Bir Sufinin Kaleminden Son Dönem Osmanlının Tasavvufi Sosyal ve Siyasi Hayatı Ceride i Sufiyye Yazıları 1913 1919 — Mustafa Fevzi Efendi

Bir Sufinin Kaleminden Son Dönem Osmanlının Tasavvufi Sosyal ve Siyasi Hayatı Ceride i Sufiyye Yazıları 1913 1919
Mustafa Fevzi EfendiBüyüyen Ay Yayınları
Bir Sufinin Kaleminden Son Dönem Osmanlının Tasavvufi Sosyal ve Siyasi Hayatı Ceride i Sufiyye Yazıları 1913 1919
Mustafa Fevzi Efendi19 yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı Devleti giderek hızlanan çöküşe bir çare olarak siyasi askeri sosyal ve kültürel alanlarda ıslahat yapma gereği duydu Tanzimat ve Islahat fermanlarıyla ilan edilen bu yenileşme hareketleri tabii olarak Osmanlı nın zihnî ve mânevi dünyasını teşkil eden ilmiyye ve sufiyye arasında da karşılık buldu Yüzyıllardır kendi geleneği içinde ihyâyı esas alan bu kurumlar batıdan gelen hızlı modernleşme akımlarına karşı önce savunmacı daha sonra hızlı bir şekilde yenilikçi refleksler gösterdiler II Meşrutiyet in ilanından sonra ilk defa sufiler tarafından tasavvuf içerikli mecmualar yayınlanmaya başlandı Bu mecmuaların en uzun soluklusu ise 19 Mart 1909 da yayın hayatına başlayarak 161 sayı çıkan Cerîde i Sûfiyye olmuştur Derginin başyazarı Mustafa Fevzi b Numan dönemin tasavvuf çevrelerince tanınan bir münevver umumen tasavvuf ve hususen mensubu olduğu Nakşibendîliğin Ziyâiyye kolu hakkında manzum eserler kaleme almış bir müellif ve Cerîde i Sûfiyye başta olmak üzere dönemin gazetelerinde yazılar kaleme almış bir muharrirdir Mustafa Fevzi Efendi Cerîde i Sûfiyye de 1913 yılının Eylül ayından 1919 yılının Ağustos ayına kadar toplam 86 makale yayınlamıştır Derginin yayın politikasını ve niteliğini her yönüyle iyi bir şekilde temsil ettiği görülen Mustafa Fevzi Efendi nin yazıları mahiyet olarak Cerîde i Sûfiyye ye ayna tutmakta ve nicelik olarak da Cerîde i Sûfiyye nin önemli bir kısmını teşkil etmektedir Yazarımız makalelerinde tasavvufun daha çok nazarî ve kısmen amelî konularını işlediği gibi dönemin sosyal hayatına dair tespit ve gözlemlerine de yer vermiş müslümanca düşünme ve yaşama hususunda hassasiyet oluşturma gayesi gütmüştür Cihan Harbi yıllarında kaleme aldığı yazılarda duyarlı bir muharrir olarak daha çok vatan birlik cihat gibi konuları ele almış sosyal ve ekonomik sıkıntılara değinmiştir Bütün bu mevzularda çözümün İslâm ahlâkına dönüş olduğu çağrısında bulunmuştur Sûfi asker müellif ve muharrir kimliklerini kendinde toplayan müellifimizin yazıları çöküşler inkırazlar harpler ve nice sıkıntılarla dolu dar boğazdan geçen bir toplumun hayatına dair bir tanıklık özelliği de göstermektedir

Büyüyenay Yayınları
19 yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı Devleti giderek hızlanan çöküşe bir çare olarak siyasi askeri sosyal ve kültürel alanlarda ıslahat yapma gereği duydu Tanzimat ve Islahat fermanlarıyla ilan edilen bu yenileşme hareketleri tabii olarak Osmanlı nın zihnî ve mânevi dünyasını teşkil eden ilmiyye ve sufiyye arasında da karşılık buldu Yüzyıllardır kendi geleneği içinde ihyâyı esas alan bu kurumlar batıdan gelen hızlı modernleşme akımlarına karşı önce savunmacı daha sonra hızlı bir şekilde yenilikçi refleksler gösterdiler II Meşrutiyet in ilanından sonra ilk defa sufiler tarafından tasavvuf içerikli mecmualar yayınlanmaya başlandı Bu mecmuaların en uzun soluklusu ise 19 Mart 1909 da yayın hayatına başlayarak 161 sayı çıkan Cerîde i Sûfiyye olmuştur Derginin başyazarı Mustafa Fevzi b Numan dönemin tasavvuf çevrelerince tanınan bir münevver umumen tasavvuf ve hususen mensubu olduğu Nakşibendîliğin Ziyâiyye kolu hakkında manzum eserler kaleme almış bir müellif ve Cerîde i Sûfiyye başta olmak üzere dönemin gazetelerinde yazılar kaleme almış bir muharrirdir Mustafa Fevzi Efendi Cerîde i Sûfiyye de 1913 yılının Eylül ayından 1919 yılının Ağustos ayına kadar toplam 86 makale yayınlamıştır Derginin yayın politikasını ve niteliğini her yönüyle iyi bir şekilde temsil ettiği görülen Mustafa Fevzi Efendi nin yazıları mahiyet olarak Cerîde i Sûfiyye ye ayna tutmakta ve nicelik olarak da Cerîde i Sûfiyye nin önemli bir kısmını teşkil etmektedir Yazarımız makalelerinde tasavvufun daha çok nazarî ve kısmen amelî konularını işlediği gibi dönemin sosyal hayatına dair tespit ve gözlemlerine de yer vermiş müslümanca düşünme ve yaşama hususunda hassasiyet oluşturma gayesi gütmüştür Cihan Harbi yıllarında kaleme aldığı yazılarda duyarlı bir muharrir olarak daha çok vatan birlik cihat gibi konuları ele almış sosyal ve ekonomik sıkıntılara değinmiştir Bütün bu mevzularda çözümün İslâm ahlâkına dönüş olduğu çağrısında bulunmuştur Sûfi asker müellif ve muharrir kimliklerini kendinde toplayan müellifimizin yazıları çöküşler inkırazlar harpler ve nice sıkıntılarla dolu dar boğazdan geçen bir toplumun hayatına dair bir tanıklık özelliği de göstermektedir Tanıtım Bülteninden

Büyüyen Ay Yayınları
19 yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı Devleti giderek hızlanan çöküşe bir çare olarak siyasi askeri sosyal ve kültürel alanlarda ıslahat yapma gereği duydu Tanzimat ve Islahat fermanlarıyla ilan edilen bu yenileşme hareketleri tabii olarak Osmanlı nın zihnî ve mânevi dünyasını teşkil eden ilmiyye ve sufiyye arasında da karşılık buldu Yüzyıllardır kendi geleneği içinde ihyâyı esas alan bu kurumlar batıdan gelen hızlı modernleşme akımlarına karşı önce savunmacı daha sonra hızlı bir şekilde yenilikçi refleksler gösterdiler II Meşrutiyet in ilanından sonra ilk defa sufiler tarafından tasavvuf içerikli mecmualar yayınlanmaya başlandı Bu mecmuaların en uzun soluklusu ise 19 Mart 1909 da yayın hayatına başlayarak 161 sayı çıkan Cerîde i Sûfiyye olmuştur Derginin başyazarı Mustafa Fevzi b Numan dönemin tasavvuf çevrelerince tanınan bir münevver umumen tasavvuf ve hususen mensubu olduğu Nakşibendîliğin Ziyâiyye kolu hakkında manzum eserler kaleme almış bir müellif ve Cerîde i Sûfiyye başta olmak üzere dönemin gazetelerinde yazılar kaleme almış bir muharrirdir Mustafa Fevzi Efendi Cerîde i Sûfiyye de 1913 yılının Eylül ayından 1919 yılının Ağustos ayına kadar toplam 86 makale yayınlamıştır Derginin yayın politikasını ve niteliğini her yönüyle iyi bir şekilde temsil ettiği görülen Mustafa Fevzi Efendi nin yazıları mahiyet olarak Cerîde i Sûfiyye ye ayna tutmakta ve nicelik olarak da Cerîde i Sûfiyye nin önemli bir kısmını teşkil etmektedir Yazarımız makalelerinde tasavvufun daha çok nazarî ve kısmen amelî konularını işlediği gibi dönemin sosyal hayatına dair tespit ve gözlemlerine de yer vermiş müslümanca düşünme ve yaşama hususunda hassasiyet oluşturma gayesi gütmüştür Cihan Harbi yıllarında kaleme aldığı yazılarda duyarlı bir muharrir olarak daha çok vatan birlik cihat gibi konuları ele almış sosyal ve ekonomik sıkıntılara değinmiştir Bütün bu mevzularda çözümün İslâm ahlâkına dönüş olduğu çağrısında bulunmuştur Sûfi asker müellif ve muharrir kimliklerini kendinde toplayan müellifimizin yazıları çöküşler inkırazlar harpler ve nice sıkıntılarla dolu dar boğazdan geçen bir toplumun hayatına dair bir tanıklık özelliği de göstermektedir

Büyüyen Ay
19 yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı Devleti giderek hızlanan çöküşe bir çare olarak siyasi askeri sosyal ve kültürel alanlarda ıslahat yapma gereği duydu Tanzimat ve Islahat fermanlarıyla ilan edilen bu yenileşme hareketleri tabii olarak Osmanlı nın zihnî ve mânevi dünyasını teşkil eden ilmiyye ve sufiyye arasında da karşılık buldu Yüzyıllardır kendi geleneği içinde ihyâyı esas alan bu kurumlar batıdan gelen hızlı modernleşme akımlarına karşı önce savunmacı daha sonra hızlı bir şekilde yenilikçi refleksler gösterdiler II Meşrutiyet in ilanından sonra ilk defa sufiler tarafından tasavvuf içerikli mecmualar yayınlanmaya başlandı Bu mecmuaların en uzun soluklusu ise 19 Mart 1909 da yayın hayatına başlayarak 161 sayı çıkan Cerîde i Sûfiyye olmuştur Derginin başyazarı Mustafa Fevzi b Numan dönemin tasavvuf çevrelerince tanınan bir münevver umumen tasavvuf ve hususen mensubu olduğu Nakşibendîliğin Ziyâiyye kolu hakkında manzum eserler kaleme almış bir müellif ve Cerîde i Sûfiyye başta olmak üzere dönemin gazetelerinde yazılar kaleme almış bir muharrirdir Mustafa Fevzi Efendi Cerîde i Sûfiyye de 1913 yılının Eylül ayından 1919 yılının Ağustos ayına kadar toplam 86 makale yayınlamıştır Derginin yayın politikasını ve niteliğini her yönüyle iyi bir şekilde temsil ettiği görülen Mustafa Fevzi Efendi nin yazıları mahiyet olarak Cerîde i Sûfiyye ye ayna tutmakta ve nicelik olarak da Cerîde i Sûfiyye nin önemli bir kısmını teşkil etmektedir Yazarımız makalelerinde tasavvufun daha çok nazarî ve kısmen amelî konularını işlediği gibi dönemin sosyal hayatına dair tespit ve gözlemlerine de yer vermiş müslümanca düşünme ve yaşama hususunda hassasiyet oluşturma gayesi gütmüştür Cihan Harbi yıllarında kaleme aldığı yazılarda duyarlı bir muharrir olarak daha çok vatan birlik cihat gibi konuları ele almış sosyal ve ekonomik sıkıntılara değinmiştir Bütün bu mevzularda çözümün İslâm ahlâkına dönüş olduğu çağrısında bulunmuştur Sûfi asker müellif ve muharrir kimliklerini kendinde toplayan müellifimizin yazıları çöküşler inkırazlar harpler ve nice sıkıntılarla dolu dar boğazdan geçen bir toplumun hayatına dair bir tanıklık özelliği de göstermektedir

Büyüyen Ay Yayınları
19 yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı Devleti giderek hızlanan çöküşe bir çare olarak siyasi askeri sosyal ve kültürel alanlarda ıslahat yapma gereği duydu Tanzimat ve Islahat fermanlarıyla ilan edilen bu yenileşme hareketleri tabii olarak Osmanlı nın zihnî ve mânevi dünyasını teşkil eden ilmiyye ve sufiyye arasında da karşılık buldu Yüzyıllardır kendi geleneği içinde ihyâyı esas alan bu kurumlar batıdan gelen hızlı modernleşme akımlarına karşı önce savunmacı daha sonra hızlı bir şekilde yenilikçi refleksler gösterdiler II Meşrutiyet in ilanından sonra ilk defa sufiler tarafından tasavvuf içerikli mecmualar yayınlanmaya başlandı Bu mecmuaların en uzun soluklusu ise 19 Mart 1909 da yayın hayatına başlayarak 161 sayı çıkan Cerîde i Sûfiyye olmuştur Derginin başyazarı Mustafa Fevzi b Numan dönemin tasavvuf çevrelerince tanınan bir münevver umumen tasavvuf ve hususen mensubu olduğu Nakşibendîliğin Ziyâiyye kolu hakkında manzum eserler kaleme almış bir müellif ve Cerîde i Sûfiyye başta olmak üzere dönemin gazetelerinde yazılar kaleme almış bir muharrirdir Mustafa Fevzi Efendi Cerîde i Sûfiyye de 1913 yılının Eylül ayından 1919 yılının Ağustos ayına kadar toplam 86 makale yayınlamıştır Derginin yayın politikasını ve niteliğini her yönüyle iyi bir şekilde temsil ettiği görülen Mustafa Fevzi Efendi nin yazıları mahiyet olarak Cerîde i Sûfiyye ye ayna tutmakta ve nicelik olarak da Cerîde i Sûfiyye nin önemli bir kısmını teşkil etmektedir Yazarımız makalelerinde tasavvufun daha çok nazarî ve kısmen amelî konularını işlediği gibi dönemin sosyal hayatına dair tespit ve gözlemlerine de yer vermiş müslümanca düşünme ve yaşama hususunda hassasiyet oluşturma gayesi gütmüştür Cihan Harbi yıllarında kaleme aldığı yazılarda duyarlı bir muharrir olarak daha çok vatan birlik cihat gibi konuları ele almış sosyal ve ekonomik sıkıntılara değinmiştir Bütün bu mevzularda çözümün İslâm ahlâkına dönüş olduğu çağrısında bulunmuştur Sûfi asker müellif ve muharrir ki

Büyüyenay Yayınları
19 yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı Devleti giderek hızlanan çöküşe bir çare olarak siyasi askeri sosyal ve kültürel alanlarda ıslahat yapma gereği duydu Tanzimat ve Islahat fermanlarıyla ilan edilen bu yenileşme hareketleri tabii olarak Osmanlı nın zihnî ve mânevi dünyasını teşkil eden ilmiyye ve sufiyye arasında da karşılık buldu Yüzyıllardır kendi geleneği içinde ihyâyı esas alan bu kurumlar batıdan gelen hızlı modernleşme akımlarına karşı önce savunmacı daha sonra hızlı bir şekilde yenilikçi refleksler gösterdiler II Meşrutiyet in ilanından sonra ilk defa sufiler tarafından tasavvuf içerikli mecmualar yayınlanmaya başlandı Bu mecmuaların en uzun soluklusu ise 19 Mart 1909 da yayın hayatına başlayarak 161 sayı çıkan Cerîde i Sûfiyye olmuştur Derginin başyazarı Mustafa Fevzi b Numan dönemin tasavvuf çevrelerince tanınan bir münevver umumen tasavvuf ve hususen mensubu olduğu Nakşibendîliğin Ziyâiyye kolu hakkında manzum eserler kaleme almış bir müellif ve Cerîde i Sûfiyye başta olmak üzere dönemin gazetelerinde yazılar kaleme almış bir muharrirdir Mustafa Fevzi Efendi Cerîde i Sûfiyye de 1913 yılının Eylül ayından 1919 yılının Ağustos ayına kadar toplam 86 makale yayınlamıştır Derginin yayın politikasını ve niteliğini her yönüyle iyi bir şekilde temsil ettiği görülen Mustafa Fevzi Efendi nin yazıları mahiyet olarak Cerîde i Sûfiyye ye ayna tutmakta ve nicelik olarak da Cerîde i Sûfiyye nin önemli bir kısmını teşkil etmektedir Yazarımız makalelerinde tasavvufun daha çok nazarî ve kısmen amelî konularını işlediği gibi dönemin sosyal hayatına dair tespit ve gözlemlerine de yer vermiş müslümanca düşünme ve yaşama hususunda hassasiyet oluşturma gayesi gütmüştür Cihan Harbi yıllarında kaleme aldığı yazılarda duyarlı bir muharrir olarak daha çok vatan birlik cihat gibi konuları ele almış sosyal ve ekonomik sıkıntılara değinmiştir Bütün bu mevzularda çözümün İslâm ahlâkına dönüş olduğu çağrısında bulunmuştur Sûfi asker müellif ve muharrir kimliklerini kendinde toplayan müellifimizin yazıları çöküşler inkırazlar harpler ve nice sıkıntılarla dolu dar boğazdan geçen bir toplumun hayatına dair bir tanıklık özelliği de göstermektedir Tanıtım Bülteninden