelim Daha fazla yanınızda tek kalmak istemiyorum Allah Allah ne olud ne dedim anlayamadım Geliyor musun gelmiyor musun ben gidiyorum Tamam geliyorum Ne yaptım bu kadar sizi sinirlendirmiş oldum Lütfen nedenini söyleyin bende anlayayım Nedenini bilmiyor gibi konuşma Tamam konuşmuyorum Çünkü nedenini bilmiyorum tam bunları Derviş söylemişti ki Mine hızlı bir dönüş yapıp Dervişe koşarak dudaklarına bir öpücük kondurdu Öpücükten sonra beni sev der demez o az önce kavga eden umursamazlık içinde görürler telaşına düşmeden ağaç kovuklarında bir yerde birbirini bitirircesine sevişmeye başladılar Çılgınlık mıydı intikammıydı sınamamıydı başka bir şey miydi tıprakla bitkiyle buluşan buluştukça buluşanın tahrikiyle daha da tahrikleşen tenin heyecan coşkusuyla bir daha bir daha bir birine ait oldular ait olmanın verdiği hazla sarsıla sarsıla gülerek yapılanın anlamlı değil anlamsızlığına gülmüş gibi zincirlerinde boşalan kahkahayla ilk toprak tanrıçanın günümüzdeki aşk tohumun tutması bereket bulmasını isteyen gibiydiler Yapılanın izahı olmaz olmazın mantıksızlığına gülüyorlardı Mantıksız görünen acaba mantıklı mıydı Derviş beni bırakmı Niçin bırakmayım yanındayım ya Yarın gidiyorsun ama Sen gelirsin Nasıl geleyim ki Daha önce nasıl gelmişsin öyle gel Gelirim değil mi İstersen niçin gelmeyesin

Karahan Kitabevi
Anlayamadın Anlayamazsın tabi işine gelmiyor çünkü kabahat bende dün bir bugün iki tanımadığın birisine koşunca işte böyle olur Haydi lütfen kalkın gidelim Daha fazla yanınızda tek kalmak istemiyorum Allah Allah ne olud ne dedim anlayamadım Geliyor musun gelmiyor musun ben gidiyorum Tamam geliyorum Ne yaptım bu kadar sizi sinirlendirmiş oldum Lütfen nedenini söyleyin bende anlayayım Nedenini bilmiyor gibi konuşma Tamam konuşmuyorum Çünkü nedenini bilmiyorum tam bunları Derviş söylemişti ki Mine hızlı bir dönüş yapıp Dervişe koşarak dudaklarına bir öpücük kondurdu Öpücükten sonra beni sev der demez o az önce kavga eden umursamazlık içinde görürler telaşına düşmeden ağaç kovuklarında bir yerde birbirini bitirircesine sevişmeye başladılar Çılgınlık mıydı intikammıydı sınamamıydı başka bir şey miydi tıprakla bitkiyle buluşan buluştukça buluşanın tahrikiyle daha da tahrikleşen tenin heyecan coşkusuyla bir daha bir daha bir birine ait oldular ait olmanın verdiği hazla sarsıla sarsıla gülerek yapılanın anlamlı değil anlamsızlığına gülmüş gibi zincirlerinde boşalan kahkahayla ilk toprak tanrıçanın günümüzdeki aşk tohumun tutması bereket bulmasını isteyen gibiydiler Yapılanın izahı olmaz olmazın mantıksızlığına gülüyorlardı Mantıksız görünen acaba mantıklı mıydı Derviş beni bırakmı Niçin bırakmayım yanındayım ya Yarın gidiyorsun ama Sen gelirsin Nasıl geleyim ki Daha önce nasıl gelmişsin öyle gel Gelirim değil mi İstersen niçin gelmeyesin

Karahan Kitabevi
Çığlıktı söz Söz kendisini muamma kılmıştı Muamma olan çığlığa sebep olan yoksa yalnızlığı mıydı Yalnızlık mıydı Mine yi bu aşamaya getiren Derviş günlerce bu derinden gelen çığlığın etkisinden kendini kurtaramayarak derin düşüncelere düşüncelerse anılara anılarsa yakalanmış birlikteliğe birliktelik ise kopuşa kopuşların gelgitlerine bırakmaktaydı Gelgitler med cezir misali birbirine çeken iten gibi fiziki buluşma kavuşmanın dalgalı halini vermekteydi Bunun için düşündükçe daha da çıkılmaz bir duruma düşmekteydi Düşünme Derviş i daha açmaz olana götürüyordu Derviş te sonuçta kendi doğduğu toprakların çocuğuydu

Karahan Kitabevi
Anlayamadın Anlayamazsın tabi işine gelmiyor çünkü kabahat bende dün bir bugün iki tanımadığın birisine koşunca işte böyle olur Haydi lütfen kalkın gidelim Daha fazla yanınızda tek kalmak istemiyorum Allah Allah ne olud ne dedim anlayamadım Geliyor musun gelmiyor musun ben gidiyorum Tamam geliyorum Ne yaptım bu kadar sizi sinirlendirmiş oldum Lütfen nedenini söyleyin bende anlayayım Nedenini bilmiyor gibi konuşma Tamam konuşmuyorum Çünkü nedenini bilmiyorum tam bunları Derviş söylemişti ki Mine hızlı bir dönüş yapıp Dervişe koşarak dudaklarına bir öpücük kondurdu Öpücükten sonra beni sev der demez o az önce kavga eden umursamazlık içinde görürler telaşına düşmeden ağaç kovuklarında bir yerde birbirini bitirircesine sevişmeye başladılar Çılgınlık mıydı intikammıydı sınamamıydı başka bir şey miydi tıprakla bitkiyle buluşan buluştukça buluşanın tahrikiyle daha da tahrikleşen tenin heyecan coşkusuyla bir daha bir daha bir birine ait oldular ait olmanın verdiği hazla sarsıla sarsıla gülerek yapılanın anlamlı değil anlamsızlığına gülmüş gibi zincirlerinde boşalan kahkahayla ilk toprak tanrıçanın günümüzdeki aşk tohumun tutması bereket bulmasını isteyen gibiydiler Yapılanın izahı olmaz olmazın mantıksızlığına gülüyorlardı Mantıksız görünen acaba mantıklı mıydı Derviş beni bırakmı Niçin bırakmayım yanındayım ya Yarın gidiyorsun ama Sen gelirsin Nasıl geleyim ki Daha önce nasıl gelmişsin öyle gel Gelirim değil mi İstersen niçin gelmeyesin