Bir Tacirin Not Defteri — Hüseyin Gökalp

Bir Tacirin Not Defteri
Hüseyin GökalpLoras Yayınları
Bir Tacirin Not Defteri
Hüseyin GökalpCemil Meriç için Paris bayram ziyaretinde evde olmadığına sevinilen türden bir akraba gibi miydi bilmiyorum Ben Paris i ilk gördüğümde otuz yaşındaydım ve Paris evdeydi Evet yirmili yaşlarda İstiklal Caddesi ndeki Fransız Kültür Merkezi ne gitmişliğim ve üç ayda Fransızca öğrenmekle ilgili başarısız bir Elmalılı Hamdi Yazır olmayı denemişliğim vardır Ama ne Galatasaray Üniversitesi nin Fransızca kursunda dersimize giren fularlı kucağında kedili top sakallı delikanlının güzellediği Frankofonluğun ne Charles Baudelaire şiirlerinin ne Guy de Maupassant öykülerinin ne de Balzac romanlarının bir etkisi oldu bende Mesela Jean Jacques Rousseau nun Emile i Immanuel Kant ı neden bu kadar etkiledi hiç anlamadım Ne Fransız sinemasına ne de Fransızcadaki tonlamalara hayran oldum Hiçbirini sevemedim Sevmeyi de denemedim Zaten azıcık Marquis de Sade yi tanıyan biri Fransa nın yanından geçmez ya da Frantz Fanon un Yeryüzünün Lanetlileri ni okuyan biri Indila dinlese oh ne güzel söylüyor yerine ah Âdile ah der Ey okur Fransa ile ilgili yazacağım her şey kişisel yanlı yargılarımdan ibarettir Çünkü Paris bana geldiğinde ben evde yoktum

Bir Tacirin Not Defteri Cemil Meriç için Paris bayram ziyaretinde evde olmadığına sevinilen türden bir akraba gibi miydi bilmiyorum Ben Paris i ilk gördüğümde otuz yaşındaydım ve Paris evdeydi Evet yirmili yaşlarda İstiklal Caddesi ndeki Fransız Kültür Merkezi ne gitmişliğim ve üç ayda Fransızca öğrenmekle ilgili başarısız bir Elmalılı Hamdi Yazır olmayı denemişliğim vardır Ama ne Galatasaray Üniversitesi nin Fransızca kursunda dersimize giren fularlı kucağında kedili top sakallı delikanlının güzellediği Frankofonluğun ne Charles Baudelaire şiirlerinin ne Guy de Maupassant öykülerinin ne de Balzac romanlarının bir etkisi oldu bende Mesela Jean Jacques Rousseau nun Emile i Immanuel Kant ı neden bu kadar etkiledi hiç anlamadım Ne Fransız sinemasına ne de Fransızcadaki tonlamalara hayran oldum Hiçbirini sevemedim Sevmeyi de denemedim Zaten azıcık Marquis de Sade yi tanıyan biri Fransa nın yanından geçmez ya da Frantz Fanon un Yeryüzünün Lanetlileri ni okuyan biri Indila dinlese oh ne güzel söylüyor yerine ah Âdile ah der Ey okur Fransa ile ilgili yazacağım her şey kişisel yanlı yargılarımdan ibarettir Çünkü Paris bana geldiğinde ben evde yoktum Yazar Hüseyin Gökalp Sayfa Sayısı 80 Çeviri Ebat 13X22 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Eylül 2024 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Loras Kitap
Cemil Meriç için Paris bayram ziyaretinde evde olmadığına sevinilen türden bir akraba gibi miydi bilmiyorum Ben Paris i ilk gördüğümde otuz yaşındaydım ve Paris evdeydi Evet yirmili yaşlarda İstiklal Caddesi ndeki Fransız Kültür Merkezi ne gitmişliğim ve üç ayda Fransızca öğrenmekle ilgili başarısız bir Elmalılı Hamdi Yazır olmayı denemişliğim vardır Ama ne Galatasaray Üniversitesi nin Fransızca kursunda dersimize giren fularlı kucağında kedili top sakallı delikanlının güzellediği Frankofonluğun ne Charles Baudelaire şiirlerinin ne Guy de Maupassant öykülerinin ne de Balzac romanlarının bir etkisi oldu bende Mesela Jean Jacques Rousseau nun Emile i Immanuel Kant ı neden bu kadar etkiledi hiç anlamadım Ne Fransız sinemasına ne de Fransızcadaki tonlamalara hayran oldum Hiçbirini sevemedim Sevmeyi de denemedim Zaten azıcık Marquis de Sade yi tanıyan biri Fransa nın yanından geçmez ya da Frantz Fanon un Yeryüzünün Lanetlileri ni okuyan biri Indila dinlese oh ne güzel söylüyor yerine ah Âdile ah der Ey okur Fransa ile ilgili yazacağım her şey kişisel yanlı yargılarımdan ibarettir Çünkü Paris bana geldiğinde ben evde yoktum

Loras Kitap
Cemil Meriç için Paris bayram ziyaretinde evde olmadığına sevinilen türden bir akraba gibi miydi bilmiyorum Ben Paris i ilk gördüğümde otuz yaşındaydım ve Paris evdeydi Evet yirmili yaşlarda İstiklal Caddesi ndeki Fransız Kültür Merkezi ne gitmişliğim ve üç ayda Fransızca öğrenmekle ilgili başarısız birElmalılı Hamdi Yazır olmayı denemişliğim vardır Ama ne Galatasaray Üniversitesi nin Fransızca kursunda dersimize giren fularlı kucağında kedili top sakallı delikanlının güzellediği Frankofonluğun ne Charles Baudelaire şiirlerinin ne Guy de Maupassant öykülerinin ne de Balzac romanlarının bir etkisi oldu bende Mesela Jean Jacques Rousseau nun Emile i Immanuel Kant ı neden bu kadar etkiledi hiç anlamadım Ne Fransız sinemasına ne de Fransızcadaki tonlamalara hayran oldum Hiçbirini sevemedim Sevmeyi de denemedim Zaten azıcık Marquis de Sade yi tanıyan biri Fransa nın yanından geçmez ya da Frantz Fanon un Yeryüzünün Lanetlileri ni okuyan biri Indila dinlese oh ne güzel söylüyor yerine ah Âdile ah der Ey okur Fransa ile ilgili yazacağım her şey kişisel yanlı yargılarımdan ibarettir Çünkü Paris bana geldiğinde ben evde yoktum

Loras Kitap
Cemil Meriç için Paris bayram ziyaretinde evde olmadığına sevinilen türden bir akraba gibi miydi bilmiyorum Ben Paris i ilk gördüğümde otuz yaşındaydım ve Paris evdeydi Evet yirmili yaşlarda İstiklal Caddesi ndeki Fransız Kültür Merkezi ne gitmişliğim ve üç ayda Fransızca öğrenmekle ilgili başarısız birElmalılı Hamdi Yazır olmayı denemişliğim vardır Ama ne Galatasaray Üniversitesi nin Fransızca kursunda dersimize giren fularlı kucağında kedili top sakallı delikanlının güzellediği Frankofonluğun ne Charles Baudelaire şiirlerinin ne Guy de Maupassant öykülerinin ne de Balzac romanlarının bir etkisi oldu bende Mesela Jean Jacques Rousseau nun Emile i Immanuel Kant ı neden bu kadar etkiledi hiç anlamadım Ne Fransız sinemasına ne de Fransızcadaki tonlamalara hayran oldum Hiçbirini sevemedim Sevmeyi de denemedim Zaten azıcık Marquis de Sade yi tanıyan biri Fransa nın yanından geçmez ya da Frantz Fanon un Yeryüzünün Lanetlileri ni okuyan biri Indila dinlese oh ne güzel söylüyor yerine ah Âdile ah der Ey okur Fransa ile ilgili yazacağım her şey kişisel yanlı yargılarımdan ibarettir Çünkü Paris bana geldiğinde ben evde yoktum

LORAS
Cemil Meriç için Paris bayram ziyaretinde evde olmadığına sevinilen türden bir akraba gibi miydi bilmiyorum Ben Paris i ilk gördüğümde otuz yaşındaydım ve Paris evdeydi Evet yirmili yaşlarda İstiklal Caddesi ndeki Fransız Kültür Merkezi ne gitmişliğim ve üç ayda Fransızca öğrenmekle ilgili başarısız bir Elmalılı Hamdi Yazır olmayı denemişliğim vardır Ama ne Galatasaray Üniversitesi nin Fransızca kursunda dersimize giren fularlı kucağında kedili top sakallı delikanlının güzellediği Frankofonluğun ne Charles Baudelaire şiirlerinin ne Guy de Maupassant öykülerinin ne de Balzac romanlarının bir etkisi oldu bende Mesela Jean Jacques Rousseau nun Emile i Immanuel Kant ı neden bu kadar etkiledi hiç anlamadım Ne Fransız sinemasına ne de Fransızcadaki tonlamalara hayran oldum Hiçbirini sevemedim Sevmeyi de denemedim Zaten azıcık Marquis de Sade yi tanıyan biri Fransa nın yanından geçmez ya da Frantz Fanon un Yeryüzünün Lanetlileri ni okuyan biri Indila dinlese oh ne güzel söylüyor yerine ah Âdile ah der Ey okur Fransa ile ilgili yazacağım her şey kişisel yanlı yargılarımdan ibarettir Çünkü Paris bana geldiğinde ben evde yoktum