Bir Türkleştirme Serüveni 1923 1945

Bir Türkleştirme Serüveni 1923 1945
Aras Yayıncılık
Bir Türkleştirme Serüveni 1923 1945
Lerna Ekmekc iog lu uzun yıllara dayanan ödüllü çalışmasının ürünü olan Bir Milleti Diriltmek te I Dünya Savaşı nın hemen sonrasını önce işgal altındaki İstanbul u ardından Cumhuriyet in ilk on yılını ve bu süreçte hayatta kalan Ermenileri mercek altına alıyor Çalışma 1915 ve sonrasında nüfusunun büyük bir kısmını ve aydın sınıfını kaybetmiş ancak bir ulusal devlete sahip olma hayalleri de halen canlı olan bir milletin ne tür stratejiler ve yöntemlerle kendi kendini diriltmeye çalıştığını gösteriyor Savaş sonrası pek çok ülkede olduğu gibi toplumsal yeniden inşa süreçlerinin merkezine kadınlar ve çocuklar otururken kadınlar özellikle feministler diriliş in toplumsal örgütlenmesinin bel kemiği oluyor 1919 1933 dönemini kadın hareketi ve toplumsal cinsiyet üzerinden okuyan Ekmekçioğlu dönemin kadın hareketinin önde gelen ismi Hayganuş Mark a ve onun bu süreçte aralıksız yayımladığı kadın dergisi Hay gin e bakarak Ermeni kadınlara bazen feminist ideolojiyle çarpıcı bir biçimde çelişmek pahasına olsa dahi milletlerine nasıl faydalı olabileceklerine dair yol göstermeye çalışan öncü kadınlara yoğunlaşıyor Kitabın bir yarısı işgal İstanbul unda diğer yarısı da işgalden kurtulmuş ve Türk olmayan bütün unsurları artık küçük azınlık cemaatleri haline gelmiş bambaşka bir İstanbul da dolayısıyla Yeni Türkiye de Ermeni kadın ve feminist olmaya odaklanıyor Yeni koşullara uyum sağlayabilmek adına geçmişi unutturmak ve hain değil sadık ve makbul vatandaşlar olduklarını göstermek için ellerinden geleni yapan bu kadınlar aynı zamanda kendi milletleri içindeki ataerkiye karşı mücadele ederken adeta insanüstü bir çaba gösteriyordu Bu çabanın doğasını anlamaya çalışan Bir Milleti Diriltmek Türkiye kadın hareketi tarihinin en önemli eksik halkalarından birini tamamlayan eşsiz bir çalışma

İletişim Yayınları
çev. Uygur Kocabaşoğlu
Sovyetler deki ic savas tan sonra Lenin in yavas yavas iktidarını kaybetmesi Stalin in ise aynı s ekilde gu c kazanmasıyla bas layan bir do nem Sovyetler de Fetret Devri Edward Hallett Carr Lenin in o lu mu yle sonlanan bu kitapta bu do nemi adım adım izliyor Ekonomik krizlerden bilhassa tanınma hususunda dig er u lkelerle ilis kilere Almanya daki devrim potansiyelinin gerc ekles tirilmesi ic in c alıs malardan ic erideki iktidar mu cadelesine ve parti ic i muhalefetin susturulma c abalarına dek uzanan bir perspektifte Sovyetler deki do nu s u mu takip ediyor Troc ki yle Stalin in c atıs malarını ele almanın yanı sıra nihayetinde Stalin in nasıl yavas ama kararlı bir bic imde iktidara geldig ini anlatıyor Stalin ve Lenin in siyasi go ru s lerindeki farklılıkların altını c iziyor Birc ok kaynaktan ve ars iv kayıtlarından yararlanan Carr usta tarihc ilig iyle Sovyetler in bir do nemine ıs ık tutuyor Lenin in son hastalıg ının son ayları ve o lu mu nden sonraki ilk haftalar 1923 Mart 1924 Mayıs aralıg ı Sovyet is lerinde bir ates kes ya da interregnum olarak tartıs malı kararlardan elden geldig ince kac ınıldıg ı ya da askıda bırakıldıg ı bir tu r ara do nem olarak s ekillenir Bols evik Devrimi u zerine hazırlanan kapsayıcı c alıs manın yeni planında bu do nem s imdi Sovyetler de Fetret Devri 1923 1924 adı altında yayımlanan ayrı bir cilt olus turuyor EDWARD HALLETT CARR

İletişim Yayınları
Bugüne kadar yazılıp çizilenler bir iki ufak hadise dışında ortamın güllük gülistanlık herkesin durumdan hoşnut olduğuna işaret ediyordu Resmî tarihçilerin çizdiği bu mutluluk tablosu na cemaatin ileri gelenlerinin katkısı da azımsanamazdı Lozan Antlaşması nın kendilerine tanıdığı haklardan feragat etmeye zorlanmşlar eğer vatandaşsan Türkçe konuş dayatmalarına ses çıkarmamışlar Trakya da evlerinin işyerlerinin yağmalanmasını sineye çekmişler ihtiyat olarak askere alınmalarına bile eyvallah demişler Varlık Vergisi yle servetlerine el konulmasına bile ses çıkarmamışlardı Ne de olsa bunlar münferit vaka lardı Rıfat N Bali uzun zahmetli bir arşiv çalışmasını titizlikle hazırlanmış bir kitaba dönüştürdü ve bütün bu münferit vakaların elhak kabul edilmiş hoşgörü söylemlerinin hiç de gerçeği yansıtmadığını Tek Parti döneminde Yahudilere karşı uygulamaya konulan politikaların basbayağı sistematik bir Türkleştirme amacı nın yapı taşları olduğunu ortaya koyuyor Üç cilt olarak yayımlanması tasarlanan bu çalışma Cumhuriyet ten günümüze Türkiye Yahudilerinin tarihini resmî olanın dışında ve ötesinde gerçek tarihi ni gün ışığına çıkarmayı amaçlıyor Bu kapsamlı çalışmanın 1 cildi 1923 1945 arası dönemini kapsıyor bu yılın sonlarında yayımlanacak 2 cilt Yahudilerin yeni kurulan İsrail e göçlerini son cilt ise çok partili hayata geçiş yıllarından günümüze cemaatkamuoyu iktidar ilişkilerini konu alıyor