Bir Rüya Gibi Hatırlıyorum Seni — Nazlı Eray

Bir Rüya Gibi Hatırlıyorum Seni
Nazlı ErayDoğan Kitap
Bir Rüya Gibi Hatırlıyorum Seni
Nazlı ErayNazlı Eray Tozlu Altın Kafes ten sonra anılarını anlatmaya devam ediyor Sihirli bir dünyanın eşiğinde parmaklarımın ucuna kalkmış hayata bakıyorum Eski bir aşk iki erkek iki şehir yaşlı bir halanın belleğinin sınırlarında aranan bulunmaya çalışılan bir yitik yaşam onun ellerini sımsıkı tutup kaybolmuş bir dünya ile kurulabilen tuhaf bağlantı İstanbul un bir rüyada kalmış tüm değişik köşeleri güneşli ve gölgeli halleriyle annemin sureti Aşkın peşine düşüp gidilen çılgın bir Konya yolculuğu Sıcak yaz günlerine dönüşen karlı geceler gümüş bir tepsi gibi parlayan Eymir Gölü ve kıyısında kulağıma fısıldanan ürkek bir Seni seviyorum Aşkın bir şehri değiştirişi kader yumağına takılan bir insanın mutluluğu arayışı eski insanlar eski yıllar eski evler ve onların içinde saklı kalmış rüyalar Yaşanamamış aşklar yıllar sonra siyah beyaz kuğulu bir kartpostaldan bulunup çıkartılmaları İnkılap Sokak taki küçük ev bozkırın bana sunduğu sonsuz gece Gökte gümüş bir ay Karlı gecelerde hatırladığım anneannem Gecenin kocaman bir kara panter gibi kaçıp gidişi Kardeşim Mümtaz ın mavi pelerinli bir kuş olarak sonbahar bahçeme gelişi Kullanılmayan telefon tuşları birbirine söylenmeyen duygular ruh sessizliği durgun fırtına Sevdiğim iki şehir arasında bir kâğıt gibi yırtılışım Duygularda bir nar çatlaması Yanıma gel gözlerime bak ellerimi tut Seni seviyorum de Yanımızda Eymir Gölü olsun Geçmişi bir sihirbazın renkli fuları gibi boynuma sarmış olayım Sonra Fevzi gelsin her şeyi bozsun

Doğan Kitap
Sihirli bir dünyanın eşiğinde parmaklarımın ucuna kalkmış hayata bakıyorum Eski bir aşk iki erkek iki şehir yaşlı bir halanın belleğinin sınırlarında aranan bulunmaya çalışılan bir yitik yaşam onun ellerini sımsıkı tutup kaybolmuş bir dünya ile kurulabilen tuhaf bağlantı İstanbulun bir rüyada kalmış tüm değişik köşeleri güneşli ve gölgeli halleriyle annemin sureti Aşkın peşine düşüp gidilen çılgın bir Konya yolculuğu Sıcak yaz günlerine dönüşen karlı geceler gümüş bir tepsi gibi parlayan Eymir Gölü ve kıyısında kulağıma fısıldanan ürkek bir Seni seviyorum Aşkın bir şehri değiştirişi kader yumağına takılan bir insanın mutluluğu arayışı eski insanlar eski yıllar eski evler ve onların içinde saklı kalmış rüyalarYaşanamamış aşklar yıllar sonra siyah beyaz kuğulu bir kartpostaldan bulunup çıkartılmaları İnkılap Sokaktaki küçük ev bozkırın bana sunduğu sonsuz gece Gökte gümüş bir ay Karlı gecelerde hatırladığım anneannem Gecenin kocaman bir kara panter gibi kaçıp gidişi Kardeşim Mümtazın mavi pelerinli bir kuş olarak sonbahar bahçeme gelişi Kullanılmayan telefon tuşları birbirine söylenmeyen duygular ruh sessizliği durgun fırtına Sevdiğim iki şehir arasında bir kâğıt gibi yırtılışım Duygularda bir nar çatlaması Yanıma gel gözlerime bak ellerimi tut Seni seviyorum de Yanımızda Eymir Gölü olsun Geçmişi bir sihirbazın renkli fuları gibi boynuma sarmış olayım Sonra Fevzi gelsin her şeyi bozsun Yazar Hakkında Ankarada doğdu İngiliz Kız Ortaokulu İstanbul Arnavutköy Amerikan Kız Koleji ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okuduktan sonra Turizm ve Tanıtma Bakanlığında tercüman olarak çalışmaya başladı Edebiyatçılar Derneğinin kurucuları arasında yer alan Eray Türkiye Yazarlar Sendikası ile Uluslararası Yazarlar Birliği PEN üyesi ve 1977 ve 1978 yıllarında Yaratıcı Yazın dersleri verdiği ABD Iowa Üniversitesinin Onursal Üyesidir Yazmaya 1959da henüz ortaokuldayken kaleme aldığı öyküsü Mösyö Hristo ile başlayan Erayın ilk öykü kitabı Ah Bayım Ah 1975te çıktı Nazlı Erayın öykü roman ve oyunları pek çok dile çevrildi

Doğan Kitap
Nazlı Eray Tozlu Altın Kafes ten sonra anılarını anlatmaya devam ediyorSihirli bir dünyanın eşiğinde parmaklarımın ucuna kalkmış hayata bakıyorum Eski bir aşk iki erkek iki şehir yaşlı bir halanın belleğinin sınırlarında aranan bulunmaya çalışılan bir yitik yaşam onun ellerini sımsıkı tutup kaybolmuş bir dünya ile kurulabilen tuhaf bağlantı İstanbul un bir rüyada kalmış tüm değişik köşeleri güneşli ve gölgeli halleriyle annemin sureti Aşkın peşine düşüp gidilen çılgın bir Konya yolculuğu Sıcak yaz günlerine dönüşen karlı geceler gümüş bir tepsi gibi parlayan Eymir Gölü ve kıyısında kulağıma fısıldanan ürkek bir Seni seviyorum Aşkın bir şehri değiştirişi kader yumağına takılan bir insanın mutluluğu arayışı eski insanlar eski yıllar eski evler ve onların içinde saklı kalmış rüyalar Yaşanamamış aşklar yıllar sonra siyah beyaz kuğulu bir kartpostaldan bulunup çıkartılmaları İnkılap Sokak taki küçük ev bozkırın bana sunduğu sonsuz gece Gökte gümüş bir ay Karlı gecelerde hatırladığım anneannem Gecenin kocaman bir kara panter gibi kaçıp gidişi Kardeşim Mümtaz ın mavi pelerinli bir kuş olarak sonbahar bahçeme gelişi Kullanılmayan telefon tuşları birbirine söylenmeyen duygular ruh sessizliği durgun fırtına Sevdiğim iki şehir arasında bir kâğıt gibi yırtılışım Duygularda bir nar çatlaması Yanıma gel gözlerime bak ellerimi tut Seni seviyorum de Yanımızda Eymir Gölü olsun Geçmişi bir sihirbazın renkli fuları gibi boynuma sarmış olayım Sonra Fevzi gelsin her şeyi bozsun

Doğan Kitap
Nazlı Eray Tozlu Altın Kafes ten sonra anılarını anlatmaya devam ediyor Sihirli bir dünyanın eşiğinde parmaklarımın ucuna kalkmış hayata bakıyorum Eski bir aşk iki erkek iki şehir yaşlı bir halanın belleğinin sınırlarında aranan bulunmaya çalışılan bir yitik yaşam onun ellerini sımsıkı tutup kaybolmuş bir dünya ile kurulabilen tuhaf bağlantı İstanbul un bir rüyada kalmış tüm değişik köşeleri güneşli ve gölgeli halleriyle annemin sureti Aşkın peşine düşüp gidilen çılgın bir Konya yolculuğu Sıcak yaz günlerine dönüşen karlı geceler gümüş bir tepsi gibi parlayan Eymir Gölü ve kıyısında kulağıma fısıldanan ürkek bir Seni seviyorum Aşkın bir şehri değiştirişi kader yumağına takılan bir insanın mutluluğu arayışı eski insanlar eski yıllar eski evler ve onların içinde saklı kalmış rüyalar Yaşanamamış aşklar yıllar sonra siyah beyaz kuğulu bir kartpostaldan bulunup çıkartılmaları İnkılap Sokak taki küçük ev bozkırın bana sunduğu sonsuz gece Gökte gümüş bir ay Karlı gecelerde hatırladığım anneannem Gecenin kocaman bir kara panter gibi kaçıp gidişi Kardeşim Mümtaz ın mavi pelerinli bir kuş olarak sonbahar bahçeme gelişi Kullanılmayan telefon tuşları birbirine söylenmeyen duygular ruh sessizliği durgun fırtına Sevdiğim iki şehir arasında bir kâğıt gibi yırtılışım Duygularda bir nar çatlaması Yanıma gel gözlerime bak ellerimi tut Seni seviyorum de Yanımızda Eymir Gölü olsun Geçmişi bir sihirbazın renkli fuları gibi boynuma sarmış olayım Sonra Fevzi gelsin her şeyi bozsun İnce Kapak Sayfa Sayısı 268 Baskı Yılı 2013 e Kitap Sayfa Sayısı 253 Baskı Yılı 2013 Dili Türkçe Yayınevi Doğan Kitap

Doğan Kitap
Nazlı Eray Tozlu Altın Kafes ten sonra anılarını anlatmaya devam ediyorSihirli bir dünyanın eşiğinde parmaklarımın ucuna kalkmış hayata bakıyorum Eski bir aşk iki erkek iki şehir yaşlı bir halanın belleğinin sınırlarında aranan bulunmaya çalışılan bir yitik yaşam onun ellerini sımsıkı tutup kaybolmuş bir dünya ile kurulabilen tuhaf bağlantı İstanbul un bir rüyada kalmış tüm değişik köşeleri güneşli ve gölgeli halleriyle annemin sureti Aşkın peşine düşüp gidilen çılgın bir Konya yolculuğu Sıcak yaz günlerine dönüşen karlı geceler gümüş bir tepsi gibi parlayan Eymir Gölü ve kıyısında kulağıma fısıldanan ürkek bir Seni seviyorum Aşkın bir şehri değiştirişi kader yumağına takılan bir insanın mutluluğu arayışı eski insanlar eski yıllar eski evler ve onların içinde saklı kalmış rüyalar Yaşanamamış aşklar yıllar sonra siyah beyaz kuğulu bir kartpostaldan bulunup çıkartılmaları İnkılap Sokak taki küçük ev bozkırın bana sunduğu sonsuz gece Gökte gümüş bir ay Karlı gecelerde hatırladığım anneannem Gecenin kocaman bir kara panter gibi kaçıp gidişi Kardeşim Mümtaz ın mavi pelerinli bir kuş olarak sonbahar bahçeme gelişi Kullanılmayan telefon tuşları birbirine söylenmeyen duygular ruh sessizliği durgun fırtına Sevdiğim iki şehir arasında bir kâğıt gibi yırtılışım Duygularda bir nar çatlaması Yanıma gel gözlerime bak ellerimi tut Seni seviyorum de Yanımızda Eymir Gölü olsun Geçmişi bir sihirbazın renkli fuları gibi boynuma sarmış olayım Sonra Fevzi gelsin her şeyi bozsun

Doğan Kitap
Nazlı Eray Tozlu Altın Kafes ten sonra anılarını anlatmaya devam ediyor Sihirli bir dünyanın eşiğinde parmaklarımın ucuna kalkmış hayata bakıyorum Eski bir aşk iki erkek iki şehir yaşlı bir halanın belleğinin sınırlarında aranan bulunmaya çalışılan bir yitik yaşam onun ellerini sımsıkı tutup kaybolmuş bir dünya ile kurulabilen tuhaf bağlantı İstanbul un bir rüyada kalmış tüm değişik köşeleri güneşli ve gölgeli halleriyle annemin sureti Aşkın peşine düşüp gidilen çılgın bir Konya yolculuğu Sıcak yaz günlerine dönüşen karlı geceler gümüş bir tepsi gibi parlayan Eymir Gölü ve kıyısında kulağıma fısıldanan ürkek bir Seni seviyorum Aşkın bir şehri değiştirişi kader yumağına takılan bir insanın mutluluğu arayışı eski insanlar eski yıllar eski evler ve onların içinde saklı kalmış rüyalar Yaşanamamış aşklar yıllar sonra siyah beyaz kuğulu bir kartpostaldan bulunup çıkartılmaları İnkılap Sokak taki küçük ev bozkırın bana sunduğu sonsuz gece Gökte gümüş bir ay Karlı gecelerde hatırladığım anneannem Gecenin kocaman bir kara panter gibi kaçıp gidişi Kardeşim Mümtaz ın mavi pelerinli bir kuş olarak sonbahar bahçeme gelişi Kullanılmayan telefon tuşları birbirine söylenmeyen duygular ruh sessizliği durgun fırtına Sevdiğim iki şehir arasında bir kâğıt gibi yırtılışım Duygularda bir nar çatlaması Yanıma gel gözlerime bak ellerimi tut Seni seviyorum de Yanımızda Eymir Gölü olsun Geçmişi bir sihirbazın renkli fuları gibi boynuma sarmış olayım Sonra Fevzi gelsin her şeyi bozsun

Doğan Kitap
Nazlı Eray Tozlu Altın Kafes ten sonra anılarını anlatmaya devam ediyorSihirli bir dünyanın eşiğinde parmaklarımın ucuna kalkmış hayata bakıyorum Eski bir aşk iki erkek iki şehir yaşlı bir halanın belleğinin sınırlarında aranan bulunmaya çalışılan bir yitik yaşam onun ellerini sımsıkı tutup kaybolmuş bir dünya ile kurulabilen tuhaf bağlantı İstanbul un bir rüyada kalmış tüm değişik köşeleri güneşli ve gölgeli halleriyle annemin sureti Aşkın peşine düşüp gidilen çılgın bir Konya yolculuğu Sıcak yaz günlerine dönüşen karlı geceler gümüş bir tepsi gibi parlayan Eymir Gölü ve kıyısında kulağıma fısıldanan ürkek bir Seni seviyorum Aşkın bir şehri değiştirişi kader yumağına takılan bir insanın mutluluğu arayışı eski insanlar eski yıllar eski evler ve onların içinde saklı kalmış rüyalar Yaşanamamış aşklar yıllar sonra siyah beyaz kuğulu bir kartpostaldan bulunup çıkartılmaları İnkılap Sokak taki küçük ev bozkırın bana sunduğu sonsuz gece Gökte gümüş bir ay Karlı gecelerde hatırladığım anneannem Gecenin kocaman bir kara panter gibi kaçıp gidişi Kardeşim Mümtaz ın mavi pelerinli bir kuş olarak sonbahar bahçeme gelişi Kullanılmayan telefon tuşları birbirine söylenmeyen duygular ruh sessizliği durgun fırtına Sevdiğim iki şehir arasında bir kâğıt gibi yırtılışım Duygularda bir nar çatlaması Yanıma gel gözlerime bak ellerimi tut Seni seviyorum de Yanımızda Eymir Gölü olsun Geçmişi bir sihirbazın renkli fuları gibi boynuma sarmış olayım Sonra Fevzi gelsin her şeyi bozsun

Doğan Kitap
Sihirli bir dünyanın eşiğinde parmaklarımın ucuna kalkmış hayata bakıyorum Eski bir aşk iki erkek iki şehir yaşlı bir halanın belleğinin sınırlarında aranan bulunmaya çalışılan bir yitik yaşam onun ellerini sımsıkı tutup kaybolmuş bir dünya ile kurulabilen tuhaf bağlantı İstanbul un bir rüyada kalmış tüm değişik köşeleri güneşli ve gölgeli halleriyle annemin sureti Aşkın peşine düşüp gidilen çılgın bir Konya yolculuğu Sıcak yaz günlerine dönüşen karlı geceler gümüş bir tepsi gibi parlayan Eymir Gölü ve kıyısında kulağıma fısıldanan ürkek bir Seni seviyorum Aşkın bir şehri değiştirişi kader yumağına takılan bir insanın mutluluğu arayışı eski insanlar eski yıllar eski evler ve onların içinde saklı kalmış rüyalar Yaşanamamış aşklar yıllar sonra siyah beyaz kuğulu bir kartpostaldan bulunup çıkartılmaları İnkılap Sokak taki küçük ev bozkırın bana sunduğu sonsuz gece Gökte gümüş bir ay Karlı gecelerde hatırladığım anneannem Gecenin kocaman bir kara panter gibi kaçıp gidişi Kardeşim Mümtaz ın mavi pelerinli bir kuş olarak sonbahar bahçeme gelişi Kullanılmayan telefon tuşları birbirine söylenmeyen duygular ruh sessizliği durgun fırtına Sevdiğim iki şehir arasında bir kâğıt gibi yırtılışım Duygularda bir nar çatlaması

Doğan Kitap
Nazlı Eray Tozlu Altın Kafes ten sonra anılarını anlatmaya devam ediyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Doğan Kitap
Nazlı Eray tarafından kaleme alınan Bir Rüya Gibi Hatırlıyorum Seni Doğan Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Bir Rüya Gibi Hatırlıyorum Seni Nazlı Eray Kitap Özeti Nazlı Eray Tozlu Altın Kafes ten sonra anılarını anlatmaya devam ediyorSihirli bir dünyanın eşiğinde parmaklarımın ucuna kalkmış hayata bakıyorum Eski bir aşk iki erkek iki şehir yaşlı bir halanın belleğinin sınırlarında aranan bulunmaya çalışılan bir yitik yaşam onun ellerini sımsıkı tutup kaybolmuş bir dünya ile kurulabilen tuhaf bağlantı İstanbul un bir rüyada kalmış tüm değişik köşeleri güneşli ve gölgeli halleriyle annemin sureti Aşkın peşine düşüp gidilen çılgın bir Konya yolculuğu Sıcak yaz günlerine dönüşen karlı geceler gümüş bir tepsi gibi parlayan Eymir Gölü ve kıyısında kulağıma fısıldanan ürkek bir Seni seviyorum Aşkın bir şehri değiştirişi kader yumağına takılan bir insanın mutluluğu arayışı eski insanlar eski yıllar eski evler ve onların içinde saklı kalmış rüyalar Yaşanamamış aşklar yıllar sonra siyah beyaz kuğulu bir kartpostaldan bulunup çıkartılmaları İnkılap Sokak taki küçük ev bozkırın bana sunduğu sonsuz gece Gökte gümüş bir ay Karlı gecelerde hatırladığım anneannem Gecenin kocaman bir kara panter gibi kaçıp gidişi Kardeşim Mümtaz ın mavi pelerinli bir kuş olarak sonbahar bahçeme gelişi Kullanılmayan telefon tuşları birbirine söylenmeyen duygular ruh sessizliği durgun fırtına Sevdiğim iki şehir arasında bir kâğıt gibi yırtılışım Duygularda bir nar çatlaması Yanıma gel gözlerime bak ellerimi tut Seni seviyorum de Yanımızda Eymir Gölü olsun Geçmişi bir sihirbazın renkli fuları gibi boynuma sarmış olayım Sonra Fevzi gelsin her şeyi bozsun Yayınevi Doğan Kitap Yazar Nazlı Eray Sayfa 265 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Haziran 2013 Barkod 9786050914931 Kategori Anı Mektup Günlük