Bir Sanrıydı Manolya — Ahmet Türkay

Bir Sanrıydı Manolya
Ahmet TürkayKora Yayın
Bir Sanrıydı Manolya
Ahmet TürkayEkonomik bunalımların terör olaylarının çektirdiği acılarla dayanmanın uç noktasına gelen yine de dimdik ayakta kalmayı başaran Türkiye insanını anlatıyor öykülerinde Ahmet Türkay Keskin bir gözlemleme ve duyarlılıkla yazılmış İstanbulda ya da Anadolunun değişik köy ve kasabalarında kendi küçük dünyalarında büyük dertleri kederleriyle sessizce yaşayan sıradan insanların öyküleri bunlar Yoksulluğun ezemediği ruhları gönülleri yüce yurtlarına sonsuz bir sevgiyle bağlı unutulamayacak insanların öykülerini yazmış yazar Türkiyenin bir başka gerçeği depremde eşini çocuğunu yitiren günlerce yıkıntılar altında kalan bir babanın ölümle yaşam arasında geçirdiği umutsuzluk karamsarlık dolu ağır anlarını işten atılınca karısının son bileziğini bozdurarak yaşama tutunmaya çabalayan bir bilgisayarlı torna işletmeninin krize onun nedenleri ve etmenlerine sövgülü veryansınlarını ailesine kökten bağlı bir kadının delice sevdiği eşinin birçok terör eyleminin hazırlayıcılarından olduğunu öğrenince nasıl birden yıkıldığını aşkının kine nefrete dönüştüğünü teröristlerin döşedikleri mayının patlamasıyla askerde iki bacağını yitiren bir gazinin kendisiyle didişmeleri ve çatışmalarını üzülerek okuyacaksınız Bir Sanrıydı Manolya Türkiyenin bugünkü güncel sorunlarına eğilerek pırıl pırıl bir dil sıcacık sarıcı bir anlatımla yazılmış öykülerin kitabıdır Az ileride iniltiler duyar gibi oldum Baştan ayağa pür dikkat kesilerek yıkıntılığı dinledim Kulaklarım beni yanıltmamış Öykünün kesik kesik inilti ve sayıklamalarıydı duyduklarım Ah of Anne Baba Neredesiniz Ölüyorum Bütün kuvvetimi topladım üstümdeki beton yığınından kurtulmayı denedim Denizde boğulmakla karşı karşıya birinin suları yutarak denizi kurutmak istemesi gibi saçma bir çabaydı benimkisi Ben de enkaz altındayım Kımıldayamıyorum Dayan kızım Arama Kurtarma Timi neredeyse gelir diye Öyküye moral verdim Oysa sabah olmadan kurtarma çalışmalarının başlatılmayacağını adım gibi bilmekteydim Kuşkusuz yıkılan salt bizim apartmanımız değil sıra ne zaman bizimkisine gelecek Korkunç canım yanıyor Göğsümün üstünde ağır bir şey var Eziyor beni Galiba yaralıyım da Kurtar beni babacığım En zor dayanılır şey nedir diye sorsalar düşünmeden Çaresizliktir derim Canından can kanından kan almış en değerli varlığını tüm yalvarma yakarmalarına karşın enkaz altından kurtaramamak Düştüğüm yürekler acısı bu faciayı hangi sözlerle anlatsam Onu dile dökememenin beceriksizliği umarsızlığı içindeyim Kederlerimizi anlatmaya giriştiğimizde dilimiz sanki yetmiyor yoksullaşıyor Kendi durumumu unuttum yalnız Öykününkisini düşünmeye koyuldum Onu kurtarabilmek için mekanik bir güce gereksinimim vardı

Kora Yayın
Ekonomik bunalımların terör olaylarının çektirdiği acılarla dayanmanın uç noktasına gelen yine de dimdik ayakta kalmayı başaran Türkiye insanını anlatıyor öykülerinde Ahmet Türkay Keskin bir gözlemleme ve duyarlılıkla yazılmış İstanbul da ya da Anadolu nun değişik köy ve kasabalarında kendi küçük dünyalarında büyük dertleri kederleriyle sessizce yaşayan sıradan insanların öyküleri bunlar Yoksulluğun ezemediği ruhları gönülleri yüce yurtlarına sonsuz bir sevgiyle bağlı unutulamayacak insanların öykülerini yazmış yazar Türkiye nin bir başka gerçeği depremde eşini çocuğunu yitiren günlerce yıkıntılar altında kalan bir babanın ölümle yaşam arasında geçirdiği umutsuzluk karamsarlık dolu ağır anlarını işten atılınca karısının son bileziğini bozdurarak yaşama tutunmaya çabalayan bir bilgisayarlı torna işletmeninin krize onun nedenleri ve etmenlerine sövgülü veryansınlarını ailesine kökten bağlı bir kadının delice sevdiği eşinin birçok terör eyleminin hazırlayıcılarından olduğunu öğrenince nasıl birden yıkıldığını aşkının kine nefrete dönüştüğünü teröristlerin döşedikleri mayının patlamasıyla askerde iki bacağını yitiren bir gazinin kendisiyle didişmeleri ve çatışmalarını üzülerek okuyacaksınız Bir Sanrıydı Manolya Türkiye nin bugünkü güncel sorunlarına eğilerek pırıl pırıl bir dil sıcacık sarıcı bir anlatımla yazılmış öykülerin kitabıdır Az ileride iniltiler duyar gibi oldum Baştan ayağa pür dikkat kesilerek yıkıntılığı dinledim Kulaklarım beni yanıltmamış Öykü nün kesik kesik inilti ve sayıklamalarıydı duyduklarım Ah of Anne Baba Neredesiniz Ölüyorum Bütün kuvvetimi topladım üstümdeki beton yığınından kurtulmayı denedim Denizde boğulmakla karşı karşıya birinin suları yutarak denizi kurutmak istemesi gibi saçma bir çabaydı benimkisi Ben de enkaz altındayım Kımıldayamıyorum Dayan kızım Arama Kurtarma Tim i neredeyse gelir diye Öykü ye moral verdim Oysa sabah olmadan kurtarma çalışmalarının başlatılmayacağını adım gibi bilmekteydim Kuşkusuz yıkılan salt bizim apartmanımız değil sıra ne zaman bizimkisine gelecek Korkunç canım yanıyor Göğsümün üstünde ağır bir şey var Eziyor beni Galiba yaralıyım da Kurtar beni babacığım En zor dayanılır şey nedir diye sorsalar düşünmeden Çaresizliktir derim Canından can kanından kan almış en değerli varlığını tüm yalvarma yakarmalarına karşın enkaz altından kurtaramamak Düştüğüm yürekler acısı bu faciayı hangi sözlerle anlatsam Onu dile dökememenin beceriksizliği umarsızlığı içindeyim Kederlerimizi anlatmaya giriştiğimizde dilimiz sanki yetmiyor yoksullaşıyor Kendi durumumu unuttum yalnız Öykü nünkisini düşünmeye koyuldum Onu kurtarabilmek için mekanik bir güce gereksinimim vardı

Kora Yayın
Ekonomik bunalımların terör olaylarının çektirdiği acılarla dayanmanın uç noktasına gelen yine de dimdik ayakta kalmayı başaran Türkiye insanını anlatıyor öykülerinde Ahmet Türkay Keskin bir gözlemleme ve duyarlılıkla yazılmış İstanbul da ya da Anadolu nun değişik köy ve kasabalarında kendi küçük dünyalarında büyük dertleri kederleriyle sessizce yaşayan sıradan insanların öyküleri bunlar Yoksulluğun ezemediği ruhları gönülleri yüce yurtlarına sonsuz bir sevgiyle bağlı unutulamayacak insanların öykülerini yazmış yazar Türkiye nin bir başka gerçeği depremde eşini çocuğunu yitiren günlerce yıkıntılar altında kalan bir babanın ölümle yaşam arasında geçirdiği umutsuzluk karamsarlık dolu ağır anlarını işten atılınca karısının son bileziğini bozdurarak yaşama tutunmaya çabalayan bir bilgisayarlı torna işletmeninin krize onun nedenleri ve etmenlerine sövgülü veryansınlarını ailesine kökten bağlı bir kadının delice sevdiği eşinin birçok terör eyleminin hazırlayıcılarından olduğunu öğrenince nasıl birden yıkıldığını aşkının kine nefrete dönüştüğünü teröristlerin döşedikleri mayının patlamasıyla askerde iki bacağını yitiren bir gazinin kendisiyle didişmeleri ve çatışmalarını üzülerek okuyacaksınız Bir Sanrıydı Manolya Türkiye nin bugünkü güncel sorunlarına eğilerek pırıl pırıl bir dil sıcacık sarıcı bir anlatımla yazılmış öykülerin kitabıdır Az ileride iniltiler duyar gibi oldum Baştan ayağa pür dikkat kesilerek yıkıntılığı dinledim Kulaklarım beni yanıltmamış Öykü nün kesik kesik inilti ve sayıklamalarıydı duyduklarım Ah of Anne Baba Neredesiniz Ölüyorum Bütün kuvvetimi topladım üstümdeki beton yığınından kurtulmayı denedim Denizde boğulmakla karşı karşıya birinin suları yutarak denizi kurutmak istemesi gibi saçma bir çabaydı benimkisi Ben de enkaz altındayım Kımıldayamıyorum Dayan kızım Arama Kurtarma Tim i neredeyse gelir diye Öykü ye moral verdim Oysa sabah olmadan kurtarma çalışmalarının başlatılmayacağını adım gibi bilmekteydim Kuşkusuz yıkılan salt bizim apartmanımız değil sıra ne zaman bizimkisine gelecek Korkunç canım yanıyor Göğsümün üstünde ağır bir şey var Eziyor beni Galiba yaralıyım da Kurtar beni babacığım En zor dayanılır şey nedir diye sorsalar düşünmeden Çaresizliktir derim Canından can kanından kan almış en değerli varlığını tüm yalvarma yakarmalarına karşın enkaz altından kurtaramamak Düştüğüm yürekler acısı bu faciayı hangi sözlerle anlatsam Onu dile dökememenin beceriksizliği umarsızlığı içindeyim Kederlerimizi anlatmaya giriştiğimizde dilimiz sanki yetmiyor yoksullaşıyor Kendi durumumu unuttum yalnız Öykü nünkisini düşünmeye koyuldum Onu kurtarabilmek için mekanik bir güce gereksinimim vardı

Kora
Ekonomik bunalımların terör olaylarının çektirdiği acılarla dayanmanın uç noktasına gelen yine de dimdik ayakta kalmayı başaran Türkiye insanını anlatıyor öykülerinde Ahmet Türkay Keskin bir gözlemleme ve duyarlılıkla yazılmış İstanbul da ya da Anadolu nun değişik köy ve kasabalarında kendi küçük dünyalarında büyük dertleri kederleriyle sessizce yaşayan sıradan insanların öyküleri bunlar Yoksulluğun ezemediği ruhları gönülleri yüce yurtlarına sonsuz bir sevgiyle bağlı unutulamayacak insanların öykülerini yazmış yazar

Kora Yayın
Ekonomik bunalımların terör olaylarının çektirdiği acılarla dayanmanın uç noktasına gelen yine de dimdik ayakta kalmayı başaran Türkiye insanını anlatıyor öykülerinde Ahmet Türkay Keskin bir gözlemleme ve duyarlılıkla yazılmış İstanbul da ya da Anadolu nun değişik köy ve kasabalarında kendi küçük dünyalarında büyük dertleri kederleriyle sessizce yaşayan sıradan insanların öyküleri bunlar Yoksulluğun ezemediği ruhları gönülleri yüce yurtlarına sonsuz bir sevgiyle bağlı unutulamayacak insanların öykülerini yazmış yazar Türkiye nin bir başka gerçeği depremde eşini çocuğunu yitiren günlerce yıkıntılar altında kalan bir babanın ölümle yaşam arasında geçirdiği umutsuzluk karamsarlık dolu ağır anlarını işten atılınca karısının son bileziğini bozdurarak yaşama tutunmaya çabalayan bir bilgisayarlı torna işletmeninin krize onun nedenleri ve etmenlerine sövgülü veryansınlarını ailesine kökten bağlı bir kadının delice sevdiği eşinin birçok terör eyleminin hazırlayıcılarından olduğunu öğrenince nasıl birden yıkıldığını aşkının kine nefrete dönüştüğünü teröristlerin döşedikleri mayının patlamasıyla askerde iki bacağını yitiren bir gazinin kendisiyle didişmeleri ve çatışmalarını üzülerek okuyacaksınız Bir Sanrıydı Manolya Türkiye nin bugünkü güncel sorunlarına eğilerek pırıl pırıl bir dil sıcacık sarıcı bir anlatımla yazılmış öykülerin kitabıdır Az ileride iniltiler duyar gibi oldum Baştan ayağa pür dikkat kesilerek yıkıntılığı dinledim Kulaklarım beni yanıltmamış Öykü nün kesik kesik inilti ve sayıklamalarıydı duyduklarım Ah of Anne Baba Neredesiniz Ölüyorum Bütün kuvvetimi topladım üstümdeki beton yığınından kurtulmayı denedim Denizde boğulmakla karşı karşıya birinin suları yutarak denizi kurutmak istemesi gibi saçma bir çabaydı benimkisi Ben de enkaz altındayım Kımıldayamıyorum Dayan kızım Arama Kurtarma Tim i neredeyse gelir diye Öykü ye moral verdim Oysa sabah olmadan kurtarma çalışmalarının başlatılmayacağını adım

KORA YAYIN
Ekonomik bunalımların terör olaylarının çektirdiği acılarla dayanmanın uç noktasına gelen yine de dimdik ayakta kalmayı başaran Türkiye insanını anlatıyor öykülerinde Ahmet Türkay Keskin bir gözlemleme ve duyarlılıkla yazılmış İstanbul da ya da Anadolu nun değişik köy ve kasabalarında kendi küçük dünyalarında büyük dertleri kederleriyle sessizce yaşayan sıradan insanların öyküleri bunlar Yoksulluğun ezemediği ruhları gönülleri yüce yurtlarına sonsuz bir sevgiyle bağlı unutulamayacak insanların öykülerini yazmış yazar Türkiye nin bir başka gerçeği depremde eşini çocuğunu yitiren günlerce yıkıntılar altında kalan bir babanın ölümle yaşam arasında geçirdiği umutsuzluk karamsarlık dolu ağır anlarını işten atılınca karısının son bileziğini bozdurarak yaşama tutunmaya çabalayan bir bilgisayarlı torna işletmeninin krize onun nedenleri ve etmenlerine sövgülü veryansınlarını ailesine kökten bağlı bir kadının delice sevdiği eşinin birçok terör eyleminin hazırlayıcılarından olduğunu öğrenince nasıl birden yıkıldığını aşkının kine nefrete dönüştüğünü teröristlerin döşedikleri mayının patlamasıyla askerde iki bacağını yitiren bir gazinin kendisiyle didişmeleri ve çatışmalarını üzülerek okuyacaksınız Bir Sanrıydı Manolya Türkiye nin bugünkü güncel sorunlarına eğilerek pırıl pırıl bir dil sıcacık sarıcı bir anlatımla yazılmış öykülerin kitabıdır Az ileride iniltiler duyar gibi oldum Baştan ayağa pür dikkat kesilerek yıkıntılığı dinledim Kulaklarım beni yanıltmamış Öykü nün kesik kesik inilti ve sayıklamalarıydı duyduklarım Ah of Anne Baba Neredesiniz Ölüyorum Bütün kuvvetimi topladım üstümdeki beton yığınından kurtulmayı denedim Denizde boğulmakla karşı karşıya birinin suları yutarak denizi kurutmak istemesi gibi saçma bir çabaydı benimkisi Ben de enkaz altındayım Kımıldayamıyorum Dayan kızım Arama Kurtarma Tim i neredeyse gelir diye Öykü ye moral verdim Oysa sabah olmadan kurtarma çalışmalarının başlatılmayacağını adım gibi bilmekteydim Kuşkusuz yıkılan salt bizim apartmanımız değil sıra ne zaman bizimkisine gelecek Korkunç canım yanıyor Göğsümün üstünde ağır bir şey var Eziyor beni Galiba yaralıyım da Kurtar beni babacığım En zor dayanılır şey nedir diye sorsalar düşünmeden Çaresizliktir derim Canından can kanından kan almış en değerli varlığını tüm yalvarma yakarmalarına karşın enkaz altından kurtaramamak Düştüğüm yürekler acısı bu faciayı hangi sözlerle anlatsam Onu dile dökememenin beceriksizliği umarsızlığı içindeyim Kederlerimizi anlatmaya giriştiğimizde dilimiz sanki yetmiyor yoksullaşıyor Kendi durumumu unuttum yalnız Öykü nünkisini düşünmeye koyuldum Onu kurtarabilmek için mekanik bir güce gereksinimim vardı

Kora Yayın
Ekonomik bunalımların terör olaylarının çektirdiği acılarla dayanmanın uç noktasına gelen yine de dimdik ayakta kalmayı başaran Türkiye insanını anlatıyor öykülerinde Ahmet Türkay Keskin bir gözlemleme ve duyarlılıkla yazılmış İstanbul da ya da Anadolu nun değişik köy ve kasabalarında kendi küçük dünyalarında büyük dertleri kederleriyle sessizce yaşayan sıradan insanların öyküleri bunlar Yoksulluğun ezemediği ruhları gönülleri yüce yurtlarına sonsuz bir sevgiyle bağlı unutulamayacak insanların öykülerini yazmış yazar Türkiye nin bir başka gerçeği depremde eşini çocuğunu yitiren günlerce yıkıntılar altında kalan bir babanın ölümle yaşam arasında geçirdiği umutsuzluk karamsarlık dolu ağır anlarını işten atılınca karısının son bileziğini bozdurarak yaşama tutunmaya çabalayan bir bilgisayarlı torna işletmeninin krize onun nedenleri ve etmenlerine sövgülü veryansınlarını ailesine kökten bağlı bir kadının delice sevdiği eşinin birçok terör eyleminin hazırlayıcılarından olduğunu öğrenince nasıl birden yıkıldığını aşkının kine nefrete dönüştüğünü teröristlerin döşedikleri mayının patlamasıyla askerde iki bacağını yitiren bir gazinin kendisiyle didişmeleri ve çatışmalarını üzülerek okuyacaksınız Bir Sanrıydı Manolya Türkiye nin bugünkü güncel sorunlarına eğilerek pırıl pırıl bir dil sıcacık sarıcı bir anlatımla yazılmış öykülerin kitabıdır Az ileride iniltiler duyar gibi oldum Baştan ayağa pür dikkat kesilerek yıkıntılığı dinledim Kulaklarım beni yanıltmamış Öykü nün kesik kesik inilti ve sayıklamalarıydı duyduklarım Ah of Anne Baba Neredesiniz Ölüyorum Bütün kuvvetimi topladım üstümdeki beton yığınından kurtulmayı denedim Denizde boğulmakla karşı karşıya birinin suları yutarak denizi kurutmak istemesi gibi saçma bir çabaydı benimkisi Ben de enkaz altındayım Kımıldayamıyorum Dayan kızım Arama Kurtarma Tim i neredeyse gelir diye Öykü ye moral verdim Oysa sabah olmadan kurtarma çalışmalarının başlatılmayacağını adım gibi bilmekteydim Kuşkusuz yıkılan salt bizim apartmanımız değil sıra ne zaman bizimkisine gelecek Korkunç canım yanıyor Göğsümün üstünde ağır bir şey var Eziyor beni Galiba yaralıyım da Kurtar beni babacığım En zor dayanılır şey nedir diye sorsalar düşünmeden Çaresizliktir derim Canından can kanından kan almış en değerli varlığını tüm yalvarma yakarmalarına karşın enkaz altından kurtaramamak Düştüğüm yürekler acısı bu faciayı hangi sözlerle anlatsam Onu dile dökememenin beceriksizliği umarsızlığı içindeyim Kederlerimizi anlatmaya giriştiğimizde dilimiz sanki yetmiyor yoksullaşıyor Kendi durumumu unuttum yalnız Öykü nünkisini düşünmeye koyuldum Onu kurtarabilmek için mekanik bir güce gereksinimim vardı