MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Bir Türk Subayının Sefer Defteri — Teğmen Selim Bey

Bir Türk Subayının Sefer Defteri
272,00
Osmanlı TarihiTarih Araştırma ve İnceleme KitaplarıAraştırma İnceleme

Bir Türk Subayının Sefer Defteri

Teğmen Selim Bey

Doruk Yayınları

2023104 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap AmbarıEn ucuz

Bir Türk Subayının Sefer Defteri

Teğmen Selim Bey

Mızraklı Süvari Teğmen Selim Bey in Günlükleri Ekim Aralık 1912 Süloğlu dan Çatalca ya Osmanlı ordusunda I Mızraklı Süvari Alayının bir subayı olan Teğmen Selim Bey Fransa da bir hava kuvvetleri subayı olarak eğitime gönderilmesini beklerken kendisini birdenbire savaşın içinde buluyor İstanbul dan Süloğlu na geliyor 6 Ekim 1912 Oradan Bulgarlarla çatışa çatışa geri çekile çekile Çatalca ya oradan da İstanbul a dönüyor Tuttuğu günlükleri Paris te Fransızca olarak yayımlatıyor 1913 Teğmen Selim Bey yalnızca yaşadığı olayları tanıklıklarını aktarmakla yetinmiyor aynı zamanda Osmanlı nın çöküşü ve bu gün de hâlâ çağdaş uygarlık düzeyine ulaşamayışımız hakkında da bize ışık tutan önemli saptamalarda bulunuyor Kimi benden su istiyor kimi ekmek Emir erimle mataralarımızı ve eyer kuburlarımızı boşaltıyoruz Hiçbir şeyim kalmadı ve bana hâlâ yalvarıyorlar Bu bahtsızlara cesaretlerini toplamalarını hasta arabası bulacakları Hasköy e kadar sürüklenmelerini söylüyorum Zavallılar Bu yiğit insanlardan kimbilir kaçı yalnızca yaralarından değil açlıktan ve bakımsızlıktan ölmek için orada kaldı Yol atlarımızın dizlerinin üstüne kadar çamura battıkları bataklığa bu adı verebilirsek sahipleri tarafından ağırlıklarını hafifletmek için rasgele atılmış her çeşitten araç gerece bakarak seçilebiliyordu Ordumuzun yollara ektiği tüm bu malzeme zavallı milletimizden acımasızca sökülüp alınan milyonlarca vergiyi temsil etmektedir Yalnızca Alman markalarını görüyoruz ve her an borçlarımızın Berlin de yutulduğunu düşünüyorum Kalbimde aşırı bir öfke var ve bu öfkenin kendimde olduğu gibi herkeste olmasını istiyorum Felaketlerimizin büyük bir bölümünün sorumluluğu bizde yani Türk ordusunun subaylarındadır Milletin ekmeğini yedik ve ona bizden beklediği hizmetleri verebilecek kapasitede değiliz Barış zamanlarında savaşa nasıl hazırlanacağımızı bilmiyorduk bizi doğrudan ilgilendirmeyen şeylerle meşguldük Türkiye yi bir anayasa vererek kurtardığımıza inandık ama asıl görevimiz olan güçlü ve eğitimli bir ordu yaratmak üzerine her zaman düşünmedik

BKM Kitap
292,00

Doruk Yayınları

2023104 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Osmanlı ordusunda I Mızraklı Süvari Alayının bir subayı olan Teğmen Selim Bey Fransa da bir hava kuvvetleri subayı olarak eğitime gönderilmesini beklerken kendisini birdenbire savaşın içinde buluyor İstanbul dan Süloğlu na geliyor 6 Ekim 1912 Oradan Bulgarlarla çatışa çatışa geri çekile çekile Çatalca ya oradan da İstanbul a dönüyor Tuttuğu günlükleri Paris te Fransızca olarak yayımlatıyor 1913 Teğmen Selim Bey yalnızca yaşadığı olayları tanıklıklarını aktarmakla yetinmiyor aynı zamanda Osmanlı nın çöküşü ve bu gün de hâlâ çağdaş uygarlık düzeyine ulaşamayışımız hakkında da bize ışık tutan önemli saptamalarda bulunuyor Kimi benden su istiyor kimi ekmek Emir erimle mataralarımızı ve eyer kuburlarımızı boşaltıyoruz Hiçbir şeyim kalmadı ve bana hâlâ yalvarıyorlar Bu bahtsızlara cesaretlerini toplamalarını hasta arabası bulacakları Hasköy e kadar sürüklenmelerini söylüyorum Zavallılar Bu yiğit insanlardan kimbilir kaçı yalnızca yaralarından değil açlıktan ve bakımsızlıktan ölmek için orada kaldı Yol atlarımızın dizlerinin üstüne kadar çamura battıkları bataklığa bu adı verebilirsek sahipleri tarafından ağırlıklarını hafifletmek için rasgele atılmış her çeşitten araç gerece bakarak seçilebiliyordu Ordumuzun yollara ektiği tüm bu malzeme zavallı milletimizden acımasızca sökülüp alınan milyonlarca vergiyi temsil etmektedir Yalnızca Alman markalarını görüyoruz ve her an borçlarımızın Berlin de yutulduğunu düşünüyorum Kalbimde aşırı bir öfke var ve bu öfkenin kendimde olduğu gibi herkeste olmasını istiyorum Felaketlerimizin büyük bir bölümünün sorumluluğu bizde yani Türk ordusunun subaylarındadır Milletin ekmeğini yedik ve ona bizden beklediği hizmetleri verebilecek kapasitede değiliz Barış zamanlarında savaşa nasıl hazırlanacağımızı bilmiyorduk bizi doğrudan ilgilendirmeyen şeylerle meşguldük Türkiye yi bir anayasa vererek kurtardığımıza inandık ama asıl görevimiz olan güçlü ve eğitimli bir ordu yaratmak üzerine her zaman düşünmedik

Kitap Sepeti
292,00

Doruk Yayınları

2023104 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Osmanlı ordusunda I Mızraklı Süvari Alayının bir subayı olan Teğmen Selim Bey Fransa da bir hava kuvvetleri subayı olarak eğitime gönderilmesini beklerken kendisini birdenbire savaşın içinde buluyor İstanbul dan Süloğlu na geliyor 6 Ekim 1912 Oradan Bulgarlarla çatışa çatışa geri çekile çekile Çatalca ya oradan da İstanbul a dönüyor Tuttuğu günlükleri Paris te Fransızca olarak yayımlatıyor 1913 Teğmen Selim Bey yalnızca yaşadığı olayları tanıklıklarını aktarmakla yetinmiyor aynı zamanda Osmanlı nın çöküşü ve bu gün de hâlâ çağdaş uygarlık düzeyine ulaşamayışımız hakkında da bize ışık tutan önemli saptamalarda bulunuyor Kimi benden su istiyor kimi ekmek Emir erimle mataralarımızı ve eyer kuburlarımızı boşaltıyoruz Hiçbir şeyim kalmadı ve bana hâlâ yalvarıyorlar Bu bahtsızlara cesaretlerini toplamalarını hasta arabası bulacakları Hasköy e kadar sürüklenmelerini söylüyorum Zavallılar Bu yiğit insanlardan kimbilir kaçı yalnızca yaralarından değil açlıktan ve bakımsızlıktan ölmek için orada kaldı Yol atlarımızın dizlerinin üstüne kadar çamura battıkları bataklığa bu adı verebilirsek sahipleri tarafından ağırlıklarını hafifletmek için rasgele atılmış her çeşitten araç gerece bakarak seçilebiliyordu Ordumuzun yollara ektiği tüm bu malzeme zavallı milletimizden acımasızca sökülüp alınan milyonlarca vergiyi temsil etmektedir Yalnızca Alman markalarını görüyoruz ve her an borçlarımızın Berlin de yutulduğunu düşünüyorum Kalbimde aşırı bir öfke var ve bu öfkenin kendimde olduğu gibi herkeste olmasını istiyorum Felaketlerimizin büyük bir bölümünün sorumluluğu bizde yani Türk ordusunun subaylarındadır Milletin ekmeğini yedik ve ona bizden beklediği hizmetleri verebilecek kapasitede değiliz Barış zamanlarında savaşa nasıl hazırlanacağımızı bilmiyorduk bizi doğrudan ilgilendirmeyen şeylerle meşguldük Türkiye yi bir anayasa vererek kurtardığımıza inandık ama asıl görevimiz olan güçlü ve eğitimli bir ordu yaratmak üzerine her zaman düşünmedik

Nobel Kitap
320,00

Doruk Yayınları

2023104 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Osmanlı ordusunda I Mızraklı Süvari Alayının bir subayı olan Teğmen Selim Bey Fransa da bir hava kuvvetleri subayı olarak eğitime gönderilmesini beklerken kendisini birdenbire savaşın içinde buluyor İstanbul dan Süloğlu na geliyor 6 Ekim 1912 Oradan Bulgarlarla çatışa çatışa geri çekile çekile Çatalca ya oradan da İstanbul a dönüyor Tuttuğu günlükleri Paris te Fransızca olarak yayımlatıyor 1913 Teğmen Selim Bey yalnızca yaşadığı olayları tanıklıklarını aktarmakla yetinmiyor aynı zamanda Osmanlı nın çöküşü ve bu gün de hâlâ çağdaş uygarlık düzeyine ulaşamayışımız hakkında da bize ışık tutan önemli saptamalarda bulunuyor Kimi benden su istiyor kimi ekmek Emir erimle mataralarımızı ve eyer kuburlarımızı boşaltıyoruz Hiçbir şeyim kalmadı ve bana hâlâ yalvarıyorlar Bu bahtsızlara cesaretlerini toplamalarını hasta arabası bulacakları Hasköy e kadar sürüklenmelerini söylüyorum Zavallılar Bu yiğit insanlardan kimbilir kaçı yalnızca yaralarından değil açlıktan ve bakımsızlıktan ölmek için orada kaldı Yol atlarımızın dizlerinin üstüne kadar çamura battıkları bataklığa bu adı verebilirsek sahipleri tarafından ağırlıklarını hafifletmek için rasgele atılmış her çeşitten araç gerece bakarak seçilebiliyordu Ordumuzun yollara ektiği tüm bu malzeme zavallı milletimizden acımasızca sökülüp alınan milyonlarca vergiyi temsil etmektedir Yalnızca Alman markalarını görüyoruz ve her an borçlarımızın Berlin de yutulduğunu düşünüyorum Kalbimde aşırı bir öfke var ve bu öfkenin kendimde olduğu gibi herkeste olmasını istiyorum Felaketlerimizin büyük bir bölümünün sorumluluğu bizde yani Türk ordusunun subaylarındadır Milletin ekmeğini yedik ve ona bizden beklediği hizmetleri verebilecek kapasitede değiliz Barış zamanlarında savaşa nasıl hazırlanacağımızı bilmiyorduk bizi doğrudan ilgilendirmeyen şeylerle meşguldük Türkiye yi bir anayasa vererek kurtardığımıza inandık ama asıl görevimiz olan güçlü ve eğitimli bir ordu yaratmak üzerine her zaman düşün

D&R
360,00

Doruk Yayınları

20231. baskı104 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe
D&R

Mızraklı Süvari Teğmen Selim Bey in Günlükleri Ekim Aralık 1912 Süloğlu dan Çatalca ya Osmanlı ordusunda I Mızraklı Süvari Alayının bir subayı olan Teğmen Selim Bey Fransa da bir hava kuvvetleri subayı olarak eğitime gönderilmesini beklerken kendisini birdenbire savaşın içinde buluyor İstanbul dan Süloğlu na geliyor 6 Ekim 1912 Oradan Bulgarlarla çatışa çatışa geri çekile çekile Çatalca ya oradan da İstanbul a dönüyor Tuttuğu günlükleri Paris te Fransızca olarak yayımlatıyor 1913 Teğmen Selim Bey yalnızca yaşadığı olayları tanıklıklarını aktarmakla yetinmiyor aynı zamanda Osmanlı nın çöküşü ve bu gün de hâlâ çağdaş uygarlık düzeyine ulaşamayışımız hakkında da bize ışık tutan önemli saptamalarda bulunuyor Kimi benden su istiyor kimi ekmek Emir erimle mataralarımızı ve eyer kuburlarımızı boşaltıyoruz Hiçbir şeyim kalmadı ve bana hâlâ yalvarıyorlar Bu bahtsızlara cesaretlerini toplamalarını hasta arabası bulacakları Hasköy e kadar sürüklenmelerini söylüyorum Zavallılar Bu yiğit insanlardan kimbilir kaçı yalnızca yaralarından değil açlıktan ve bakımsızlıktan ölmek için orada kaldı Yol atlarımızın dizlerinin üstüne kadar çamura battıkları bataklığa bu adı verebilirsek sahipleri tarafından ağırlıklarını hafifletmek için rasgele atılmış her çeşitten araç gerece bakarak seçilebiliyordu Ordumuzun yollara ektiği tüm bu malzeme zavallı milletimizden acımasızca sökülüp alınan milyonlarca vergiyi temsil etmektedir Yalnızca Alman markalarını görüyoruz ve her an borçlarımızın Berlin de yutulduğunu düşünüyorum Kalbimde aşırı bir öfke var ve bu öfkenin kendimde olduğu gibi herkeste olmasını istiyorum Felaketlerimizin büyük bir bölümünün sorumluluğu bizde yani Türk ordusunun subaylarındadır Milletin ekmeğini yedik ve ona bizden beklediği hizmetleri verebilecek kapasitede değiliz Barış zamanlarında savaşa nasıl hazırlanacağımızı bilmiyorduk bizi doğrudan ilgilendirmeyen şeylerle meşguldük Türkiye yi bir anayasa vererek kurtardığımıza inandık ama asıl görevimiz olan güçlü ve eğitimli bir ordu yaratmak üzerine her zaman düşünmedik

Şehadet Kitap
400,00

Doruk Yayıncılık

2023104 sf.
Şehadet Kitap

Osmanlı ordusunda I Mızraklı Süvari Alayının bir subayı olan Teğmen Selim Bey Fransa da bir hava kuvvetleri subayı olarak eğitime gönderilmesini beklerken kendisini birdenbire savaşın içinde buluyor İstanbul dan Süloğlu na geliyor 6 Ekim 1912 Oradan Bulgarlarla çatışa çatışa geri çekile çekile Çatalca ya oradan da İstanbul a dönüyor Tuttuğu günlükleri Paris te Fransızca olarak yayımlatıyor 1913 Teğmen Selim Bey yalnızca yaşadığı olayları tanıklıklarını aktarmakla yetinmiyor aynı zamanda Osmanlı nın çöküşü ve bu gün de hâlâ çağdaş uygarlık düzeyine ulaşamayışımız hakkında da bize ışık tutan önemli saptamalarda bulunuyor Kimi benden su istiyor kimi ekmek Emir erimle mataralarımızı ve eyer kuburlarımızı boşaltıyoruz Hiçbir şeyim kalmadı ve bana hâlâ yalvarıyorlar Bu bahtsızlara cesaretlerini toplamalarını hasta arabası bulacakları Hasköy e kadar sürüklenmelerini söylüyorum Zavallılar Bu yiğit insanlardan kimbilir kaçı yalnızca yaralarından değil açlıktan ve bakımsızlıktan ölmek için orada kaldı Yol atlarımızın dizlerinin üstüne kadar çamura battıkları bataklığa bu adı verebilirsek sahipleri tarafından ağırlıklarını hafifletmek için rasgele atılmış her çeşitten araç gerece bakarak seçilebiliyordu Ordumuzun yollara ektiği tüm bu malzeme zavallı milletimizden acımasızca sökülüp alınan milyonlarca vergiyi temsil etmektedir Yalnızca Alman markalarını görüyoruz ve her an borçlarımızın Berlin de yutulduğunu düşünüyorum Kalbimde aşırı bir öfke var ve bu öfkenin kendimde olduğu gibi herkeste olmasını istiyorum Felaketlerimizin büyük bir bölümünün sorumluluğu bizde yani Türk ordusunun subaylarındadır Milletin ekmeğini yedik ve ona bizden beklediği hizmetleri verebilecek kapasitede değiliz Barış zamanlarında savaşa nasıl hazırlanacağımızı bilmiyorduk bizi doğrudan ilgilendirmeyen şeylerle meşguldük Türkiye yi bir anayasa vererek kurtardığımıza inandık ama asıl görevimiz olan güçlü ve eğitimli bir ordu yaratmak üzerine her zaman düşünmedik

Tamadres

Doruk Yayınları

104 sf.
tr
Tamadres

Osmanlı ordusunda I Mızraklı Süvari Alayının bir subayı olan Teğmen Selim Bey Fransa da bir hava kuvvetleri subayı olarak eğitime gönderilmesini beklerken kendisini birdenbire savaşın içinde buluyor İstanbul dan Süloğlu na geliyor 6 Ekim 1912 Oradan Bulgarlarla çatışa çatışa geri çekile çekile Çatalca ya oradan da İstanbul a dönüyor Tuttuğu günlükleri Paris te Fransızca olarak yayımlatıyor 1913 Teğmen Selim Bey yalnızca yaşadığı olayları tanıklıklarını aktarmakla yetinmiyor aynı zamanda Osmanlı nın çöküşü ve bu gün de hâlâ çağdaş uygarlık düzeyine ulaşamayışımız hakkında da bize ışık tutan önemli saptamalarda bulunuyor Kimi benden su istiyor kimi ekmek Emir erimle mataralarımızı ve eyer kuburlarımızı boşaltıyoruz Hiçbir şeyim kalmadı ve bana hâlâ yalvarıyorlar Bu bahtsızlara cesaretlerini toplamalarını hasta arabası bulacakları Hasköy e kadar sürüklenmelerini söylüyorum Zavallılar Bu yiğit insanlardan kimbilir kaçı yalnızca yaralarından değil açlıktan ve bakımsızlıktan ölmek için orada kaldı Yol atlarımızın dizlerinin üstüne kadar çamura battıkları bataklığa bu adı verebilirsek sahipleri tarafından ağırlıklarını hafifletmek için rasgele atılmış her çeşitten araç gerece bakarak seçilebiliyordu Ordumuzun yollara ektiği tüm bu malzeme zavallı milletimizden acımasızca sökülüp alınan milyonlarca vergiyi temsil etmektedir Yalnızca Alman markalarını görüyoruz ve her an borçlarımızın Berlin de yutulduğunu düşünüyorum Kalbimde aşırı bir öfke var ve bu öfkenin kendimde olduğu gibi herkeste olmasını istiyorum Felaketlerimizin büyük bir bölümünün sorumluluğu bizde yani Türk ordusunun subaylarındadır Milletin ekmeğini yedik ve ona bizden beklediği hizmetleri verebilecek kapasitede değiliz Barış zamanlarında savaşa nasıl hazırlanacağımızı bilmiyorduk bizi doğrudan ilgilendirmeyen şeylerle meşguldük Türkiye yi bir anayasa vererek kurtardığımıza inandık ama asıl görevimiz olan güçlü ve eğitimli bir ordu yaratmak üzerine her zaman düşünmedik