MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Bir Sufinin Kaleminden Son Dönem Osmanlının Tasavvufi Sosyal ve Siyasi Hayatı Ceride i Sufiyye Yazıları 1913 1919 — Mustafa Fevzi Efendi

Bir Sufinin Kaleminden Son Dönem Osmanlının Tasavvufi Sosyal ve Siyasi Hayatı Ceride i Sufiyye Yazıları 1913 1919
427,00
GenelTasavvuf Mezhepler TarikatlarTasavvuf ve Tarikatlar

Bir Sufinin Kaleminden Son Dönem Osmanlının Tasavvufi Sosyal ve Siyasi Hayatı Ceride i Sufiyye Yazıları 1913 1919

Mustafa Fevzi Efendi

Büyüyen Ay Yayınları

2024440 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Bir Sufinin Kaleminden Son Dönem Osmanlının Tasavvufi Sosyal ve Siyasi Hayatı Ceride i Sufiyye Yazıları 1913 1919

Mustafa Fevzi Efendi

19 yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı Devleti giderek hızlanan çöküşe bir çare olarak siyasi askeri sosyal ve kültürel alanlarda ıslahat yapma gereği duydu Tanzimat ve Islahat fermanlarıyla ilan edilen bu yenileşme hareketleri tabii olarak Osmanlı nın zihnî ve mânevi dünyasını teşkil eden ilmiyye ve sufiyye arasında da karşılık buldu Yüzyıllardır kendi geleneği içinde ihyâyı esas alan bu kurumlar batıdan gelen hızlı modernleşme akımlarına karşı önce savunmacı daha sonra hızlı bir şekilde yenilikçi refleksler gösterdiler II Meşrutiyet in ilanından sonra ilk defa sufiler tarafından tasavvuf içerikli mecmualar yayınlanmaya başlandı Bu mecmuaların en uzun soluklusu ise 19 Mart 1909 da yayın hayatına başlayarak 161 sayı çıkan Cerîde i Sûfiyye olmuştur Derginin başyazarı Mustafa Fevzi b Numan dönemin tasavvuf çevrelerince tanınan bir münevver umumen tasavvuf ve hususen mensubu olduğu Nakşibendîliğin Ziyâiyye kolu hakkında manzum eserler kaleme almış bir müellif ve Cerîde i Sûfiyye başta olmak üzere dönemin gazetelerinde yazılar kaleme almış bir muharrirdir Mustafa Fevzi Efendi Cerîde i Sûfiyye de 1913 yılının Eylül ayından 1919 yılının Ağustos ayına kadar toplam 86 makale yayınlamıştır Derginin yayın politikasını ve niteliğini her yönüyle iyi bir şekilde temsil ettiği görülen Mustafa Fevzi Efendi nin yazıları mahiyet olarak Cerîde i Sûfiyye ye ayna tutmakta ve nicelik olarak da Cerîde i Sûfiyye nin önemli bir kısmını teşkil etmektedir Yazarımız makalelerinde tasavvufun daha çok nazarî ve kısmen amelî konularını işlediği gibi dönemin sosyal hayatına dair tespit ve gözlemlerine de yer vermiş müslümanca düşünme ve yaşama hususunda hassasiyet oluşturma gayesi gütmüştür Cihan Harbi yıllarında kaleme aldığı yazılarda duyarlı bir muharrir olarak daha çok vatan birlik cihat gibi konuları ele almış sosyal ve ekonomik sıkıntılara değinmiştir Bütün bu mevzularda çözümün İslâm ahlâkına dönüş olduğu çağrısında bulunmuştur Sûfi asker müellif ve muharrir kimliklerini kendinde toplayan müellifimizin yazıları çöküşler inkırazlar harpler ve nice sıkıntılarla dolu dar boğazdan geçen bir toplumun hayatına dair bir tanıklık özelliği de göstermektedir

Kitap Ambarı
455,00

Büyüyenay Yayınları

2024440 sf.
İnce Kapak14 x 23
Kitap Ambarı

19 yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı Devleti giderek hızlanan çöküşe bir çare olarak siyasi askeri sosyal ve kültürel alanlarda ıslahat yapma gereği duydu Tanzimat ve Islahat fermanlarıyla ilan edilen bu yenileşme hareketleri tabii olarak Osmanlı nın zihnî ve mânevi dünyasını teşkil eden ilmiyye ve sufiyye arasında da karşılık buldu Yüzyıllardır kendi geleneği içinde ihyâyı esas alan bu kurumlar batıdan gelen hızlı modernleşme akımlarına karşı önce savunmacı daha sonra hızlı bir şekilde yenilikçi refleksler gösterdiler II Meşrutiyet in ilanından sonra ilk defa sufiler tarafından tasavvuf içerikli mecmualar yayınlanmaya başlandı Bu mecmuaların en uzun soluklusu ise 19 Mart 1909 da yayın hayatına başlayarak 161 sayı çıkan Cerîde i Sûfiyye olmuştur Derginin başyazarı Mustafa Fevzi b Numan dönemin tasavvuf çevrelerince tanınan bir münevver umumen tasavvuf ve hususen mensubu olduğu Nakşibendîliğin Ziyâiyye kolu hakkında manzum eserler kaleme almış bir müellif ve Cerîde i Sûfiyye başta olmak üzere dönemin gazetelerinde yazılar kaleme almış bir muharrirdir Mustafa Fevzi Efendi Cerîde i Sûfiyye de 1913 yılının Eylül ayından 1919 yılının Ağustos ayına kadar toplam 86 makale yayınlamıştır Derginin yayın politikasını ve niteliğini her yönüyle iyi bir şekilde temsil ettiği görülen Mustafa Fevzi Efendi nin yazıları mahiyet olarak Cerîde i Sûfiyye ye ayna tutmakta ve nicelik olarak da Cerîde i Sûfiyye nin önemli bir kısmını teşkil etmektedir Yazarımız makalelerinde tasavvufun daha çok nazarî ve kısmen amelî konularını işlediği gibi dönemin sosyal hayatına dair tespit ve gözlemlerine de yer vermiş müslümanca düşünme ve yaşama hususunda hassasiyet oluşturma gayesi gütmüştür Cihan Harbi yıllarında kaleme aldığı yazılarda duyarlı bir muharrir olarak daha çok vatan birlik cihat gibi konuları ele almış sosyal ve ekonomik sıkıntılara değinmiştir Bütün bu mevzularda çözümün İslâm ahlâkına dönüş olduğu çağrısında bulunmuştur Sûfi asker müellif ve muharrir kimliklerini kendinde toplayan müellifimizin yazıları çöküşler inkırazlar harpler ve nice sıkıntılarla dolu dar boğazdan geçen bir toplumun hayatına dair bir tanıklık özelliği de göstermektedir Tanıtım Bülteninden

Kitap Sepeti
490,00

Büyüyen Ay Yayınları

0440 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

19 yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı Devleti giderek hızlanan çöküşe bir çare olarak siyasi askeri sosyal ve kültürel alanlarda ıslahat yapma gereği duydu Tanzimat ve Islahat fermanlarıyla ilan edilen bu yenileşme hareketleri tabii olarak Osmanlı nın zihnî ve mânevi dünyasını teşkil eden ilmiyye ve sufiyye arasında da karşılık buldu Yüzyıllardır kendi geleneği içinde ihyâyı esas alan bu kurumlar batıdan gelen hızlı modernleşme akımlarına karşı önce savunmacı daha sonra hızlı bir şekilde yenilikçi refleksler gösterdiler II Meşrutiyet in ilanından sonra ilk defa sufiler tarafından tasavvuf içerikli mecmualar yayınlanmaya başlandı Bu mecmuaların en uzun soluklusu ise 19 Mart 1909 da yayın hayatına başlayarak 161 sayı çıkan Cerîde i Sûfiyye olmuştur Derginin başyazarı Mustafa Fevzi b Numan dönemin tasavvuf çevrelerince tanınan bir münevver umumen tasavvuf ve hususen mensubu olduğu Nakşibendîliğin Ziyâiyye kolu hakkında manzum eserler kaleme almış bir müellif ve Cerîde i Sûfiyye başta olmak üzere dönemin gazetelerinde yazılar kaleme almış bir muharrirdir Mustafa Fevzi Efendi Cerîde i Sûfiyye de 1913 yılının Eylül ayından 1919 yılının Ağustos ayına kadar toplam 86 makale yayınlamıştır Derginin yayın politikasını ve niteliğini her yönüyle iyi bir şekilde temsil ettiği görülen Mustafa Fevzi Efendi nin yazıları mahiyet olarak Cerîde i Sûfiyye ye ayna tutmakta ve nicelik olarak da Cerîde i Sûfiyye nin önemli bir kısmını teşkil etmektedir Yazarımız makalelerinde tasavvufun daha çok nazarî ve kısmen amelî konularını işlediği gibi dönemin sosyal hayatına dair tespit ve gözlemlerine de yer vermiş müslümanca düşünme ve yaşama hususunda hassasiyet oluşturma gayesi gütmüştür Cihan Harbi yıllarında kaleme aldığı yazılarda duyarlı bir muharrir olarak daha çok vatan birlik cihat gibi konuları ele almış sosyal ve ekonomik sıkıntılara değinmiştir Bütün bu mevzularda çözümün İslâm ahlâkına dönüş olduğu çağrısında bulunmuştur Sûfi asker müellif ve muharrir kimliklerini kendinde toplayan müellifimizin yazıları çöküşler inkırazlar harpler ve nice sıkıntılarla dolu dar boğazdan geçen bir toplumun hayatına dair bir tanıklık özelliği de göstermektedir

Pandora
518,00

Büyüyen Ay

2024440 sf.
Pandora

19 yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı Devleti giderek hızlanan çöküşe bir çare olarak siyasi askeri sosyal ve kültürel alanlarda ıslahat yapma gereği duydu Tanzimat ve Islahat fermanlarıyla ilan edilen bu yenileşme hareketleri tabii olarak Osmanlı nın zihnî ve mânevi dünyasını teşkil eden ilmiyye ve sufiyye arasında da karşılık buldu Yüzyıllardır kendi geleneği içinde ihyâyı esas alan bu kurumlar batıdan gelen hızlı modernleşme akımlarına karşı önce savunmacı daha sonra hızlı bir şekilde yenilikçi refleksler gösterdiler II Meşrutiyet in ilanından sonra ilk defa sufiler tarafından tasavvuf içerikli mecmualar yayınlanmaya başlandı Bu mecmuaların en uzun soluklusu ise 19 Mart 1909 da yayın hayatına başlayarak 161 sayı çıkan Cerîde i Sûfiyye olmuştur Derginin başyazarı Mustafa Fevzi b Numan dönemin tasavvuf çevrelerince tanınan bir münevver umumen tasavvuf ve hususen mensubu olduğu Nakşibendîliğin Ziyâiyye kolu hakkında manzum eserler kaleme almış bir müellif ve Cerîde i Sûfiyye başta olmak üzere dönemin gazetelerinde yazılar kaleme almış bir muharrirdir Mustafa Fevzi Efendi Cerîde i Sûfiyye de 1913 yılının Eylül ayından 1919 yılının Ağustos ayına kadar toplam 86 makale yayınlamıştır Derginin yayın politikasını ve niteliğini her yönüyle iyi bir şekilde temsil ettiği görülen Mustafa Fevzi Efendi nin yazıları mahiyet olarak Cerîde i Sûfiyye ye ayna tutmakta ve nicelik olarak da Cerîde i Sûfiyye nin önemli bir kısmını teşkil etmektedir Yazarımız makalelerinde tasavvufun daha çok nazarî ve kısmen amelî konularını işlediği gibi dönemin sosyal hayatına dair tespit ve gözlemlerine de yer vermiş müslümanca düşünme ve yaşama hususunda hassasiyet oluşturma gayesi gütmüştür Cihan Harbi yıllarında kaleme aldığı yazılarda duyarlı bir muharrir olarak daha çok vatan birlik cihat gibi konuları ele almış sosyal ve ekonomik sıkıntılara değinmiştir Bütün bu mevzularda çözümün İslâm ahlâkına dönüş olduğu çağrısında bulunmuştur Sûfi asker müellif ve muharrir kimliklerini kendinde toplayan müellifimizin yazıları çöküşler inkırazlar harpler ve nice sıkıntılarla dolu dar boğazdan geçen bir toplumun hayatına dair bir tanıklık özelliği de göstermektedir

Nobel Kitap
595,00

Büyüyen Ay Yayınları

440 sf.
Nobel Kitap

19 yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı Devleti giderek hızlanan çöküşe bir çare olarak siyasi askeri sosyal ve kültürel alanlarda ıslahat yapma gereği duydu Tanzimat ve Islahat fermanlarıyla ilan edilen bu yenileşme hareketleri tabii olarak Osmanlı nın zihnî ve mânevi dünyasını teşkil eden ilmiyye ve sufiyye arasında da karşılık buldu Yüzyıllardır kendi geleneği içinde ihyâyı esas alan bu kurumlar batıdan gelen hızlı modernleşme akımlarına karşı önce savunmacı daha sonra hızlı bir şekilde yenilikçi refleksler gösterdiler II Meşrutiyet in ilanından sonra ilk defa sufiler tarafından tasavvuf içerikli mecmualar yayınlanmaya başlandı Bu mecmuaların en uzun soluklusu ise 19 Mart 1909 da yayın hayatına başlayarak 161 sayı çıkan Cerîde i Sûfiyye olmuştur Derginin başyazarı Mustafa Fevzi b Numan dönemin tasavvuf çevrelerince tanınan bir münevver umumen tasavvuf ve hususen mensubu olduğu Nakşibendîliğin Ziyâiyye kolu hakkında manzum eserler kaleme almış bir müellif ve Cerîde i Sûfiyye başta olmak üzere dönemin gazetelerinde yazılar kaleme almış bir muharrirdir Mustafa Fevzi Efendi Cerîde i Sûfiyye de 1913 yılının Eylül ayından 1919 yılının Ağustos ayına kadar toplam 86 makale yayınlamıştır Derginin yayın politikasını ve niteliğini her yönüyle iyi bir şekilde temsil ettiği görülen Mustafa Fevzi Efendi nin yazıları mahiyet olarak Cerîde i Sûfiyye ye ayna tutmakta ve nicelik olarak da Cerîde i Sûfiyye nin önemli bir kısmını teşkil etmektedir Yazarımız makalelerinde tasavvufun daha çok nazarî ve kısmen amelî konularını işlediği gibi dönemin sosyal hayatına dair tespit ve gözlemlerine de yer vermiş müslümanca düşünme ve yaşama hususunda hassasiyet oluşturma gayesi gütmüştür Cihan Harbi yıllarında kaleme aldığı yazılarda duyarlı bir muharrir olarak daha çok vatan birlik cihat gibi konuları ele almış sosyal ve ekonomik sıkıntılara değinmiştir Bütün bu mevzularda çözümün İslâm ahlâkına dönüş olduğu çağrısında bulunmuştur Sûfi asker müellif ve muharrir ki

D&R
630,00

Büyüyenay Yayınları

20241. baskı440 sf.
14 x 232. HamurTürkçe
D&R

19 yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı Devleti giderek hızlanan çöküşe bir çare olarak siyasi askeri sosyal ve kültürel alanlarda ıslahat yapma gereği duydu Tanzimat ve Islahat fermanlarıyla ilan edilen bu yenileşme hareketleri tabii olarak Osmanlı nın zihnî ve mânevi dünyasını teşkil eden ilmiyye ve sufiyye arasında da karşılık buldu Yüzyıllardır kendi geleneği içinde ihyâyı esas alan bu kurumlar batıdan gelen hızlı modernleşme akımlarına karşı önce savunmacı daha sonra hızlı bir şekilde yenilikçi refleksler gösterdiler II Meşrutiyet in ilanından sonra ilk defa sufiler tarafından tasavvuf içerikli mecmualar yayınlanmaya başlandı Bu mecmuaların en uzun soluklusu ise 19 Mart 1909 da yayın hayatına başlayarak 161 sayı çıkan Cerîde i Sûfiyye olmuştur Derginin başyazarı Mustafa Fevzi b Numan dönemin tasavvuf çevrelerince tanınan bir münevver umumen tasavvuf ve hususen mensubu olduğu Nakşibendîliğin Ziyâiyye kolu hakkında manzum eserler kaleme almış bir müellif ve Cerîde i Sûfiyye başta olmak üzere dönemin gazetelerinde yazılar kaleme almış bir muharrirdir Mustafa Fevzi Efendi Cerîde i Sûfiyye de 1913 yılının Eylül ayından 1919 yılının Ağustos ayına kadar toplam 86 makale yayınlamıştır Derginin yayın politikasını ve niteliğini her yönüyle iyi bir şekilde temsil ettiği görülen Mustafa Fevzi Efendi nin yazıları mahiyet olarak Cerîde i Sûfiyye ye ayna tutmakta ve nicelik olarak da Cerîde i Sûfiyye nin önemli bir kısmını teşkil etmektedir Yazarımız makalelerinde tasavvufun daha çok nazarî ve kısmen amelî konularını işlediği gibi dönemin sosyal hayatına dair tespit ve gözlemlerine de yer vermiş müslümanca düşünme ve yaşama hususunda hassasiyet oluşturma gayesi gütmüştür Cihan Harbi yıllarında kaleme aldığı yazılarda duyarlı bir muharrir olarak daha çok vatan birlik cihat gibi konuları ele almış sosyal ve ekonomik sıkıntılara değinmiştir Bütün bu mevzularda çözümün İslâm ahlâkına dönüş olduğu çağrısında bulunmuştur Sûfi asker müellif ve muharrir kimliklerini kendinde toplayan müellifimizin yazıları çöküşler inkırazlar harpler ve nice sıkıntılarla dolu dar boğazdan geçen bir toplumun hayatına dair bir tanıklık özelliği de göstermektedir Tanıtım Bülteninden