MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Bir Kara Talih Kızılderililer — Bartolome De Las Casas

Bir Kara Talih Kızılderililer
136,80
Türk Tarihi AraştırmalarıAraştırma İncelemeTarih Araştırma ve İnceleme Kitapları

Bir Kara Talih Kızılderililer

Bartolome De Las Casas

Dorlion Yayınları

2020128 sf.
Ciltsiz
BKM KitapEn ucuz

Bir Kara Talih Kızılderililer

Bartolome De Las Casas

Dünya tarihindeki ilk insan hakları savunucularından biri olan Bartolomé de las Casas 1510 yılında Amerika ya keşiş olarak atandıktan sonra gördükleri karşısında bu eseri yazar Daha doğrusu yazmaya ikna edilir Tüm yazdıklarının bir özet olduğunu vurgulayan Casas ın ayrıntıya girmemesinin sebebi okuyacak kişinin bunlara inanmayacağını düşünmesidir çünkü kızıl tenlerinde kara bir yazgı olduğundan habersiz olan yerlilerin başına gelenler yenilir yutulur cinsten değildir Beyaz adamların akıttığı kanlar yüzlerine siluet olarak vurmuştur Kızılderililerin O dönemde meydana gelen katliamların yıkımların ölümlerin ve nicelerinin sorumlusu olan beyaz adamlar İspanyollardır Gözlerini öyle bir servet bürümüştür ki yerlilerin tamamını yok edene kadar durmamaya ant içmişlerdir İspanyollar topraklarına girene kadar huzur içinde yaşayan yerliler bir soykırımın göbeğine düştüklerinde beyaz adamlardan nefret eder olmuşlardır Öyle ki bir yerli Hristiyanların cennete gideceklerini duyduğunda onları bir daha görmek istemediği için cehenneme gitmeyi tercih etmiştir Bu sıradan bir Yeni Dünya keşfi değil aynı zamanda bir iç dünya keşfidir Bu kadar da olmaz dediğimiz ancak hep daha fazlasının olduğu bir keşif Onların hikâyesi bir varmış bir yokmuş diye başlamaz çünkü onlar beyaz adamların gözünde zaten yoktur Onların hikâyesi yokluktan doğar Kimi zayıf düşerek ölen kimi de en azından deneyerek ölen yerliler öyle cesurdur ki düşmanın da öyle olmasını ister ve Yaradan a der ki Rabbim düşmanımı cesur ve kuvvetli yap ki eğer onu yenersem utanç duymayayım Her defasında başka bir beyaz gelip geçer o topraklardan yine de doymaz Maden kazdırır doymaz suya daldırır doymaz insan öldürür yine doymaz Sözlerimizi bir Kızılderili atasözüyle bitiriyor ve ne kadar keyifli denebilirse o kadar keyifli okumalar diliyoruz Son ırmak kuruduğunda son ağaç yok olduğunda son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak Bu kitabı okurlarımıza sunmaktan mutluluk duyarız

Kitap Sepeti
136,80

Dorlion Yayınları

2020128 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Dünya tarihindeki ilk insan hakları savunucularından biri olan Bartolomé de las Casas 1510 yılında Amerika ya keşiş olarak atandıktan sonra gördükleri karşısında bu eseri yazar Daha doğrusu yazmaya ikna edilir Tüm yazdıklarının bir özet olduğunu vurgulayan Casas ın ayrıntıya girmemesinin sebebi okuyacak kişinin bunlara inanmayacağını düşünmesidir çünkü kızıl tenlerinde kara bir yazgı olduğundan habersiz olan yerlilerin başına gelenler yenilir yutulur cinsten değildir Beyaz adamların akıttığı kanlar yüzlerine siluet olarak vurmuştur Kızılderililerin O dönemde meydana gelen katliamların yıkımların ölümlerin ve nicelerinin sorumlusu olan beyaz adamlar İspanyollardır Gözlerini öyle bir servet bürümüştür ki yerlilerin tamamını yok edene kadar durmamaya ant içmişlerdir İspanyollar topraklarına girene kadar huzur içinde yaşayan yerliler bir soykırımın göbeğine düştüklerinde beyaz adamlardan nefret eder olmuşlardır Öyle ki bir yerli Hristiyanların cennete gideceklerini duyduğunda onları bir daha görmek istemediği için cehenneme gitmeyi tercih etmiştir Bu sıradan bir Yeni Dünya keşfi değil aynı zamanda bir iç dünya keşfidir Bu kadar da olmaz dediğimiz ancak hep daha fazlasının olduğu bir keşif Onların hikâyesi bir varmış bir yokmuş diye başlamaz çünkü onlar beyaz adamların gözünde zaten yoktur Onların hikâyesi yokluktan doğar Kimi zayıf düşerek ölen kimi de en azından deneyerek ölen yerliler öyle cesurdur ki düşmanın da öyle olmasını ister ve Yaradan a der ki Rabbim düşmanımı cesur ve kuvvetli yap ki eğer onu yenersem utanç duymayayım Her defasında başka bir beyaz gelip geçer o topraklardan yine de doymaz Maden kazdırır doymaz suya daldırır doymaz insan öldürür yine doymaz Sözlerimizi bir Kızılderili atasözüyle bitiriyor ve ne kadar keyifli denebilirse o kadar keyifli okumalar diliyoruz Son ırmak kuruduğunda son ağaç yok olduğunda son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak Bu kitabı okurlarımıza sunmaktan mutluluk duyarız

Şehadet Kitap
139,08

Dorlion Yayınevi

2020128 sf.
Şehadet Kitap

Dünya tarihindeki ilk insan hakları savunucularından biri olan Bartolomé de las Casas 1510 yılında Amerika ya keşiş olarak atandıktan sonra gördükleri karşısında bu eseri yazar Daha doğrusu yazmaya ikna edilir Tüm yazdıklarının bir özet olduğunu vurgulayan Casas ın ayrıntıya girmemesinin sebebi okuyacak kişinin bunlara inanmayacağını düşünmesidir çünkü kızıl tenlerinde kara bir yazgı olduğundan habersiz olan yerlilerin başına gelenler yenilir yutulur cinsten değildir Beyaz adamların akıttığı kanlar yüzlerine siluet olarak vurmuştur Kızılderililerin O dönemde meydana gelen katliamların yıkımların ölümlerin ve nicelerinin sorumlusu olan beyaz adamlar İspanyollardır Gözlerini öyle bir servet bürümüştür ki yerlilerin tamamını yok edene kadar durmamaya ant içmişlerdir İspanyollar topraklarına girene kadar huzur içinde yaşayan yerliler bir soykırımın göbeğine düştüklerinde beyaz adamlardan nefret eder olmuşlardır Öyle ki bir yerli Hristiyanların cennete gideceklerini duyduğunda onları bir daha görmek istemediği için cehenneme gitmeyi tercih etmiştir Bu sıradan bir Yeni Dünya keşfi değil aynı zamanda bir iç dünya keşfidir Bu kadar da olmaz dediğimiz ancak hep daha fazlasının olduğu bir keşif Onların hikâyesi bir varmış bir yokmuş diye başlamaz çünkü onlar beyaz adamların gözünde zaten yoktur Onların hikâyesi yokluktan doğar Kimi zayıf düşerek ölen kimi de en azından deneyerek ölen yerliler öyle cesurdur ki düşmanın da öyle olmasını ister ve Yaradan a der ki Rabbim düşmanımı cesur ve kuvvetli yap ki eğer onu yenersem utanç duymayayım Her defasında başka bir beyaz gelip geçer o topraklardan yine de doymaz Maden kazdırır doymaz suya daldırır doymaz insan öldürür yine doymaz Sözlerimizi bir Kızılderili atasözüyle bitiriyor ve ne kadar keyifli denebilirse o kadar keyifli okumalar diliyoruz Son ırmak kuruduğunda son ağaç yok olduğunda son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak Bu kitabı okurlarımıza sunmaktan mutluluk duyarız Dorlion Yayınları

Tamadres
159,60

Dorlion Yayınları

Mart 2020128 sf.
Ciltsiz

çev. Merve Sultan Vural

Tamadres

Dünya tarihindeki ilk insan hakları savunucularından biri olan Bartolomé de las Casas 1510 yılında Amerika ya keşiş olarak atandıktan sonra gördükleri karşısında bu eseri yazar Daha doğrusu yazmaya ikna edilir Tüm yazdıklarının bir özet olduğunu vurgulayan Casas ın ayrıntıya girmemesinin sebebi okuyacak kişinin bunlara inanmayacağını düşünmesidir çünkü kızıl tenlerinde kara bir yazgı olduğundan habersiz olan yerlilerin başına gelenler yenilir yutulur cinsten değildir Beyaz adamların akıttığı kanlar yüzlerine siluet olarak vurmuştur Kızılderililerin O dönemde meydana gelen katliamların yıkımların ölümlerin ve nicelerinin sorumlusu olan beyaz adamlar İspanyollardır Gözlerini öyle bir servet bürümüştür ki yerlilerin tamamını yok edene kadar durmamaya ant içmişlerdir İspanyollar topraklarına girene kadar huzur içinde yaşayan yerliler bir soykırımın göbeğine düştüklerinde beyaz adamlardan nefret eder olmuşlardır Öyle ki bir yerli Hristiyanların cennete gideceklerini duyduğunda onları bir daha görmek istemediği için cehenneme gitmeyi tercih etmiştir Bu sıradan bir Yeni Dünya keşfi değil aynı zamanda bir iç dünya keşfidir Bu kadar da olmaz dediğimiz ancak hep daha fazlasının olduğu bir keşif Onların hikâyesi bir varmış bir yokmuş diye başlamaz çünkü onlar beyaz adamların gözünde zaten yoktur Onların hikâyesi yokluktan doğar Kimi zayıf düşerek ölen kimi de en azından deneyerek ölen yerliler öyle cesurdur ki düşmanın da öyle olmasını ister ve Yaradan a der ki Rabbim düşmanımı cesur ve kuvvetli yap ki eğer onu yenersem utanç duymayayım Her defasında başka bir beyaz gelip geçer o topraklardan yine de doymaz Maden kazdırır doymaz suya daldırır doymaz insan öldürür yine doymaz Sözlerimizi bir Kızılderili atasözüyle bitiriyor ve ne kadar keyifli denebilirse o kadar keyifli okumalar diliyoruz Son ırmak kuruduğunda son ağaç yok olduğunda son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak Bu kitabı okurlarımıza sunmaktan mutluluk duyarız

Kitap Yurdu
159,60

DORLİON YAYINLARI

18.12.2020128 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Dünya tarihindeki ilk insan hakları savunucularından biri olan Bartolomé de las Casas 1510 yılında Amerika ya keşiş olarak atandıktan sonra gördükleri karşısında bu eseri yazar Daha doğrusu yazmaya ikna edilir Tüm yazdıklarının bir özet olduğunu vurgulayan Casas ın ayrıntıya girmemesinin sebebi okuyacak kişinin bunlara inanmayacağını düşünmesidir çünkü kızıl tenlerinde kara bir yazgı olduğundan habersiz olan yerlilerin başına gelenler yenilir yutulur cinsten değildir Beyaz adamların akıttığı kanlar yüzlerine siluet olarak vurmuştur Kızılderililerin O dönemde meydana gelen katliamların yıkımların ölümlerin ve nicelerinin sorumlusu olan beyaz adamlar İspanyollardır Gözlerini öyle bir servet bürümüştür ki yerlilerin tamamını yok edene kadar durmamaya ant içmişlerdir İspanyollar topraklarına girene kadar huzur içinde yaşayan yerliler bir soykırımın göbeğine düştüklerinde beyaz adamlardan nefret eder olmuşlardır Öyle ki bir yerli Hristiyanların cennete gideceklerini duyduğunda onları bir daha görmek istemediği için cehenneme gitmeyi tercih etmiştir Bu sıradan bir Yeni Dünya keşfi değil aynı zamanda bir iç dünya keşfidir Bu kadar da olmaz dediğimiz ancak hep daha fazlasının olduğu bir keşif Onların hikâyesi bir varmış bir yokmuş diye başlamaz çünkü onlar beyaz adamların gözünde zaten yoktur Onların hikâyesi yokluktan doğar Kimi zayıf düşerek ölen kimi de en azından deneyerek ölen yerliler öyle cesurdur ki düşmanın da öyle olmasını ister ve Yaradan a der ki Rabbim düşmanımı cesur ve kuvvetli yap ki eğer onu yenersem utanç duymayayım Her defasında başka bir beyaz gelip geçer o topraklardan yine de doymaz Maden kazdırır doymaz suya daldırır doymaz insan öldürür yine doymaz Sözlerimizi bir Kızılderili atasözüyle bitiriyor ve ne kadar keyifli denebilirse o kadar keyifli okumalar diliyoruz Son ırmak kuruduğunda son ağaç yok olduğunda son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak

Nobel Kitap
175,56

Dorlion Yayınları

2020128 sf.
Ciltsiz14x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Dünya tarihindeki ilk insan hakları savunucularından biri olan Bartolomé de las Casas 1510 yılında Amerika ya keşiş olarak atandıktan sonra gördükleri karşısında bu eseri yazar Daha doğrusu yazmaya ikna edilir Tüm yazdıklarının bir özet olduğunu vurgulayan Casas ın ayrıntıya girmemesinin sebebi okuyacak kişinin bunlara inanmayacağını düşünmesidir çünkü kızıl tenlerinde kara bir yazgı olduğundan habersiz olan yerlilerin başına gelenler yenilir yutulur cinsten değildir Beyaz adamların akıttığı kanlar yüzlerine siluet olarak vurmuştur Kızılderililerin O dönemde meydana gelen katliamların yıkımların ölümlerin ve nicelerinin sorumlusu olan beyaz adamlar İspanyollardır Gözlerini öyle bir servet bürümüştür ki yerlilerin tamamını yok edene kadar durmamaya ant içmişlerdir İspanyollar topraklarına girene kadar huzur içinde yaşayan yerliler bir soykırımın göbeğine düştüklerinde beyaz adamlardan nefret eder olmuşlardır Öyle ki bir yerli Hristiyanların cennete gideceklerini duyduğunda onları bir daha görmek istemediği için cehenneme gitmeyi tercih etmiştir Bu sıradan bir Yeni Dünya keşfi değil aynı zamanda bir iç dünya keşfidir Bu kadar da olmaz dediğimiz ancak hep daha fazlasının olduğu bir keşif Onların hikâyesi bir varmış bir yokmuş diye başlamaz çünkü onlar beyaz adamların gözünde zaten yoktur Onların hikâyesi yokluktan doğar Kimi zayıf düşerek ölen kimi de en azından deneyerek ölen yerliler öyle cesurdur ki düşmanın da öyle olmasını ister ve Yaradan a der ki Rabbim düşmanımı cesur ve kuvvetli yap ki eğer onu yenersem utanç duymayayım Her defasında başka bir beyaz gelip geçer o topraklardan yine de doymaz Maden kazdırır doymaz suya daldırır doymaz insan öldürür yine doymaz Sözlerimizi bir Kızılderili atasözüyle bitiriyor ve ne kadar keyifli denebilirse o kadar keyifli okumalar diliyoruz Son ırmak kuruduğunda son ağaç yok olduğunda son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak Bu kitabı okurları

Kita Kitap
228,00

Dorlion Yayınevi

Aralık 20201. baskı128 sf.
Ciltsiz13,50 x 21,00 cm2.HamurTürkçe
Kita Kitap

Dünya tarihindeki ilk insan hakları savunucularından biri olan Bartolomé de las Casas 1510 yılında Amerika ya keşiş olarak atandıktan sonra gördükleri karşısında bu eseri yazar Daha doğrusu yazmaya ikna edilir Tüm yazdıklarının bir özet olduğunu vurgulayan Casas ın ayrıntıya girmemesinin sebebi okuyacak kişinin bunlara inanmayacağını düşünmesidir çünkü kızıl tenlerinde kara bir yazgı olduğundan habersiz olan yerlilerin başına gelenler yenilir yutulur cinsten değildir Beyaz adamların akıttığı kanlar yüzlerine siluet olarak vurmuştur Kızılderililerin O dönemde meydana gelen katliamların yıkımların ölümlerin ve nicelerinin sorumlusu olan beyaz adamlar İspanyollardır Gözlerini öyle bir servet bürümüştür ki yerlilerin tamamını yok edene kadar durmamaya ant içmişlerdir İspanyollar topraklarına girene kadar huzur içinde yaşayan yerliler bir soykırımın göbeğine düştüklerinde beyaz adamlardan nefret eder olmuşlardır Öyle ki bir yerli Hristiyanların cennete gideceklerini duyduğunda onları bir daha görmek istemediği için cehenneme gitmeyi tercih etmiştir Bu sıradan bir Yeni Dünya keşfi değil aynı zamanda bir iç dünya keşfidir Bu kadar da olmaz dediğimiz ancak hep daha fazlasının olduğu bir keşif Onların hikâyesi bir varmış bir yokmuş diye başlamaz çünkü onlar beyaz adamların gözünde zaten yoktur Onların hikâyesi yokluktan doğar Kimi zayıf düşerek ölen kimi de en azından deneyerek ölen yerliler öyle cesurdur ki düşmanın da öyle olmasını ister ve Yaradan a der ki Rabbim düşmanımı cesur ve kuvvetli yap ki eğer onu yenersem utanç duymayayım Her defasında başka bir beyaz gelip geçer o topraklardan yine de doymaz Maden kazdırır doymaz suya daldırır doymaz insan öldürür yine doymaz Sözlerimizi bir Kızılderili atasözüyle bitiriyor ve ne kadar keyifli denebilirse o kadar keyifli okumalar diliyoruz Son ırmak kuruduğunda son ağaç yok olduğunda son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak Bu kitabı okurlarımıza sunmaktan mutluluk duyarız img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img