MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Bir Ömür Eskiden — Ahmet Alperen Özbek

Bir Ömür Eskiden
197,20
RomanRoman ÖyküRoman Günümüz

Bir Ömür Eskiden

Ahmet Alperen Özbek

Herdem Kitap

2021194 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Bir Ömür Eskiden

Ahmet Alperen Özbek

Canımın sıkkın olduğu zamanlar ekseriyetle güzel kokulu bir çay demlerdim kendime Oldukça eski bakır demliğimle demlediğim taze siyah çayın kokusu evimin her yanını sarar ve o efsunlu koku odamın penceresinden dışarıyı seyrederken farklı hayallere dalmama vesile olurdu Çoğu zaman da rahmetli babamdan bana kalan tek şey olan mekanik kol saatime dakikalarca bakar kendimi o kol saatinin içinde fasılasız dönen dişlilerin ortasına koyup düşünürdüm Bütün geçmişimi sanki bir yol hikâyesi gibi hissettiren zaman gerçekten çok garip gelirdi bana Saatin içine baktığım o an saniyelerin aheste aheste geçişi zamanı sanki hiç ilerlemeyecek gibi hissettirirken arkama dönüp baktığımda ise ömrümün bu anına kadar geçen bütün saatlerin aslında bir yere yetişmek telaşıyla geçmiş oluşu beni hayrete düşürürdü Geçen onca senenin bütün ayrıntılarının iniş ve çıkışlarının bir saatin iki tik tak sesi arası kadar bile etmediğine şahitlik etmek beni uzaklara götürecek olan zamanın içinde kaybolmuş bir zerre gibi hissettirirdi Ben daha küçük bir çocukken hastanenin bahçesine gelen o üzerine sinmiş deri kokusundan tanıdığım bana oralet ısmarlayan Şevki Bey elinde babamın taktığı kol saatiyle yanıma gelip bu saatin artık bana kaldığını söylemişti O an daha ölümü idrak edemeyecek yaşta bir çocuk olacağım ki gözlerimden hiç yaş akmamış ve içimde peyda olan bu boşluğa bir anlam yükleyememiştim Bu garip durum beynimi kandırmaya yetiyordu ancak vicdanımı asla tatmin edemiyordu Ömür sanki hep bitmenin kıyısındayım diyordu sessizce

Şehadet Kitap
205,90

Herdem Kitap

2022194 sf.
Şehadet Kitap

Canımın sıkkın olduğu zamanlar ekseriyetle güzel kokulu bir çay demlerdim kendime Oldukça eski bakır demliğimle demlediğim taze siyah çayın kokusu evimin her yanını sarar ve o efsunlu koku odamın penceresinden dışarıyı seyrederken farklı hayallere dalmama vesile olurdu Çoğu zaman da rahmetli babamdan bana kalan tek şey olan mekanik kol saatime dakikalarca bakar kendimi o kol saatinin içinde fasılasız dönen dişlilerin ortasına koyup düşünürdüm Bütün geçmişimi sanki bir yol hikâyesi gibi hissettiren zaman gerçekten çok garip gelirdi bana Saatin içine baktığım o an saniyelerin aheste aheste geçişi zamanı sanki hiç ilerlemeyecek gibi hissettirirken arkama dönüp baktığımda ise ömrümün bu anına kadar geçen bütün saatlerin aslında bir yere yetişmek telaşıyla geçmiş oluşu beni hayrete düşürürdü Geçen onca senenin bütün ayrıntılarının iniş ve çıkışlarının bir saatin iki tik tak sesi arası kadar bile etmediğine şahitlik etmek beni uzaklara götürecek olan zamanın içinde kaybolmuş bir zerre gibi hissettirirdi Ben daha küçük bir çocukken hastanenin bahçesine gelen o üzerine sinmiş deri kokusundan tanıdığım bana oralet ısmarlayan Şevki Bey elinde babamın taktığı kol saatiyle yanıma gelip bu saatin artık bana kaldığını söylemişti O an daha ölümü idrak edemeyecek yaşta bir çocuk olacağım ki gözlerimden hiç yaş akmamış ve içimde peyda olan bu boşluğa bir anlam yükleyememiştim Bu garip durum beynimi kandırmaya yetiyordu ancak vicdanımı asla tatmin edemiyordu Ömür sanki hep bitmenin kıyısındayım diyordu sessizce Yine öyle yapmıştım

Nobel Kitap
223,30

Herdem Kitap

2021194 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Canımın sıkkın olduğu zamanlar ekseriyetle güzel kokulu bir çay demlerdim kendime Oldukça eski bakır demliğimle demlediğim taze siyah çayın kokusu evimin her yanını sarar ve o efsunlu koku odamın penceresinden dışarıyı seyrederken farklı hayallere dalmama vesile olurdu Çoğu zaman da rahmetli babamdan bana kalan tek şey olan mekanik kol saatime dakikalarca bakar kendimi o kol saatinin içinde fasılasız dönen dişlilerin ortasına koyup düşünürdüm Bütün geçmişimi sanki bir yol hikâyesi gibi hissettiren zaman gerçekten çok garip gelirdi bana Saatin içine baktığım o an saniyelerin aheste aheste geçişi zamanı sanki hiç ilerlemeyecek gibi hissettirirken arkama dönüp baktığımda ise ömrümün bu anına kadar geçen bütün saatlerin aslında bir yere yetişmek telaşıyla geçmiş oluşu beni hayrete düşürürdü Geçen onca senenin bütün ayrıntılarının iniş ve çıkışlarının bir saatin iki tik tak sesi arası kadar bile etmediğine şahitlik etmek beni uzaklara götürecek olan zamanın içinde kaybolmuş bir zerre gibi hissettirirdi Ben daha küçük bir çocukken hastanenin bahçesine gelen o üzerine sinmiş deri kokusundan tanıdığım bana oralet ısmarlayan Şevki Bey elinde babamın taktığı kol saatiyle yanıma gelip bu saatin artık bana kaldığını söylemişti O an daha ölümü idrak edemeyecek yaşta bir çocuk olacağım ki gözlerimden hiç yaş akmamış ve içimde peyda olan bu boşluğa bir anlam yükleyememiştim Bu garip durum beynimi kandırmaya yetiyordu ancak vicdanımı asla tatmin edemiyordu Ömür sanki hep bitmenin kıyısındayım diyordu sessizce

Kita Kitap
290,00

Herdem Kitap

Aralık 20211. baskı194 sf.
Ciltsiz13,50 x 21,00 cm2.HamurTürkçe
Kita Kitap

Canımın sıkkın olduğu zamanlar ekseriyetle güzel kokulu bir çay demlerdim kendime Oldukça eski bakır demliğimle demlediğim taze siyah çayın kokusu evimin her yanını sarar ve o efsunlu koku odamın penceresinden dışarıyı seyrederken farklı hayallere dalmama vesile olurdu Çoğu zaman da rahmetli babamdan bana kalan tek şey olan mekanik kol saatime dakikalarca bakar kendimi o kol saatinin içinde fasılasız dönen dişlilerin ortasına koyup düşünürdüm Bütün geçmişimi sanki bir yol hikâyesi gibi hissettiren zaman gerçekten çok garip gelirdi bana Saatin içine baktığım o an saniyelerin aheste aheste geçişi zamanı sanki hiç ilerlemeyecek gibi hissettirirken arkama dönüp baktığımda ise ömrümün bu anına kadar geçen bütün saatlerin aslında bir yere yetişmek telaşıyla geçmiş oluşu beni hayrete düşürürdü Geçen onca senenin bütün ayrıntılarının iniş ve çıkışlarının bir saatin iki tik tak sesi arası kadar bile etmediğine şahitlik etmek beni uzaklara götürecek olan zamanın içinde kaybolmuş bir zerre gibi hissettirirdi Ben daha küçük bir çocukken hastanenin bahçesine gelen o üzerine sinmiş deri kokusundan tanıdığım bana oralet ısmarlayan Şevki Bey elinde babamın taktığı kol saatiyle yanıma gelip bu saatin artık bana kaldığını söylemişti O an daha ölümü idrak edemeyecek yaşta bir çocuk olacağım ki gözlerimden hiç yaş akmamış ve içimde peyda olan bu boşluğa bir anlam yükleyememiştim Bu garip durum beynimi kandırmaya yetiyordu ancak vicdanımı asla tatmin edemiyordu Ömür sanki hep bitmenin kıyısındayım diyordu sessizce img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img