Bir Seyyarın Notları 2 O Oradaydı — Öznur Ateş Yaşar

Bir Seyyarın Notları 2 O Oradaydı
Öznur Ateş YaşarMat Kitap
Bir Seyyarın Notları 2 O Oradaydı
Öznur Ateş YaşarKimileri vardır yanında ağlamaya utanırsın kimilerinin de gülmeye Kimilerinin yanında söylemeye utanırsın kimilerinin de susmaya Kimileri vardır bakmaya utanırken kimilerinin gözlerine çivi olup çakılırsın Kimileri çöl gibidir kavrulursun kimilerinin ikliminde bahar bahar çiçek açarsın Kimileri uçurum kenarı kimileri saklandığın kuytu Ve öyleleri de vardır ki yanında olsan yaşlanmaya utanırsın Anı yazmak âna tanıklık eden zamanı yedeğinde taşıma biçimidir İnsan ise ânların ve anıların toplamıdır Her insan farklı bir mana farklı bir bakıştır hayata Bir Seyya rın Notları başladığı her yeni günü ve tanıştığı her yeni insanı hayata açılan farklı bir pencere sayıp onları sarıp sarmalayıp heybesine koyan bir seyyarın notlarından olu şuyor Yazarın yalın ve akıcı üslubu ile insanların zihin dünyasında dolaşıyor kederle rine ve sevinçlerine ortak oluyor ve nefis gözlemelerin kokusunu burnunuzda hisse diyorsunuz Küçücük karavan koca bir dünyaya açılıyor Kısa bir nefes almak isteyen lerin derdine derman arayanların mutlukların paylaştıkça çoğaldığının ve üzüntüle rin paylaşıldıkça hafiflediğinin farkında olanların uğrak yeri burası Belki bir gün sizin de yolunuz düşer Tanıtım Bülteninden

Mat Kitap
Hüzün yürek ateşinde erimiş buhar olmuş dolaşıyor her yeri Ağaçların dalları arasından süzülüyor eski kiremitlere çarpıyor tuğlalara duvarların çatlaklarından sızarak kendisine yer buluyor Sıvası düşmüş evin cephelerine sıva olmuş hüzün üzerine badana tutmuyor Ölüm çok yüksekte sanıp yükseklik korkusu geliştiriyordum meğer kalp hizasındaymış Artık iki de bir penceresinden baksam içeriyi görebilirim sanıyorum Her veda zor olsa da en zoru anneye edilen vedadır belki de annenin vedasız gidişi Ölüm bir evin kapısından girdiği vakit hüzün hissedilen tek duygu olur artık her şeyin rengi ona boyanmıştır Bu kitapta anlatılan hikâyede anne hasreti ölümün söylettiği keşkeler zamanında yapılması gerekenlerin hissettirdiği iyikiler anlatılıyor Aynı zamanda geçmişten günümüze değişen değerlere ve aile toplum ortamlarının azalan samimiyet ve kalabalığına da değiniliyor Yazarın kendine özgü üslubunun akıcılığı ve samimiyeti ile okurken hem empati duygusuyla hem de aktarılan duyguları hissederek sürükleniyoruz Acıyı yaşamayı ancak onun içinde boğulmamayı da ifade ediyor yazar çünkü kitapta da söylendiği gibi hüznü veren onun sabrını da muhakkak veriyor insan böylece ayağa kalkabiliyor acıların ardından Nasıl sevilir öğrenmeli mi Sevgi öğrenilir mi Toprak sulansın dualarla sevdalarla Suskunluklardan çiçekler açsın Bir anne ektim toprağa bir kadın bir ihtiyar bir muhtaç bir sevdalı ve bir yalnız ÖZNUR ATEŞ YAŞAR Karlı bir Kasım ayında annesinin söylediğine göre Kıbrıs Harbi nde doğdu İlkokula memleketi Tokat ta başlayıp İstanbul Emirgan da bitirdi Ailesinin tekrar memlekete taşınması kararıyla okulu resmi olarak değil bizatihi yaşamın akışına kattı halı tezgahı başında geçen birkaç yıldan sonra Okumalarını hem kitaplardan eğitimci olan ağabeyinden rehberlik aldı hem de hayatı olayları gözlemleyerek zihninde harmanlayıp oluşturdu Evlenip 3 kızı da olunca okuma ekipmanları daha bir çetrefilleşip aynı zamanda zenginleşti Okudukları zihninde kapı açtıkça düşünce coğrafyası genişledi ve bu verimli topraklarda okuduklarından anladıklarından ne ektiyse yeşeriyor ve kağıtlarda çiçek açıyordu Her adım bir sonraki adımı daha gerekli kılıp anlamlandırırken o da kendi tarzını ya da becerisini keşfediyordu Nuri Pakdil Mustafa Kutlu ve Albert Camus yazım anlamında levha oldu Henüz yüzemese de kenarında oynadığı düşünce okyanusu da İbrahim Kalın dı Kısa lafın uzunu şu ki hayatı okumak anlamak anlamlandırmak ve bütün olarak kavrayıp hitama erdirmektir hedef yollar güzergahlar farklı da olsa Tanıtım Bülteninden

MAT KİTAP
Kimileri vardır yanında ağlamaya utanırsın kimilerinin de gülmeye Kimilerinin yanında söylemeye utanırsın kimilerinin de susmaya Kimileri vardır bakmaya utanırken kimilerinin gözlerine çivi olup çakılırsın Kimileri çöl gibidir kavrulursun kimilerinin ikliminde bahar bahar çiçek açarsın Kimileri uçurum kenarı kimileri saklandığın kuytu Ve öyleleri de vardır ki yanında olsan yaşlanmaya utanırsın Anı yazmak âna tanıklık eden zamanı yedeğinde taşıma biçimidir İnsan ise ânların ve anıların toplamıdır Her insan farklı bir mana farklı bir bakıştır hayata Bir Seyyarın Notları başladığı her yeni günü ve tanıştığı her yeni insanı hayata açılan farklı bir pencere sayıp onları sarıp sarmalayıp heybesine koyan bir seyyarın notlarından oluşuyor Yazarın yalın ve akıcı üslubu ile insanların zihin dünyasında dolaşıyor kederlerine ve sevinçlerine ortak oluyor ve nefis gözlemelerin kokusunu burnunuzda hissediyorsunuz Küçücük karavan koca bir dünyaya açılıyor Kısa bir nefes almak isteyenlerin derdine derman arayanların mutlukların paylaştıkça çoğaldığının ve üzüntülerin paylaşıldıkça hafiflediğinin farkında olanların uğrak yeri burası Belki bir gün sizin de yolunuz düşer

Mat Kitap
Kimileri vardır yanında ağlamaya utanırsın kimilerinin de gülmeye Kimilerinin yanında söylemeye utanırsın kimilerinin de susmaya Kimileri vardır bakmaya utanırken kimilerinin gözlerine çivi olup çakılırsın Kimileri çöl gibidir kavrulursun kimilerinin ikliminde bahar bahar çiçek açarsın Kimileri uçurum kenarı kimileri saklandığın kuytu Ve öyleleri de vardır ki yanında olsan yaşlanmaya utanırsın Anı yazmak âna tanıklık eden zamanı yedeğinde taşıma biçimidir İnsan ise ânların ve anıların toplamıdır Her insan farklı bir mana farklı bir bakıştır hayata Bir Seyyarın Notları başladığı her yeni günü ve tanıştığı her yeni insanı hayata açılan farklı bir pencere sayıp onları sarıp sarmalayıp heybesine koyan bir seyyarın notlarından oluşuyor Yazarın yalın ve akıcı üslubu ile insanların zihin dünyasında dolaşıyor kederlerine ve sevinçlerine ortak oluyor ve nefis gözlemelerin kokusunu burnunuzda hissediyorsunuz Küçücük karavan koca bir dünyaya açılıyor Kısa bir nefes almak isteyenlerin derdine derman arayanların mutlukların paylaştıkça çoğaldığının ve üzüntülerin paylaşıldıkça hafiflediğinin farkında olanların uğrak yeri burası Belki bir gün sizin de yolunuz düşer

Mat Kitap
Kimileri vardır yanında ağlamaya utanırsın kimilerinin de gülmeye Kimilerinin yanında söylemeye utanırsın kimilerinin de susmaya Kimileri vardır bakmaya utanırken kimilerinin gözlerine çivi olup çakılırsın Kimileri çöl gibidir kavrulursun kimilerinin ikliminde bahar bahar çiçek açarsın Kimileri uçurum kenarı kimileri saklandığın kuytu Ve öyleleri de vardır ki yanında olsan yaşlanmaya utanırsın Anı yazmak âna tanıklık eden zamanı yedeğinde taşıma biçimidir İnsan ise ânların ve anıların toplamıdır Her insan farklı bir mana farklı bir bakıştır hayata Bir Seyyarın Notları başladığı her yeni günü ve tanıştığı her yeni insanı hayata açılan farklı bir pencere sayıp onları sarıp sarmalayıp heybesine koyan bir seyyarın notlarından oluşuyor Yazarın yalın ve akıcı üslubu ile insanların zihin dünyasında dolaşıyor kederlerine ve sevinçlerine ortak oluyor ve nefis gözlemelerin kokusunu burnunuzda hissediyorsunuz Küçücük karavan koca bir dünyaya açılıyor Kısa bir nefes almak isteyenlerin derdine derman arayanların mutlukların paylaştıkça çoğaldığının ve üzüntülerin paylaşıldıkça hafiflediğinin farkında olanların uğrak yeri burası Belki bir gün sizin de yolunuz düşer

Mat Kitap Yayınları
Kimileri vardır yanında ağlamaya utanırsın kimilerinin de gülmeye Kimilerinin yanında söylemeye utanırsın kimilerinin de susmaya Kimileri vardır bakmaya utanırken kimilerinin gözlerine çivi olup çakılırsın Kimileri çöl gibidir kavrulursun kimilerinin ikliminde bahar bahar çiçek açarsın Kimileri uçurum kenarı kimileri saklandığın kuytu Ve öyleleri de vardır ki yanında olsan yaşlanmaya utanırsın Anı yazmak âna tanıklık eden zamanı yedeğinde taşıma biçimidir İnsan ise ânların ve anıların toplamıdır Her insan farklı bir mana farklı bir bakıştır hayata Bir Seyyarın Notları başladığı her yeni günü ve tanıştığı her yeni insanı hayata açılan farklı bir pencere sayıp onları sarıp sarmalayıp heybesine koyan bir seyyarın notlarından oluşuyor Yazarın yalın ve akıcı üslubu ile insanların zihin dünyasında dolaşıyor kederlerine ve sevinçlerine ortak oluyor ve nefis gözlemelerin kokusunu burnunuzda hissediyorsunuz Küçücük karavan koca bir dünyaya açılıyor Kısa bir nefes almak isteyenlerin derdine derman arayanların mutlukların paylaştıkça çoğaldığının ve üzüntülerin paylaşıldıkça hafiflediğinin farkında olanların uğrak yeri burası Belki bir gün sizin de yolunuz düşer

Mat Kitap
Kimileri vardır yanında ağlamaya utanırsın kimilerinin de gülmeye Kimilerinin yanında söylemeye utanırsın kimilerinin de susmaya Kimileri vardır bakmaya utanırken kimilerinin gözlerine çivi olup çakılırsın Kimileri çöl gibidir kavrulursun kimilerinin ikliminde bahar bahar çiçek açarsın Kimileri uçurum kenarı kimileri saklandığın kuytu Ve öyleleri de vardır ki yanında olsan yaşlanmaya utanırsın Anı yazmak âna tanıklık eden zamanı yedeğinde taşıma biçimidir İnsan ise ânların ve anıların toplamıdır Her insan farklı bir mana farklı bir bakıştır hayata Bir Seyyarın Notları başladığı her yeni günü ve tanıştığı her yeni insanı hayata açılan farklı bir pencere sayıp onları sarıp sarmalayıp heybesine koyan bir seyyarın notlarından oluşuyor Yazarın yalın ve akıcı üslubu ile insanların zihin dünyasında dolaşıyor kederlerine ve sevinçlerine ortak oluyor ve nefis gözlemelerin kokusunu burnunuzda hissediyorsunuz Küçücük karavan koca bir dünyaya açılıyor Kısa bir nefes almak isteyenlerin derdine derman arayanların mutlukların paylaştıkça çoğaldığının ve üzüntülerin paylaşıldıkça hafiflediğinin farkında olanların uğrak yeri burası Belki bir gün sizin de yolunuz düşer

Mat Kitap
Hüzün yürek ateşinde erimiş buhar olmuş dolaşıyor her yeri Ağaçların dalları arasından süzülüyor eski kiremitlere çarpıyor tuğlalara duvarların çatlaklarından sızarak kendisine yer buluyor Sıvası düşmüş evin cephelerine sıva olmuş hüzün üzerine badana tutmuyor Ölüm çok yüksekte sanıp yükseklik korkusu geliştiriyordum meğer kalp hizasındaymış Artık iki de bir penceresinden baksam içeriyi görebilirim sanıyorum Her veda zor olsa da en zoru anneye edilen vedadır belki de annenin vedasız gidişi Ölüm bir evin kapısından girdiği vakit hüzün hissedilen tek duygu olur artık her şeyin rengi ona boyanmıştır Bu kitapta anlatılan hikâyede anne hasreti ölümün söylettiği keşkeler zamanında yapılması gerekenlerin hissettirdiği iyikiler anlatılıyor Aynı zamanda geçmişten günümüze değişen değerlere ve aile toplum ortamlarının azalan samimiyet ve kalabalığına da değiniliyor Yazarın kendine özgü üslubunun akıcılığı ve samimiyeti ile okurken hem empati duygusuyla hem de aktarılan duyguları hissederek sürükleniyoruz Acıyı yaşamayı ancak onun içinde boğulmamayı da ifade ediyor yazar çünkü kitapta da söylendiği gibi hüznü veren onun sabrını da muhakkak veriyor insan böylece ayağa kalkabiliyor acıların ardından Nasıl sevilir öğrenmeli mi Sevgi öğrenilir mi Toprak sulansın dualarla sevdalarla Suskunluklardan çiçekler açsın Bir anne ektim toprağa bir kadın bir ihtiyar bir muhtaç bir sevdalı ve bir yalnız

Mat Kitap Yayınları
Hüzün yürek ateşinde erimiş buhar olmuş dolaşıyor her yeri Ağaçların dalları arasından süzülüyor eski kiremitlere çarpıyor tuğlalara duvarların çatlaklarından sızarak kendisine yer buluyor Sıvası düşmüş evin cephelerine sıva olmuş hüzün üzerine badana tutmuyor Ölüm çok yüksekte sanıp yükseklik korkusu geliştiriyordum meğer kalp hizasındaymış Artık iki de bir penceresinden baksam içeriyi görebilirim sanıyorum Her veda zor olsa da en zoru anneye edilen vedadır belki de annenin vedasız gidişi Ölüm bir evin kapısından girdiği vakit hüzün hissedilen tek duygu olur artık her şeyin rengi ona boyanmıştır Bu kitapta anlatılan hikâyede anne hasreti ölümün söylettiği keşkeler zamanında yapılması gerekenlerin hissettirdiği iyikiler anlatılıyor Aynı zamanda geçmişten günümüze değişen değerlere ve aile toplum ortamlarının azalan samimiyet ve kalabalığına da değiniliyor Yazarın kendine özgü üslubunun akıcılığı ve samimiyeti ile okurken hem empati duygusuyla hem de aktarılan duyguları hissederek sürükleniyoruz Acıyı yaşamayı ancak onun içinde boğulmamayı da ifade ediyor yazar çünkü kitapta da söylendiği gibi hüznü veren onun sabrını da muhakkak veriyor insan böylece ayağa kalkabiliyor acıların ardından Nasıl sevilir öğrenmeli mi Sevgi öğrenilir mi Toprak sulansın dualarla sevdalarla Suskunluklardan çiçekler açsın Bir anne ektim toprağa bir kadın bir ihtiyar bir muhtaç bir sevdalı ve bir yalnız ÖZNUR ATEŞ YAŞAR Karlı bir Kasım ayında annesinin söylediğine göre Kıbrıs Harbi nde doğdu İlkokula memleketi Tokat ta başlayıp İstanbul Emirgan da bitirdi Ailesinin tekrar memlekete taşınması kararıyla okulu resmi olarak değil bizatihi yaşamın akışına kattı halı tezgahı başında geçen birkaç yıldan sonra Okumalarını hem kitaplardan eğitimci olan ağabeyinden rehberlik aldı hem de hayatı olayları gözlemleyerek zihninde harmanlayıp oluşturdu Evlenip 3 kızı da olunca okuma ekipmanları daha bir çetrefilleşip aynı zamanda zenginleşti Okudukları zihninde kapı açtıkça düşünce coğrafyası genişledi ve bu verimli topraklarda okuduklarından anladıklarından ne ektiyse yeşeriyor ve kağıtlarda çiçek açıyordu Her adım bir sonraki adımı daha gerekli kılıp anlamlandırırken o da kendi tarzını ya da becerisini keşfediyordu Nuri Pakdil Mustafa Kutlu ve Albert Camus yazım anlamında levha oldu Henüz yüzemese de kenarında oynadığı düşünce okyanusu da İbrahim Kalın dı Kısa lafın uzunu şu ki hayatı okumak anlamak anlamlandırmak ve bütün olarak kavrayıp hitama erdirmektir hedef yollar güzergahlar farklı da olsa

Mat Kitap
Hüzün yürek ateşinde erimiş buhar olmuş dolaşıyor her yeri Ağaçların dalları arasından süzülüyor eski kiremitlere çarpıyor tuğlalara duvarların çatlaklarından sızarak kendisine yer buluyor Sıvası düşmüş evin cephelerine sıva olmuş hüzün üzerine badana tutmuyor Ölüm çok yüksekte sanıp yükseklik korkusu geliştiriyordum meğer kalp hizasındaymış Artık iki de bir penceresinden baksam içeriyi görebilirim sanıyorum Her veda zor olsa da en zoru anneye edilen vedadır belki de annenin vedasız gidişi Ölüm bir evin kapısından girdiği vakit hüzün hissedilen tek duygu olur artık her şeyin rengi ona boyanmıştır Bu kitapta anlatılan hikâyede anne hasreti ölümün söylettiği keşkeler zamanında yapılması gerekenlerin hissettirdiği iyikiler anlatılıyor Aynı zamanda geçmişten günümüze değişen değerlere ve aile toplum ortamlarının azalan samimiyet ve kalabalığına da değiniliyor Yazarın kendine özgü üslubunun akıcılığı ve samimiyeti ile okurken hem empati duygusuyla hem de aktarılan duyguları hissederek sürükleniyoruz Acıyı yaşamayı ancak onun içinde boğulmamayı da ifade ediyor yazar çünkü kitapta da söylendiği gibi hüznü veren onun sabrını da muhakkak veriyor insan böylece ayağa kalkabiliyor acıların ardından Nasıl sevilir öğrenmeli mi Sevgi öğrenilir mi Toprak sulansın dualarla sevdalarla Suskunluklardan çiçekler açsın Bir anne ektim toprağa bir kadın bir ihtiyar bir muhtaç bir sevdalı ve bir yalnız

Kimileri vardır yanında ağlamaya utanırsın kimilerinin de gülmeye

Mat Kitap
Kimileri vardır yanında ağlamaya utanırsın kimilerinin de gülmeye Kimilerinin yanında söylemeye utanırsın kimilerinin de susmaya Kimileri vardır bakmaya utanırken kimilerinin gözlerine çivi olup çakılırsın Kimileri çöl gibidir kavrulursun kimilerinin ikliminde bahar bahar çiçek açarsın Kimileri uçurum kenarı kimileri saklandığın kuytu Ve öyleleri de vardır ki yanında olsan yaşlanmaya utanırsın Anı yazmak âna tanıklık eden zamanı yedeğinde taşıma biçimidir İnsan ise ânların ve anıların toplamıdır Her insan farklı bir mana farklı bir bakıştır hayata Bir Seyyarın Notları başladığı her yeni günü ve tanıştığı her yeni insanı hayata açılan farklı bir pencere sayıp onları sarıp sarmalayıp heybesine koyan bir seyyarın notlarından oluşuyor Yazarın yalın ve akıcı üslubu ile insanların zihin dünyasında dolaşıyor kederlerine ve sevinçlerine ortak oluyor ve nefis gözlemelerin kokusunu burnunuzda hissediyorsunuz Küçücük karavan koca bir dünyaya açılıyor Kısa bir nefes almak isteyenlerin derdine derman arayanların mutlukların paylaştıkça çoğaldığının ve üzüntülerin paylaşıldıkça hafiflediğinin farkında olanların uğrak yeri burası Belki bir gün sizin de yolunuz düşer

Mat Kitap
Hüzün yürek ateşinde erimiş buhar olmuş dolaşıyor her yeri Ağaçların dalları arasından süzülüyor eski kiremitlere çarpıyor tuğlalara duvarların çatlaklarından sızarak kendisine yer buluyor Sıvası düşmüş evin cephelerine sıva olmuş hüzün üzerine badana tutmuyor Ölüm çok yüksekte sanıp yükseklik korkusu geliştiriyordum meğer kalp hizasındaymış Artık iki de bir penceresinden baksam içeriyi görebilirim sanıyorum Her veda zor olsa da en zoru anneye edilen vedadır belki de annenin vedasız gidişi Ölüm bir evin kapısından girdiği vakit hüzün hissedilen tek duygu olur artık her şeyin rengi ona boyanmıştır Bu kitapta anlatılan hikâyede anne hasreti ölümün söylettiği keşkeler zamanında yapılması gerekenlerin hissettirdiği iyikiler anlatılıyor Aynı zamanda geçmişten günümüze değişen değerlere ve aile toplum ortamlarının azalan samimiyet ve kalabalığına da değiniliyor Yazarın kendine özgü üslubunun akıcılığı ve samimiyeti ile okurken hem empati duygusuyla hem de aktarılan duyguları hissederek sürükleniyoruz Acıyı yaşamayı ancak onun içinde boğulmamayı da ifade ediyor yazar çünkü kitapta da söylendiği gibi hüznü veren onun sabrını da muhakkak veriyor insan böylece ayağa kalkabiliyor acıların ardından Nasıl sevilir öğrenmeli mi Sevgi öğrenilir mi Toprak sulansın dualarla sevdalarla Suskunluklardan çiçekler açsın Bir anne ektim toprağa bir kadın bir ihtiyar bir muhtaç bir sevdalı ve bir yalnız Yayınevi Mat Kitap Yazar Öznur Ateş Yaşar Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Kasım 2024 Barkod 9786257551656 Kategori Anlatı

Mat Kitap
Hüzün yürek ateşinde erimiş buhar olmuş dolaşıyor her yeri Ağaçların dalları arasından süzülüyor eski kiremitlere çarpıyor tuğlalara duvarların çatlaklarından sızarak kendisine yer buluyor Sıvası düşmüş evin cephelerine sıva olmuş hüzün üzerine badana tutmuyor Ölüm çok yüksekte sanıp yükseklik korkusu geliştiriyordum meğer kalp hizasındaymış Artık iki de bir penceresinden baksam içeriyi görebilirim sanıyorum Her veda zor olsa da en zoru anneye edilen vedadır belki de annenin vedasız gidişi Ölüm bir evin kapısından girdiği vakit hüzün hissedilen tek duygu olur artık her şeyin rengi ona boyanmıştır Bu kitapta anlatılan hikâyede anne hasreti ölümün söylettiği keşkeler zamanında yapılması gerekenlerin hissettirdiği iyikiler anlatılıyor Aynı zamanda geçmişten günümüze değişen değerlere ve aile toplum ortamlarının azalan samimiyet ve kalabalığına da değiniliyor Yazarın kendine özgü üslubunun akıcılığı ve samimiyeti ile okurken hem empati duygusuyla hem de aktarılan duyguları hissederek sürükleniyoruz Acıyı yaşamayı ancak onun içinde boğulmamayı da ifade ediyor yazar çünkü kitapta da söylendiği gibi hüznü veren onun sabrını da muhakkak veriyor insan böylece ayağa kalkabiliyor acıların ardından Nasıl sevilir öğrenmeli mi Sevgi öğrenilir mi Toprak sulansın dualarla sevdalarla Suskunluklardan çiçekler açsın Bir anne ektim toprağa bir kadın bir ihtiyar bir muhtaç bir sevdalı ve bir yalnız

Mat Kitap
Kimileri vardır yanında ağlamaya utanırsın kimilerinin de gülmeye Kimilerinin yanında söylemeye utanırsın kimilerinin de susmaya Kimileri vardır bakmaya utanırken kimilerinin gözlerine çivi olup çakılırsın Kimileri çöl gibidir kavrulursun kimilerinin ikliminde bahar bahar çiçek açarsın Kimileri uçurum kenarı kimileri saklandığın kuytu Ve öyleleri de vardır ki yanında olsan yaşlanmaya utanırsın Anı yazmak âna tanıklık eden zamanı yedeğinde taşıma biçimidir İnsan ise ânların ve anıların toplamıdır Her insan farklı bir mana farklı bir bakıştır hayata Bir Seyyarın Notları başladığı her yeni günü ve tanıştığı her yeni insanı hayata açılan farklı bir pencere sayıp onları sarıp sarmalayıp heybesine koyan bir seyyarın notlarından oluşuyor Yazarın yalın ve akıcı üslubu ile insanların zihin dünyasında dolaşıyor kederlerine ve sevinçlerine ortak oluyor ve nefis gözlemelerin kokusunu burnunuzda hissediyorsunuz Küçücük karavan koca bir dünyaya açılıyor Kısa bir nefes almak isteyenlerin derdine derman arayanların mutlukların paylaştıkça çoğaldığının ve üzüntülerin paylaşıldıkça hafiflediğinin farkında olanların uğrak yeri burası Belki bir gün sizin de yolunuz düşer

Mat Kitap
Hüzün yürek ateşinde erimiş buhar olmuş dolaşıyor her yeri Ağaçların dalları arasından süzülüyor eski kiremitlere çarpıyor tuğlalara duvarların çatlaklarından sızarak kendisine yer buluyor Sıvası düşmüş evin cephelerine sıva olmuş hüzün üzerine badana tutmuyor Ölüm çok yüksekte sanıp yükseklik korkusu geliştiriyordum meğer kalp hizasındaymış Artık iki de bir penceresinden baksam içeriyi görebilirim sanıyorum Her veda zor olsa da en zoru anneye edilen vedadır belki de annenin vedasız gidişi Ölüm bir evin kapısından girdiği vakit hüzün hissedilen tek duygu olur artık her şeyin rengi ona boyanmıştır Bu kitapta anlatılan hikâyede anne hasreti ölümün söylettiği keşkeler zamanında yapılması gerekenlerin hissettirdiği iyikiler anlatılıyor Aynı zamanda geçmişten günümüze değişen değerlere ve aile toplum ortamlarının azalan samimiyet ve kalabalığına da değiniliyor Yazarın kendine özgü üslubunun akıcılığı ve samimiyeti ile okurken hem empati duygusuyla hem de aktarılan duyguları hissederek sürükleniyoruz Acıyı yaşamayı ancak onun içinde boğulmamayı da ifade ediyor yazar çünkü kitapta da söylendiği gibi hüznü veren onun sabrını da muhakkak veriyor insan böylece ayağa kalkabiliyor acıların ardından Nasıl sevilir öğrenmeli mi Sevgi öğrenilir mi Toprak sulansın dualarla sevdalarla Suskunluklardan çiçekler açsın Bir anne ektim toprağa bir kadın bir ihtiyar bir muhtaç bir sevdalı ve bir yalnız

Mat Kitap
Hüzün yürek ateşinde erimiş buhar olmuş dolaşıyor her yeri Ağaçların dalları arasından süzülüyor eski kiremitlere çarpıyor tuğlalara duvarların çatlaklarından sızarak kendisine yer buluyor Sıvası düşmüş evin cephelerine sıva olmuş hüzün üzerine badana tutmuyor Ölüm çok yüksekte sanıp yükseklik korkusu geliştiriyordum meğer kalp hizasındaymış Artık iki de bir penceresinden baksam içeriyi görebilirim sanıyorum Her veda zor olsa da en zoru anneye edilen vedadır belki de annenin vedasız gidişi Ölüm bir evin kapısından girdiği vakit hüzün hissedilen tek duygu olur artık her şeyin rengi ona boyanmıştır Bu kitapta anlatılan hikâyede anne hasreti ölümün söylettiği keşkeler zamanında yapılması gerekenlerin hissettirdiği iyikiler anlatılıyor Aynı zamanda geçmişten günümüze değişen değerlere ve aile toplum ortamlarının azalan samimiyet ve kalabalığına da değiniliyor Yazarın kendine özgü üslubunun akıcılığı ve samimiyeti ile okurken hem empati duygusuyla hem de aktarılan duyguları hissederek sürükleniyoruz Acıyı yaşamayı ancak onun içinde boğulmamayı da ifade ediyor yazar çünkü kitapta da söylendiği gibi hüznü veren onun sabrını da muhakkak veriyor insan böylece ayağa kalkabiliyor acıların ardından Nasıl sevilir öğrenmeli mi Sevgi öğrenilir mi Toprak sulansın dualarla sevdalarla Suskunluklardan çiçekler açsın Bir anne ektim toprağa bir kadın bir ihtiyar bir muhtaç bir sevdalı ve bir yalnız

Mat Kitap Yayınları
Kimileri vardır yanında ağlamaya utanırsın kimilerinin de gülmeye Kimilerinin yanında söylemeye utanırsın kimilerinin de susmaya Kimileri vardır bakmaya utanırken kimilerinin gözlerine çivi olup çakılırsın Kimileri çöl gibidir kavrulursun kimilerinin ikliminde bahar bahar çiçek açarsın Kimileri uçurum kenarı kimileri saklandığın kuytu Ve öyleleri de vardır ki yanında olsan yaşlanmaya utanırsın Anı yazmak âna tanıklık eden zamanı yedeğinde taşıma biçimidir İnsan ise ânların ve anıların toplamıdır Her insan farklı bir mana farklı bir bakıştır hayata Bir Seyyarın Notları başladığı her yeni günü ve tanıştığı her yeni insanı hayata açılan farklı bir pencere sayıp onları sarıp sarmalayıp heybesine koyan bir seyyarın notlarından oluşuyor Yazarın yalın ve akıcı üslubu ile insanların zihin dünyasında dolaşıyor kederlerine ve sevinçlerine ortak oluyor ve nefis gözlemelerin kokusunu burnunuzda hissediyorsunuz Küçücük karavan koca bir dünyaya açılıyor Kısa bir nefes almak isteyenlerin derdine derman arayanların mutlukların paylaştıkça çoğaldığının ve üzüntülerin paylaşıldıkça hafiflediğinin farkında olanların uğrak yeri burası Belki bir gün sizin de yolunuz düşer

Mat Kitap Yayınları
Hüzün yürek ateşinde erimiş buhar olmuş dolaşıyor her yeri Ağaçların dalları arasından süzülüyor eski kiremitlere çarpıyor tuğlalara duvarların çatlaklarından sızarak kendisine yer buluyor Sıvası düşmüş evin cephelerine sıva olmuş hüzün üzerine badana tutmuyor Ölüm çok yüksekte sanıp yükseklik korkusu geliştiriyordum meğer kalp hizasındaymış Artık iki de bir penceresinden baksam içeriyi görebilirim sanıyorum Her veda zor olsa da en zoru anneye edilen vedadır belki de annenin vedasız gidişi Ölüm bir evin kapısından girdiği vakit hüzün hissedilen tek duygu olur artık her şeyin rengi ona boyanmıştır Bu kitapta anlatılan hikâyede anne hasreti ölümün söylettiği keşkeler zamanında yapılması gerekenlerin hissettirdiği iyikiler anlatılıyor Aynı zamanda geçmişten günümüze değişen değerlere ve aile toplum ortamlarının azalan samimiyet ve kalabalığına da değiniliyor Yazarın kendine özgü üslubunun akıcılığı ve samimiyeti ile okurken hem empati duygusuyla hem de aktarılan duyguları hissederek sürükleniyoruz Acıyı yaşamayı ancak onun içinde boğulmamayı da ifade ediyor yazar çünkü kitapta da söylendiği gibi hüznü veren onun sabrını da muhakkak veriyor insan böylece ayağa kalkabiliyor acıların ardından Nasıl sevilir öğrenmeli mi Sevgi öğrenilir mi Toprak sulansın dualarla sevdalarla Suskunluklardan çiçekler açsın Bir anne ektim toprağa bir kadın bir ihtiyar bir muhtaç bir sevdalı ve bir yalnız ÖZNUR ATEŞ YAŞAR Karlı bir Kasım ayında annesinin söylediğine göre Kıbrıs Harbi nde doğdu İlkokula memleketi Tokat ta başlayıp İstanbul Emirgan da bitirdi Ailesinin tekrar memlekete taşınması kararıyla okulu resmi olarak değil bizatihi yaşamın akışına kattı halı tezgahı başında geçen birkaç yıldan sonra Okumalarını hem kitaplardan eğitimci olan ağabeyinden rehberlik aldı hem de hayatı olayları gözlemleyerek zihninde harmanlayıp oluşturdu Evlenip 3 kızı da olunca okuma ekipmanları daha bir çetrefilleşip aynı zamanda zenginleşti Okudukları zihninde kapı açtıkça düşünce coğrafyası genişledi ve bu verimli topraklarda okuduklarından anladıklarından ne ektiyse yeşeriyor ve kağıtlarda çiçek açıyordu Her adım bir sonraki adımı daha gerekli kılıp anlamlandırırken o da kendi tarzını ya da becerisini keşfediyordu Nuri Pakdil Mustafa Kutlu ve Albert Camus yazım anlamında levha oldu Henüz yüzemese de kenarında oynadığı düşünce okyanusu da İbrahim Kalın dı Kısa lafın uzunu şu ki hayatı okumak anlamak anlamlandırmak ve bütün olarak kavrayıp hitama erdirmektir hedef yollar güzergahlar farklı da olsa