Bir Neyzen İki Derya — Kudsi Erguner

Bir Neyzen İki Derya
Kudsi ErgunerSufi Kitap
Bir Neyzen İki Derya
Kudsi Ergunerİki Derya Bir Deniz Şems i Tebrizi Makalat ta açık sözlülüğüyle Gerçek bir aşığın eski pabuçlarının tozunu bu zamane şeyhlerinin âşıklarının başına değişmem diyordu Neyzen Kudsi Erguner de aynı açık sözlülükle sözü tam da buradan devralıyor Söyleşi boyunca elest bezminde tanışan iki dost Mevlana ve Şems üzerine konuşurken bir yandan da günümüz halleri hakkında fikir beyan etmekten geri durmuyor Tasavvuf musıkisi iman ebedi dostluklar ve neyin sadası üzerine akıcı bir sohbet Bazı insanlar Allah ın lütfuyla inayetiyle kamışlıktan koparılıp içi temizlenerek üflenen neyle kıyas edildiğinde nefesin sese dönüşmesine mani olacak perdelerden temizlenmiş olabiliyorlar Bu da onların söylediği sözlerin daha yüksek bir ilhamın sonucu olduğunu ortaya koyuyor Yüce ilahi bir ilhamın Ney gibi neyzenin nefesi olmadan ses vermeyen bu insanlara eren evliya demişiz Böyle insanların var olması Allah ın rahmetinin zuhurudur

Sufi Kitap
Modern yaşamın yarattığı maddi ve manevi yıkımdan kendine bir kurtuluş yolu arayan insanlara tasavvuf çekici ve aydınlık bir kapı olarak gözükmektedir Kendilerine bir dergâh bir mürşid arayanlar sadece İslam âleminde değil tüm dünyada artmakta bir yere kapılananların çoğu da aslında bilmeden kıyafetlere merasimlere yalan yanlış bir iki söze aldanmakta başta Hz Mevlânâ olmak üzere maalesef evliyanın halini sözlerini tasavvufun manasını maksadını araştırmadan bu yola koyulmaktalar Gelenek açısından bakıldığında devamlılık güzel sanatlarda olduğu gibi bir mürşidden irfan edep erkân meşrep naklini alabilmek için onunla beraber yaşamayı gerektirir Dergâhların kapalı olması geleneğin devamı için gerekli olan bu ortamı ortadan kaldırmıştır Yani 1925 yılında dergâhta bütün eğitim sürecini yani seyr u sülûkunu tamamlayıp dede unvanını almış olanlar Cumhuriyet kanunlarının hâlâ en katı şekilde uygulandığı 1970 li yıllarda ahirete göçmeye başlamışlardı Neyzen Kudsi Erguner bu kopuşa rağmen son dedeleri yaşarken görmüş hallerine komşu olmuş biri olarak sözü devralıyor Elest Bezmi nde tanışan iki dost Hz Mevlânâ ve Şems üzerinden uzantılarını devşiren söyleşi neyin nefesiyle tasavvuf musikisi sır velilerin halleri ilk Mevlânâ anma programları gibi duraklardan akıcı ve bir o kadar da manevi neşeyle geçiyor Bu söyleşide ağzımdan çıkan sözler gönül kırmak maksadıyla değil gönül yapmak için söylenmiştir Sürçülisan ettiysem affımı niyaz ederim Allah ölüden diri diriden ölü çıkarttığı gibi evliyadan eşkıya eşkıyadan da evliya çıkartabilir Bu nedenle yapılan tenkit ve şikayet birbirimizin şu andaki halinin gıybeti değil arzu edilen kemâlimizin gecikmesinden kaynaklanmaktadır Tanıtım Bülteninden İnce Kapak Sayfa Sayısı 240 Baskı Yılı 2016 e Kitap Sayfa Sayısı 132 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Sufi Kitap

Sufi Kitap
İki Derya Bir Deniz Şems i Tebrizi Makalat ta açık sözlülüğüyle Gerçek bir aşığın eski pabuçlarının tozunu bu zamane şeyhlerinin âşıklarının başına değişmem diyordu Neyzen Kudsi Erguner de aynı açık sözlülükle sözü tam da buradan devralıyor Söyleşi boyunca elest bezminde tanışan iki dost Mevlana ve Şems üzerine konuşurken bir yandan da günümüz halleri hakkında fikir beyan etmekten geri durmuyor Tasavvuf musıkisi iman ebedi dostluklar ve neyin sadası üzerine akıcı bir sohbet Bazı insanlar Allah ın lütfuyla inayetiyle kamışlıktan koparılıp içi temizlenerek üflenen neyle kıyas edildiğinde nefesin sese dönüşmesine mani olacak perdelerden temizlenmiş olabiliyorlar Bu da onların söylediği sözlerin daha yüksek bir ilhamın sonucu olduğunu ortaya koyuyor Yüce ilahi bir ilhamın Ney gibi neyzenin nefesi olmadan ses vermeyen bu insanlara eren evliya demişiz Böyle insanların var olması Allah ın rahmetinin zuhurudur

Sufi Kitap
Kudsi Erguner tarafından kaleme alınan Bir Neyzen İki Derya Sufi Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Bir Neyzen İki Derya Kudsi Erguner Kitap Özeti Modern yaşamın yarattığı maddi ve manevi yıkımdan kendine bir kurtuluş yolu arayan insanlara tasavvuf çekici ve aydınlık bir kapı olarak gözükmektedir Kendilerine bir dergah bir mürşid arayanlar sadece İslam aleminde değil tüm dünyada artmakta bir yere kapılananların çoğu da aslında bilmeden kıyafetlere merasimlere yalan yanlış bir iki söze aldanmakta başta Hz Mevlana olmak üzere maalesef evliyanın halini sözlerini tasavvufun manasını maksadını araştırmadan bu yola koyulmaktalar Gelenek açısından bakıldığında devamlılık güzel sanatlarda olduğu gibi bir mürşidden irfan edep erkan meşrep naklini alabilmek için onunla beraber yaşamayı gerektirir Dergahların kapalı olması geleneğin devamı için gerekli olan bu ortamı ortadan kaldırmıştır Yani 1925 yılında dergahta bütün eğitim sürecini yani seyru sülukunu tamamlayıp dede unvanını almış olanlar Cumhuriyet kanunlarının hala en katı şekilde uygulandığı 1970 li yıllarda ahirete göçmeye başlamışlardı Neyzen Kudsi Erguner bu kopuşa rağmen son dedeleri yaşarken görmüş hallerine komşu olmuş biri olarak sözü devralıyor Elest Bezmi nde tanışan iki dost Hz Mevlana ve Şems üzerinden uzantılarını devşiren söyleşi neyin nefesiyle tasavvuf musikisi sır velilerin halleri ilk Mevlana anma programları gibi duraklardan akıcı ve bir o kadar da manevi neşeyle geçiyor Bu söyleşide ağzımdan çıkan sözler gönül kırmak maksadıyla değil gönül yapmak için söylenmiştir Sürçülisan ettiysem affımı niyaz ederim Allah ölüden diri diriden ölü çıkarttığı gibi evliyadan eşkıya eşkıyadan da evliya çıkartabilir Bu nedenle yapılan tenkit ve şikayet birbirimizin şu andaki halinin gıybeti değil arzu edilen kemalimizin gecikmesinden kaynaklanmaktadır Yayınevi Sufi Kitap Yazar Kudsi Erguner Sayfa 240 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Mart 2016 Barkod 9786059778183 Kategori Tasavvuf Mezhepler Tarikatlar

Pan Kitap
Modern yaşamın yarattığı maddi ve manevi yıkımdan kendine bir kurtuluş yolu arayan insanlara tasavvuf çekici ve aydınlık bir kapı olarak gözükmektedir Kendilerine bir dergah bir mürşid arayanlar sadece İslam aleminde değil tüm dünyada artmakta bir yere kapılananların çoğu da aslında bilmeden kıyafetlere merasimlere yalan yanlış bir iki söze aldanmakta başta Hz Mevlana olmak üzere maalesef evliyanın halini sözlerini tasavvufun manasını maksadını araştırmadan bu yola koyulmaktalar Gelenek açısından bakıldığında devamlılık güzel sanatlarda olduğu gibi bir mürşidden irfan edep erkan meşrep naklini alabilmek için onunla beraber yaşamayı gerektirir Dergahların kapalı olması geleneğin devamı için gerekli olan bu ortamı ortadan kaldırmıştır Yani 1925 yılında dergahta bütün eğitim sürecini yani seyru sülukunu tamamlayıp dede unvanını almış olanlar Cumhuriyet kanunlarının hala en katı şekilde uygulandığı 1970 li yıllarda ahirete göçmeye başlamışlardı Neyzen Kudsi Erguner bu kopuşa rağmen son dedeleri yaşarken görmüş hallerine komşu olmuş biri olarak sözü devralıyor Elest Bezmi nde tanışan iki dost Hz Mevlana ve Şems üzerinden uzantılarını devşiren söyleşi neyin nefesiyle tasavvuf musikisi sır velilerin halleri ilk Mevlana anma programları gibi duraklardan akıcı ve bir o kadar da manevi neşeyle geçiyor Bu söyleşide ağzımdan çıkan sözler gönül kırmak maksadıyla değil gönül yapmak için söylenmiştir Sürçülisan ettiysem affımı niyaz ederim Allah ölüden diri diriden ölü çıkarttığı gibi evliyadan eşkıya eşkıyadan da evliya çıkartabilir Bu nedenle yapılan tenkit ve şikayet birbirimizin şu andaki halinin gıybeti değil arzu edilen kemalimizin gecikmesinden kaynaklanmaktadır

Sufi Kitap
Modern yaşamın yarattığı maddi ve manevi yıkımdan kendine bir kurtuluş yolu arayan insanlara tasavvuf çekici ve aydınlık bir kapı olarak gözükmektedir Kendilerine bir dergah bir mürşid arayanlar sadece İslam aleminde değil tüm dünyada artmakta bir yere kapılananların çoğu da aslında bilmeden kıyafetlere merasimlere yalan yanlış bir iki söze aldanmakta başta Hz Mevlana olmak üzere maalesef evliyanın halini sözlerini tasavvufun manasını maksadını araştırmadan bu yola koyulmaktalar Gelenek açısından bakıldığında devamlılık güzel sanatlarda olduğu gibi bir mürşidden irfan edep erkan meşrep naklini alabilmek için onunla beraber yaşamayı gerektirir Dergahların kapalı olması geleneğin devamı için gerekli olan bu ortamı ortadan kaldırmıştır Yani 1925 yılında dergahta bütün eğitim sürecini yani seyru sülukunu tamamlayıp dede unvanını almış olanlar Cumhuriyet kanunlarının hala en katı şekilde uygulandığı 1970 li yıllarda ahirete göçmeye başlamışlardı Neyzen Kudsi Erguner bu kopuşa rağmen son dedeleri yaşarken görmüş hallerine komşu olmuş biri olarak sözü devralıyor Elest Bezmi nde tanışan iki dost Hz Mevlana ve Şems üzerinden uzantılarını devşiren söyleşi neyin nefesiyle tasavvuf musikisi sır velilerin halleri ilk Mevlana anma programları gibi duraklardan akıcı ve bir o kadar da manevi neşeyle geçiyor Bu söyleşide ağzımdan çıkan sözler gönül kırmak maksadıyla değil gönül yapmak için söylenmiştir Sürçülisan ettiysem affımı niyaz ederim Allah ölüden diri diriden ölü çıkarttığı gibi evliyadan eşkıya eşkıyadan da evliya çıkartabilir Bu nedenle yapılan tenkit ve şikayet birbirimizin şu andaki halinin gıybeti değil arzu edilen kemalimizin gecikmesinden kaynaklanmaktadır

Sufi Kitap
Modern yaşamın yarattığı maddi ve manevi yıkımdan kendine bir kurtuluş yolu arayan insanlara tasavvuf çekici ve aydınlık bir kapı olarak gözükmektedir Kendilerine bir dergah bir mürşid arayanlar sadece İslam aleminde değil tüm dünyada artmakta bir yere kapılananların çoğu da aslında bilmeden kıyafetlere merasimlere yalan yanlış bir iki söze aldanmakta başta Hz Mevlana olmak üzere maalesef evliyanın halini sözlerini tasavvufun manasını maksadını araştırmadan bu yola koyulmaktalar Gelenek açısından bakıldığında devamlılık güzel sanatlarda olduğu gibi bir mürşidden irfan edep erkan meşrep naklini alabilmek için onunla beraber yaşamayı gerektirir Dergahların kapalı olması geleneğin devamı için gerekli olan bu ortamı ortadan kaldırmıştır Yani 1925 yılında dergahta bütün eğitim sürecini yani seyru sülukunu tamamlayıp dede unvanını almış olanlar Cumhuriyet kanunlarının hala en katı şekilde uygulandığı 1970 li yıllarda ahirete göçmeye başlamışlardı Neyzen Kudsi Erguner bu kopuşa rağmen son dedeleri yaşarken görmüş hallerine komşu olmuş biri olarak sözü devralıyor Elest Bezmi nde tanışan iki dost Hz Mevlana ve Şems üzerinden uzantılarını devşiren söyleşi neyin nefesiyle tasavvuf musikisi sır velilerin halleri ilk Mevlana anma programları gibi duraklardan akıcı ve bir o kadar da manevi neşeyle geçiyor Bu söyleşide ağzımdan çıkan sözler gönül kırmak maksadıyla değil gönül yapmak için söylenmiştir Sürçülisan ettiysem affımı niyaz ederim Allah ölüden diri diriden ölü çıkarttığı gibi evliyadan eşkıya eşkıyadan da evliya çıkartabilir Bu nedenle yapılan tenkit ve şikayet birbirimizin şu andaki halinin gıybeti değil arzu edilen kemalimizin gecikmesinden kaynaklanmaktadır

Sufi Kitap
Modern yaşamın yarattığı maddi ve manevi yıkımdan kendine bir kurtuluş yolu arayan insanlara tasavvuf çekici ve aydınlık bir kapı olarak gözükmektedir Kendilerine bir dergâh bir mürşid arayanlar sadece İslam âleminde değil tüm dünyada artmakta bir yere kapılananların çoğu da aslında bilmeden kıyafetlere merasimlere yalan yanlış bir iki söze aldanmakta başta Hz Mevlânâ olmak üzere maalesef evliyanın halini sözlerini tasavvufun manasını maksadını araştırmadan bu yola koyulmaktalar Gelenek açısından bakıldığında devamlılık güzel sanatlarda olduğu gibi bir mürşidden irfan edep erkân meşrep naklini alabilmek için onunla beraber yaşamayı gerektirir Dergâhların kapalı olması geleneğin devamı için gerekli olan bu ortamı ortadan kaldırmıştır Yani 1925 yılında dergâhta bütün eğitim sürecini yani seyr u sülûkunu tamamlayıp dede unvanını almış olanlar Cumhuriyet kanunlarının hâlâ en katı şekilde uygulandığı 1970 li yıllarda ahirete göçmeye başlamışlardı Neyzen Kudsi Erguner bu kopuşa rağmen son dedeleri yaşarken görmüş hallerine komşu olmuş biri olarak sözü devralıyor Elest Bezmi nde tanışan iki dost Hz Mevlânâ ve Şems üzerinden uzantılarını devşiren söyleşi neyin nefesiyle tasavvuf musikisi sır velilerin halleri ilk Mevlânâ anma programları gibi duraklardan akıcı ve bir o kadar da manevi neşeyle geçiyor Bu söyleşide ağzımdan çıkan sözler gönül kırmak maksadıyla değil gönül yapmak için söylenmiştir Sürçülisan ettiysem affımı niyaz ederim Allah ölüden diri diriden ölü çıkarttığı gibi evliyadan eşkıya eşkıyadan da evliya çıkartabilir Bu nedenle yapılan tenkit ve şikayet birbirimizin şu andaki halinin gıybeti değil arzu edilen kemâlimizin gecikmesinden kaynaklanmaktadır Tanıtım Bülteninden İnce Kapak Sayfa Sayısı 240Baskı Yılı 2016e Kitap Sayfa Sayısı 132Baskı Yılı 2016Dili TürkçeYayınevi Sufi Kitap

Sufi Kitap
Modern yaşamın yarattığı maddi ve manevi yıkımdan kendine bir kurtuluş yolu arayan insanlara tasavvuf çekici ve aydınlık bir kapı olarak gözükmektedir Kendilerine bir dergâh bir mürşid arayanlar sadece İslam âleminde değil tüm dünyada artmakta bir yere kapılananların çoğu da aslında bilmeden kıyafetlere merasimlere yalan yanlış bir iki söze aldanmakta başta Hz Mevlânâ olmak üzere maalesef evliyanın halini sözlerini tasavvufun manasını maksadını araştırmadan bu yola koyulmaktalar Gelenek açısından bakıldığında devamlılık güzel sanatlarda olduğu gibi bir mürşidden irfan edep erkân meşrep naklini alabilmek için onunla beraber yaşamayı gerektirir Dergâhların kapalı olması geleneğin devamı için gerekli olan bu ortamı ortadan kaldırmıştır Yani 1925 yılında dergâhta bütün eğitim sürecini yani seyr u sülûkunu tamamlayıp dede unvanını almış olanlar Cumhuriyet kanunlarının hâlâ en katı şekilde uygulandığı 1970 li yıllarda ahirete göçmeye başlamışlardı Neyzen Kudsi Erguner bu kopuşa rağmen son dedeleri yaşarken görmüş hallerine komşu olmuş biri olarak sözü devralıyor Elest Bezmi nde tanışan iki dost Hz Mevlânâ ve Şems üzerinden uzantılarını devşiren söyleşi neyin nefesiyle tasavvuf musikisi sır velilerin halleri ilk Mevlânâ anma programları gibi duraklardan akıcı ve bir o kadar da manevi neşeyle geçiyor Bu söyleşide ağzımdan çıkan sözler gönül kırmak maksadıyla değil gönül yapmak için söylenmiştir Sürçülisan ettiysem affımı niyaz ederim Allah ölüden diri diriden ölü çıkarttığı gibi evliyadan eşkıya eşkıyadan da evliya çıkartabilir Bu nedenle yapılan tenkit ve şikayet birbirimizin şu andaki halinin gıybeti değil arzu edilen kemâlimizin gecikmesinden kaynaklanmaktadır